25 Mart 2019 Pazartesi
Birol Aydın
Sibel Gönül
Yüksel Yılmaz

Yüksel Yılmaz

sijoyukselyilmaz@windowslive.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Erbakan için Kıbrıs ne ki? (2)

Yüksel Yılmaz

15 Aralık 2018 tarihli yazısı

Ecevit’e göre müdahale İngiltere’yle birlikte yapılmalıydı. Erbakan’a göre ise garantör devlet olduğumuzdan İngiltere’ye teklif yapılsa bile teklifimize müspet cevap vermemesi durumunda Kıbrıs’taki katliam daha uzun süre devam etmeden ve Sampson duruma hâkim olup müdahalemize karşı daha güçlü bir direniş göstermesine zemin hazırlamadan bir an önce harekâtın geciktirilmeden başlatılması ve zulmün durdurulması gerekiyordu. Ecevit, Hasan Esat Işık ve Oğuzhan Asiltürk İngiltere’ye uğurlandıktan sonra Başbakan Vekili olarak Erbakan Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarıyla havaalanında adeta bir adeta “fırsat toplantısı” yaptı. Erbakan gecikmenin mahzurlarına dikkat çekerek, komutanların askeri harekât hazırlıklarını derhal başlatmaları gerektiğini söyledi. Birliklerin yerlerinden getirilip çıkarma gemilerine bindirilmesi için Hükümet emrine ihtiyaç olduğunu söylemeleri üzerine de kendilerine resmen bu emri verdi. Erbakan Hoca tam bu aşamada şunu düşündüğünü söylüyordu: “Şayet hükümet ortağımızı ikna edemezsek müdahale yapılmadan önce birlikleri geri döndürecek zamanımız olacaktı. Şayet mutabık kalırsak Sayın Ecevit'in geldiği akşamın, sabahında birliklerimiz Girne önünde bulunacaklar ve hareket geç kalmamış olacaktı. Böylece Harekât bizim ve komutanların uygun gördüğümüz şekilde başarılmış oldu.”

 

Orgeneral Kenan Evren bu konuda şu katkıyı yaptı: “Koalisyon kanadı Milli Selamet Partisi, Kıbrıs’ta ele geçirilen topraklardan bir karışının bile verilmesine razı olmuyor, sanki ulaşılan hedef, kazanılan araziyi kendisi kararlaştırmış gibi ‘kanla alınan toprak verilmez’ diyerek bütün görüşmeleri baltalıyordu. Hâlbuki ele geçirilen topraklar esasında kararlaştırılandan fazla idi. Sebebi de yapılacak müzakerelerde bu fazlalıklar bir taviz olarak verilebilecekti. Fakat Erbakan, her müzakereyi neticesiz bırakıyordu.”

 

Erbakan’ın hep geri plandaymış gibi gösterilmesi hem haksızlık hem de ayıptır. Madem bu zaferin fatihi Ecevit idi 74’te Makarios’a karşı darbeden sonra Ecevit garantör devlet olarak neden İngiltere’ye gitmek istedi? Neden bir şekilde onlardan icazet istedi? Biz garantör değil miyiz? Bizim itibarımız ne olacak? Erbakan, “İngilizler zaten çıkarmaya izin vermez” diyor ve izin beklentisine karşı çıkıyordu. Ama Ecevit yine de gitti. Gitti de ne oldu? İngilizleri şımarttı… Kendilerini bir şey sandılar… O bir şey olurken biz ne oluyorduk? Bir hiç…

 

Kara harekâtına Erbakan Hocanın katkıları tutanaklarla sabittir. Harekâta 1974 yılının 17 Temmuz’unda öğleden sonra saat 17’de karar veren Erbakan bu zaferin başrolünü oynadı.

 

Özetle: 15 Temmuz günü Milli Güvenlik Kurulu (MGK) “Darbe olur veya olmaz” düşüncesiyle toplandı. O dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, Başbakanı Bülent Ecevit, bütün bakanlar ve Necmettin Erbakan da kurulda toplantı halindeydi. Yapılan kurul toplantısında 4 sonuçlu bir karar alındı. Bu aşamaların en sonuncusunu ise “harekâtın yapılması” fikri oluşturuyordu. Harekât bundan önceki üç maddenin gerçekleşmeme durumunda devreye sokulacaktı. Hazırlık evrelerinin oluşturulması için karar alındı. 16 Temmuz’da Bolu’daki birlik aşağı bölgelere doğru harekât ettirildi. Bolu Birliği 3 buçuk günde Ada’ya indirildi. 19 Temmuz akşamı üzeri Mersin’e ulaştı. 17 Temmuz 1974 günü Ecevit İngilizlerle özel durumları görüşmek ve sözüm ona ziyaret için İngiltere’ye gidecekti. Saat 15.30’da Etimesgut’tan kalkan uçakla İngiltere’ye hareket etti. Ecevit’in yurt dışına çıkmasının hemen ardından Necmettin Erbakan, Başbakan vekili olarak Semih Sancar’a harekât için düğmeye basan yazılı bir talimat verdi. Antakya’da yer alan Amfibik birliğe17.30’da talimat verildi. Bu talimata göre çıkartma 20 Temmuz’da gerçekleştirilecekti. Böylece karaya ilk ayak basan bütün dalgıçlar ve ekibiyle Amfibik birlik oldu. Yani en seçkin askerlerden oluşan denizci ve karacılar ilk çıkarmayı gerçekleştirdiler. Ecevit, İngiltere’ye gitmeden önce Erbakan Hoca tarafından çok uyarıldı: “İngiltere’ye boşuna gitme bu Batı ülkeleri ile iş yapılmaz” diye. Hoca o kadar temkinliydi ki Ecevit’in ağzından harekâtla ilgili İngiltere’de herhangi yanlış bir kelime çıkmasın diye beraberinde en güvendiği yardımcılarından Oğuzhan Asiltürk’ü görevlendirdi. Ecevit orada bile rahat değildi…

 

Kıbrıs Zaferi sadece coğrafi, tarihi ve stratejik açıdan değil manevi açıdan da çok onurlu bir mesajdı. Çünkü 200 yıldır sürekli toprak kaybeden İslam coğrafyamız 200 yıl aradan sonra nihayet yeniden ilk defa toprak kazanmıştı. Bütün dünya genelinde ilk defa Doğu, Batı’dan Kıbrıs zaferiyle toprak almış oldu. Bu durum bütün İslam dünyasında büyük heyecana sebep oldu. Bu zaferle Kıbrıs Türklerinin can güvenlikleri, hak ve hürriyetleri korunmuş oldu. Kıbrıslı Rumlar ve Yunanlılar da gerekli dersi almış oldular. Aynı zamanda bir gazeteci kimliği de olan Ecevit, arkasındaki meslektaşları sayesinde medya desteği alarak pohpohlandı, Ecevit’in zaferi olarak kutlandı. Onu “Kıbrıs Fatihi” ilan ettiler. Oysa ona kalsa böyle bir harekât asla başlamayacaktı. İşin içine İngiliz çakalları girecekti. Beki Kıbrıs’ın tamamı elden çıkacaktı. Baştan beri Erbakan’ı dinleselerdi bütün Kıbrıs bizimdi…

 

Ecevit kesinlikle Kıbrıs Fatih’i değildir; “asıl Kıbrıs fatihi Erbakan’dır” diyeceğim ama Kıbrıs Fatih’liği dahi Erbakan’a az gelir… Çünkü Erbakan sadece Kıbrıslı mazlumların değil, bütün “dünya mazlumlarının” hatta “tüm insanlığın” kurtuluşunu hedeflemiş evrensel bir liderdi… “Erbakan için Kıbrıs ne ki” diye düşünürken elbette Kıbrıs’ı küçük gördüğüm yok; o bizim “büyük yavru vatanımız”dır; ancak Erbakan farlarını bütün dünya insanlığına yakmış bir liderdi diye böyle dedim…

 

Bakılabilecek Kaynaklar: “32. Gün” Mehmet Ali Birand, Ağustos 1990 röportajı. Ayrıca İngiltere’de Arapça yayınlanan Eş-Şarku’lEvsat Gazetesi röportajı, 3822-23-24 no’lu sayıları. Ayrıca TV 5’te Mustafa Kurdaş ile 25.03.2004 tarihli röportaj. Ayrıca Mustafa Uzun, “Baharın İlk Çiçeği”, Ravza Yayınları, 2017; “Kenan Evren’in Anıları”, 168. sayfa.

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ford Medicalpark Gürpınar su Yuvacık su Davetiyem
YEDİ İKLİM KÖZDEN CAFE Gölcük Belediye Başkan adayı Ali Yıldırım Sezer konak_dr BasiskeleSanayi