22 Eylül 2018 Cumartesi
Global
Enes Şen

Enes Şen

senenes41@hotmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Koltuk seviciler mi ülke seviciler mi?

Enes Şen

09 Aralık 2017 tarihli yazısı

Geride bıraktığımız hafta Türkiye’de bir miladın haberini aldık.

Aldığımız haber hem iktidara hem de kamuda çalışan yüzbinlerce emekçiye nefes aldırdı.

İktidar Erdoğan’ın kamuda çalışanların hiçbir ayrım olmadan 4C statüsüne geçirilmesinin kararlaştırıldığını ifade ederken bir anlamda tabiri caizse altın değerinde bir gol atıyor.

Çünkü AK Parti içerisine yuvalanan FETÖ’cülerin temizlenme süreci ve yapılan zamlardan dolayı toplumun önemli bir bölümü tarafından tartışılmaya başlanmıştı.

Muhalefetin iktidarı eleştirme anlamındaki en değerli kozu da elinden almış ve her seçimde klasikleşen  bir söylem olan ‘’her seçimde aynı senaryo’’ eleştirisinden de kendisini kurtarmış oluyor.

Konu artık eleştirilmekten ziyade artık teşekkür boyutuna da ulaşacaktır.

Öyle ki taşeron işçilerin kadroya alınması ile ilgili düzenleme çalışmaları başlandığı medyaya yansıdığında herkesin aklında düzenleme konusunda soru işaretleri vardı.

Düzenlemede çalışanların taşıması gereken hususlar konusunda çok şey konuşuldu.

Taşınması gereken şartlar ile ilgili en çok merak edilen nokta ne kadar süre kamuda çalışma gerekip gerekmediği konusu oldu.

Aldığımız bilgiler doğrultusunda bununla ilgili bir yıllık bir çalışma süresinin olacağı yönünde olduğunu söyleyebilirim.

Bunun devamında merak edilen hususlardan bir tanesi de kamuya geçilmesinin ardından yen i sözleşmede süre kısıtlamasının durumu oldu.

Ancak bu konudaki belirsizlik ortadan kalktı.

Yeni çalışma düzeninde çalışanlarla belli süreler ile sözleşme imzalanması durumu tamamen kaldırılıp sürekli işçi olarak tanımlanacak.

Birçok çalışan haklarını güvence altına alıp alamayacağı konusunda da karmaşa yaşıyor.

Şuanda elli iki günlük tediye ikramiyelerinin ödemesinin yapılacağının bilgisini de vereyim.

Yılbaşı gelmeden on iki maddeden oluşacak kanunla tüm soru işaretleri giderilmiş olacak.

Erdoğan ve iktidarın yıllardan bu yana verdiği sözün yerine getirilmesi Cumhurbaşkanlığı sistemi için yapılan seçimde zorlanarak elde edilen başarının ardından ve hain kalkışmanın ardından muhafazakar kesimin desteğini gözümüzün önüne getirdiğimizde 2019 seçimleri için yapılması gereken bir çalışma idi.

Erdoğan ve partisi 2019 seçimleri için gerekli atılımları yaparak kalkışma sonrasında idam beklentilerinin sonuçlanmaması sonrasında artan tepkileri bir nebze olsun ötelemeyi başardı.

Ancak biri var ki Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi referandumunda onlarca parti ile ittifak yapmalarına rağmen girdiği her seçimde hüsrana uğrayan Kılıçdaroğlu 2019 seçimlerine bir buçuk yıl kalmış olmasının farkında dahi değil.

Üstelik kendisini bu konuda bilgilendiren de yok sanırım.

Görünen o ki Erdoğan’ın seçimlere yönelik müjdesinden haberi de yok ki bu daha vahim bir durum.

‘’Haberi olmadığını nereden çıkardın?’’ diyenleri de duyar gibiyim.

Cevap vereyim; mantık yürütelim,Erdoğan taşeronla ilgili çalışmayı yapıp toplumun önemli bir bölümünden artıyı aldı.

Peki,Kılıçdaroğlu ne yaptı?

Ülkenin en önemli milli yayın kuruluşlarından Turkuvaz Medya’ya bağlı A Haber’i tehdit etti.

"Boynunuza ne takacağımı iyi biliyorum" diyen Kılıçdaroğlu’na sormak istediklerim istediğim şeyler var;

-          Hani sen özgürlükten yana bir genel başkandın?

-          Senin gösterdiğin sahte belgelere itimat etmek zorunda mıyız?

-          15 Temmuz 2016 akşamı sen belediye başkanının evine kaçarken Turkuvaz Medya çalışanları halk ile omuz omuza mücadele veriyordu.Hal böyle iken sence bu insanlar senin tehditlerinden korkar mı, buna inanıyor musun?

-          Ülkemizde PKK ve diğer terör örgütlerini yere göğe sığdıramayan, her akşam başka bir sözde terör örgütü yöneticilerini yayınlara çıkaranlara sadece CHP kesimine hitap eden Halk Tv’ye hiç neden sadece bizim tarafımızdan yayınlar yapıyorsun diye sordun mu?

Tabii ki hayır!

Zaten sorunda bu meseleler değil onu da biliyoruz.

Sorun sen ve seni destekleyen şahısların olumsuz yönleri konusunda halkın bilgilendiriliyor ve toplumun bu bilgiler ışığında sizden rahatsız olması.

Tarafsız olunması gerektiğini söylüyor ama sadece iktidara yakın olan medya gruplarına…

Bu söylemle ilgili de birkaç şey söyleyeyim.

Siyasette tarafsızlık diye bir şey olamaz.

Ortada kalmak diye bir şey olamaz kesinlikle kendisini ortaya çıkarır.

Dolayısı ile herkes bir taraftadır öncelikle bunu kabul edelim.

Bahçeli Kılıçdaroğlu’nun tarafsızlık konusundaki söylemlerine bir hayli  sinirlenmiş olacak ki çok sert bir yanıt verdi.

‘’Tarafsızlık namussuzluktur’’ dedi.

Doğru, harfiyen katılıyorum.

Ülkemiz üzerine kurgulanan oyunları ve yapılan planları gören herkes iktidarın görüşlerini paylaşmasa dahi.

Ama bunu ülkesini sevenler yapabiliyor maalesef...

Koltuğunu sevenler değil.

Ülkemizde Kılıçdaroğlu yetirince antipatik bakanlar varken bir de basın özgürlüğünü hiçe sayıp tehditler savuruyor olması olayı tamamen içinden çıkılmaz bir hale sürüklüyor.

Şuanda yaşadıklarımız gösteriyor ki 2019 seçimleri ülkesini güçlendirmek isteyenler ile koltuğunu güçlendirip abilerine mahcup olmak istemeyenlerin arasında geçecek.

Kalın sağlıcakla..

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ford Yeşil Düş Vadisi Medicalpark Beykar Davetiyem
Ekcan YEDİ İKLİM ibrahimoğlu bbs inşaat BasiskeleSanayi konak_dr