19 Şubat 2018 Pazartesi
Galip Ataman

Galip Ataman

galipataman41@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Cumhurbaşkanı’nın 2019 yol arkadaşları

Galip Ataman

29 Ocak 2018 tarihli yazısı

Günlerdir, AK Parti’nin “kesintisiz tek başına 16 yıl iktidar” oluş öyküsünü yazıyorum.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın askeri ve siyasi darbe girişimlerini “yol kazası” yaşamadan atlatılmasını sağlayan “siyaset mühendisliği” zekasını paylaşıyorum.

AK Partili gençlerin yarattıkları farkındalıklardan, lidere bağlılıklarından, bitmeyen performanslarından bahsediyorum.

Recep Tayyip Erdoğan’ın 17 yıllık AK Parti’si ile Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu 95 yıllık CHP’nin siyaset anlayışını kıyaslıyorum.

Genelde ve yerelde yapılan tüm seçimleri kaybeden, “kadrolu” ana muhalefet partisi unvanını kimseye kaptırmayan, iktidar olmak gibi bir çabası olmayan CHP kadrolarını eleştiriyorum. 

AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan İzmit’e AK Parti Gençlik Kolları Kongresine katılırken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bırakın gençlik kollarını il başkanlığı kongresine bile katılmadığına dikkat çekiyorum.

AK Parti Genel Başkanı Erdoğan Kocaelililerden, “yüzde 57’nin üzerinde oy ve 13-0’lık skor” beklerken CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun hiçbir yerde  Kocaeli’nde seçim kazanacaklarını söylemeyerek “havlu attığını” anlatıyorum.

Cumartesi günü yapılan Gençlik Kolları 5. Olağan Kongresi öncesi ve sonrası yaşananlar yazdıklarımda yanılmadığımı gösterdi.

cb

 

GÜVENDİĞİ YOL ARKADAŞLARI

Gelelim, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kocaeli’nden söylediklerine, verdiği mesajlara. Sayın Cumhurbaşkanı salonda, meydanlarda, İbrahim Karaosmanoğlu’nun evinde söylemek istediklerini açık açık söylemedi ama fotoğraf karesine girenlere, dirsek temasında olanlara, göz göze gelmeye çalıştığı isimlere, aynı ortamı paylaştığı siyasilere baktığımızda Sayın Cumhurbaşkanının vermek istediği, benim okuduğum mesajlar;

Bir: Genel merkez gençlik kolları genel başkanı Melih Ecertaş’ı yanından hiç ayırmazken Ankara ve İstanbul’dan sonra üçüncü ve sonuncu il seçtiği Kocaeli’nde Gençlik Kolları Kongresine katılarak hayran kaldığı, takdir ettiği, övgü ile bahsettiği, onurlandırdığı Kocaelili gençlere “Gittiğim her yerde, katıldığım her toplantıda beni yalnız bırakmayan, salonlarda ve meydanlarda Kocaeli farkını gösteren ve bana maşallah Kocaeli dedirten gençlere güveniyorum.”

İki; Cumartesi günü öğle sonu mesaisinde soluklanarak, dinlenerek, çok sevdiği karalahana, mısır ekmeği ve yoğurt yiyerek yaklaşık 5 saat kaldığı Kocaeli’nde soğuğa rağmen tempo tutarak, slogan atarak kendisini yalnız bırakmayan Kocaelililere, “Sizin bu heyecanınınız, bu bağlılığınız, bu inancınız, bu performansınız olduğu sürece evvel Allah 2019 da giderken her engeli zorlanmadan geçeriz”.

Üç; Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’nun evine giderek, sofrasına oturarak, yakınları ve akrabaları ile özlem giderip fotoğraf çektirerek “Dostluğumuz, kardeşliğimiz, beraberliğimiz devam ediyor”.

Dört; Bir süredir ve özellikle son günlerde “Cumhurbaşkanı Erdoğan Başkan Karaosmanoğlu’nu gözden çıkardı” türü iddialara “İbrahim abi en güvendiğim, inandığım, saygı duyduğum, başarılı bulduğum yol ve dava arkadaşımdır. Dedikodularla yalan yanlış iftiralarla kimse aramıza giremez,  siyasette birlikteliğimize zarar veremez”.

Beş; Başbakan yardımcısı Fikri Işık’ı bir an olsun yanından ayırmayarak “Fikri beyin bendeki kredisi fazladır ve devamlıdır. Dün ve bugün olduğu gibi yarın da Fikri beyle daha çok ‘Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda’ şarkısını birlikte söyleyeceğiz”.

Altı; İki gün önce il başkanlığı vizesini alarak 17 Şubat’ta tekrar koltuğuna oturmaya hazırlanan Şemsettin Ceyhan’ı yanından hiç ayırmayarak, “Şemsettin kardeşim Kocaeli’ndeki benim temsilcimdir. 11 milletvekilinin 7u’sinin alınmasında, 13 belediye başkanlığının tamamının kazanılmasında katkısı büyüktür. Kendisine güvenim tamdır. 2019’a Kocaeli’nde birlikte yürüyeceğiz”.

Yedi; Son günlerde “MİA ve real arazisi” üzerinden sun’i gündem oluşturan AK parti milletvekili Mehmet Akif Yılmaz’a, “Bizim partimizin en belirgin özelliği birlik ve beraberliktir. Sorunları yetkili kurullar ve organlar ile görüşmek yerine CHP’lilerin ve gezicilerin yaptığı gibi sosyal medya üzerinden tartışmaya açmak parti kültürümüzde yoktur. Parti kültürüne ve disiplinine uymayanlar 2019’a giderken bize zarar verir. Sürüden ayrılanı kurt kapar”.

Sekiz; Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan Başkan İbrahim Karaosmanoğlu’nun oğlu İsmail Karaosmanoğlu’nu Kocaeli’nde kaldığı sürece yanından hiç ayırmayarak, “Karaosmanoğlu ailesine güvenim tamdır”.

cumhurbaşkanı

Dokuz; CHP’liler başta olmak üzere AK Parti karşıtlarına, “Biz genel başkanı, başbakan yardımcısı, milletvekilleri, il ve ilçe, kadın ve gençlik kolları, AK Parti gönüllüleri ile buradayız. Siz neredesiniz?”.

On; AK Parti’nin 16 yıl aralıksız tek başına iktidar olduğunu, siyasi gücünü kabul etmeyenlere, “Kocaeli’nden Türkiye ve dünyaya seslenirken birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi gösterdik. Kandan beslenenlere, gözyaşı dökenlerin acıları üzerinden siyaset yapanlara yurtta ve dünyada barış sloganları ile cevap verdik”.

On bir; Cumhurbaşkanı Erdoğan gençlik kongresine katılarak

------------------------------------ 

MİA’DA ARSASI OLAN

SADECE HALDIZ MI? 

Kocaeli’nin onlarca sorunu ve hayata geçirilen projeleri varken son günlerde gündemin ilk sırasına; “real” üzerinden iş adamı Macit Haldız oturtuldu.

Körfez ve Sanayi Mahalleleri içinde bulunan 465 hektarlık alanı kapsayan Merkezi İş Alanı (MİA) projesinin neden yıllardır geciktirildiğini tartışmıyoruz.

Büyükşehir Belediyesi’nin prestij projesi, İzmit’in cazibe alanı MİA projesi içinde arsası olan iş adamları ve esnafın mağduriyetine neden olanları sorgulamıyoruz.

Haldız’ın da ortak olduğu Not gayrimenkul Yatırım İnşaat Turizm Danışmanlık San ve Tic. Ltd. Şti’nin 35 bin 89 metrekare arsasını konuşuyoruz.

Ağzı olan konuşuyor, bilgisayarın başına geçen klavye tuşlarına dokunarak yazıyor.

