18 Aralık 2017 Pazartesi
Ebru Maral Minareci

Ebru Maral Minareci

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Hey çocuk büyüme hiç

Ebru Maral Minareci

07 Aralık 2017 tarihli yazısı

Bir 18 yaşına gelsem başka bir şey istemem der her çocuk.

Sanki 18 ine gelince dünya avucunda olacakmış gibi.

Çocukluktan gençliğe atlama yaşıdır 18.Bir türlü gelmez geçmez yıllar.

18 ine geldikten sonrası nasıl hızlanır bir bilsen çocuk.

Okuldu,üniversiteydi,askerlik (erkekler için)işe girme mücadelesiydi derken 3-5 sene öylece akıp gitmiş avuçlarından ve sen anlamadan çocuk.

İş hayatı başlar sonrasında evlilik telaşı hop çocuk olur falan geçer 3-5 sene daha.Sonra sen anne-baba olursun ve senin sorumlulukların başlar.
Senin ağzından başlar dökülmeye cümleler çocuklarına karşı tıpkı seninkilerin sana söyledikleri gibi çocuk.
Her sene doğum gününü kutlarken gülerek üflediğin pastanın üzerindeki mumun sayısı arttıkça senin ömründe kalan yılların azalır aslında çocuk.
Yüzünde çizgiler artar,göz altlarında torbalar oluşur,ellerinin üzerindeki damarların irileşir göze batar.
Ufak tefek arızalanır vücudun, yani hastalıklar başlar yavaş yavaş.
Önce gözler bozulur gözlük verir doktor,sonra kemik ağrıları falan.Bir süre sonra genlere ya da yaşam tarzına bağlı hastalıklar yoklamaya başlar seni çocuk.
O zaman anlarsın şu 18 hiç gelmeseydi ne güzel olurmuş diye.
Çocukluk yaşları ise hayatın en tatlı kısmıymış dersin.
Eski daima senin için özlem uyandıran ve aslında en sorgusuzca yaşadığın yıllarınmış.
Yaşlanan bedenin zamanın yavaşlamasını isterken gençliğinde aynı istek hızlıca geçmesi yönündeydi zamanın.
Her yaşı her anı tadında tatmak varken bu acele nedendi?
Her sene üflediğin mumlar çoğalıyor pastada.
Her sene üflediğin nefesinin sayısı azalıyor.Her sene yanında olan,sevdiğin biri belki de yok artık o fotoğrafta.
Her sene bir hastalık bir şikayet daha ekleniyor listene.Her sene sevdiklerinden biraz daha uzaklaşıyorsun aslında.
Gençlik yıllarında zamanın nasıl geçtiğini anlayamadığın 24 saatlik zaman diliminin şimdilerde sanki 240 saat kadar uzun oluyor di mi?
Sessizlik ve hareketsiz yaşamın senin için ağır ilerliyor.
Şimdi bakabildiğin her anı nasıl da gülümsetiyor seni.
Yine ve yenidenler için kendine farklı umutlar ve anılar biriktirir oldun çocuk.
Hiç büyümeseydin hep çocuk kalsaydın.Sokakta çelik çomak oynadığın arkadaşın,sana bir bardak su veren komşu teyzen,annen,baban,kardeşin hepsi aynı oracıkta kalsaydı.Hayat orada dursaydı ve her gün ilerlemeden tadına vara vara geçseydi.
Hey çocuk keşke sen hiç büyümeseydin hep öyle çocuk kalsaydın.
Her anın kıymetini bilerek yaşamak ve her üflenen mumda farkında yaşamak kalan zamanı ...
Hep o çocuğu içimizde hissederek...
Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Yeşil Doğa Evleri Davetiyem Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr