17 Kasım 2018 Cumartesi
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Bölgenin atığını biz mi yakacağız?

Ozan Özgenç

31 Temmuz 2018 tarihli yazısı

Çok sevdiğim bir dostumu ziyaret için, hafta sonu Eskişehir’deydim.

Kentte dolaşırken, bilbordlarda yer alan bir afiş dikkatimi çekti.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Entegre Katı Atık Bertaraf ve Enerji Üretim Tesisi açılışının yer aldığı afişi görünce, bizim Katı Atık Yakma tesisi aklıma geldi.

İki yıldır ha başladı, ha başlayacak olan tesis için, Orman Bakanlığı yer tahsisi de en son aldığım bilgiye göre tamamlanmıştı.

Hoş yeri için hala, başta bölge halkı tarafından olmak üzere, tartışmalar sürüyor.

Ben de orman içinde yer alan bölge için aynı duyguları paylaşıyorum ama yazımın konusu en azından şimdilik bu değil.

Kente döndükten sonra dün, Eskişehir’deki bu tesis ile ilgili kısa bir araştırma yaptım.

Hatta tesisi inşa eden ve bir süre işletecek olan firmanın İş Geliştirme Direktörü Alirıza Öner ile de görüşme fırsatı buldum.

Eskişehir’de yapılan tesisin, Kocaeli’de yapılması planlanan yakma tesisiyle bir ilgisi yok.

Eskişehir’deki tesiste, öncelikle atık ayrıştırması yapılırken, ardından organik atıklar bir araya getirilip fermantasyonla çürütülüyor.

Ortaya çıkan metan gazı ise 36 metre çapındaki devasa bir balonda toplanarak, tesisteki 8 adet dizel motor aracılığıyla elektrik enerjisine dönüştürülüyor.

Yapılan hesaba göre, 50 binden fazla konutun enerji ihtiyacının bu dönüşümle sağlanması hedefleniyor.

Ancak, kalan inorganik atıklar ne oluyor diye soracak olursanız, onlar yine depolama sistemiyle gömülüyorlarmış.

İşte bu noktada görüştüğüm firma yöneticisi bu depolamanın, toprağı körelten bir depolama olmadığını, aksine depolama yapılan toprağın yüzeyinde tarım yapılabildiğini söylüyor.

Tabi bu şaşırtıcı üretimin kalitesi ve sürekliliği konusunda fikir sahibi değilim.

Şahsen nereden geldiğini bilsem, tahmin ediyorum yemeyi de tercih etmem.

***

Bizim bir türlü başlayamayan Katı Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisi projesi ise, anladığım kadarıyla işe yarasın yaramasın, tüm atıkların yakılarak imhası ve bu yolla elde edilecek enerji üzerine kurulu bir sistem.

Yani bizdeki düşünülen sistemde de enerji üretimi söz konusu ama atık ayrıştırma ve organik atıkların doğaya geri dönüşüm olarak kazandırılması konusunda eksikler var gibi geliyor.

Hoş, bizdeki sistem atık bertarafının son noktası gibi.

İşte bu yüzden, bizde de acaba Eskişehir ve bazı farklı şehirlerdeki gibi, öncelikle ayrıştırma ve enerji üretim tesisi kurulması, yakma tesislerinin ise bölgesel tesisler olarak yapılarak, farklı şehirlerden toplanacak inorganik katı atıkların yakılması için ülkenin belirli yerlerinde kurulması daha doğru olmaz mı diye düşünüyorum.

Hatta tam da benim düşündüğüm bu fikirle ilgili, Çevre Bakanlığı’nın da “havuz” olarak adlandırdığı ve belirli yerlere yapılacak olan yakma tesisleri kurma çalışması olduğuna dair duyumlar da aldım.

O zaman da aklıma şu soru geliyor.

Biz tesisin kurulmasıyla, Kocaeli’deki trafiği, atık ve çevre yönetimini, işin kar zarar boyutunu tartışırken, acaba kurulacak bu tesis bakanlığın çalışmasını yaptığı “havuz” sisteminden ayrı mı, yoksa ona dahil olarak mı planlanıyor?

Böyle mi planlanıyor, farklı mı bilmiyorum.

Ama böyle bir durumda, farklı şehirlerden gelecek atıkların da bertarafı söz konusu olabilir ki, bunun kentimiz açısından fayda zarar analizinin de ayrıca yapılması gerektiği aşikar.

Şayet bir bilgisi olan varsa, aydınlatılmaktan memnuniyet duyarım.

atık-yakma-enerji-üretim-tesisi-eskişehir

 

DOST BİRİKTİRMEK LAZIM

Üstteki yazının başında söylediğim Eskişehir ziyaretimin asıl sebebi, bir dönem kader birliği yaptığım bir dostumu ziyaret etmekti.

Hani para değil dost biriktirmek lazım denir ya, işte bugüne kadar biriktirdiğim az sayıdaki dostlardan biridir benim için sevgili Gökhan Öz.

Eşi ve arkadaşlarıyla birlikte o kadar güzel ağırladılar ki beni, hiç geri dönesim gelmedi.

Şu an 10 yaşında olan ve neredeyse elime doğan kızları Deniz Bilge’nin, büyümesine şahit olmak da duygulandırdı beni.

Zaman gerçekten de çok hızlı bir şekilde akıyor.

Hayat telaşesine, kaygılara kapılıp, bu özel zenginliğimiz olan zamanı çok da iyi değerlendirmiyoruz belki de…

Eskişehir Merkez Tepebaşı Belediyesi’nde görev yapan dostumu ziyaretimde, şansıma belediyenin çalışanları için düzenlediği pikniğe de denk geldim.

Beş yüz kadar belediye çalışanıyla birlikte, bir zamanlar İzmit Sancağı’na bağlı olan, Eskişehir’in güzide ilçesi Sarıcakaya’da harika bir pazar günü geçirdik.

Sakarya nehrinin kıyısında yer alan Sarıcakaya’nın bir özelliği de, Eskişehir gibi yazları kurak, kışları son derece soğuk olan bir bölgede olmasına rağmen, bölgenin Akdeniz iklimine sahip olması.

Bölgede üretilemeyen pek çok tarım ürünü, Sarıcakaya’da yetiştirilebiliyor.

Böylesine farklı bir ilçe olan Sarıcakaya’daki piknikte, Tepebaşı Belediye Başkanı Sayın Ahmet Ataç ile tanışma ve kısa bir sohbet etme imkanı da buldum.

Ataç’ın, piknikteki yüzden fazla masayı tek tek dolaşarak, herkese ayrı ayrı dokunması, personeline verdiği önemi göstermesi bakımından çok değerliydi bana göre.

Son olarak, bu güzel hafta sonu için sevgili dostum ve değerli ailesi ile bana yabancılık yaşatmayan çok değerli arkadaşlarına teşekkür etmek istiyorum.

Herkes gider, samimiyet ve dostluk baki kalır.

 

ozi jpg  

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
mobesko Ford Medicalpark Yuvacık su Beykar Davetiyem BasiskeleSanayi
Ekcan YEDİ İKLİM murat yıldız aday adayı konak_dr Gürpınar su ibrahimoğlu