24 Eylül 2018 Pazartesi
Global
Galip Ataman

Galip Ataman

galipataman41@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

40 yıldır depolarda duran “BHC” 2019 sonunda gidecek

Galip Ataman

09 Mart 2018 tarihli yazısı

Bugün, zaman tünelinde 40 yıllık bir yolculuğa çıkarak Derince Merkim depolarında bertaraf edileceği günü bekleyen BHC gerçeğini yazmak istiyorum.

Bu yolculukta; BHC’leri Türkiye’ye getiren sanayici Halil Bezmen’e, açıklamalarıyla kafaları karıştıran çevre mühendisleri odası başkanı Sait Ağdacı’ya, bilgi kirliliğine neden olan “kadrolu çevrecilere”, hiçbir dönemde elini taşın altına koymayan Kocaeli Sanayi Odası yöneticilerine rastladım.

İş yapıyormuş gibi görünen Kocaeli Valilerinden aralarında bilinçsizce çalışma yaptıran Osman Pepe’nin de bulunduğu etkili, yetkili, sorumlu Çevre Bakanlarını tanıdım.

Uğur Dündar gibi BHC’leri yıllar önce gündeme getiren usta gazetecinin hala yıllar öncesi bilgileri temcit pilavı gibi tekrarlayarak kamuoyunu ve okurlarını yanıltan Sözcü Gazetesindeki yazılarını okudum.

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan, yaptığı kulaktan dolma bilgilerle bilgi kirliliğine neden olan “çevreci (!) gazetecilerin” haberlerini takip ettim.

Kafaların karıştığı bir dönemde BHC’lerin ambalaj, varil, beton (KOK) atıklarının ihalesini kazanan İZAYDAŞ genel müdürü Muhammed Saraç’ın gerçekleri paylaşarak kamuoyunu rahatlatacak açıklama yapmak yerine ısrarla susmasını yadırgadım.

Başka?

Hiçbir sorumluluğu olmadığı halde BHC atıklarının yıllardır depolarda saklanmasını sağlamasına, bertaraf edilmesi için elini taşın altına koyarak her türlü özveride bulunmasına, “günah keçisi” ilan edilmesine rağmen her türlü özveride bulunan Koruma Klor Alkali tesisleri sahibi İbrahim Aracı ile karşılaştım.

Torba ve variller içinde saklanan BHC atıklarının bertaraf edilmek üzere risk alıp 500 tonunun yurt dışına gönderilmesini sağlayan dönemin Kocaeli Valisi Ercan Topaca’nın övgüye değer çalışmalarına tanık oldum.

2007- 2011 yılları arası Çevre ve Orman Bakanlığı yapan Veysel Eroğlu’nun BHC’lerin yurt dışına götürülmesi ile ilgili gayretlerini, başarılarını gördüm.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (United Nations Development Programma UNDP) yönetiminde çalışan, işini en iyi şekilde yapmaya çalışan saygın bürokrat ve uzmanları tanıdım. 

 

40 YILDIR GÜNDEMDE

Türkiye’ye 40 yıl önce sanayici Halil Bezmen tarafından getirilen, 33 yıldır tartışılan BHC ile ilgili kimin ne yaptığını özetledikten sonra gelelim bugün ne yapıldığına.

Derince Merkim sahasındaki depolarda 3 bin ton iken 300 tonunun Almanya’ya bertaraf edilmek üzere gönderilmesinin ardından bugün torba ve varillerde saklanan yaklaşık 2 bin 700 ton BHC bertaraf edilmeyi bekliyor.

25 yılı Halil Bezmen, 15 yılı İbrahim Aracı dönemine ait olan BHC ‘yi 40 yıldır tartışıyoruz.

Ama son birkaç yıldır yapılan çalışmaları saymazsak 40 yılda bir arpa boyu yol alınmadı.

Yazılanlara, çizilenlere, anlatılanlara bakılırsa şimdiye kadar bölgede yalnız karada değil denizde de bir tek canlı kalmamalıydı.

