16 Ekim 2018 Salı
Global
Semrel AŞÇI

Semrel AŞÇI

semrelasci@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

“Başarılı olmak için çok çalışmalı ve inanmalısınız”

Semrel AŞÇI

30 Nisan 2018 tarihli yazısı

Röportaj: Semrel AŞÇI & Pınar GÜL

 

 

Mert bey kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Mert Pekdemir, “1974 İzmit doğumluyum. Evliyim 2 çocuğum var. İlkokul ve lise hayatım İstanbul’da geçti. Sonra Edirne’de 1998’de Trakya Üniversitesi’nde mimarlık fakültesini bitirdim. 20 senedir mimarlık yapıyorum.  Mesleğimin gerektirdiği her türlü çalışmayı bugüne kadar yaptım. Proje çizdim, şantiyede çalıştım. Hatta işçilik kısmında da çalıştım, inşaata koysanız şu anda demir bağlamasını bilirim yani. Son yıllarda bunların yanı sıra daha ziyade yöneticilik yapıyorum.

 

Uzun zamandır inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir aile şirketiniz var. İnşaat sektöründe bu denli uzun ömürlü bir yapı kurabilmenizin sırrı nedir?

Bir takım prensipleri ana düstur edinmek ve sadece onların peşinden gitmek. Uzun ömürlü olabilmek için kuşaktan kuşağa geçmek gerekiyor. Belirli bir kurumsallık olması gerekiyor. Türkiye’de bu kurumsallık anlayışı yeni yeni oluştuğu için biz şimdilik bu uzun ömrü kuşaktan kuşağa geçerek sağlayabiliriz. Bir kurum babadan oğla geçerken baba daha ziyade başarıdan sorumludur. O bilinç biz de kuşaktan kuşağa devredilmiş vaziyette. İşe genç yaşta alışmak, ısınmak, çocuklarımızı teşvik etmek, işin içine biraz daha itmek ve yetkiyi dengeli bir şekilde vermek önemli. Yetki ve sorumluluk geç kalmadan zamanında verilmeli. Çünkü belli bir yaşı geçtikten sonra buna adapte olmak zor oluyor.  Kuşaklar arasında devir bu şekilde olmalı. Bizde olmuş olan bir şey bu. Bizdeki kültür budur. Türkiye’de koltuk bırakmak biraz zor olan bir şey. Bazı prensiplerimiz var. Bu prensiplerimiz adına para kaybetmeyi göze alıyoruz. Ana hedefimiz itibarımızı, sürdürülebilirliğimizi devam ettirmektir. Başka bir hedefimiz yok. Tabi ki ticari bir işletme burası. Para kazanmak, kar elde etmek zorunda ama bunu her şeyin önünde tutarsanız sürdürülebilir olmanız mümkün değil. Biz her zaman doğru, düzgün, pürüzsüz geçmişimizi devam ettirmek adına hareket ettik. Çizgimizi her zaman ileriye doğru taşıdık. Biz hiçbir zaman başka işlere özenmedik, özenmiyoruz. Bu işi geliştirmek istiyoruz. Bu da sonuç veriyor. Çok dağılanlar başarılı olamıyor. Biz de öğrenilmiş bazı hayat tecrübeleri var. Bu bizim sürdürülebilir olmamızı sağlıyor.

MERT PEKDEMİR 2 (2)

 

İlimizde inşaat sektörü son yıllarda revaçta, dolayısıyla rekabet ortamınız da genişledi. İnsanlar neden Pekdemir İnşaat’ı tercih etsin peki?

Bizim sektörümüzde çok fazla oyuncu var. Bu hem Kocaeli’de var, hem Türkiye’nin genelinde var. Birincisi denetimsiz bir sektör. Çok kolay girip, çok kolay çıkabiliyorsunuz. Bir deneme yapabiliyorsunuz. Dolayısıyla çok oyuncu gelip gidiyor. Çok yoğun bir sirkülasyonun olduğu bir yerdir. Kocaeli’nin 30-40 yıllık müteahhitlik tarihine bakarsanız birçok isim gelip, geçmiştir. Yeniler var, eskiler var. Biz baktığınız zaman çizgisi en geriye dayanan firmayız. Bunun bir marka değerine ulaşması ve bu marka değerinin tercih edilmesini istiyoruz. Bu her sektörde var. Marka değerimiz son yıllarda arttı. Markanın fiyatının yüksekliğinin kabul edilebilirliği gerçeği git gide yükselen bir trend. Saat alırken nasıl markasına bakıyorsanız, bizim sektör de markalara bakmalısınız. Bu durum git gide gelişiyor. Artık iletişim çağında insanlar daha kolay araştırma yapıyor. Firmanın geçmişi, yaptığı işler ve bunların getirdiği güven duygusuyla tercih edilmeli firmalar. Marka dediğiniz de bir şey vaat ediyorsunuz. Biz geçmişimizin yüklediği yükün karşılığını vermek olarak hareket ediyoruz. Bir şeyi sunuyoruz, karşılığını alıyoruz ve onu geri veriyoruz. Türkiye’de tüketicilerin çok hassas olduğuna dair bir firmanın çalışması vardı. Bende öyle düşünüyorum. Türk tüketicisi marka anlamında, sunulan şey anlamında takdir ediyor. Sonuç böyle olunca başarılı oluyor.

 

İnşaat sektörü dışında ilgilendiğiniz başka iş kolu var mı?

Şu anda bu yönde bir çalışmamız yok, yapmayı da düşünmüyoruz. İnşaat sektörü olarak bizim adımız kalmış. Biz bunun ötesinde gayrimenkul tarafına kaydık aslında. Bunun inşaattan ayrılan tarafı nedir? Gayrimenkul inşaatın bir parçası. İnşaatçılar ihaleye girip iş alıyor. İnşaat yapıyor. Bizim işimizde müşteriyi biz buluyoruz, parayı biz buluyoruz, yasal konuları biz hallediyoruz. Biz satıyoruz. Sonraki hizmetleri de biz yapıyoruz. İnşaatını da biz yapıyoruz. Gayrimenkul geliştiriyoruz diyebiliriz. Aslına bakarsanız 75 yıldır başka bir sektöre girmesek de kabuk değiştiren bir sektörün değişimlerini takip ediyoruz. Dedem kalıp, demir işleri yapardı 1950’le. İnşaat işi ne olursa biz yaparız. Biz kabuk değişimine ayak uyduruyoruz. Yap-sat aslında 20 sene evvel bitti. Bina bitiyor, sonra büyük oranda yaptık satıyoruz diyorlardı. Sektör çok geniş.

RÖPORTAJ (7)

 

Son zamanlarda yapılan tüm projelerin ismi hep yabancı, ama sizin projelerinizin ismi hep Türkçe. Neden?

Biz bu durumla ilgili 5-6 sene evvel bir karar aldık. Özellikle 2006-2007’den sonra muazzam projelerimiz oldu. Aslında bu sektörün değişimi 2004’ten sonra oldu. Gazetelerde konut reklamları, proje reklamları o zamanlarda başladı. O zaman isimle dikkat çekme çabası oldu. İspanyolca isim koyanlar bile oldu. Sonra garip garip şeyler oldu. Adam taksiye biniyor taksiciye oturduğu konutların adını söyleyemiyor. Bu bize çok yapmacık geldi açıkçası. Sonra biz karar aldık ve Türkçe isim koyacağız. Bundan sonra da öyle olacak. Bu bizim prensibimiz. Biz Türkiye’de yaşıyoruz, Türkçe konuşuyoruz. Çok zengin bir dil. Bu dille ilgili çok güzel proje isimleri konulabilir. Biz Pekdemir ailesi olarak gerçekten milliyetçiyiz. Bunu fanatizm manasında söylemiyorum. Ben bu kentte olan malı başka kentten almam. Türkiye’de olan malı yurt dışından almam. Biz şantiyelerimizde de bir şeyin yerlisi varsa onu kullanmaya çalışıyoruz. Sırf ithal olsun diye bir ürünü kullanmıyoruz. Türkçe konusu da böyle. Türkçe’de bunca güzel isim var. Hiç isim kalmasa da biz bir isim bulacağız. Projelere gerekirse Pekdemir 1, Pekdemir 2 gibi numara veririz yine yabancı isim koymayız. Gerek yok. Toplumun özendiği şeyleri istismar etmeye kalkarsak bir sürü şey var.

