21 Eylül 2018 Cuma
Global
Enes Şen

Enes Şen

senenes41@hotmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Erdoğan’a açık çek!

Enes Şen

06 Temmuz 2018 tarihli yazısı

Bugün sizlere beş ve yedi yaşlarında kız çocuğu yeğenlerine sahip bir dayı olarak hitap ediyorum.
Leylalar, Irmaklar ve Eylüller…
Medya aracılığı ile duyduğumuz sadece bu üç yavrumuz var.
Medyaya yansımamış olsa da daha onlarcasının olduğunu bilmek zor olmasa gerek...
Bu yazıyı yazarken engelliye, yaşlısına, çocuğuna kedisinden köpeğine kadar şiddete ve daha da fenası tecavüze maruz kalanları düşünüyorum.
Özellikle her Ramazan Ayı süresince dile getirilen ve dillerimize pelesenk olan bir söylem vardır ya…
‘’Nerede o eski Ramazanlar!’’
Çoğumuzun basite indirgediği ama Leyla, Irmak ve Eylül gibi yavrularımızın başına gelen olaylar sonrasında anlamlandırabildiğimiz söylem…
Şimdi de ‘’nerede o insanlıklarımız’’ diye çığlık çığlığa bağırmak istiyoruz.
O günler ‘’eski Türkiye’’ dediğimiz ülkemizin belki de elle tutulur tek yönü idi.
Hatırlarım komşu evlerinde sabahlardık.
Annelerimizin işleri çıktığında komşuya emanet edilirdik.
Sabah ve akşamları ekmekleri biz alırdık.
Gecenin geç saatlerine kadar mahallelerimizin ağabeyleri ile birlikte kaldırımlarda oturup sohbetler ederdik.
Şimdi tüm bu saydıklarım bir hatıradan ibaret…
Şu an hangi anne-baba bu saydıklarımı gönül rahatlığı içinde yapmaya izin verir?
Bu soruya ‘’evet’’ diyerek haykırabilecek bir kişi maalesef yok, beklenen süreçler yaşanıp bir adım atılmadıkça da olamayacak.
Beklenen süreçten kastettiğim tabii ki çocuklarıma cinsel istismar ve tecavüz olayları, terörist ve vatan hainlerine idam cezası.
İdam konusu ülkemizde uzun yıllar sonra ilk kez 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ’cü hainlerin darbe girişimi sonrasında dillendirilmeye başlanmıştı.
O süreç içerisinde vatanını canla başla savunan bu millet Erdoğan’a isteklerini haykırmışlardı.
Gerek Yenikapı’daki millet mitinginde gerekse diğer organizasyonlarda…
Erdoğan halkın isteği konusunda meclisi işaret ederek ‘’teklif gelirse onaylarım’’ demişti.
Peki sonra ne oldu dersiniz?
Halkın idama yönelik isteğini tekrarlamasına rağmen hiçbir şey değişmedi.
Evet, Erdoğan ilk etapta haklı idi meclisten geçip önüne sunulması gerekiyordu.
Sonrasında gelişen süreçte hain darbe girişimi sonrasında yaklaşık bir buçuk yıla yakın süre ülkemizde OHAL var ve halen devam ediyor.
Şimdi sizlere ve tüm siyasetçilere kimsenin sormayı düşünmediğini soruyorum;
OHAL gibi süreçlerde Cumhurbaşkanı’nın Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi var mıdır yok mudur?
Sorduğum soruya daha kolay cevap verebilmenize yardımcı olmak adına OHAL sürecinde çıkartılan kararnamelerden birkaçını söyleyeyim.
-OHAL süresince 31 KHK çıkarıldı ve bu bağlamda harp akademileri, askeri liseler ve astsubay hazırlama okulları kapatıldı.
- Kuvvet komutanlıkları Milli Savunma Bakanlığı’na bağlandı.
- GATA ve askeri hastaneler Sağlık Bakanlığı’na bağlandı.
- Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Cumhurbaşkanına bağlandı.
- Taşeron olarak devlet kurumlarında çalışan milyonlarca işçi sürekli işçi kadrolarına geçti.
Vermiş olduğum kararname örneklerinde de görüldüğü üzere Cumhurbaşkanı OHAL sürecinde meclisten bağımsız olarak karar alabiliyor.
Tüm olaylara rağmen neden hala idam cezasını gündemden kaldırıp kararname çıkmadığını da bir vatandaş olarak merak etmeyi sürdürüyorum.
Eylül ve Irmak yavrularımızın insan müsveddeleri tarafından kaçırılması ve sonrasında maruz kaldıkları tecavüz olayları toplumun idam cezasına olan isteğini pekiştirdi.
Toplum artık idam konusunun mitinglerde vaat olarak sunulmasından ziyade gerçekleşmesini istiyor.
Konu hakkında açıklama yapan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ halk tabiri ile hadım cezasını gündeme getireceklerini ve bununla ilgili adımların hızlıca atılacağını söyledi.
Benim şahsi fikrim, hadım cezasının yeterli olmadığı konusunda.
Kişi sapkın düşüncelerini gerçekleştirmek istedikten sonra değişik yollarla da bunu yapabilir.
Bu konunun tek ve kesin çözümü kesinlikle idam cezasıdır.
Hayatımızda böylesine iğrenç ve mide bulandırıcı olaylar ile karşılaştığımızda her görüşten insanın aynı fikirde olması da önemle altı çizilmesi gereken bir noktadır.
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimlerinin sonrasında ‘’milletimizden gereken uyarıyı aldık’’ demişti.
İçerisinde bulunduğumuz süreç toplumun isteğinin kabul görmemesi de toplumun düşüncelerinin önemsenmesi ve seçim öncesinde de gündemde olan idam cezası hususunda bu kez gerekenin yapılması Erdoğan’ın söylediği gibi milletin mesajlarının alınıp alınamadığının da apaçık bir göstergesi olacağı kanısındayım.
Bakalım ilerleyen süreçte halkın mesajının Erdoğan’a sadece iletilip kaldığını mı göreceğiz yoksa ‘görüldü’ olup mavi tike dönüştüğüne mi tanıklık edeceğiz?
Eğer ki bu beklenti cevap bulur ise toplum bu kararın devamında Erdoğan’a açık çek uzatacaktır.

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ford Yeşil Düş Vadisi Medicalpark Beykar Davetiyem
Ekcan YEDİ İKLİM ibrahimoğlu bbs inşaat BasiskeleSanayi konak_dr