Ne gariptir ki BHC’yi eleştirenlerin neredeyse tamamı CHP ya da arka bahçesi olan sivil toplum örgütleri olmasına rağmen bu kenti uzun yıllar CHP’li belediyeler yönetmesine rağmen bir Allah’ın kulu çıkıp da “Ey CHP’li Belediyeler neredesiniz?” demedi, diyemedi.

CHP’li belediye başkanları ile arkla bahçeleri sivil toplum örgütleri özeleştiri yapmadı.

Varsın, onlar derme çatma depolarda saklanan BHC’lerin çevreye zehir saçtığını, ölümlere neden olacağını, felaketlere yol açacağını iddia ederek 40 yıldır “felaket tellallığı” yapsın.

Varsın, Çevre Bakanlığının son birkaç yıldır çalışmalarını görmezden gelsin.

Varsın, BHC’i bertaraf etmek için yoğun çaba harcayan kişi ve kurumları sahiplenmek yerine kolaycılığı seçerek eleştirsin.

Varsın, son 25 yılda asrın felaketi deprem yaşanmasına, BHC depoları yakınındaki Shell ve Petrol Ofis tesislerinde yangın çıkmasına, denize 100 metre mesafede olmasına rağmen en küçük bir olumsuzluk yaşanmamasını görmesin.

Varsın, BHC’leri bertaraf etme konusunda tek etkili ve yetkili kurumun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olduğunu bilmeden yazsın çizsin.

Varsın, 2 bin 300 ton BHC atığını Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) yönetiminde hazırlanan program çerçevesinde Küresel Çevre Fonu (GEF)’ndan alınan finansman desteği ile bertaraf çalışmalarının 2017 yılında başlatıldığını bilmesin ya da bilmek istemesin.

ŞİMDİKİ

 

SON TARİH, 2019 SONU

Türkiye’de kullanımı yasaklanan, yıllardır Derince’de Merkim depolarında bekletilen BHC’ler ile ilgili çalışmaları ve en son gelişmeleri dinlediğim en yetkili ve etkili kişilerin anlattıklarına göz atalım.

Bu yazıyı özellikle son zamanlarda 11 uluslararası firma ile ihaleye girerek 265 ton BHC’yi ton başına 400 dolar teklifle kazanan İZAYDAŞ’ın bertaraf edeceğini yazan çevreci gazeteciler okusun.

Okusun ki, İZAYDAŞ’ın Kalıcı Organik Kirleticilere İlişkin Stockholm Sözleşmesine (KOK) göre BHC’yi değil kontamine malzemeleri (Ambalaj, varil, beton vs.) bertaraf edeceğini öğrensin.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı BHC’ler ile ilgili başka neler yapıyor, başlatılan süreç nasıl çalışıyor ona bakalım.

Bir: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı insan sağlığını ve çevreyi korumak amacıyla ulusal ve uluslararası mevzuatlara uygun olarak Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Küresel Çevre Fonu (GEF) desteği ile bertaraf işlemleri için 3 aşamalı bir proje dokümanı hazırlanarak 2015 yılında imzalandı.

İki: Ön hazırlık işlemlerini gerçekleştirecek personele, İş Sağlığı ve Güvenliği kuralları ve atıkların özellikleri, bertaraf için yeniden paketlenmesi ve taşınması çalışmaları esnasında kullanacakları kişisel koruyucu ekipmanlar, dikkat etmeleri gereken emniyet tedbirleri hakkında 2 gün teorik, 1 gün uygulama olmak üzere 3 günlük eğitim düzenlendi.

Üç: Sahadaki çalışmalar başlamadan önce operasyonel plan oluşturularak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kontrolünde 3 aşamalı çalışma başlatıldı.

Dört: Birinci aşamada, sahadaki atıkların miktarı, konsantrasyonu ve içeriğine yönelik tespit çalışmalarının ardından giriş kısmında bulunan 1-2-3 nolu depoların temizlenmesi ve içerisindeki toplam 265 ton KOK ve KOKlarla kirlenmiş atıkların 2018 yılı Haziran ayına kadar bertaraf edilecek.  

Beş: İkinci aşamada, bu atıkların çevreye duyarlı bir şekilde paketlenmesi ve taşınmasına uygun hale getirilen saha uluslar arası uzmanlara teslim edilecek.