Real arsası üzerinden Haldız’ı eleştirenler, sahiplenenler, bu arada siyaset yaptığını sananlar ne ararsan var.

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanların yarattığı bilgi kirliliğini gidermek, kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla tartışmalara Cuma günü “Adrese Teslim İmar Değişikliği İddiası” başlıklı yazı ile ben de katıldım.

Bugün, iddia edildiği gibi yapılmak istenen değişikliğin real’in arsası ile ilgili olmadığını anlatmaya çalışacağım.

Adına ister “Adrese Teslim İmar değişikliği” deyin, ister “Zamanında yapılması gereken değişikliğin gecikmesi” şeklinde yorumlayın, ister “Haldızlar bu değişiklikle korunuyor” iddiasında bulunun.

Kim ne derse desin, kim nasıl yorumlarsa yorumlasın ortada geçmişte gözden kaçan bir hata var.

Olaya; Haldız, Vakıfbak, Not Gayrimenkul ya da başka isimler üzerinden bakmamak lazım.

Bugün tartışmalara neden olan ve yapılmak istenen emsal artış keşke real sahiplerinin belediye ilk başvuru yaptığında gerçekleşmiş olsaydı.

Keşke Haldız’ın arsayı aldıktan sonra yaptığı emsal artışı başvurusuna İzmit ve Büyükşehir Belediyeleri İmar Komisyonları “red” yerine “onay” kararı almış olsalardı.

O tarihte Haldız, arsaya daha fazla para ödeyecekti ama yapacağı projenin 3

kattan 10 kata, yüksekliğin 7 metreden 30 metreye çıkacağını bugün kimse tartışmayacaktı.

Gelelim, AK Parti milletvekili Mehmet Akif Yılmaz’ın  real arsasına verilecek emsal artışının Haldız’a ve onay vereceklere rant kazandıracağı iddialarına.

MİA projesini bütün olarak alıp real arsasını cımbızla çekip alır ve yapılacak değişiklikten sadece Haldız’ın yararlanacağını söylersek değişikliği yapacak komisyona, onaylayacak belediye meclisine ve real’i alan Haldız’a haksızlık etmiş oluruz.

Çünkü, 465 hektar MİA alanı içinde Haldız’ın satın aldığı Körfez Mahallesindeki real arsası 35.089 metrekare.

real

MİA alanında yer alan Körfez mahallesinde emsal artışından yararlanacak başka kimlerin arsası var?

Bir; Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 44.097 metrekare arsası. Değişiklik olursa Büyükşehir ya da satışa çıkardığında alacak olan kişi ya da firma yüzde 45 artıştan yararlanacak.

İki; 30 bin metrekarenin altında olduğu için yüzde 45 yerine yüzde 30 artıştan yararlanacaklar arasında Bekir Boydak da var.

Kayseri Ağır Ceza mahkemesinin 2016/ 2829 sayılı kararıyla tapuda şerh konulan Körfez Mahallesi 479 ada, 11 parsele kayıtlı 20.634 metre kare arsa sahibi Bekir Boydak kimdir?

Bekir Boydak, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü’nün 15 Temmuz 2016’da kalkıştığı darbe girişimi davasında gözaltına alındı. Kayseri Ağır Ceza mahkemesince tutuklandı. Geçtiğimiz günlerde tahliye edilen Baydok’un yargılanmasına 6 Şubat’ta devam edilecek.

Üç; Körfez Mahallesi 479 ada, 24 nolu parselde 28.931 metrekare arsa sahibi Mahmut Şevket Ersoy da yüzde 30 artıştan yararlanacak.

Dört; Körfez Mahallesi 3422 ada, 2 nolu parselde 22.003 metrekare arsası bulunan Barlas Turan.

