16 Ekim 2018 Salı
Melek Engin Aktemur

Melek Engin Aktemur

aktemurmelek@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Yalnızlar bakanlığı

Melek Engin Aktemur

18 Şubat 2018 tarihli yazısı

21. yüzyılın önemli sorunlarından biri de şüphesiz yalnızlıktır. Sanayileşmenin getirdiği olumsuzluklardan biri
olan yalnızlık tüm dünyada hızla artıyor. Yalnızlıktan en fazla etkilenenler ise yaşlı ve kimsesizler.
Ailenin küçülmesi ile yalnızların sayısı gün geçtikçe artmaya devam ediyor. 2015’e ait istatistiki bilgiler
şöyle;

Yaşlı nüfusun %56.2’si kadın, dünya nüfusunun %8.5’i yaşlı. Tek kişilik hanelerin %45.8’ini yine yaşlılar
oluşturuyor. En çok yaşlı oranına sahip ilk üç ülke sırasıyla şöyle;
%30.4 ile Monaco %26.6 ile Japonya ve %21.5 ile Almanya. Türkiye ise 167 ülke arasında 66. sırada yer
olmaktadır. Türkiye’de 100 yaş ve üzerinde 5293 kişi var. Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il Sinop,
eşi ölmüş yaşlı erkeklerin oranı %12.9 iken, yaşlı kadınların oranı %50.5.
Yalnızlık konusunda yazmaya karar verdiğimde radyodan dinlediğim bir programda tam da bu konu
konuşuluyordu. Dahası İngiltere’de yalnızlıktan sorumlu bir bakanlığın kurulduğu belirtiliyordu. Haberin
içeriği ise şöyle;
İngiltere’de başkanlık ofisinden yapılan açıklamada yalnızlıktan sorumlu bir bakanlığın kurulduğu açıklandı
Başbakan Therasa May konuyla ilgili yaptığı açıklamada ‘’Jo Cox’’un ülkedeki yalnızlığın ne seviyede
olduğunu anlamış kendini bu konudan muzdarip olanlara yardım etmeye adamış biri olduğunun altını
çizerek, yeni bakanlığın Cox’un mirasına sahip çıkarak bu konuda çalışan sivil toplum kuruluşlarıyla beraber
çalışacağını dile getirdi.
Göreve atanan bakan ise meseleye sahip çıkmak ve İngiltere’de yalnızlıktan ötürü acı çeken milyonlarca
insana yardım etmek için elimizden geleni yapacağız dedi.
İnsan yaşlandıkça bedeninden çok şey kaybeder, gücünün azalıp sahip olduğu imkanlar elinden çıktıkça da
kendini güçsüz görmeye başlar. Hiçliğini ve dünyanın faniliğini anlayarak, kendini kimsesiz yalnız hisseder.
Şehir hayatına uyum sağlayamamak da yalnızlığın sebeplerinden biridir. Sanayileşme sonrası büyük
şehirlere göçle birlikte birçok problem meydana gelmiş olup bunlardan birisi de yalnızlıktır.
Evlerin mimari şekli, akraba ve komşulardan uzaklaşma, çalışma saatlerinin sosyal ilişkileri kısıtlaması,
geçim sıkıntısı, lüks hayat yaşama arayışı, milli ve manevi değerlerin etkisini kaybetmesi gibi hususlar farklı
bir yaşam tarzı doğurmuştur. Bu yaşam tarzının en önemli sonuçlarından birisi yalnızlıktır.
Gençlerin şehir merkezlerine göç etmesi ile köyde kalan yaşlılar, ciddi anlamda yalnızlık girdabına girdiler.
Bugün köylerdeki yaşlıların en önemli sorunu, evlatlarından ayrı ve uzakta yaşamalarıdır. Genellikle kırsalda
yaşayan bu yaşlılar, ekonomik anlamda çocuklarına muhtaç ve bağımlıdır. Sonuçta bu zorunlu ayrılık
yanında farklılaşan değerler sistemine bağlı olarak, genç neslin geleneksel aile sorumluluklarına
uymamaları kuşak çatışmasına yol açmıştır. Buna bağlı olarak gençler ailelerinden ayrı, tercihen uzak
yaşamak istemeleri gerçeğiyle yüz yüze gelinmiştir.
Diğer yandan hızlı bir dönüşüm süreci yaşayan kentlerde kadınlarda çalışmakta, akraba ve komşuluk
ilişkileri zayıflamaktadır. Özellikle büyük şehirlerdeki yaşlılar yalnızlıkla, yoksulluk, sağlıklı beslenme, konut,
bakalım gibi sorunlarla mücadele etmek zorunda kalmaktadır.
Aktif hayatın sona ermesi anlamına gelen emeklilik süresi ise, aile bireyinin sosyal hayattan uzaklaşması
sorununu beraberinde getirmektedir. Günümüzde emeklilik, eşin ölümü, çocukların evden ayrılması, sağlık
sorunları nedeniyle çoğu kimse yalnızlık ve sosyal izolasyon sorunuyla karşı karşıya kalmaktadır.
Buraya kadar anlattığımız ve çağın en büyük problemlerinden biri olan yalnızlığın giderilmesinde gereğine
uygun kurulan aile hayatı önemli bir yere sahiptir. Yalnızlığın sebeplerinden bir kısmı aile içinde
halledilebilir. Şehir hayatının getirdiği olumsuzluklar, aile sıcaklığında giderilebilir. Yaşlı, emekli, çocuk ve
engelli bireyler ancak ve ancak ailenin sevgi saygı ile birbirine kenetlenmeleriyle yalnızlıktan kurtulurlar.
Gençlerin başıboş yaşam tarzı, aile değerleriyle normal sınırlarda tutulabilir.

Evet, ailede fertler birbirine karşı samimi, sevecen ve güvenilir olmalıdır. Eşler, kardeşler, nine-dede her
türlü probleminizi paylaşabileceğiniz, dertleşip sohbet edebileceğiniz kısacası yalnızlığınızı giderebileceğiniz
en samimi kişilerdir. Bunların dışında o seviyede başka dost bulmak zordur.
Hal böyle iken fertlerin çocukluktan itibaren yaşlanmaya hazırlık yapması gerekiyor. Yaşanan çevrede
yaşlılığa değer verilir sevgi ve saygı gösterilirse büyümekte olan çocuk, yaşlanmayı olumlu bir durum olarak
algılayacak ve ileriki yaşamında yaşlılara saygı ve sevgi gösterecektir. Toplumun yaşlılara verdiği önem
duyduğu saygı çok önemlidir. Bir kenara atılıp son kullanma tarihini bekleyen yaşlıların, toplumla
bütünleşmesi imkansızdır.
Kendini yalnız ve muhtaç hisseden yaşlılar ya huzurevine ya da evinden yurdundan ayrılarak evlatları
arasında nöbetleşe bakılmaktadır. Bir yaşlı için evi köyü ve mahallesi çok önemlidir. Onlar hatıralarıyla
yaşamak isterler. Günümüz şartları büyük aile geleneğini, çekirdek aileye dönüştürdüğü için, ev mimarisi de
değişerek ana babaya ayrılacak bir oda bulunmamaktadır. Hal böyle olunca iki tarafta huzursuzluk
yaşamakta, yaşlı birey kendini istenmeyen, evlatlarına yük olan biri olarak görmesine neden olmaktadır

Bu

durum her iki taraf için mutsuzluk ve huzursuzluk yaratmaktadır.
Oysa bir zamanlar aileler beraber yaşar kimse kimseye yük olarak görülmezdi çocuklar dedenin ninelerinin
hikmet dolu nasihat ve masallarıyla büyürdü. Yaşlılar ise torun sevgisini doyasıya yaşayarak mutlu olur,
yakınları ve komşularından daima saygı ve hürmet gören yaşlılar kendilerini asla yalnız ve mutsuz
hissetmez, aksine yaşam tecrübesi ile yol gösterici bir misyon üstlenirlerdi.
Peki iyide, bu anlattıklarımın artık geride kaldığını ben de biliyor ve gerçekten üzülüyorum. Konuyla ilgili
olarak ümitsiz de değilim. Yalnız ve kimsesizler için neler yapılabilir? sorusunun cevabını ise, ayrı bir
yazımda irdelemek isterim. .

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Darıca Belediyesi mobesko Ford Yeşil Düş Vadisi Medicalpark Davetiyem
Ekcan YEDİ İKLİM ibrahimoğlu Beykar BasiskeleSanayi konak_dr