Altı:  İki bin ton BHC’nin bertarafı için uluslararası onaylanmış malzemeler ve sistemler kullanılarak gerekli teknik şartnamelerin hazırlanmasının ardından Nisan-208’e kadar ihaleye çıkılacak, ihale işlemleri Ağustos sonunda tamamlanacak.

Yedi: Tüm bu işlemler transparan, şeffaf, objektif, hesap verebilirlik ortamlarda yapılırken ön onay için Newyork’tan uygunluk belgesi alınacak.

Sekiz: 1-2-3 nolu depoların KOK’lardan temizlenmesinden sonra 4-5-6 nolu depolardaki 2 bin ton BHC burada 2018 Eylül ve ekim aylarında 2 ya da 3 haftada paketlenerek mühürlü konteynır ve tırlara konacak hale getirilecek.

Dokuz: Üçüncü aşamada, bina ve duvarları çevreye duyarlı bir şekilde önce temizlenecek sonra yıkılacak. Çıkan malzemeler çevreye zarar vermeyecek şekilde korunacak.

On: 3 aşamalı çalışma öncesi operasyonel plana yönelik, çevresel ve sosyal etki değerlendirme raporu hazırlanırken bölgedeki Kipa AVM, okullar, özel sektör, yerel yönetimler, Çevre ve Şehircilik il müdürlüğü, Kocaeli Büyükşehir ve Derince Belediyesi, Gıda Tarım ve Hayvancılık il müdürlüğü temsilcileri bilgilendirildi.

On bir: BHC atıkların paketlenmesi halinde cihaz, uzman denetimine çalışacak personelin olumsuz etkilenmemesi için önlem alınacak.

On iki: BHC atıkların paketlenmesi sırasında yapılacak işlemler ulusal ve uluslararası ÇED  sürecine tabi olmamasına rağmen saha değerlendirmesi yapılarak ÇED raporu hazırlanmış.

On üç:  Uluslar arası bir proje olan BHC’lerin bertaraf edilmesi aşamasında her türlü harcama ve gerekli finansman uluslar arası fon tarafından karşılanacak

SONUÇ: 40 yıldır Derince Merkim tesislerinde bulunan yaklaşık 2 bin 700 ton BHC’den 2019 SONLARINDA KURULMUŞ olacağız.

2015 yılından buyana Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Küresel Çevre Fonu (GEF) desteği ile BHC’lerin bertarafı için  projeler hazırlayan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının saygın, işini bilen, özveri ile çalışan çevre mühendisleri ve uzmanlarını tebrik ediyorum.

BHC ile yazı yazarken gazeteciliğin olmazsa olmazı “masuniyet karinesi” kuralına uyup yetkileri arayarak ilk ağızlardan doğru bilgileri kamuoyu ile paylaşmak yerine bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan, yarattıkları bilgi kirliliği ile kamuoyunu yanıltanları kınıyorum.

Yıllardır belli çevrelerce bilinçli ve kasıtlı olarak “günah keçisi” ilan edilen Koruma Klor Alkali Tesisleri sahibi İbrahim Aracı’ya BHC’leri bertarafı konusunda gösterdiği hassasiyet nedeniyle teşekkür ediyorum.

 

*************

KARTEPE, 1990 YILINDA YAZDI

 

Derince Merkim depolarında bertaraf edileceği günü bekleyen BHC atıklarını ilk kez 1990 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında aralarında Sadun Çetin’in de bulunduğu arkadaşlarla çıkardığımız “KARTEPE DERGİSİ”nde yazmıştık.

40 yıllık zaman tünelinde geçmişe yolculuk yaparken arşivlerimden “KARTEPE DERGİSİ”ni buldum.

“Koruma Tarım’da Ölüm Depoları” başlığı ile verdiğimiz BHC haberi ile ölüm depolarının bulunduğu depoların sahibi sanayici Halil Bezmen ile yapılan röportajı okudum.

Habere imzasını koyan, genç yazda aramızdan ayrılan Sedat Şimşek’i rahmetle andım.

