21 Kasım 2018 Çarşamba
Yüksel Yılmaz

Yüksel Yılmaz

sijoyukselyilmaz@windowslive.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Kur’an’daki Adalet (1)

Yüksel Yılmaz

03 Mart 2018 tarihli yazısı

Adalet öyle bir neticedir ki hak ve batılın bir araya geldiği her yerde aranır. Adalet haklının haksızlıktan kurtulmasıdır; haksıza haddinin bildirilmesidir. Allah zulüm sözcüğünü “karanlık” (zulumâtin) anlamında da kullanmıştır; çünkü adalet aydınlığı da sembolize eder. Allah adaleti farz kılmıyor; çünkü farzlar zaruret halinde uygulanamayabilirler. Emrediyor; çünkü emir farzın da üzerinde bir hükümdür. “Allah adaletli olmayı emreder (ye’muru bil adli)” (1). Kur’an’da “adaletli” anlamında “adil” ve “muksit” sözcükleri geçmektedir. Adil zaten adalet sözcüğüyle aynı kökten türemiştir. Arapçada adalet “adala” kökünden gelir; hak gözetmeyi, adilliği ifade eder. “Kist” kökünün “if al” kalıbından türemiş olan muksit ise adaletle hükmetmeyi, adilliği ifade eder. “Kist” ve“iksat” kökünden pek çok kavram türemiştir. Kasd, kasıt, iktisa, iktisad gibi. Kasd “mutedil” yani ekonomide “ne eksik ne fazla” demektir; “itidalli” olmaktır. Bu sözcük Allah’ın iktisadlı olması olarak geçtiğinde elbette Allah adil olarak iktisad eder. Allah kendi hakkının hesabını sorarken kişiye ne hakkından fazlasını sorar ne de hakkından azını sorgusuz bırakır. Kulun kula olan hakkının ne fazlasını ister ne de azını. Mesela bir kimseye 5 lira borcun varsa bunu ne 4 lira olarak ne de 6 lira olarak sormaz.

 

Muamelat dünyasında işler sözlükte ya da ıstılahta olduğu gibi değildir. Maalesef adalet daha ziyade hapse sokmaz; çünkü adaletin bizzat kendisi kodese tıkılmıştır. Eşitsizliğin ayakları altında ezilir; esaretin avuçları arasında nefessiz kalarak özgürlüğü arar. Siz de hala sahabe Ömer’in 1500 yıl önceki adil kişiliğiyle övünür durursunuz. Çünkü o zamandan beri adaletiyle ön plana çıkan doğru dürüst biri pek çıkmamıştır. Bunun hesabı ise çok çetin sorulacaktır. Zira “salih imanlı” olma iddiasındakiler sayıca çokturlar ama “salih amelli” olanlar sayıca azdırlar. Peygamberi hesaba katmayanlar “adalet” denildiğinde Peygamberi unutup direkt sahabe Ömer’i hatırlarlar; oysaki önce Allah’ı ve sonra örneğimiz olan Allah Resulünü hatırlamalıdır.

 

Kimi sultan olmuş büyük fetihler yapmıştır ama kundaktaki kardeşini boğdurduğu için adalet nefessiz kalmıştır. Kimi meşayih olmuş nice kalpler fethetmiştir ama halkın değil servetin içinde yaşadığı için adalet bile onun ulvi(!) makamına yükselememiştir. Kimi devlet başkanı olmuş yalakaların gönüllerini sözüm ona fethetmiştir ama çıkarı söz konusu olduğunda kimseyi tanımadığı için adalet cinnet geçirip kendini kaybederek kendini tımarhanede bulmuştur. Adaletin hapishaneye ya da tımarhaneye tıkıldığı bir dünyada adil olmak yürek ister. İmtiyaz isteyen biri göz kırptığında “ne kaş göz işareti yapıyorsun? Gözünü oyarım senin” deme cesareti adalettir. Öyleyse “cesaret” tıpkı inanç gibi adaletin temelidir. (Biraz kaba olacak ama) ağzını sonuna kadar açarak kahkaha atan “zalimin” ağzına patlıcan sokarak gebertmek de adalettir. Adalet hakkı çiğneyenin kim olduğuna bakmadan karar vermektir. Haksız kardeşin bile olsa elinden tutarak zindana sokup üzerine kapıyı kilitlemek de adalettir. Adalet mazlum, mahsur ve mağdur bırakılanın hakkını geri aldığında tebessüm eden yüzüdür.

 

Haksızlık yapması durumunda cemaate “Ne yaparsınız?” diyen Halife Ömer’e, “Seni kılıcımızla doğrulturuz ya Ömer” demeleri cesarettir. Çünkü Halife Ömer, “Benim hakkımda böyle bir söz söylemeye nasıl cüret ediyorsun?” diye sorduğunda, “Evet, evet, bu sözleri senin hakkında söylüyorum” denmişti. Halife Ömer’in, “Allahû Teâlâ’ya çok şükür ki yanlış yola sapacak olursam ümmet-i Muhammed içinde beni kılıcıyla doğrultacak kimseler var!” (2) demesi adalettir. 1500 yıldır bunu devlet reisine diyen başka bir toplum ve toplumuna diyebilen başka bir lider duydunuz mu? Çünkü onu yetiştiren nehyedilen din değil, vahyedilen dindi. Ömer öldürüldüğünden beri bir daha doğmadı; ama katilleri çeşitli isim ve şekillerde doğmaya hep devam etti.

 

Bu yüzden adaleti yükseklerde aramayın. Onu halkın içinde ikili ilişkilerde bulma ihtimaliniz bile nadiren var. Adalet Ebu Hanife’nin zindanında işkenceyle öldü. “Adalet”in ölümü bir “adil”in ölümünden çok daha fecidir ve lütfen dikkat, size “adalet”in ölümünden söz ediyorum. Adili bir kişi öldürür ama adaleti toplum öldürür. “Her ümmetin bir resûlü vardır. Onlara resûlleri geldiği zaman onların aralarında adaletle (bi el kıstı) hükmolundu. Onlara zulmedilmez” (3) ayetinden bellidir ki peygamberler adaletin yeryüzünde taşıyıcısıdırlar. Peygamberler delilli ve ölçülü hareket ederler, çünkü ayet “…beyyinelerle…” gönderildiklerini buyurur. Çünkü “Ve onlar ile beraber kitabı ve mizanı indirdik ki insanlar arasında adaletle (bi el kısti) hükmetsinler diye...” (4) buyrulmuştur. Gerek adaletin en büyük örneği olan sevgili Peygamberimiz ve gerkese onu en iyi şekilde örnek alanlardan sahabe Ömer hep birlikte Kur’an’dan terbiye almışlardı. “Ey imanlılar, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaletli davranın (ta’dilû)…” diyen bir ölçüyle yetişmişlerdi. Ayet şöyle devam ediyor: “…(Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp hevanıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır” (5). Davut peygambere de adil olduğu için danışıyorlardı; “…aramızda sen hak ile (bi el hakkı) hükmet. Aşırı gitme (lâ tuştıt)! Bizi orta yola (ilâ sevâi es sırâtı) ulaştır” (6). Yani “doğru neyse onu söyle” demek istiyor…

 

Bireysel olarak, “…adalet ile (beyne-hum bi el kısti) hükmet. Muhakkak ki Allah âdil (el muksıtîne) olanları sever” (7) buyruluyor. Ancak adaletli davranma sadece bireysel değil ümmet olarak da üzerimizdeki bir vecibedir. Zira “Ve yarattıklarımızdan bir ümmet vardır ki, Hakka ulaştırırlar ve onunla adaletli davranırlar (ya’dilûne) (8) buyruluyor. Bizi böyle tanımlıyor. “Ey imanlılar! Allah için hakkı ayakta tutun (kavvâmîn)! Adaletli (bi el kıstı) şâhidler olun! Ve bir topluluğa karşı duyduğunuz kin, sizi adaletsiz olmaya (alâ ellâ ta’dilû) saptırmasın. Adil davranın (ı’dilû)! O takvaya en yakın olandır. Allah’a karşı takva sahibi olun. Muhakkak ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır” (9). Adaletle ilgili ayetlerin sonunda “haberdar” olduğunu hatırlatması dikkate şayandır. Demeye geliyor ki: “Haksızlık yapıyorsunuz ama bunlardan bir bir haberim oluyor...”

 

Kur’an’ın, “Emrolunduğun gibi doğru bir istikamet tuttur” ölçüsü ne muhteşemdir. Yine muhteşem devam ediyor: “Onların hevalarına uyma. Ve de ki: Allah'ın indirdiği her kitaba inandım. Aranızda adaletli olmakla (li a'dile) emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bizim, sizin amelleriniz sizindir. Bizimle aranızda deliller getirerek tartışma yoktur. Allah bizi bir araya getirip toplayacaktır. Dönüş Onadır” (10). Başka bir ayette de benzer bir emir vardır: “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberinde tevbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz O yaptıklarınızı hakkıyla görür” (11). Allah, peygamberden adaleti emrettiğini tebliğ etmesini ve her secde yerinde yüzlerin Allah’a doğrultulmasını istiyor; dikkat “Dini Allah’a has kılarak Ona ibadet edin” buyurduktan sonra başlangıçta yarattığı gibi yine Ona döneceğimizi hatırlatıyor (12). Allah adaleti, ihsanı ve akrabalara vermeyi emrederken fuhuştan, münkerden ve azgınlıktan nehyediyor ki tezekkür edelim (13).

 

KAYNAKLAR: 1. (Nahl, 90). 2. (Ahmed Nedvi, “Asr-ı Saadet”, Ter. Ali Genceli, c.1, s. 257, İst. 1967). 3. (Yunus, 47). 4. (Hadid, 25). 5. (Nisa, 135). 6. (Sad, 22). 7. (Maide, 42). 8. (A’raf, 181). 9. (Maide, 8). 10. (Şura, 15). 11. (Hud, 112). 12. (A’raf, 29). 13. (Nahl, 90).

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
mobesko okşin beçet çolak Ford Medicalpark Yuvacık su Beykar Davetiyem BasiskeleSanayi
Ekcan YEDİ İKLİM murat yıldız aday adayı konak_dr Gürpınar su ibrahimoğlu