18 Aralık 2017 Pazartesi
Melek Engin Aktemur

Melek Engin Aktemur

aktemurmelek@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Dünyayı turuncuya boya

Melek Engin Aktemur

08 Aralık 2017 tarihli yazısı

BM Kadın biriminin başlatmış olduğu ve 10 aralık insan hakları gününe kadar sürecek olan ‘’kadına yönelik şiddete karşı mücadele’’ için 16 günlük aktivizm etkinlikleri kapsamında Türkiye de farkındalık yaratmak amacı ile çeşitli etkinlikler düzenleniyor.

 Dünyayı turuncuya boya  girişimi çerçevesinde Türkiye genelinde  16 gün boyunca İstanbul,Ankara , İzmir başta olmak üzere bir çok şehirde ‘’kadın ve kız çocuklarına şiddete karşı’’ turuncuya bürünecek.

İstanbul’da boğaz köprüleri, galata ve kız kuleleri gibi birçok sembol yapı bu kapsamda turuncu ile renklendirilecek. Ayrıca Devlet Demir yollarının desteği ile konu ile ilgili videolar trenlerle Türkiye’nin dört bir yanını dolaşarak kamuoyunun dikkatini çekecekler.

9 Aralık’ta Ankara da ‘’şiddetsiz bir toplum için dünyayı turuncuya boya’’ adlı gençlik zirvesi yapılacak, üniversiteli gençler ‘’kadına şiddetle mücadele için’’ hazırladıkları manifestoyu okuyarak konuya dikkat çekecekler.

Aile ve sosyal politikalar bakanlığının desteği ile Hacettepe üniversitesinin 2014 yılında gerçekleştirdiği Türkiye’de kadına yönelik şiddet araştırması sonucu ülkemizde 15-59 yaş grubunda her on kadından dördü fiziksel veya cinsel şiddet  görüyor. Dünyada ise kadınların yüzde 35i şiddete uğrarken bazı ülkelerde ise bu oran yüzde 75 e kadar çıkıyor.

Peki, bu etkinlik için neden turuncu renk tercih edilmiş? Sorusunun cevabını BM Kadın birimi Orta Asya Direktörü şöyle açıklıyor; ’’Turuncu sıcak bir renk olup iyimserliğin ve enerjinin de rengi olduğu için seçilmiştir’’.

‘’Dünyayı turuncuya boya hareketi’’ İstanbul kız kulesinden başlatıldı.16 günlük kampanya kapsamında kadına yönelik şiddet konusunda kamuoyunun farkındalığını artırmak  amacı ile  çeşitli etkinlikler düzenlenecek.

            Kadın ve kız çocukları için şiddetten arınmış parlak bir geleceği simgeleyen turuncu renk,  büyük çaplı toplumsal seferberlik ve küresel etkinlikleri birleştirecek.

Ülkemiz de kadına yönelik şiddet giderek artmaktadır. Kadınlar fiziken şiddet gördüğü gibi cinsel şiddet de görüyor. Maalesef bu şiddetin sonunda hunharca katlediliyor.

Bunun nedenini araştırmak Aile ve Sosyal Politikalar bakanlığının görevidir. Bu konuda ciddi bir araştırmaya ihtiyaç olduğu aşikardır.

 Basın ve yayından izlediğimiz,  kadına ve kızlara karşı uygulanan kan dondurucu olaylar toplumun vicdanını sızlatmaktadır. Naçizane fikrim bu türden olayların uluorta ekranlarda ve yazılı basında yer almamasıdır.

Kadın ve kız çocuklarına karşı işlenen bu suçlar en ağır şekilde cezalandırılmalı. Bunun için gerekli düzenlemeleri yetkili merciler bir an önce yapmalıdır.

 Çünkü kötülüğün gerek yazılı ve gerekse görsel yayın organlarında sıklıkla yayınlanması toplumun giderek tepkisini azaltarak normalmiş gibi kanıksamasına yol açar. Bu durum ise kötülüğe yatkın kişiler için uygun bir zemin oluşturur

 Toplumda bu tür suçları işlemeye yatkın, psikolojisi ve ruh sağlığı iyi olmayan pek çok insanla birlikte yaşıyoruz İnsan yaratılışı itibari ile iyiliğe de kötülüğe de meyyaldir.  Akıl ve mantığı ile iyi bir insan olabileceği gibi nefsin ve şeytani duyguların esiri olarak bir canide olabilmektedir.

.

Sonuç olarak işlenen günahların toplum da açığa vurulması onların normal bir davranış veya tutummuş gibi sunumu insanların dini ahlaki anlayışlarının zayıflamasına,  kötülüklere karşı tepkisel yaklaşmalarına engel teşkil etmektedir.

Bu itibarla topluma iyilik ve güzellikler, faziletler, tarihimiz ve örnek şahsiyetleri anlatmak gerekir. Bunun için en etkin yolun medya aracılığı ile olacağı kanısındayım. Kadına şiddetin dünyanın turuncuya boyanması ile azalacağını düşünmüyorum. Öncelikle vicdanlar turuncuya bürünmeli merhamet şefkatle dolmalı ki, değil bir kadın, bir karınca bile incitilmesin.

Bu ise kişinin dini hassasiyeti ve manevi değerlere saygısı ile gerçekleşecek bir durumdur. Kadına yönelik şiddetin eğitimsiz kişilerde daha sık görüldüğü düşünülse de bunun böyle olmadığını Cumhurbaşkanı danışmanlarından Özlem Zengin şöyle ifade etmiştir:

‘’Eğitim arttıkça şiddetin kalitesi artıyor. Daha inceltilmiş bir şiddet var. Gören gözler için şiddet hep var,  sadece farklı.’’

‘’Yapılan araştırmalar eğitimli kadınların eğitimsiz kadınlar kadar şiddet gördüğünü gösteriyor. Fakat eğitimli kadınlar bunu maalesef söylemiyorlar’’.

Yorum siz sevgili okurlarımın.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Yeşil Doğa Evleri Davetiyem Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr