19 Kasım 2018 Pazartesi
Galip Ataman

Galip Ataman

galipataman41@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Milli Eğitim İl Müdürü Çelik ve farkındalık yaratan projeleri

Galip Ataman

10 Eylül 2018 tarihli yazısı

Vali Hüseyin Aksoy 17 Eylül Pazartesi günü, Körfez Fahri Korutürk İlkokulunda ilk ders zilini çalarak 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılını başlatacak.

Yaklaşık 370 bin öğrenci tatil dönüşü okulu, öğretmenleri, arkadaşları ile buluşacak.

27 bin 850 ilkokul birinci sınıf öğrencisi abla ve ağabeylerinden bir hafta önce okula gidecek.

Minik öğrenciler okul kaygılarını gidermek, okul ortamını sevmek, öğretmen ve arkadaşlarını tanımak için bugün ders başı yapacak.

FEHMİ-RASİM-ÇELİK

Birinci sınıf öğrencilerinin erken ders başı yaptığı bugün, Öğrencilerden kendilerine ana-baba şefkatiyle yaklaşan, geleceğe hazırlayan öğretmenlerine saygılı davranmalarını, bilgiye ulaşmak için daha çok çalışacaklarını düşünüyorum.

Öğretmenlerden, bilgileri ve kılık kıyafetleri ile öğrencilerine “rol model” olacak şekilde hareket etmelerini, arkalarında kendilerine özgüven kazandıracak, motivasyonlarını arttıracak projeler üreten milli eğitim müdürü Fehmi Rasim Çelik olduğunu bilmelerini istiyorum.

Bugüne kadar taşın altına elini koymayan eğitim sendikalarından; sistemin ve bakanın değiştiği yeni dönemde ideolojik tutum ve davranışlardan çok eğitim kalitesinin arttırılması, başarı çıtasının yükseltilmesi için çalışmalar yapmalarını bekliyorum.

Öğrenciler ve öğretmenler başta olmak üzere eğitimin tüm paydaşlarına başarılar diliyorum.

açılış

YENİ DÖNEM, YENİ BAKAN

2018-2019 eğitim öğretim yılına, sistem, bakan ve sınav değişiklikleri ile başlıyoruz.

Öne çıkan değişiklikler; parlamenter sistemin yerine Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, siyasetçi bakan yerine öğretmen kökenli akademisyen, ortaokullarda TEOG yerine LGS, liselerde LYS yerine YKS.

Yeni sistemin ve yeni dönemin bakanı Ziya hocayı takip ediyorum, açıklamalarını okuyorum.

Öğretmen Ziya Selçuk olarak yanınızdayım. Önümüzdeki süreçte, öğretmen eğitimleri, öğretmenlerin çok daha donanımlı, çok daha iyi yetişmiş bireyler olarak sistemimize girmesini sağlamak için çok büyük çaplı öğretmen eğitimi projeleri başlatacağız”açıklamasına öğretmenler adına sevindim.

“Bilgiden üretime dönen bir eğitime ihtiyacımız var. Bizim için günlük operasyonlarla, şu uygulamayı değiştirelim, iki-üç basamaklı olsun değil sistemin tümüyle dönüştürülmesi gerekir. Hiçbir görüş, ideolojik ayrılık çocukların hakkını teslim etmekten bizi alıkoymamalı” sözleri gelecek adına umutlandırdı.

2012 yılında Ben öğretmen olmak isteyenleri, Eminönü’ndeki cami önünde bekleyen güvercinlere benzetiyorum”açıklaması ile öğretmenleri küçümseyen, itibarsızlaştıran dönemin milli eğitim bakanı Ömer Dinçer’i hatırlattı.

Milli eğitimi “öğretmen” odaklı bir sisteme oturtmayı hedefleyen Ziya hoca umarım 2003-2006 yıllarında Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı döneminde hayata geçiremediği projeleri bakanlık koltuğunda hayata geçirir.

Talim Terbiye Kurulu Başkanı iken hayata geçirmek istediği projeler bakanlık koltuğunda da engellenmez, destek verilir, sahip çıkılırsa başarılı olacağına inanıyorum ve umutluyum.

Ancak bugüne kadar ki açıklamalarına aynen katıldığım, aldığı kararların altına imzamı koyduğum sayın bakandan tek ama çok önemli ricam;

Varlıklarını ideolojik açıklamalarla sürdüren, siyasi partilerin “arka bahçesi” açıklamalarıyla dikkat çeken, üyelerinin sakallı, kravatsız, kot pantolon ve tişörtle derse girmeye zorlayan, yasa ve yönetmelikleri uygulayarak görevini yapan milli eğitim müdürlerini kara listeye alan eğitim sendikalarına “dur” diyecek hamleyi yapması.

Umarı gereğini yapar, zamanı geldiğinde bakanlıktan öğretmenler başta olmak üzere tüm eğitim paydaşlarının günlünde taht kurarak ve “hoş bir seda” bırakarak ayrılır.

RASİM HOCA FARKI

Geliniz birikimli, deneyimli, kararlı, hiçbir beklentisi olmayan milli eğitim bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk’un projeleri ile bire bir örtüşen milli eğitim il müdürü Fehmi Rasim Çelik’in performansına göz atalım.

“En iyi yatırım insana yapılan yatırımdır. Aşkla çalışan dünyayı taşır, aşksız çalışan ceset taşır. Biz aşkla çalışıyoruz” diyen Rasim hocanın 4 yılı aşan süreçte Kocaeli’ne kazandırdıklarına bakalım.

Değerli dostum müdür Çelik’in hayata geçirdiği ve ayırım yapmaksızın uyguladığı “öğretmen motivasyonu ile yönetici eğitimi projesi” sanki Sayın bakanla oturulup hazırlanmış gibi.

Öğretmenlerin itibarsızlaştıran motivasyon ve özgüven eksikliği sendikacılara rağmen TÜBİTAK, TÜSSİDE, Kocaeli ve Gebze Üniversiteleri ile imzalanan protokollar sonunda hayata geçirildi.

Geçtiğimiz günlerde yapılan müdür atamalarında her ilden itirazlar yükselirken Kocaeli’nde her karara itiraz eden sendikalar başta olmak üzere herkes tarafından olumlu bulundu.

Rasim hocanın son günlerde dikkatimi çeken en önemli başarılarından biri TEOG yerine getirilen LGS sonuçları sonrası izlediği yol, aldığı kararlar oldu.

İstanbul, Ankara, İzmir gibi iller başta olmak üzere her yerde açıkta kalan öğrencilerin isyanları basına yansırken Rasim hocanın kişisel çabalarıyla aldığı kek kontenjanlarla Kocaeli’nde her öğrenci istediği okula yerleşti.

Öğrenciler imam hatip liselerine kayıt olmaya zorlanıyor iddialarının gerçek olmadığını gösterdi.

Geçmişte bireysel başarıların öne çıktığı lise mezunlarının girdiği LYS yerine bu yıl uygulanan YKS sonrası kurum başarıların öne çıkması dikkat çekti.

Her yıl olduğu gibi Kocaeli Fen Lisesi yine başarılı kurumların lokomotifi olurken son yıllarda başarı çıtası düşen okulların grafiği yükselmeye başladı.

Rasim hocanın hedefi; Okul öncesi eğitimde yüzde 96 olan seviyeyi yüzde 100’e çıkarmak.

Liselerin tamamında, ortaokul ve ilkokulların yüzde 80’indeki tekli eğitimi 2019-2020 eğitim öğretim yılında Kocaeli’nde tüm eğitim kurumlarında tekli öğretime geçmek.

Okuma yazma bilmeyenlerin oranı 3 yılda yüzde 3’ten yüzde 1’e düşerken 2019’da yüzde 0 yapmak.

Okullaşma ve yeni derslikler konusunda son bir yılda atağa geçen Rasim hoca  devlet imkanlarının yanı sıra hayırseverlerin de katkısını alarak okul öncesi ve, kodlama sınıfları dahil her kademedeki okul yapımında önemli mesafe aldı.

Her yıl sorun olan okul onarımları ile ilgili olarak Rasim hoca bakın ne dedi, Bu yıl kısıtlı zamanımız olmasın rağmen 200’den fazla okulu onarımdan geçirdik. Okullar açıldıktan sonra ilimizdeki hiçbir okuldan çekiç sesi gelmeyecek. Okul tadilatı konusunda başarılı bir dönem geçirdik.”

SONUÇ: Arşivimi taradığımda milli eğitim il müdürü Rasim Çelik’in 4 yılda özveriyle hayata geçirdiği projelerin, milli eğitim bakanı Ziya Selçuk’un açıkladığı, uygulamaya koymaya hazırlandığı projelerle bire bir örtüştüğünü görmek heyecanlandırıyor, gururlandırıyor.

Anaokulundan üniversiteye soran, sorgulayan, araştıran, üreten ve yeni buluşlar yapabilen bir nesil yetiştirmek için 7/24 çalışan Rasim hocanın kıymetini bilelim, sahip çıkalım.

 

******************

ÖZEL OKULLAR PITIRAK GİBİ ÇOĞALDI

Ekonomik durumu iyi olanların, sınav kazananların kayıt yaptırdığı özel okul sayısı geçmişte bu kadar çok değildi.

Günümüzde parası olan olmayan, sınav kazanan kazanmayan çocuklarına daha iyi bir eğitim aldırmak için özel okulları tercih ediyor.

Kocaeli’nde nitelikli öğrenci yetiştiren özel okul sayısı bir elin beş parmağını geçmezken pıtırak gibi çoğalan özel okullar dikkat çekiyor.

Anne-babaların “En iyi okul eve en yakın okuldur” kuralı yerine “En iyi okul özel okuldur” saplantısı sürdükçe özel okul sayısı her geçen gün artmaya devam edecektir.

Tüm özel okulların “ticari” amaçla açıldığını, başarılarının düşük olduğunu söylersek Bahçeşehir Okulları ile Bilnet Okullarının başı çektiği sayıları bir elin beş parmağını geçmeyen oku sahiplerine, yöneticilerine, öğretmenlerine  haksızlık etmiş oluruz.

BAHÇEŞEHİR-KOLEJİ

Yıllardır başarılı eğitim-öğretimiyle dikkat çeken Kartepe Kösköyedeki “Özel Bahçeşehir Okulları”.

Geçen sene el değiştiren, iş adamı Recep Haldız’ın eğitim-öğretim ve yönetime karışmamak koşuluyla satın aldığı Bahçeşiehir Okulları her alanda özel okulların ilk sırasında yer alıyor.

Öğrencilerin daha rahat ortamda eğitim-öğretim almaları amacıyla Recep Haldız, kampüs bitişiğindeki arsaya yaptığı 12 bin metrekare kapalı alan olan 40 derslikli yeni binaya ilk ve ortaokulları taşıdı. Lise öğrencileri ise eski binada eğitim-öğretimlerini sürdürmeye devam edecek.

Özel okullar içinde dikkat çeken bir diğer okul, eğitimci Ali Korkmaz’ın Tepeköy’de yaptığı binada “Özel Bilnet Okulları”.

Kocaeli’nin değişik okullarında görevli iken birkaç aşamada yapılan titiz seçim sonrası belirlenen başarılı, çalışkan, performansı yüksek 80 öğretmenin görev aldığı “Özel Bilnet Okulları” iddialı geliyor.

Siyasi şapkasını bir kenara bırakan, eğitimciliğini öne çıkararak kurduğu kadro ve aldığı LGS’de yüksek puanlı öğrencilerle “Özel Bilnet Okulları” Kocaeli’nde eğitim çıtasını yukarı çıkarmanın yanında eğitim kalitesini de arttıracak gibi görünüyor.

Diğerleri? İçlerinde Kültür okulları, Marmara Eğitim Kurumları, TED gibi iddialı olanlar var ama sınav sonuçları pek de parlak değil.

Yıllar önce kurulan, kendisini yenilemeyen Atafen, Seymen gibi okullar öğrencilerin bireysel başarılarıyla ayakta duruyor.

bilnet-okulları

Özel dershanelerin kapatılmasının ardından eğitim öğretimlerini iş hanlarında, ticaret merkezlerinde sürdürmeye çalışan özel okullar eğitimden çok öğrencilere sınav kazandırmak amaçlı kurulmuş görüntüsü veriyor.

Kocaeli’nde büyük bölümü 2018 yılında olmak üzere sayıları 300’ü bulan özel okullarla ilgili görüşünü sorduğum milli eğitim müdürü Fehmi Rasim Çelik,

“Özel okulların fazla olması bizi sevindiriyor. Ne kadar çok olursa o kadar rekabet olur ve eğitimde kalite artar” dedi.

DEVLETTEN TEŞVİK

Devlet okullarında öğrenci maliyetinin 6 bin TL civarında olduğunu düşündüğümüzde milli eğitim bakanlığı özel okul açılmasını, öğrencilerin buralarda öğrenim görmesini destekliyor.

Geçen sene okul öncesi okul 3 bin 60 TL, ilkokul 3 bin 680 TL, ortaokul 4 bin 280 TL, ortaöğretim 4 bin 280 TL temel lise 3 bin 680 TL olan “Eğitim-Öğretim Desteği” bu yıl değişti.

2018-2019 eğitim öğretim yılı için okul öncesi 3 bin 290 TL, ilkokul 3 bin 960 TL, ortaokul 4 bin 610 TL, ortaöğretim 4 bin 610 TL, temel lise 3 bin 960 TL oldu.

Ekonomik durumu iyi olmayan, gelir düşü düşük gibi birçok kritere göre belirlenen Eğitim-Öğretim Desteğinden kimlerin yararlandığına baktığımızda daha çok bordrosunda asgari ücret yazan ama gerçekte yüksek ücret alanların olduğunu görüyoruz.

Geçen sene olduğu gibi bu sene de 3 bin 890’ı Kocaeli’nde olmak üzere Türkiye genelinde 75 bin öğrenci Eğitim-Öğretim Desteğinden yararlanması beklenşyor.

 

**************

MARKA KALMAK

MARKA OLMAKTAN

DAHA DA ZOR

 

Kocaeli Gazetesi patronu ve yazarı Tanzer Ünal’ın 2 Eylül Pazar günü köşesinde “gazete var gazetecilik var” yazısı dikkatimi çekti.

25 bin kişinin seyrettiği, herkesin bildiği, televizyonların canlı yayınladığı, internet sitelerinin anında duyurduğu Kocaelispor haberini herkesten önce vermekle övünmesi garibime gitti.

Güvenini, itibarını kaybedenlerin “gazetecilik dersi!” vermeye kalkışması karşısında suskun kalamazdım.

Sevgili okurlar,

Gazetecilik; tutkudur, sevdadır, saygıdır, dürüstlüktür, güvenilir olmaktır.

Gazetecilik; araştırmaktır, emektir, özveridir, haberi doğru okumaktır.

Gazetecilik; meslek değildir, meşakkatli bir iştir. Kaleminin gücünü doğrudan, haklıdan, kamu yararından yana kullanmaktır.

Gazetecilik; sorunları kadar sorumlulukları da olan, her ikisinin de üstesinden gelebilmektir.

Gazetecilik; masa başında üç kuruşluk reklam için dedikoduyla şantajla tehditle asparagas haber yapmak değildir.

Gazetecilik; teknolojinin geliştiği, akıllı telefon kullanıcılarının muhabir olduğu, sosyal medyanın yaygınlaştığı, internet gazeteciliğinin yazılı basının önüne geçtiği bir dönemde zordur.

Gazeteciliği adam gibi yapanlar zirveye tırmanır, kalemini egolarına teslim edenler raflarda son kullanma tarihi dolan ürünler gibi çöpe atılır

Gazeteci; Patronun izin verdiği kadar değil ilkelerinden ödün vermeden, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “kalemi hedefe saplanan ok gibi sivri” olan kişidir.

Gazeteci; nerede yazdığı değil, farkındalık yaratacak ne yazdığı önemli olan kişidir.

Gazeteci; yıkıcı değil yapıcı eleştiriler yapan, farkını özel haberlerle gösteren, mobbing uygulandığında ceketini alıp arkasına bakmadan gitmeyi göze alan yürekli ve onurlu kişidir.

Gazeteci; yaptığı yalan, hakaret, tehdit içeren yazıları sonrası aldığı cezalarla övünen değil, yasaların izin verdiği kadar en ağır, sarsıcı eleştirileri yaparken hakkında açılan tüm davalardan aklanan kişidir.

İŞTE BİZİM FARKIMIZ

Yerel seçimlerin yaklaştığı, okulların açılacağı, malzemenin bol, gündemin yoğun olduğu bugünlerde, “Galip hoca bunları neden yazdı?” anlatayım.

Gazetenin görevi, gün içinde yaşananları ertesi gün haber yapmak, okurlarını bilgilendirmenin yanında gelecekte olacakları ve yaşanacakları ilk ve yetkili ağızlardan alarak kamuoyu ile paylaşmak olduğunu anlatmak için.

Yukarda saydığım kriterlerin çoğunu yitirenlerin sahibi olduğu matbaada günün her saatinde basabileceği gazetesinde çıkan bir haberle hava atmakla gazetecilik olunmadığını anlatmak için.

Genç gazeteci kardeşlerimi; bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmamaları, ilkeli gazetecilik yapmaları, kulaktan dolma dedikodu ve asparagas haberleri pehlivan tefrikası yapanları “rol model” almamaları için.

Beni tanıyanlar, yazılarımı okuyanlar imzamı koyduğum tüm haber ve köşe yazılarımda “Haberde Öncü, Yorumda Güçlü” olduğumu bilirler.

Çok uzaklara gitmeme gerek yok. Gazetecilik dersi vermekle övünen gazetenin yıllar önce yaptığı gerçeği yansıtmayan BHC haberlerinden başlayalım.

Bir: 9 Mart 2018’de “2019’da BHC’lerden Kurtulacağız”, 28 Mayıs 2018’de “245 Ton BHC’yi İzaydaş Yaktı” haberlerinden sonra 31 Ağustos 2018’de “BHC İhalesi 1 Ekim’de” haberlerini sadece galip hoca yazdı. Bir kenara not edin, tüm gazete ve televizyonlar 1 Ekim’de BHC ihalesini yazacak.

İki: Eski valilik binası tören alanındaki Atatürk Heykelinin kaybolduğunu sadece 29 Ağustos Çarşamba günü “Atatürk Heykeli Kayboldu” başlığıyla sadece Bizim Yaka Gazetesi kamuoyuna duyurdu.

Üç: 7 Eylül cuma günü Vali Hüseyin Aksoy’un hayırsever iş adamı İrfan Çepni ile imzaladığı 2 okul protokol haberini, sadece Bizim Yaka Gazetesi 27 Ağustos’ta “Çepni’den 2 Okul, 1 Sağlık Ocağı” başlığıyla manşetten verdi.

Dört: Bizim Yaka Gazetesi haberini, tüm gazeteler bizim yazdığımızdan 12 gün sonra protokolün ardından 8 Eylül cumartesi günü yayınlandı. Baba, dede dostu İrfan Çepni’nin ziyareti sonrası bağış haberini köşesine taşıyan sevgili Sadun Çetin’e haksızlık etmeyelim.

Beş: İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan’ın 6 Eylül Cuma günü saat 17.00’de ABD’nin uyguladığı ekonomik ambargoya tepki amacıyla düzenlediği basın toplantısında anlattıkları, 7 Eylül Cuma günü Bizim Yaka Gazetesinde manşette “Başkan Doğan’dan ABD’ye Misilleme” olarak verilirken aynı haber tüm gazetelerde 8 Eylül cumartesi günü yayınlandı.

SONUÇ: Her meslekte olduğu gibi gazetecilikte de marka olmak zordur. Ama marka olarak kalabilmek daha da zordur. Emek ister, özveri ister, sevgi ister, Güven ve itibarı yitirmenin yanında donanımlı olmak gerekir.

 

 

 

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
mobesko okşin beçet çolak Ford Medicalpark Yuvacık su Beykar Davetiyem BasiskeleSanayi
Ekcan YEDİ İKLİM murat yıldız aday adayı konak_dr Gürpınar su ibrahimoğlu