21 Temmuz 2018 Cumartesi
Ebru Maral Minareci

Ebru Maral Minareci

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Sinema kültürü

Ebru Maral Minareci

13 Ocak 2018 tarihli yazısı

Geçen akşam sinemada bir film izleyelim dedik
Ailece sinemaya gittik
Çok enteresan olan bir şeyi paylaşmak istedim
Yıllar geçse de ,sinema salonları daha lüks hal alsa da değşmeyen bazı noktalar maşallah durumunu koruyor.
Ne bunlar derseniz.
En başta seyirci kültürü.
Biz toplum olarak nedendir bilinmez sinema ya da tiyatro salonlarında izleyici olarak yapılması gerekenleri bilmiyoruz öğrenmek de istemiyoruz.
Sinema izlemek için salona girdik.
İlk olarak yeni biten bir gösterimin arkasından (5 dakika sonra) bizi aldıkları için içerisi son derece havasızdı.
Hatta ağır bir nefes kokusu vardı.
Hijyen olarak zaten 5 dakikada nasıl bir temizlik yapılmış olabilir ki.
Sonrasında yerimize oturduk.
Geln giden bitmedi.
Ben hala film başlama saatinden sonra gelip herkesi rahatsız ederek oturma yerini arayan kişileri anlaymamışımdır.
Cep telefonu faktörünü de unutmayalım.
Hayatımıza iyi ki girmiş bu telefonlar.
Biz onlar olmadan napıyormuşuz çok merak ettim.
Kimse cep telefonunu son ana kadar kapamadı.
Hatta hiç kapamadan cebine koyan ya da elinde tutan seyirciler de vardı.
Kendi arasında konuşma ya da aşırı tepki vererek diğer izleyicileri rahatsız eden kesim nedense hep var salonlarda.
Hangi salona girerseniz girin onlara rastlarsınız.
Tabi ara verildikten sonra da abur cubur tüketimi başladı.
Sesler oldukça rahatsız edici oluyor.
Bir de kendini evinde film izliyor gibi sanan kişiler de var.
Mesela bir kişi bizim gittiğimiz film salonunda da vardı.
Elindeki içecek kutusuna tempolu bir şekilde vurarak,koltuğa ayaklarını çarparak ve de yanındakine yüksek ses ile konuşarak herkesi rahatsız etti.
Bunların dışında bir de sinema sektörüne de giren reklamlar gerçekten geceye damgasını vurdu.
Film başlamadan önce tam 20 dakika zorunlu reklam izledik.
Aradan sonra 5 dakika daha.
Her kes oflayıp pofladı ve haklıydık.
Zorunlu reklam izlettirildi her birimize.
Reklam alınabilr buna karşı değilim sonuçta reklam da bir gelir kaynağı ancak bunaltana kadar olmamalı değil mi?
Bir de sinemalarda müthiş pahalı yiyecek içecek sektörü oluşmuştu daha da abartmışlar.Tam 2 katı her şey.
Şimdi bunları toparladığımızda sinema sektörü neden istenen harekette değil sanırım anlaşılıyor.
Toplum olarak bir salonda film izleyemiyorsak,yüksek bilet ve sonarsında yiyecek fiyatları cep yakıyorsa,nasıl sinemaya gidilebilir ki?
Yıllar geçse de maalesef biz,toplumsal yerlerde nasıl davranılması gerektiğini bilmedikçe,bulunan konum ve durumu kullanarak satılan ürünleri faiş fiyatlarda satarak bundan gelir sağlamaya çalışırsak on fırın ekmek yesek de o beğenmeyip tenkit ettiğimiz Avrupa'nın daha doğrusu kültür ve insana saygısının tırnağı olamayız.
Ne acıdır ki tüm medeniyetlerden önce medeniyeti keşfeden yaygınlaştıran bir ülkenin nesliyiz.
Ancak her geçen gün kaybederek yozlaşıyoruz.

Ben sinemaya gitmekten o gece keyif almadım hatta üzüldüm.

Umarım bunlar aşılır ancak çok da umutlu değilim...

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ford Yeşil Düş Vadisi Medicalpark Beykar Davetiyem BasiskeleSanayi
Ekcan YEDİ İKLİM Efe Tur ACARLAR TURİZM YENİ bbs inşaat konak_dr