Dört; MİA proje alanı içinde kalan, arsa yüzölçümü 10.000-2000 bin metrekare arasında olduğu için yüzde 15 artıştan yararlanacak o kadar çok hak sahibi var ki. Merak eden Büyükşehir Belediyesi MİA projesi ile ilgilibirimlerden öğrenebilir.

Beş; Erdem Holding sahipleri Dr. Zeynel Abidin Erdem ve Mehmet Nezih erdem kardeşler gecikme nedeniyle MİA projesi alanında yer alan arsalarına inşaat ruhsatı alamayınca yatırımlarını Sakarya’ya yapmak zorunda kaldılar.

Altı; “Onun adamı bunun yakını, ona rant sağlayacak bunu zengin edecek” dedikodu ve iddialarını sonlandırmak için yapılacak tek iş, MİA projesini en kısa zamanda onaylayarak ruhsat verilmesine başlanmalıdır.

Yedi; Son bir bilgi notu. Real’e komşu Kocaeli Valilik Kompleksi yapılırken 10 kata kadar inşaat izni ve ruhsatı verilecekken dönemin valisi Ercan Topaca, Selçuklu ve Osmanlı mimarisini uygulamak için yüksek katlı bina yapımına sıcak bakmamıştı. Keşke o tarihlerde 10 kat değil ama bir kat daha çıkılmış olsaydı.

 

-----------------------------------

AKŞENER’İN TEZ OLMASI DEĞİL

TEZ’DE NELER YAZDIĞI ÖNEMLİ

Yasama, Yürütme ve Yargı’dan sonra 4’üncü güç olarak bilinen “BASIN” sorunlarını çözemediği gibi sorumluluklarının da farkında değil.

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanların, bilgi kirliliği yaratacak haber yapanların sayısı arttıkça itibarsızlaşıyor, güven yitiriyor.

Son zamanlarda gazetelerde tehdit ve şantaj kokan asparagas haberleri okudukça, “emek hırsızı” gazetecilerin pişkinliğini gördükçe yaptığım işten gurur duyacak yerde üzülüyorum.

Yarım asırdan fazladır yaptığım işten geriye dönüp baktığımda etik değerlerin yok olduğunu, gerçek, güncel, kamu yararı bulunan haberlerin yerini ekonomik ve siyasi rant kokan bayat haberlerin aldığını görüyorum.

Ama her şeye rağmen yaptığım işten büyük keyif alıyor, “Haberde Öncü, Yorumda Güçlü” sloganını kullanarak genç yaşlı, acemi tecrübeli demeden  fark yaratmaya devam ediyorum.

Şimdi nereden çıktı bu diyenler olabilir.

Birkaç gündür internet sitelerinde dolaşan, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü’yü itibarsızlaştırmayı amaçlayan bir haber dikkatimi çekti.

Neymiş efendim, Sadettin hoca doktoru olduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan ile değil de İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile ilgili tez yaptırmışmış!

Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili bugüne tez hazırlanmamışken Meral Akşener’e  nasıl tez yaptırılırmış!

Oğlunun düğününde Meral Akşener nikah şahidi olmuşmuş, birlikte fotoğraf çektirmişmiş!

Rektör eleştirilmez diye bir kural yok. Yanlış kişileri yönetime alırsa, yanlış kararlara imza atarsa, verdiği sözleri tutmaz kurumunu zarara ve zaafa uğratırsa elbette eleştirilir.

Sadettin hocayı, rektörlüğünün ilk yıllarında kendisini yanlış bilgilendiren kişilerin yanlış yönlendirmesiyle aldığı kararları en çok belgelerini koyarak ben eleştirdim.

Yanlış isimlerin uzaklaştırılmasının ardından üniversitenin yeniden yapılandırılması ve bilimsel kalitenin yükseltilmesi amacıyla aldığı kararları en çok sahiplenen ve yazan yine ben oldum.

Ama hiçbir zaman yalan yanlış kulaktan dolma bilgilerle özel ve aile konularına hiç girmedim, belden aşağı vurmadım.

akşener

Hele hele bilgi sahibi olmadan Sadettin hoca ile ilgili tek kelime yazmadım.

