18 Kasım 2018 Pazar
Yücel Alpay Demir

Yücel Alpay Demir

kocaeli@kopiservis.com.tr

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Kara Düzen Müslümanlar!

Yücel Alpay Demir

07 Kasım 2018 tarihli yazısı

Çocukluktan kalma bir uhde idi içimde bağlama çalabilmek.

On, on bir yaşlarında gittiğim bağlama kursunu, boyumun sazım, sazımın da yağan kar birikintileri kadar oluşu dolayısı ile bırakmak zorunda kalmıştım.

Memleketimin tabiat şartlarıydı beni pes ettiren.

Bir gün mutlaka ben de çalacağım diyordum, bağlama çalan birini her dinlediğimde.

25 yaşına kadar sürdü bu bir gün mutlaka deyişlerim.

Yeni evlenmiştim.

Eskiden de tanıdığım Murat abi ve eşi Suna ablanın apartman komşumuz oluşu güzel olmuştu.

Bazı akşamlar misafir olur, eşlik ederdik Murat abinin söylediği memleket türkülerine.

Yine öyle bir gün Murat abinin çalıp söylediği bir Erzincan Türküsünü dinledikten sonraydı!

Bir gün muhakkak bende öğreneceğim dedim yine!

Sana göre değil saz çalmak dedi, gülümseyerek! Hem Karslı hem Sünni, hem de Ülkücüsün, Erzincanlı olman, solcu olman ve Alevi olman lazım deyince fena gaza gelmiştim.

İyi bir solcu İyi bir Erzincanlı ve iyi bir Alevi idi Murat abi.

Ne bilirdim sırf beni gaza getirmek için söylediğini.

Murat abinin istediği olmuş, ertesi sabah erkenden ilk açılan saz evinden bir bağlama alıp İzmit halk eğitim merkezinin açtığı bağlama kursuna yazılmıştım.

Orada tanıdım Erol hocayı.

Erol hoca; binlerce öğrenci yetiştirmiş idealist bir öğretmendi, emekli olduktan sonra halk eğitim merkezi öğrencilerine hem müziği sevdiriyor hem de bağlama çalmayı öğretiyordu.

Her yaş grubundan öğrencisi vardı.

İlk haftalar nota öğrenmekle geçtiği için herkes sabırsızlanmıştı.

Hiç bilmeyenler olduğu gibi kara düzen çalabilen 50 li yaşlarda bir abi de vardı öğrenciler arasında.

İdare eder düzeyde çalıp söyleyebiliyordu, hiç bilmediğimden olsa gerek kulağıma hoş geliyordu çaldığı türküler.

Erol hoca o abiye bir şeyler öğretebilmek için çok emek harcadı, ama olmuyordu.

Tellere vuruşu perdelere dokunuşu aykırıydı, bütünleşmiyordu çaldığı türküyle.

İlerleyen haftalarda bizler hayli yol almıştık. Harika çalıyorduk Gelin Ayşe’yi “Maltepe karaman şelale karaman” tezene vuruşlarıyla.

Erol hoca; istersen artık gelme! Demek zorunda kaldı, kara düzen bağlama çalan o abiye!

Olmadığının o da farkındaydı ama öfkelenmişti!

“Onlar hiç bilmiyor! Ama ben öyle ya da böyle bir şeyler çalıyorum, neden gelme diyorsun!”

 Dedi Erol hocaya!

Erol hoca oldukça naif bir üslup ile; kıymetli kardeşim onlar hiçbir şey bilmediği için ne söylersem harfiyen yapıyor ve her hafta ilerleme kaydediyor!

Oysa sen “kendince” bir şeyler biliyorsun, ama yanlış biliyorsun, sazı tutuşun, tele vuruşun, perdeye dokunuşun hep yanlış.

Hem yanlış çalıyorsun, hem de yanlış çaldığını kabul etmiyorsun. Buraya gelmen hem senin için hem de benim için vakit kaybı daha da kötüsü buradaki öğrencilere de yanlış örnek oluyorsun, onların da kafasını karıştırıyorsun diyerek, özenle seçilmiş cümleler ile kırmadan ikna etmeye çalıştı, kara düzen bağlama çalan abiyi.

İkna olmadı ama bir daha da gelmedi.

Aynen yeni yetişen nesil’ e yanlış örnek olan Kara düzen Müslümanlar gibi.

Evet dostlar; bazı Din Alim’ leri de aynı Erol hoca gibi yeni yetişen nesil’ e dinimizi sevdirmeye ve indirilmiş dinimizi, emredilmiş dinimizi en doğru haliyle öğretmeye çalışıyor!

Ancak kulaktan duyma ve pek çoğu uydurulmuş bilgilere sahip kara düzen Müslümanlar, yeni yetişen neslin kafasını bulandırarak emredilen dini öğrenmelerine mani oluyor.

Rehberlik ve hocalık adı altında etkiledikleri ilahiyat öğrencilerini dahi kendi yazdıklarıyla yalan yanlış dolduruyor!

Meal okumalarına, insanı okumalarına, evreni okumalarına, ilahi yaratıcının anlatmak istediklerini anlamalarına mani oluyorlar.

Bizim bağlama kursunda sorun bir kişi de olduğu için Erol hoca çare bulabilmişti ama İslam dünyası bizim kursiyerler kadar şanslı değil.

Cübbelisi var, feslisi var kravatlısı var farz uyduranı var, liderini kutsallaştıranı ilahlaştıranı var, var da var!

Sapkın bir tane değil ki tedbir alasın.

Din alanını parsellemiş meslek edinmiş pek çok gafil var.

Aynen iltihap toplamış sivilce gibi ne zaman nerden baş verecekleri ne saçmalayacakları hiç belli olmuyor.

Ne hikmetse hepsi de kolayca taraftar buluyor.

Herkese format atıp bu zararlı virüslerden temizleyip yeniden gerçek dini bilgilerle donatmak nasıl mümkün olur bilemem.

Tek bildiğim şey 20-30 yıl sonramız için endişelenmemiz gerektiği.

Tek bildiğim şey gerçek dindarların en azından kendi çocuklarını bu tahribattan uzak tutmaları gerektiği.

Çarşamba günümüz de mübarek olsun, cumayı kutlamak zaten moda oldu.

Selam ve dua ile.

          

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
mobesko okşin beçet çolak Ford Medicalpark Yuvacık su Beykar Davetiyem BasiskeleSanayi
Ekcan YEDİ İKLİM murat yıldız aday adayı konak_dr Gürpınar su ibrahimoğlu