16 Temmuz 2018 Pazartesi
Yücel Alpay Demir

Yücel Alpay Demir

kocaeli@kopiservis.com.tr

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Düşündüm!

Yücel Alpay Demir

20 Aralık 2017 tarihli yazısı

Bu haftaki yazıma konu seçerken, Müslüman Türkleri diğer Müslüman milletlerden ayıran neydi! diye düşündüm.

Elbette tek Müslüman millet biz değiliz ama!, Allah’ın dinini, Peygamber’in güzel ahlakını tüm dünyaya tebliğ eden İslam’ın sancaktarlığını asırlarca yapan Müslüman Türkler’ in din anlayışının Türk olmayan Müslümanlardan farkı neydi! diye düşündüm.

İlk önce Türk Milletinin Hz. Ali ve onun ehlibeytine “Arapların da tamamından” herkesten daha fazla olan bağlılığını ve sevgisini düşündüm.

İlmin şehrinin Peygamber Efendimiz, kapısının Hz. Ali olduğunu, şehre kapıdan girmeyenlerin halinin harap olduğunu düşündüm.

Peygamberimin soyunu kurutmaya çalışan soyu kuruyasıca Ebu Süfyan'ın Muaviye'nin yezidin soyunun Kerbela’da döktüğü masumların kanının hala kurumadığını ve neden kurumadığını! düşündüm.

İkinci olarak, Türk Din Alimi İmam Maturidi’ nin Akli İslam ve Kalbi İslam öğretilerini düşündüm.

Türk Din Alimi İmam Maturidi’ den! kula kulluğun, şekilciliğin, ezberciliğin, taklitçiliğin ve kulaktan dolma bilgiler ile pek çoğu cahiliye döneminden kalma Arap kültürünün İslam dini ile uzaktan yakından alakası olmadığını, titreyip kendimize özümüze döndüğümüz asırlarda İslam’ı nasıl yaydığımızı ve tebliğ ettiğimizi düşündüm.

Üçüncü olarak, Hoca Ahmet Yesevi’yi, Hacı Bektaş-i Veli’yi, Sarı Saltuk’u ve onların öğrettikleri Alevi–Bektaşi anlayışı ile bu topraklarda gönülleri nasıl fethettiğimizi düşündüm.

Yenilenmekten, gelişmekten, tanışmaktan korkmamamız gerektiğini, her çağda bizi ayakta tutabilecek olan Türk kültürünü tüm insanlığa yeniden anlatmamız gerektiğini düşündüm.

Yüce Allah’ı ve dinimizi, korkutarak değil! sevdirerek tebliğ etmemiz gerektiğini düşündüm.

Dinimizin içe kapanmayı, dünyadan soyutlanmayı, yeniliğe karşı olmayı bin yıl önceki gelenekler ile yoksul, mağdur ve çağdışı yaşamayı değil! bilimi, yeniliği, araştırmayı, sorgulamayı, modernliği, Allah’ı ve yarattığı güzellikleri arayıp bulmamızın dünyaya nizam getirip atalarımıza layık olmamızın gereğini düşündüm.

Çocuklarımıza dinimizi öğretirken yasaklayarak, baskı altına alarak, cezalandırarak değil! anlatarak, öğreterek, göstererek, okutarak, sorgulatarak, milli değerlerimiz ile bağdaştırarak ve onlara örnek olarak yapmamız gerektiğini düşündüm.

Dişiyi potansiyel suç nedeni ve erkeğin hizmetkarı değil, erkeğin dengi ve eşi olduğunu, erkek gibi bir insan, bir kişi olduğunu çocuklarımıza öğretmez isek şiddetin azalmayacağını aile yapısının iyice bozulacağını ve aslında tüm bozukluklarımızın sebeplerinden en önemlisinin bu olduğunu düşündüm.

Bunalımdan çıkış yolunun 100 yıl önce Türk Ocaklı büyük Türkçü Ziya Gökalp’in söylediği gibi “Türkleşmek, İslamlaşmak ve Muasırlaşmak” ile mümkün olacağını düşündüm.

Türkleşemeden İslamlaşmaya çalışır isek IŞİD gibi El-Kaide gibi örgütlere, FETÖ gibi, Hasan Sabbah gibi tarikat ve cemaatlere aşırı bağlı, kökü temeli olmayan sorgulamayan kula kul anlayışının hakim olduğu zihniyetlere zemin hazırlama riskimizi düşündüm.

İlahiyatçılarımızın ve din görevlilerimizin dört kapıyı ve kırk makamı bilip bilmediğini düşündüm.

İlahiyatçılarımızın ve din görevlilerimizin hatta ve hatta müftü efendilerin Maturidi Aklı ve Yesevi Hikmetleri içerikli kitapları okuyup okumadıklarını düşündüm.

Düşündüğüm ve aslında cevaplarını çok iyi bildiğim şeyleri kendime saklamamın daha doğru olacağını düşündüm.

Yüce Allah Kuran-ı Kerim'de pek çok kez Akıl etmez misiniz!, düşünmez misiniz! diye buyuruyor.

Ben de düşündüm, kendimi de düşündüm çoğu zaman doğru konuştuğumu, çoğu zaman doğru yazdığımı ama çoğu zaman yanlış yaşadığımı düşündüm.

Allah bana da size de hatalarımızdan dönmeyi nasip etsin diye halisane düşündüm.

Ben düşündüm uykum kaçtı, inşallah siz de düşünün!

Selam ve dua ile.

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ford Müteahhitler birliği Black Sea Restaurant YEDİ İKLİM Beykar Davetiyem BasiskeleSanayi
Ekcan Efe Tur Medicalpark ACARLAR TURİZM YENİ bbs inşaat konak_dr