Gelelim tamamen yalan, gerçeği yansıtmayan sadettin hocayı yıpratmaya yönelik “tez” haberine.

Haberi internet sitelerine taşıyanlar ve kes-kopyala-yapıştır yöntemi ile kullananlar gazetecilik yapıp Rektör Prof. Dr: Sadettin Hülagü ve haberde adı geçen Prof. Dr. İbrahim Şirin’i aramış olsalardı gerçeği anlarlardı.

2004 yılında başlayan Vedat Erbaş’ın “tez öyküsünün” Sadettin hocanın rektörlük koltuğuna oturmasından 10 yıl önce başladığını öğrenirlerdi.

Bir dönem okulla ilişiği kesilen Vedat Erbaş’ın tez danışmanlığına, 5 bölüm hocasının üniversite ile ilişiğinin kesilmesinin ardından 2013 yılında Prof. Dr. İbrahim Şirin’in getirilmiş.

İbrahim hoca ile konuştum verdiği cevap, “Vedat Erbaş’ın yüksek lisans tez danışmanı olarak tezini aradan 3 yıldan fazla süre geçmesine rağmen akademik temayül ve kurallar çerçevesinde yazmadığını ve tamamlayamadığını gördüm.

18 Eylül 2017 tarihinde Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğüne verdiğim dilekçeye tez danışmanlığından feragat ettiğimi bildirdim” dedi.

İbrahim hoca yüksek tez danışmanlığından haberlerde iddia edildiği gibi 15 Temmuz sonrası korktuğu için değil akademik kurallara uymadığı gibi dışardan baskı ile geçirmesini istediği gayret ve teşebbüsü içinde olduğunu gördüğünden ayrılmış.

Biraz araştırınca Meral Akşener’in Sadettin hocanın yani damat tarafın davetlisi olarak değil, dünürleri kız tarafının konuğu olarak nikah şahitliği yaptığını öğrendim.

Hani Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili hiç tez hazırlanmadığı iddia ediyorlardı ya  meğer o da doğru değilmiş.

YÖK sayfasına girerlerse Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili 20’den fazla tez hazırlandığını okurlar.

Sahi, sadettin hoca ve İbrahim hocayı masa başı kulaktan dolma bilgilerle haber yaparak yıpratmaya çalışanlar Vedat Erbaş’ın tezinde parti propagandası yapılıp yapılmadığını niye sorgulamıyorlar?

Ya da tezi kabul eden Hasan yazıcı hocadan niye hiç bahsetmiyorlar?

Güneşin balçıkla sıvanmayacağı gibi sadettin hocanın da bu tür “uyduruk” iddialar ile yıpratılmayacağını herkesin bilmesi lazım.

Çok değil daha birkaç ay önce sahip çıktığı, rektör yardımcısı yaparak güvendiği Prof. Dr. Bekir Çakır’da Sadettin hocayı FETÖ’cülere sahip çıkmamla suçlamıştı.

Sonuç? Rektörün FETÖ’cü olduğu halde koruduğu iddia edilen Prof. Dr. Adnan Kavak hakkında Kocaeli 3. Sulh Ceza Hakimliği 2017/3182 Değişik İş Kararı ile Adnan Kavak’ı suçsuz bularak FETÖ ile hiçbir bağı ve ilişkisi olmadığına karar verdi.

Sadettin hocayı yıpratmak, itibarsızlaştırmak, üzmek için özel çaba harcayan Prof. Dr. Bekir Çakır ve onun gibi düşünenlere söylenecek tek söz; “Bu tür abuk sabuk iddialarla buradan size ekmek çıkmaz. Başka kapıya”.

 

 

 

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ford romatem Davetiyem Beykar bbs inşaat
Ekcan Medicalpark ACARLAR TURİZM YENİ BasiskeleSanayi konak_dr