22 Nisan 2018 Pazar
Mustafa Kalabalık

Mustafa Kalabalık

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Ortadoğu’da yaşananlar ve Kudüs…

Mustafa Kalabalık

10 Aralık 2017 tarihli yazısı

“Arap Baharı” diyerek başlatılan süreç, ne yazlar, ne kışlar aşmış olmasına rağmen, hala ilkbahara ulaşıp da coğrafyadaki medeniyetlerin yüzünde ve gönlünde güller, çiçekler açtırmadığı gibi, adeta son bahara mecbur bıraktı..

 

Beklentiler ve umutlarla gelinen bu süreç, kimlerin neleri beklediğini, nelere umut bağladığını, nelerin sahte, nelerin samimi olduklarını dahi, daha öncekilerden farksızca yaşatmaktan da öte gidemedi..

 

Değişik görüşlere, inançlara ve fikirlere sahip olanlar, bu tarihsel zaman tünelinden geçerken öngörülerini de ortaya koymaları ve geleceğe ait ortak ve “milli bir politika” belirlemeleri gerekiyordu…

 

Ama öngörüden ziyade dışişlerimizin politikalarını eleştirerek, ‘bizim oralarda ne işimiz var’ diyerek, ‘sen önce ülkende barışı sağla’ gibi söylemlerle asıl uyarıların altındaki ciddiyeti topluma anlatamamış, gerçekliğini ve bugün yaşananların orta çıkabileceğini bir şekilde izah edememiş olmalarını, acaba şimdi üşünüyorlar mı?

 

Tabi politikaları(!) belirleyen(!) ve uygulayanların da ne kadar başarılı olup olmadıklarını da…!

Ortada birçok uluslararası politika uzmanı(!) var ve birçoğu da hemen hemen aynı şeyleri söylüyorlar. Kimi de, dışişlerinin politikalarını belirlerken, yaşanan Suriye, Rusya, Irak ve kuzeyi ile PYD, YPG, DEAŞ ile ortaya çıkan sorunlar yumağının, hem ülkemizi hem de orta doğuyu nasıl bir geleceğe ittiğini görmüş ve uyarmışken, bir kesim de maalesef bu uyarıları yok saymış, ciddiye almamış, iç siyasete yönelik söylem ve suçlamalar olarak görmüş ve toplumdan gizlemiştir..

Tarihin bir bölümünün yazılmasına vesile olunurken, bu kadar sabırsızlıkla ve sığ düşüncelerle, kısa vadeli, ileriyi görmeyen politikaların belirlendiğine, uygulandığına da şahit olundu görüldüğü üzere.

 

Tabi hala görmeyen ve görmek de istemeyenler, azımsanmayacak kadar büyük oranda mevcut…

 

Atalarımız, geleneklerimizin, alışkanlıklarımızın ve bizim haricimizdeki toplumların beklentilerine, korkularına, ümitlerine göre de politikalarına yön veriyorlardı…

 

Prof.Dr.Halil İnalcık, Osmanlı’nın fetih yöntemleri üzerine fikirlerini okuduğumuz “Osmanlılar” kitabında, bugün yaşananların farklı bir anlam katarak değerlendirilmesi gerektiğini özetlemiş.

 

İnalcık, Osmanlı’nın da fetihlerinde, neredeyse sistemli olarak iki safha uyguladığını ve ilk olarak, komşu devletler üzerinde bir çeşit üst-hükümdarlık (süzerenlik) tesis etmeye çabaladıklarından bahsediyor.

 

Bu politikaların; Sultan Bayezid’in yıldırım seferleriyle haraçgüzar ülkelerin yerel hanedanlarının sürgün edilmesi ve bu ülkeler üzerinde doğrudan denetim kurulması ile başladığını ifade ediyor...

 

Bu iki paragraf bile size ne anlatıyor acaba?

 

Daha yakın bir tarihte de, ‘Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti'nin Josip Broz Tito'nun ölümünden sonra artan etnik çekişmeler ve ekonomik bunalım nedeniyle ve 1980'lerin sonlarında Doğu Avrupa'daki değişikliklerin de etkisiyle 1990'lar ve 2000'lerde yaklaşık 20 yıl süren kanlı bir süreç sonunda yedi ayrı egemen ülkeye bölünmesini…

 

1990'larda federal yönetimden kopma çabalarının ve siyasal istikrarsızlığın yol açtığı sorunlarla birlikte, Sırbistan'ın sertlik yanlısı başkanı Slobodan Miloseviç’in geliş ve gidişini…

 

Kaddafi ve Libya.. Mübarek, Mursi ve Sisi ile Mısır.. Saddam, Talabani, Barzani ve Irak…

 

Malum olduğu gibi son birkaç yıldır da Esad ve Suriye ilişkileri…!

 

Geçen hafta da ABD Başkanı Trump sayesinde, İsrail’in başkentinin “tel aviv” yerine, “Kudüs” olarak tanınması ve büyükelçiliğinin de “Kudüs’e taşınması konusu ile yeniden alevlenen Filistin ve Kudüs sorunu…

 

Sonuç olarak tarih, sadece içinden geçtiğimiz, bizim şahit olduğumuz, yaşadığımız, bildiğimiz, hissettiğimiz sürece verilen isim değildir..

 

Tarih, geçmişi, bugünü ve yarını hesap ederek hazırlanmak, adım atmak, şekillenmek, şekillendirmektir…

 

Ortadoğu politikalarımızı bu farklılıklarla değerlendirebilme, geçmiş bölge tarihimizde ve geleceğe karşı tarihi sorumluluklarımızda bilinçli olmayı gerektirir. 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ford Duru Park Davetiyem Beykar bbs inşaat
Ekcan Medicalpark ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr BasiskeleSanayi