24 Eylül 2018 Pazartesi
Global
Galip Ataman

Galip Ataman

galipataman41@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

İbrahim Aracı’ya ‘özür ve teşekkür’

Galip Ataman

26 Mart 2018 tarihli yazısı

Kocaeli; 40 yıl önce sanayici Halil Bezmen tarafından getirilen, Derince’de Merkim depolarında saklanan BHC zehirlerini tartışıyor.

Çevre mühendisleri Odası ve kadrolu çevreciler kulaktan dolma bilgilerle eylemler ve açıklamalar yaptı.

“Felaket tellallığı” yapan gazeteciler BHC’ler ile ilgili gerçekleri yazmak yerine sansasyonel haberlerle kamuoyunu yanılttı.

BHC olayını kamuoyuna taşıyan gazeteci Uğur Dündar kendisine servis edilen yalan yanlış bilgileri araştırmadan köşesinden yazmaya devam etti.

Kocaeli Sanayi Odası yöneticileri BHC’leri bertaraf edecek çözüm aramak yerine kapalı kapılar arkasında kişisel kavgaları tercih etti.

Bir Allah’ın kulu çıkıp Kocaeli, Hatay ve Denizli’de fabrikaları bulunan, yüzlerce kişiye iş ve aş veren, Türkiye vergi şampiyonu olan, sosyal sorumluk alanında okullar ve hastaneler yapan İbrahim Aracı’nın kapısını çalmadı.

Ama bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan bu beyler kulaktan dolma dedikodularla İbrahim Aracı’yı “günah keçisi” ilan etti.

BHC’lerin depolarda tutulmasının, bertaraf edilmemesinin sorumlusu İbrahim Aracı imiş gibi gelen vurdu, giden vurdu.

Koruma Klor Alkali sahibi Aracı kardeşlerin BHC’lerin bertaraf edilmesi için yaptığı çalışmaları, harcadığı paraları görmedi.

BHC’lerin bertaraf edilmesi için Kocaelili Bakanlardan Osman Pepe’nin taşın altına elini koymadığını, Nihat Ergün ve Fikri Işık’ın bugün gelinen noktaya ilk harcı koyduklarını yazmadı.

Önceki Valiler Kemal Önal ve özellikle Ercan Topaca’nın özverili ve samimi çalışmalarını ıskaladı.

Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’nun siyaseten yapılan dedikodulara kulaklarını tıkayarak verdiği desteği önemsemedi.

Yıllardır yerel yönetimlerden sorumlu CHP’li başkanları ve iktidarları kimse sorgulamadı.

BHC’ler ile ilgili en doğru ve güncel bilgileri sadece “Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi” yazdı.

9 Mart 2018 tarihinde kamuoyuna ilk müjdeyi, “BHC’DEN 2019’DA KURTULACAĞIZ” manşeti ile verdi.

İBRAHİM-ARACI

 

ARACI’YA ÖZÜR BORCU

Derince Merkim depolarında 2019’da yurt dışına çıkarılmayı bekleyen 2 bin 300 ton BHC atığından kurtulmasına kurtulacağız da bu iş öyle kolay olmadı.

Kadrolu çevrecilerin, felaket tellallığı yapan gazetecilerin  “günah keçisi” ilan ettiği İbrahim Aracı olmasaydı, değil 2019, 2119’a kadar BHC’ler olduğu yerde kalacaktı.

İbrahim Aracı, BHC’lerin bertaraf edilmesi konusunda Kocaelili Bakanlar Nihat Ergün ve Fikri Işık’ın kapısını çalmasaydı, Çevre Bakanlığı yetkilileri ile görüşmesini sağlamasaydı bu konuyu daha çok konuşacak, tartışacaktık.

İbrahim Aracı, elini taşın altına koymasaydı Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı United Nations Development Programma (UNDP) yöneticilerinin Derince’deki BHC’lerden haberi bile olmayacaktı.

İbrahim Aracı, samimi davranmasaydı BM Küresel Çevre Fonu (GEF) finansman destek vermeyecek, BHC’lerin bertaraf çalışmalarına 2017 yılında başlanamayacaktı.

İbrahim Aracı, kendisinden önce getirilen, şirketlerine ait depolarda saklanmayan BHC’lerin bertaraf edilmesi için özveriyle çalışmasaydı 260 ton kontamine malzemeyi (Ambalaj, varil, beton vs.) ihalesini verdiği ton başına 400 Dolar teklifle İZAYDAŞ alamayacaktı.

İbrahim Aracı, BHC’lerin bertaraf edilmesine parasını, zamanını ayırmasaydı büyük trafo sahibi firmaların depolarında kontrolsüz duran ve insan sağlığı için zararlı yağlarından oluşan KOK (Kalıcı Organik Kirletici) türevlerini öğrenemeyecektik.

İbrahim Aracı, bugün Çevre Bakanlığının sahip çıktığı projeye öncülük etmeseydi Türkiye’nin yıllardır ödemesine rağmen kullanmadığı uluslararası fon BHC’leri bertaraf etmek için harcanacak yaklaşık 3 milyon Doların yüzde 80’ini ödemeyecekti.

SONUÇ; Kadrolu çevrecilerin, felaket tellallığına soyunan gazetecilerin, masa başında kendisine servis yapılan yalan haberleri köşesinde kullanan Uğur Dündar, milletvekili Tuncay Özkan başta olmak üzere CHP’liler “günah keçisi” ilan ettiği İbrahim Aracı’dan “ÖZÜR” dilemelidir.

Çevre Bakanlığını harekete geçirerek Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı UNDP yöneticileri ile buluşturarak Kocaeli’yi 40 yıldır depolarda bekleyen BHC zehrinden kurtaracağı için Çevre Bakanlığı ve çevreci kuruluşlar  “TEŞEKKÜR” ilan etmelidir.

BHC’leri bertaraf etmek için yaklaşık 3 milyon Doların BM Küresel Çevre Fonundan karşılanmasını sağladığı için Maliye Bakanlığı “MADALYA” ile ödüllendirmelidir.

BHC zehirlerin bertaraf edilmesi için her türlü çalışmayı yapan, PCB kimyasal içeren yağların kullanıldığı trafoların değiştirilmesini sağlayan İbrahim Arıcı’yı insan sağlığına ve çevreye duyarlılığı nedeniyle kutluyorum.

9MARY

********************

 

TRAFOLARIN BHC KADAR TEHLİKELİ

PCB YAĞLARIYLA İÇ İÇE YAŞIYORUZ

 

İnsan sağlığı ve çevrede zararlı etkilere yol açan kimyasal bileşik sadece BHC imiş gibi Koruma Klor Alkali sahibi İbrahim Aracı “günah keçisi” ilan edildi.

Üretimi ve kullanımı yasaklanan tek zararlı BHC imiş gibi PCB kimyasalı yağların kullanıldığı trafoların Türkiye’de üretiminin ve kullanımının yasaklandığı görmezden gelindi.

Genellikle güç ve dağıtım trafolarında kıvılcımı önlemek ve soğutmak amaçlı kullanılan Kalıcı Organik Kirleticilerin (KOK) küresel düzeyde çevre ve sağlık sorunu oluşturduğu unutuldu.

Merkim depolarında uluslararası proje ile kontrol altında tutulan BHC’lerin çevreye zarar verdiği eleştirilirken BHC ve DDT gibi Stockholm Sözleşmesi kapsamda olan Poliklorlu Bifenil (PCB) içeren trafo yağlarının yıllardır kontrolsüz depolarda bekletilmesine seyirci kalındı.

Çoğumuzun bilmediği ve farkında olmadığı trafo yağlarının bertaraf edilmesi için Çevre Bakanlığı Stockholm Sözleşmesi kapsamında yer alan yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla düğmeye bastı.

Küresel Çevre Fonundan (GEF) sağlanan proje desteği ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) kapsamında BM Küresel Çevre Fonundan (GEF) sağlanan finansman ile bertaraf etme kararı aldı.

Türkiye dahil 125 ülkede kullanımı ve üretimi yasaklanan PCB kimyasalı içeren trafo yağlarının envanterini çıkarmak için ekipler oluşturdu.

Hafta sonu Çevre Bakanlığınca görevlendirilen bağımsız uzmanlar KOK Projesi ara dönem değerlendirme kapsamında Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Ankara, Samsun, Hatay, Zonguldak, Karabük’te incelemelerde bulundu.

Yoğun trafo yağı kullanan ya da depolayan aralarında İzaydaş, Brisa-Bridgestone, Merkim’in de bulunduğu BEDAŞ, SEDAŞ, ERDEMİR, KARDEMİR, İSDEMİR, MKEK, ETİ BAKIR, Türk Telekom firmalarda raporlar tuttu.

TRAFO

 

BHC KADAR TEHLİKELİ

Türkiye ile birlikte 125 ülkede kullanımı ve üretimi yasaklanan, 2028 yılına kadar yenilenmesine izin verilen PCB kimyasal içeren trafo yağlarının BHC ve DDT kadar tehlikeli olduğu belirtiliyor.

Uzmanların verdiği bilgiye göre trafo yağında kimyasal bileşimler içeren PCB’ler doğrudan üretilebildiği gibi, PVC üretimi veya atık yakma gibi organik klor bileşikleri üretim proseslerinin yan ürünleri olarak da ortaya çıkabiliyor.

Bu maddeler uygun olmayan koşullarda yakıldığında tam yanma ürünleri oluşmadığından, günümüze değin insan ve çevre sağlığı için bilinen en toksik kimyasallar olan dioksin (PCDD) ve furanlar (PCDF) ortaya çıkmaktadır.

Bilinen en kararlı organik kimyasallar arasında yer alan PCB’ler klor içermeleri ve vücutta birikim yapmaları nedeni ile riskli kimyasal maddelerdir.

PCB ile kirlenmiş yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi, PCB’li ortamlarda bulunulması, koklanması, yutulması veya deriyle teması halinde olumsuzluklara neden olmaktadır.

KOK hava akımlarıyla besin zincirine girerek hayvan ve insan dokularında birikebilmekte, küresel düzeyde bir çevre ve sağlık sorunu oluşturmaktadırlar.

İZAYDAŞ

 

********************

 ANTİKKAPI MUTFAĞI KENTİN

“MARKASI” OLMAYI BAŞARDI

IMG-20180325-WA0005

Nüfus artışına paralel olarak demografik yapıda ki değişlik damak tadı, yemek kültürü ve alışkanlıklarını da etkiledi.

Özellikle gençler evde yemek yapmak yerine yol kenarlarındaki kafe ve lokantalarda egzoz dumanı soluyarak yemeyi tercih ediyor.

Beyaz yakalı çalışanlar öğlenleri esnaf lokantalarında karınlarını doyuruyor, hafta sonları kahvaltılarını dışarda yapıyor.

Öğrenciler ise obezite başta olmak üzere birçok hastalığa davetiye çıkaran lezzetli ama ucuz yiyecek satan pizzacılar önünde kuyruklar oluşturuyor.

Kullanılan yağların ve gıdaların kalitesini bilmeden yediğimiz yemekler yalnız bütçemizi değil sağlığımızı da olumsuz etkiliyor.

O nedenle tanımadığım, mutfağını görmediğim lokantalara mecbur kalmadıkça gitmem, yemek yemem.

Çoğunlukla da evde eşimin yaptığı yemekleri yemeye özen gösteririm.

ANTİKKAPI-1

 

HERŞEY KONTROL ALTINDA

Yemek konusunda seçici olduğumu, kaliteye önem verdiğimi bilen Antikkapı AŞ Genel Müdürü İslam Yücel’in, “Hocam, sana mutfağımızı göstermek istiyorum” teklifini geri çevirmedim.

Beni belediyenin terk ettiği yerlerden birine götüreceğini beklerken önce Seka Park içinde yeni oluşturduğu şirket binasında görev yapan işinin ehli, genç, güler yüzlü 53 beyaz yakalı çalışanla tanıştırdı.

Sonra 2017’de yıllık bir milyon 350 bin müşteriye yemek hizmeti, günlük 3 bin kişiye kuru pasta ve yemek üretiminin yapıldığı “Antikkapı Mutfağına” geçtik.

Farklı yerlerdeki mutfakları Bilim Merkezi altında 1200 metrekare alanda oluşturulan Antikkapı Üretim Mutfağına girerken ilk dikkatimi çeken “hijyen” oldu.

Başınıza bone takmadan, ayakkabılarınızı özel bantta, ellerinizi kapalı bölmelerde dezenfekte etmeden döner kapı açılmıyor ve mutfağa giremiyorsunuz.

3’ü gıda mühendisi, 2’si gıda teknikeri olmak üzere 227 personelin çalıştığı üretim mutfağı müdürlüğünü yapan gıda mühendisi Ahmet Hürüz karşıladı.

Ahçıbaşı Durali Akgül, yardımcıları Recep Arslan ve Engin Özdemir’in yaptıkları nefis yemeklerde kullandıkları malzemelerin bulunduğu bölümleri gezdik.

Piyasada kullanılan en kaliteli yağların kullanıldığı, Balıkesir yöresinde beslenen hayvanların etlerin bulunduğu, bakliyat ve diğer malzemelerin saklandığı bölümleri dolaşırken gördüklerime inanamadım.

Antikkapı lokantalarının yanında Antikkapı kafeler ile 2017 yılında 11 düğün salonunda yapılan bin 600 düğün organizasyonunda ikram edilen pasta ve tatlılar Antikkapı Üretim Mutfağında hazırlanıyor.

ANTİKKAPI-2

 

TEŞEKKÜRÜ HAK EDİYORLAR

Büyükşehir Belediye kuruluşu olması nedeniyle pek ihtimal vermediğim ve beklemediğim bir tablo ile karşılaşınca Sevgili İslam’ın “Hocam Antikkapı Üretim Mutfağı olarak iddialıyız” derken abartmadığına tanık oldum.

Dahası genel müdür İslam Yücel ve ekibinin Antikkapı Mutfağı ile “Kentin Markasını” oluşturduklarını gördüm.

Antikkapı AŞ’nin Büyükşehir Belediye kuruluşu ve genel müdür ile çalışanları belediyenin memuru olmasına rağmen yüzde 40 belediye yüzde 60 özel sektöre hizmet veriyor.

Kenttin en güvenilir markası olan Antikkapı Üretim Mutfağında koca koca kazanlar kaynamasına, fırınlar çalışmasına rağmen güçlü havalandırma sayesinde en ufak bir kokunun olmaması dikkatimi çekti.

Her şeyin gıda mühendislerinin kontrolündeki laboratuvarlarda kontrol altına alındığı Antikkapı Üretim Mutfağında pişen yemekleri gönül rahatlığıyla ve damak tadıyla yediren herkese teşekkür ediyorum.

Toplumun ahlak değerlerine saygılı, insan sağlığına ve çevreye duyarlı sorumluluk anlayışı ile en az maliyetle en kaliteli hizmet üreten Antikkapı AŞ Genel Müdürü İslam Yücel, müdürleri Ali Murat Salman, Selman Bayazıt, Ahmet Hürüz, Tuğba Büyükgöz, İbrahim Demirkan ve tüm çalışanları kutluyorum.

Tüm halkımıza, Antikkapı Üretim Mutfağında üretilen lezzetli ve kaliteli yemeklerle pastaları Antikkapı restorantlarda ve kafelerde yemeyi öneriyorum.

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ford Yeşil Düş Vadisi Medicalpark Beykar Davetiyem
Ekcan YEDİ İKLİM ibrahimoğlu bbs inşaat BasiskeleSanayi konak_dr