16 Ekim 2018 Salı
Galip Ataman

Galip Ataman

galipataman41@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Eğitim öğretimdeki başarıyı “üzücü” olaylar gölgeliyor

Galip Ataman

12 Ekim 2018 tarihli yazısı

Yaklaşık 400 bin öğrencinin öğrenim gördüğü, 25 bin öğretmenin görev yaptığı Kocaeli, 32 il nüfusundan daha kalabalık.

Öğrenci ve öğretmen toplam sayısı Aksaray, Amasya, Artvin, Ardahan, Bartın, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Çankırı, Düzce, Edirne, Erzincan, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Karabük, Karaman, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kilis,  Muş, Nevşehir, Niğde, Rize Siirt, Sinop, Tunceli, Uşak, Yalova nüfusundan daha fazla.

Kocaeli’nin öğrenci sayısı 12 ilçenin nüfuslarından da çok.

Böylesi kalabalık eğitim ordusunun olduğu Kocaeli gibi bir ilde 2018-2019 eğitim öğretim yılına gürültüsüz patırtısız girmek çok önemli.

Daha da önemlisi, LGS ve YKS sonuçlarının açıklanmasının ardından yerleştirmelerde basına yansıyan en küçük sorun yaşanmaması.

Milli eğitim il müdürü Fehmi Rasim Çelik ekibinin kişisel çabaları, özverili çalışmalarıyla eğitimdeki başarıyı, öğretmenlerin motivasyonunu, liyakatlı okul müdürlerinin performansını saymıyorum.

Yasa ve tüzüğün verdiği görevleri unutup milli eğitimi yönetmeye kalkışan eğitim sendikalarına rağmen eğitimde yakalanan kalite ve başarıyı önemsiyorum.

2018-2019 Eğitim Öğretim yılı,Liseye Geçiş Sınavı (LGS) ve Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı (YKS)’de elde edilen başarının verdiği moralle başlamışken peş peşe gelen iki talihsiz acı haber tüm eğitimcileri üzdü.

Hereke Nuh Çimento MTAL öğrencisinin babasının intihar ederek, Derince Turgut Reis İlkokulu birinci sınıf öğrencisin demir kapı altında kalarak ölmeleri eğitimcileri yasa boğdu.

Her iki olayda da milli eğitim müdürü Fehmi Rasim Çelik ve ekibini en çok medyanın gerçeği yansıtmayan yanlı, eğitimcileri yargısız infaz eden, itibarsızlaştıran haberleri.

Önceki gün Rasim hoca ile sohbet ederken çok üzgündü, konuşurken sesi titriyordu.

Kocaeli’nin eğitimde yakaladığı kalite ve başarının konuşulması, haber yapılmasıgerekirken talihsiz iki olayla Türkiye’nin gündemine taşınmasına kahroluyordu.

Her iki olayla ilgili milli eğitim idari, savcılık adli soruşturma başlattığına göre sonucu ve varsa sorumluların cezalandırılmasını beklemeliyiz.

Yaşanan “travmanın” en kısa sürede atlatılabilmesi için milli eğitim ve okul yöneticilerinin morale, öğretmenlerin motivasyona ihtiyaca olduğu gerçeğini göz ardı etmeden köstek değil destek olmalıyız.

Olmalıyız da yapılan açıklamalar, yapılan yorumlar, yazılanlar hiç de öyle olmuyor.

Son yıllarda eğitimde kalite ve başarıyı yakalayan müdürler, öğretmenler bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar tarafından “günah keçisi” ilan ediliyor.

 

NE İLK NE DE SON

Derince Turgut Reis İlkokulunda çocukların oynadığı demir araç kapısının devrilmesi sonrası yaşananlar sonrası herkes şapkasını önüne koyup nerede yanlış yapıldığını sorgulamalıdır.

Ama öyle olmadı. “Araba devrildikten sonra yol gösteren çok olur” atasözünde olduğu gibi bilen bilmeyen ahkam kesiyor, eli kalem tutan akıl veriyor.

Ne masumiyet karinesine uyan, ne idari ve adli soruşturma sonucunu bekleyen, ne de yetkilileri arayıp soran var.

Ortalık kendisini savcı yerine koyan, bilirkişi ilan eden, müdürleri ve öğretmenleri itibarsızlaştırmak için yarışanlardan geçilmiyor.

Küçük Mehmet Ali Şirin’in ölümüyle sonuçlanan “demir kapı devrilmesi” olayı ilk olmadığı gibi son da olmayacaktır.

IMG-20181011-WA0015

Derince’deki olaydan çok değil 2 gün sonra Samsun’da, oynadığı demir bahçe kapısının üzerine düşmesiyle yaralanan 6 yaşındaki kız çocuğu ölümden döndü.

Son bir haftada Derince ve Samsun’da olduğu gibi raydan çıkarak devrilen bahçe demir kapı altında kalarak ölen ya da yaralanan benzer o kadar çok var ki hangisini sayayım.

Trabzon okul bahçe demir kapısının devrilmesiyle altında kalarak yaralanan ya da ölen 4 öğrenci ile ilk sırada yer alıyor.

2018’de Derince ve Samsun’un yanı sıra Muş, İstanbul Güngören, Şanlıurfa, 2017’de İzmir Konak ve Torbalı, Çankırı, 2016’da İzmir Bayraklı, 2014’te Isparta, İstanbul Bağcılar, Bursa İnegöl, 2012’de Trabzon, 2011’de İzmir Menemen, Rize,  2008’de Trabzon Düzalan, 2007’de Trabzon Of, 2012’de Manisa Torbalı’da çoğu ilkokul öğrencisi devrilen bahçe demir kapısı altında kalmış.

Okullarda olduğu gibi cami, fabrika ve sitelerdeki bahçe demir kapılarının devrilmesi sonrası yaralanan ya da ölenler var.

Buradan bir kez daha yaşanan elim kaza sonrası yaşamını yitiren Mehmet Ali Şirin’e bir kere daha Allah’tan rahmet, acılı ailesine başsağlığı ve sabır diliyorum.

SONUÇ; Derince Turgut Reis İlkokulu dahil okullarda yaşanan üzücü olaylar sonrası eğitimcileri suçlamak alışkanlık haline geldi. İhmali ve kusuru olanlar cezalandırılmalı. Tamam da okulda, okul önlerinde, sokaklarda öğrencilerin karıştığı olaylarda yaşanan üzücü olaylarda velilerin hiç mi sorumluluğu yok?

 

***********************

 

ESKİ VALİLİK MEYDANI

KENTİN AYNASI OLACAK

Meydanlar kentin kalbi, kimliği, simgesi, aynası, aynı zamandabelleğidir.

Sosyal, kültürel, siyasal ve ticari amaçlarla kullanılan mekanlardır.

Değerleri, gelenekleri, görenekleri, kentli olma bilincini yansıtır.

Yaşayanların düşünce biçimleri, bilim, sanat vekutsal değerleri ileşekillenir.

Dünya’da; Fransa Paris Champs-Élysées, Rusya Moskova Kızılmeydan,Almanya Dresten Meydanı, İtalya Venedik Piazza San Marco, İspanya Madrid

Santa Ana Meydanı, Vatikan, St. Peter Meydanı, ABD New York Times Meydanı.

Türkiye’de; İstanbul Taksim ve Sultanahmet, Ankara Ulus, İzmir Konak, Konya Mevlana, Şanlıurfa Balıklıgöl, Kars Cumhuriyet Meydanları gibi.

Sanayisi, üniversitesi, turizmi, doğal güzellikleriyle anılan, pişmaniyesi ile tanınan Kocaeli’de çok meydan var amakentin kalbi, kimliği, simgesi, aynası, belleğini temsil eden “Kent Meydanı” yok.

Kent meydanı eksikliğini gören, uyarıları dikkate alan Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğluekibine“Ne gerekiyorsa yapalım” talimatı verdi.

17 valiye 41 yıl ev sahipliği yapan Kocaeli Valiliği eski binasının 2015 yılında  yıkılmasının ardından çalışmalar hızlandırıldı.

IMG-20181011-WA0008

6 bin 600 metrekare alanın altı 357 araçlık otopark, üstü kent meydanı olacak şekilde projelendirildi, ihalesi yapıldı, çalışmalar bitti ve Ağustos ayında açıldı.

Otopark hizmet vermeye başladı ama kent meydanı olarak tanıtılan alan granit ve bazalt gibi doğal taşlar kullanılan, kale direkleri eksik futbol sahası gibi.

Kamuoyunda tartışılmadan ve tanıtılmadan yapılan kent meydanının kentin kalbi, kimliği, simgesi, aynası, belleği olmadığını, yaşayanların düşünce biçimlerini, bilim, sanat ve kutsal değerlerini yansıtmadığını gören yetkililer yeni bir proje hazırlattı.

“Gökyüzü Aynası” adı verilen projeye göre, alan kent ruhunu oluşturacak, hareketlilik ve canlılık getirecek, kent turizmine katkı sağlayacak.

“Gökyüzü Aynası” ile şehre inovatif simge kazandırılması, sosyal aktivite ve yarışmalar yapılması, konser alanı olarak kullanılması, ramazan ayı programları yapılması amaçlanıyor.

IMG-20181011-WA0010

TÖREN ALANI

Benim en çok beğendiğim ve önemsediğim, olmazsa olmaz olarak gördüğüm ise Kent Meydanının “Tören Alanı” olarak kullanılacak olması.

2015 yılı başlarında valilik hizmet binası yeni yerine, tören alanı da Saray Yokuşunda Atatürk Heykelinin bulunduğu bölgeye taşındı.

Aradan geçen 3 yılda resmi bayramlarda ve önemli günlerde tören alanı olarak kullanılan Atatürk Heykelinin bulunduğu alanın dar, eğimli olması nedeniyle ihtiyaca cevap veremediği görüldü.

Tören alanının ihtiyaca cevap veremediği tartışmalarına Vali Hüseyin Aksoy dolaylı olarak katılmış, uygun bir yere ihtiyaç olduğunu söylemişti.

Büyükşehir Belediyesi yetkilileri de bugünkü tören alanının yeterli olmadığını kabul ediyor ama törenlerin belli yerlerden çok şehrin farklı yerlerinde yapılabileceğine dikkat çekiyor.

İlk bakışta yadırgansa da yerinde, benim de katılabileceğim bir öneri.

Özellikle özel günlerde yapılan törenleri belli alanlara sıkıştırmak yerine şehrin değişik yerlerine yayılmasına olanak sağlaması açısından Büyükşehir yetkililerinin önerisini benimsiyorum.

Kent Meydanı Gökkuşağı Projesi Kullanım Amaçlarının ilk sırasına, “Tören Alanı Olarak Kullanılması” yazılmasını da destekliyorum.

Kent Meydanının üst kısmını kaplayacak şekilde konacak “ayna”,gezenlerin ilgisini çekeceği gibi bir ilk olacak.

Umarım, Kent Meydanı Gökkuşağı Projesi ekonomik nedenlker gerekçe gösterilerek ertelenmez, kısa sürede hayata geçirilir.

IMG-20181011-WA0017

 

****************

“EKMEĞİMİZLE” HİÇ BU

KADAR OYNANMAMIŞTI!

 

Maliyetlerdeki artışlar gerekçe gösterilerek elektrik, su, doğalgaz, akaryakıt, ulaşım başta olmak üzere iğneden ipliğe her şeye zam yapılıyor.

Bazı zamlar devlet eliyle uygulanırken zamanla herkes alışıyor.

Ama ekmeğe zam yapılınca kızılca kıyamet kopuyor, yer yerinden oynuyor.

Fırıncılar ise kural tanımaz bir şekilde “Ben yaptım oldu” mantığıyla her ilde kafasına göre fiyat tarifesi uygulamaya kalkınca bakanlar ve valiler “dur” demek zorunda kalıyor.

Tam buğday, çavdar, kepek, yulaf, susamlı, Trabzon türü ekmeklere kimseye sormadan, vatandaşın alım gücünü düşünmeden istedikleri oranda zam yapan fırıncılar sadece halk tipi ekmeğe zam yapılmasının kurala bağlanmasına, disipline edilmesine karşı çıkıyorlar.

Döviz kurunun tırmandığı, maliyetlerin ve girdilerin arttığı bir ortamda fırıncıların haksız olduğunu söylemek insafsızlık olur.

ekmek-fotosu

Devletinde ekmek zammı konusunda tarafları mağdur etmeyecek kalıcı kararlar alması lazım.

Dün sevgili Ozan Özgenç köşesinde “Ekmeğin suyu çıktı” derken son bir ayda fiyatı aynı kalan gramaj değişikliğini kronolojik olarak yazdı.

Hiçbir dönemde vatandaşın ekmeğiyle kısa sürede bu kadar oynanmadı.

Son bir ayda ekmeğe yapılan zam Nasreddin hocanın “sen de haklısın” fıkrasını hatırlattı.

“Nasreddin Hoca, kadılık yaptığı günlerde, bir ahbabı kapısını çalar ve hasmından şikayetçi olduğunu anlattıktan sonra “Hocam, haksız mıyım?” der.

Hoca, haklı olduğunu ifade eder ve ahbabı sinirleri yatışmış olarak gider.

Ardından hocanın kapısını hasım olan kişi çalarak o da şikayetçi olduğunu söyler. Hoca, ona da haklı olduğunu söyleyerek gönderir.

Konuşmaları dinleyen hocanın hanımı şaşırır ve “Senin hocalığın bir garip. İkisine de haklısın dedin. Hiç öyle şey olur mu?” diyerek tepki gösterir.

Nasreddin Hoca hanımının yüzüne bakarak onun da haklı olduğunu söyler.” der.

Ekmeğe zam olayı da Nasreddin hocanın kadılığı gibi mağdur olduğunu söyleyen fırıncı da, zamma karşı çıkan vatandaş da her iki tarafı dinleyen kamu görevlileri de haklı!

 

 

 

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Darıca Belediyesi mobesko Ford Yeşil Düş Vadisi Medicalpark Davetiyem
Ekcan YEDİ İKLİM ibrahimoğlu Beykar BasiskeleSanayi konak_dr