O yıllarda Kocaeli gündemini sarsan haberlere imza atan “KARTEPE DERGİSİ” çalışanları ile bir kez daha gurur duydum.

dergi

Bana o günleri tekrar yaşatan Koruma Klor Alkali sahibi İbrahim Aracı ile Çevre ve Şehircili Bakanlığı uzmanlarına da teşekkür ediyorum.

28 yıl önce çıkardığım dergide gündeme getirerek kamuoyunun ve yetkililerin dikkatini çektiğimiz bir konunun yine 28 yıl sonra sonucunun yine benim tarafımdan kaleme alınmasından duyduğum mutluluğu da paylaşmak istiyorum.

“KARTEPE DERGİSİ’ni keşke devam ettirebilseydik” diye hayıflandım.

Geliniz, 40 yıldır konuşulan, bir arpa boyu yol alınmayan, 2015’ten buyana oldukça önemli mesafe alınan BHC ile ilgili 28 yıl önce ne yazmışız, BHC’lerin sahibi Halil Bezmen ne demiş ona bakalım.

Kartepe Dergisi’nin kapak yaptığı “KORUMA TARIMDA ÖLÜM DEPOLARI” haberi sonrası işte Halil Bezmen’in söyledikleri; “Türkiye henüz bu konu ile ilgilenmedi. Siz bu işin önderlerisiniz. Önemli bir işlev yerine getiriyorsunuz. Fedakarca bir iş. Türkiye bu işi nasıl çözecek büyük soru. Türkiye’nin rolü çok büyük ama yalnız hükümet meselesi değil. Türk insanının bu tabiat meselesini çözmesi lazım. Çevre sorununu çözmesi lazım. Çevre ve sanayiyi birlikte düşünmesi gerek. Çevre kirliliğini önlemek için ben parayı bulurum. Devlet kendi pisliğini temizlesin. Parası yoksa Dünya Bankasından filan alsın.”

Halil Bezmen şimdi nerede, yaşıyor mu, bilmiyorum.

Ama 28 yıl önce söyledikleri bugün gerçek oluyor.

BHC-1

Ne demiş, “Çevre kirliliğini önlemek için ben parayı bulurum. Devlet kendi pisliğini temizlesin. Parası yoksa Dünya Bankasından filan alsın.”

Dergiyi okurken BHC’lerin o günlerde depoda nasıl bulunduğu ile bugün nasıl korunduğu dikkatimiçekti.

Bugün potansiyel tehlike görülen BHC’nin çevreyi kirletmemesi için Bezmen’im söylediği gibi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Küresel Çevre Fonu (GEF) devrede.

Keşke o yıllarda Halil Bezmen’in sesine kulak verilseydi de devletin ilgili kurumları devreye girmiş olsaydı.

 

***************** 

KEV TESİSİ SONUNDA YIKILDI 

“Kocaeli Eğitim Vakfı (KEV) arsası satılacak” dendi, satıldı.

“KEV tesisleri üzerindeki otel, düğün salonu, prefabrikeler yıkılacak” dendi, yıkıldı.

KEV arsası ve tesisleri yeni sahibi Büyükşehir Belediyesi Kent Konut’un ilk işi tesislerin sağlam olup olmadığını belirlemek üzere rapor hazırlatmak oldu.

Raporu hazırlayan uzmanların “Bina çürük, yıkılmalı” raporunun ardından binanın yıkımına günler önce başlandı ama durdurldu.

Dün yeniden yıkım işlemi ile otelin yarım kalan bölümü, prefabrikelerin tamamı yıkıldı. Sadece düğün salonu kaldı.

Bu arada herkes KEV arsasında yapılacak imar değişikliği sonrası yüksek katlı konutların yapılacağını beklerken Başkan İbrahim Karaosmanoğlu sürpriz ve herkesi şaşırtan kararı ile bölgede imar değişikliği yapılmayacak, yüksek katlı konutlar dikilmeyecek.

KEV arsası üzerinde bölge halkının ve gençliğin yararlanacağı gebçlik merkezi yapılacak.

KEV

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ford Yeşil Düş Vadisi Medicalpark Beykar Davetiyem
Ekcan YEDİ İKLİM ibrahimoğlu bbs inşaat BasiskeleSanayi konak_dr