21 Eylül 2018 Cuma
Global
Enes Şen

Enes Şen

senenes41@hotmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Seçime günler kala…

Enes Şen

22 Haziran 2018 tarihli yazısı

Ülkemizdeki seçim sürecinin sonuna geldik.

Seçime günler kala hem bir gazeteci hem de bir vatandaş olarak gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Normal şartlar altında seçim takviminde yer almayan bu süreç iki ay gibi kısa bir zamana yayıldığında partilerin nasıl yol izleyecekleri merak konusu olmuştu.

Tüm siyasi partiler geleceğe yönelik projelerini vatandaş ile paylaştı.

Hangi partinin projelerinin halk nazarında kabul gördüğünü şüphesiz sandık belirleyecek.

Geride kalan iki aylık süreçte halkın görüşlerini paylaştığı şeyler vaatlerden çok adayların söylemleri oldu.

Erdoğan kanadına bakacak olursak, bu dönemde vaatlerden çok rakipleri hakkında yaptığı yorumların olduğunu söyleyebiliriz..

Her ne kadar Erdoğan için bakış açısına göre eleştirilebilecek konular olsa da diğer partilerin, adayların vaatleri ve söylemleri göz önüne alındığında bir adım önde olduğu kanaatini taşıyorum.

Belki Erdoğan’a olan tepkilerini ‘’Cumhurbaşkanlığı için değil ama milletvekili seçimlerinde AK Parti’ye ders verelim’’ düşüncesi taşıyanlar tercihlerini diğer partilerden yana kullanabilir.

Sakın ama sakın böyle bir hataya düşmeyin!

Nedenlerini kısaca izah edeyim.

İyi Parti; kuruluşunda aktif rol oynayan isimlere bakıldığında hain darbe girişiminden olumlu sonuç bekleyenlerden oluştuğunu gözlemlemek mümkün.

Mesela genel başkan Meral Akşener.

Kendisi darbe girişimi öncesinde katıldığı bir programda 15 Temmuz’da başbakan olacağını söylemişti.

O dönemde bırakın genel seçim olmasını görünürde herhangi bir seçim dahi olmadığından hiç kimse bu sözlere anlam verememişti.

Bu cümlenin sarf edilmesinden sadece kırk beş gün sonra darbe girişimi yaşandı.

Olayın ardından kamuoyu ‘’acaba bir alakası var mı?’’ diye sorgulamaya başladı.

Daha sonra da Akşener’in Fetö elebaşına destek mesajları kamuoyuna yansıyınca ortada şüphe kalmadı.

Bu konuda tescil anlamındaki mühür Akşener’in İyi Parti kurulduğunda en önemli desteğin Emre Uslu ve Hakan Şükür gibi Fetö’ye yakınlığı ile nam salmış isimlerin Akşener’e ve kurduğu partiye verdiği destek ile vuruldu.

Tüm bunlar bir yana MHP’de sadece milletvekili olan Akşener’in şimdi parti kuracak konuma nasıl geldiği düşünüldüğünde tüm sorular otomatik olarak cevabını buluyor.

Ayrıca terörist başının cezaevinden çıkarılması gerektiğini düşünüyorlar.

Saadet Partisi; ah eski zamanın siyasi şuuru demeden geçemiyor insan…

Nerede o ülke çıkarlarını kendi menfaatlerinin üzerinde tutan Saadet Partisi.

Ülkeyi kalkındırmak adına türlü çabalar harcayan ve kamuoyu tarafından takdir edilen Erbakan hocanın partisi..

İzlediği politika ve siyasi duruşu adına her şeyi göze almak demekti Erbakan hoca için siyaset..

O dönemde birçok isimin siyasete girme sebebi idi.

İktidarda olduğu dönemde ise tıpkı bugün olduğu dini konulardaki yaklaşımları ile eleştirilen CHP ile mücadele içerinde oldu.

Peki bugün…

Bu günün Saadet Partisi’nde geçmişteki vizyondan eser yok.

Şimdi CHP ile ittifak yapılıyor.

Şimdi ülke için önemli yatırımlardan biri olan hızlı trene ‘’fuzuli masraf’’ deniyor.

Şimdi geçen yıl Ramazan Ayı’nda plaj kenarında alkol tüketen ve bu yıl Cumhurbaşkanı adayı gösterilmesinin sonrasında dini söylemleri dilinden düşürmeyen İnce ile ittifak yapmakta sakınca görmüyorlar.

Hepsi bir yana terörist başının cezaevinden çıkarılması gerektiğini düşünüyorlar.

HDP; onları anlatmaya gerek yok aslında.

Onların kim olduklarını, ne için Türk siyasetinde yer alma isteği barındırdıklarını söylemeye gerek yok.

Kısaca değinmek gerekirse siyasi başarı için desteği halktan değil, YPG ve PYD’den bekliyorlar.

İstedikleri sonucu aldıklarında terörist başının posterini asmanın hayalini kuruyorlar.

Ellerinde kurban eti dağıtırken şehit edilen Yasin Börü’nün kanı var.

Söz sahibi olup terörist başını serbest bırakmayı düşünüyorlar.

Ve son sözü CHP’ye vermek gerekiyor.

Onlarda tıpkı diğer partiler gibi yapılması planlanan projelerin fuzuli olduğu düşüncesindeler.

AK Parti’yi eleştirmeye başlandığında ilk dile getirilen konu dinin siyasete alet edildiği düşüncesi oluyor.

Doğru söylemek gerekirse bir dönem Erdoğan’ın her yaptığı cami yahut türbe ziyaretleri sırasında canlı yayınlanıyor olması her ne kadar muhafazakar kesimi mutlu etse de muhalif kesim tarafından ‘reklam’ olarak algılanmasına zemin hazırlaması bakımından rahatsız olduğum bir durumdu.

Eleştiri yapılan şey başlarına geldi.

Tıpkı ‘’kişi kınadığını yaşamadan ölmez’’ hadisinde olduğu gibi…

Şimdi Muharrem Bey bir programda dua ediyor bir programda namaz kılıyor derken muhafazakar kesimden oy alabilmek adına elinden ne geliyorsa yapıyor.

En son mitingde ‘’ben beş vakit namaz kılmıyorum ama her gün Cuma namazı kılıyorum’’ cümlesini kurdu.

İşte bir tek bu cümle dahi tüm verilen görüntülerin amacını apaçık ortaya koyuyor.

Dini siyasete alet etmek dedikleri tam da bu olsa gerek..

Sizler ile paylaştığım bu gerekçeler ve anlatmaya sayfaların yetmeyeceği onlarca gerekçe sebebi ile ülkemizin geleceğine dinamit yerleştirme hedefinde olan bu ‘’yıkım ekibine’’ duvar olup fırsatın verilmemesi düşüncesindeyim.

Bakalım 24 Haziran seçimlerinde kazanan taraf Cumhur ittifakı mı olacak yoksa Millet ittifakımı olacak hep birlikte göreceğiz.

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ford Yeşil Düş Vadisi Medicalpark Beykar Davetiyem
Ekcan YEDİ İKLİM ibrahimoğlu bbs inşaat BasiskeleSanayi konak_dr