 

Kocaeli dışında proje yapmak düşünceniz var mı?

Bizim geçmişte, Bursa, Eskişehir’de yaptığımız projeler oldu. Son yıllarda Kocaeli’ye kapanmış durumdayız. Bu da taahhüt sektöründen uzaklaşıp, gayrimenkul sektörüne yönelmemizden dolayı. Biz artık taahhüt işi yapmıyoruz, sadece inşaat işi değil bizim işimiz, gayrimenkul geliştirmektir. Bizim sektörümüzde belirli kriterleri yerine getirmeniz gerekiyor. Bu bölgenin ihtiyacı olan çok proje çıkıyor. Onlar bizi dolduruyor açıkçası. O yüzden birkaç sene daha Kocaeli’deyiz diyebilirim. Ama sonrasında diğer bölgelere de taşmak gerekiyor. Özellikle İstanbul sektörün göz bebeği konumunda. İstanbul herkesin hedefi. Oranın sektör açısından tartışmalı bir durum. İstanbul olmasa bile başka illere yayılabilecek bir düşüncemiz olabilir. Alt firmalara oluşturup, franchise vermek gibi düşüncelerimiz var ileride. Bununla ilgili kafa yoruyoruz. Çok inişli çıkışlı işler. Dikkatli adımlarla ilerliyoruz.

SEMT KOCAELİ (1)

 

Semt Kocaeli projenizden biraz bahseder misiniz?

Proje lansmanını bir sene evvel yaptık. İnşaatın temel atma işine haziran ayında başladık. Geçen bir senede yüzde 85 civarında satışımızı tamamladık. İnşaat çok ciddi bir seviyeye geldi. Neredeyse mobilya montajı aşamasına gelindi. 280 konut, 40 bin metrekare bir inşaat alanı var. Bu az bir sayı değil. Konutlarımızın ortalaması da az değil. 5+1 konutlarımız var. 56 konut villa gibi dubleks konutlar. Büyük bir proje. İyi bir satış başarısı elde ettik. Demek ki doğru lokasyon, doğru bir sunum yaptık. Beklentiyi doğru tespit ettik. Bu başarıyla beraber işi daha da hızlandırdık. Genelde kamuoyunda inşaatın hızı satışla bağlantılı olur. Aslında bu böyle değil. Çok satsanız da bazı şeyleri yapamayabilirsiniz. Bu bilgi, teknik ekip işidir. 22 ay kadar demiştik ama 17 aya tamamlıyoruz. Bu bayağı kısa bir süre. Konut işinin her tarafında incelik var. 1500’e yakın küvet, 600’e yakın banyo var mesela. Fırınına kadar takılı bir proje. A’dan Z’ye tamam olan bir proje. Biz planımızı, programımızı o kadar doğru düzgün biliyoruz ki biz bu yükün altına girebiliyoruz. Bitireceğimizi bilip, bunu erkenden söylemek ayrı bir şey. Biz Kasım’ı planladık ve bunu söylüyoruz. Bu risktir, kendine güvendir.  1500 konutun odalarına bir bakayım deseniz haftalarınızı alır. Bu ciddi bir planlama gerektiriyor.

 

Başarılı bir iş insanı olmanın püf noktaları nelerdir?

Başarılı iş adamı olmanın püf noktaları anlamında birçok şey sayılabilir. Bir kere çalışmadan bir şey olması mümkün değil. Çok çalışmak ilk şart. İkincisi de inanmaktır. İnanmazsanız bir şeyi olma şansı yok. Yenilikçilik de çok önemli. Çalışmalı ve yaptığınız işe inanmalısınız.

 

Genç girişimcilere ne gibi tavsiyeleriniz olur?

Gençler konusunda sıkıntım ve şikayetim var açıkçası. Türkiye’nin etik değerler, gençlerin yetişme konusu gibi iki büyük sıkıntısı var. Gençler emek vermeden para kazanılabileceğine 20 yaşına kadar inandırılıyor. Bu her yerde empoze ediliyor. Bu televizyonlarda ve diğer medya kuruluşlarında bunu görüyorsunuz. Fakat Batı’ya gittiğinizde, Japonya’ya gittiğinizde gerçekten çalışmanın para için olmadığı düşüncesi var. En zengin adamı çalışıyor. Hatta bazen işçiden düşük ücret veriyor. Bunun parayla ilgisi yok. O kişilerin hayata hazırlanması için bu lazım. Okullarda matematik öğretiyoruz, İngilizce öğretiyoruz.  Bence bunların önemi yok. Bizim gençlere bir takım etik değerleri vermemiz gerekiyor. Çalışmamaktan utanacak bir gençlik yaratmalıyız. Onunla ilgili bir eksik var.

SEMT KOCAELİ (2)

 

“ÇALIŞMADAN İYİ PARA KAZANAMAZSINIZ”

Burada gençlere tavsiye vermekten öte gençleri yetiştirenlere tavsiye verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Emek etmeden hiçbir şeye sahip olunamayacağını Türk insanına, Türk gencine aşılamak lazım. Avrupa’ya bakın fabrika müdürleri hafta sonları ek iş yapıyor, biz de bir fabrika müdürüne asla bir ek iş yaptıramazsınız. Fabrika müdürü gidiyor, seramik döşüyor. Çalışmak kutsal buralarda. Kimse emekli olmak istemiyor. Gençlere tavsiyem en erken yaşta bir şeyler yapmaya çalışsınlar. Televizyon dizileri, programları kolay paranın yöntemleri varmış gibi yansıtılıyor. Birçok genç buradan mesaj alıyor. Para kazanmak kolay değil. Bir iş insanı olacaksanız, sabırlı olacaksınız. Belirli bir yaşa kadar hayata tecrübe etmek için bakmalısınız. Hiç çalışmadan iyi bir pozisyonda iyi bir para kazanamazsınız.

 

Mert Pekdemir iş hayatının dışında özel hayatında neler yapar?

Evde hemen hemen hiç oturmam, gezmeyi seviyorum. Haftanın 6 günü çalışıyorum. Hiç oturmayan bir insanım. Satranç hobim var ama yıllardır çok vakit ayıramıyorum. Son dönemde biraz vakit ayırmaya başladım. Profesyonel seviyeye yakındım. Onunla ilgileniyorum. Zaten yoğun çalışıyorum. Çocuklara vakit ayırıyorum. Vaktim geniş olsa satrancı biraz daha ilerleteceğim. Hatta bir arkadaşımla konuştum satrançla ilgili bir sosyal sorumluluk projesi gibi bir şey yapabilir miyiz diye düşünüyoruz. Bir satranç okulu olabilir ya da farklı bir şey. Geçmişte turnuvada yendiğim insanlar Türkiye milli takımına girip 1 numaralı oyuncu falan oldular. İleri derecede oyuncuydum. İş hayatımda çok faydaları oldu. Satranç insanların kişisel gelişimine katkı veren bir oyun.

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Darıca Belediyesi mobesko Ford Yeşil Düş Vadisi Medicalpark Davetiyem
Ekcan YEDİ İKLİM ibrahimoğlu Beykar BasiskeleSanayi konak_dr