21 Kasım 2018 Çarşamba
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

İl başkanı sokağa böyle inemez

Ozan Özgenç

13 Şubat 2018 tarihli yazısı

Geçen hafta birer gün arayla, önce İYİ Parti İl Başkanı Serdar Kaman’ı, ardından CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay’ı ağırladık.

Kaman’la ilk bu ziyarette tanıştık.

Kendisine de ifade ettiğim gibi, yeni kurulan bir partinin il başkanı olarak bu zamana kadar kent basınının bütünüyle iletişime geçmemiş olmasını yadırgamıştım.

Basında belli bir grupla temasta olup, birilerini kayırıp diğerlerini ayırırsanız, belli bir siyasi grubun haberlerini yapan, diğerlerini görmezden gelen gazeteleri eleştiremezsiniz.

Maalesef bu söylediklerim siyaset dünyasında da, basın dünyasında da artık bir vakadır.

Taraflar belirgin, kısımlar ayrılmış, temaslar zayıflamış.

Ben de Serdar Kaman’la yaptığımız telefon görüşmesinde kendisine bu eleştirimi yineledim.

O da hemen ertesi gün bizi ziyaret etmek istediğini söyledi.

Dediği gibi yan yana geldik.

O görüşmeyle ilgili tüm detayları dünkü gazetemizde söyleşi halinde yayınlamıştım.

Merak edenler internet sayfamızdan bu çok özel röportajı okuyabilir.

Şimdi biraz da yazılmayanları, gözlemlerimi ifade etmek istiyorum.

Meselâ, Kaman hakkındaki en büyük eleştirilerden biri, “Sokağa inmiyor” eleştirisidir. “Kendisini hala daha çok doktor olarak görüyor” diyorlar. Bunu sordum.

(Hoş bu “sokağa inme” deyimi de, bir yandan kendi içinde kibir, elitizm içerse de kalıplaşmış olduğundan öyle kullanalım biz de.)

Kaman, söylenenin aksine Tavşantepe’deki kahvehaneden tutun da, kentin her yerinde sokakta, vatandaşla bir arada olduğunu söyledi.

Fakat Kaman’ın bu sokağa inme işiyle ilgili ben de bir olaya şahit oldum ki, buna sonra geleceğim...

Buna gelmeden önce, aslında daha il ve ilçe teşkilatları kurulmadan, ilk il başkanı da istifa etmiş bir partinin başına geçmenin öyle kolay bir karar olmadığını söylemek lazım.

Bu yüzden, teşkilatlanma sürecinde Kaman’ın dışarıdan çok içeriye yönelmesini normal karşılıyorum.

Tabi ki henüz iki aylık sürede enerjinin büyük kısmı, il, ilçe teşkilatlanmasına gidecekti.

Üstelik arada bir de Genel Başkan Meral Akşener’i ağırladılar.

Haftasonu da ilçe kongrelerini tamamladılar.

Bu açıdan bakıldığında ben Kaman’a yapılan sokağa inmiyor eleştirilerini de haksızlık olarak görüyorum.

kaman

 

KORAY AYDIN’A HAYIR, AKŞENER’E EVET

Bu arada, Kaman’ın söyledikleri arasında dikkatimi çeken önemli bir detay da, partinin teşkilatlanmadan sorumlu genel başkan yardımcısı Koray Aydın’ın yaptığı il başkanlığı teklifini değil, Genel Başkan Meral Akşener’in teklifini değerlendirmesi.

Her ne kadar “Aydın’ın teklifi de önemsiz değildi” dese de, Akşener için başkan olduğunu deklare ediyor Kaman.

Kocaeli teşkilatının başındaki ismin, partinin tüm teşkilatlanmasından sorumlu ismin teklifini kabul etmediğini deklare etmesi de hayli ilginç. 

Buradaki mesajın, kimlere yönelik olduğunu anlamak da çok güç değil.

Partinin il başkanı olarak, parti içi dengelerin bir sac ayağı olmak istemesi çok normal.

Bununla birlikte Kaman’la yaptığımız görüşmede, Genel Başkan Meral Akşener’in ağırlandığı il binası açılış programını, CHP’nin Kemal Kılıçdaroğlu’nu ağırladığı il binası açılış programıyla kıyaslamasını manidar bulduğumu söylemeliyim.

Belki, programların aynı içerikte olması, iki programı kıyaslamayı normalleştirebilir ancak ben özellikle bir sebepten ötürü asla böyle bir kıyasa girmezdim.

Eğer iktidara yürümek için kurulmuş yeni bir siyasi partiysem, ben kendimi sadece iktidarla kıyaslarım.

O yüzden, genel başkan programını iki ay önceki CHP il binası açılışıyla değil, bir hafta önceki AK Parti İl Gençlik Kolları Kongresi’ne katılan, Recep Tayyip Erdoğan programıyla kıyaslarım.

Çünkü kaybedeceğinizi bilseniz de, henüz zamanı değilse de zirveyi hedef alacaksınız.

Muhalefet vizyonu kimseyi iktidara taşımaz diye düşünüyorum.

 

SOKAĞA BİRLİKTE İNDİK

Sonraya bıraktığım, Kaman’ın sokağa inişi konusuna gelirsek...

Kaman’ın ilk ziyareti de olduğu için, görüşmenin ardından nezaketen kendisine binanın çıkışına kadar eşlik ettim.

Birinci kattaki gazeteden, sokağa indik.

Başkanla ayrıldıktan sonra, hemen altımızdaki çay ocağından İYİ bildiğim bir vatandaş, “Başkanım buyrun bir çayımızı için” diye seslendi.

Ama Tavşantepe’deki kahvehanede vatandaşla çay içen başkanın, o anda hasta randevusu varmış...

Sayın Kaman da bana alınmasın ama bunu bir ayıbı ortaya koymak için değil, bir hatayı vurgulamak, siyaset tarzını eleştirmek, belki düzeltilmesine yardımcı olmak için yazıyorum.

Bizi aynı binada ziyarete gelen onlarca il başkanı, milletvekili, belediye başkanı gördüm ama bizi ziyaret edip de o çay ocağına uğramadan gideni ilk kez görüyorum.

Kimse kusura bakmasın.

Önünden geçtiğin çay ocağından gelen davete icabet etmeden, sokağa inemezsiniz.

Tüm eleştirilere, hatta bazı haklı gerekçelere rağmen AK Parti’yi yine de diğer partilerden ayıran en önemli unsur da budur.

On gün önce AK Parti İl Başkanı o çay ocağında vatandaşla sohbet ederken, iki gün önce AK Parti gençlik kolları 17 kişiyle aynı çay ocağını tabiri caizse “kahkahayla basarken”, iki ay önce İzmit Belediye Başkanı aynı çay ocağındaki tavla partisini neşeyle izlerken, onların işleri yok muydu acaba?

Ve başkanı çaya davet eden o İYİ bildiğim vatandaşın, şimdi ne kadar İYİ olduğunu siz düşünün artık.

-------------------------------------

Sayı saymasını bilmiyor

Serdar Kaman’ın ardından il yönetimiyle birlikte gazetemize ziyarete gelen CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay’a sordum:

“Serdar Bey diyor ki, CHP il binası açılışına 243 kişi getirdi. Biz ise 5 bin kişi getirdik.” Ne diyorsunuz?

Polemiğe girmek istemediğini söyleyen Sarıbay’ın yanıtı kısa ve öz oldu:

“Kaman belli ki sayı saymasını bilmiyor. Tek tek mi saymış, nasıl saymış? Serdar Bey’in siyasetin kitabını daha çok okuması gerekiyor...”

Ben de Sarıbay gibi polemiğe girmek istemiyorum ama olay kendiliğinden oraya gidiyor gibi sanki biraz...

-------------------------------------

Bozgunculuk yapmayın

Geçtiğimiz günlerde Afrin Zeytin Dalı operasyonunda verdiğimiz 9 şehit, ardından Hakkari’den gelen 2 şehit haberi içimizi yaktı...

Kendinizi şehit annesi, babası, eşi yerine koyduğunuzda, o gün içtiğiniz çaydan, yediğiniz yemekten utanıyorsunuz.

Haftasonu Eskişehir’den Kocaeli’ye dönerken de, bir şehidimizin cenazesine rastladım.

Cenazeye katılamadım ama durup bir Fatiha okuyabildim.

Bütün şehitlerimizin ruhu için Allah’a dua ettim.

Allah tüm Mehmetçiklerimizi korusun.

Tüm şehitlerimizi cennetiyle muamele eylesin.

Celal Şengör’ün dediği gibi; Kimse savaş istemez. Savaş yokken, savaşa karşı olmak normal olandır. Fakat savaş artık başladı. Bu savaşı da biz başlatmadık. Savaş başladıktan sonra savaş karşıtı olmak, bozgunculuktur. Orada canını ortaya koyan kahramanların moralini bozmaktan başka işe yaramaz. Bozgunculuk yapmayın...

 


 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
mobesko okşin beçet çolak Ford Medicalpark Yuvacık su Beykar Davetiyem BasiskeleSanayi
Ekcan YEDİ İKLİM murat yıldız aday adayı konak_dr Gürpınar su ibrahimoğlu