23 Kasım 2017 Perşembe
Galip Ataman

Galip Ataman

galipataman41@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

“Metal yorgunu” Bakanlık yine hazırlıksız yakalandı

Galip Ataman

08 Kasım 2017 tarihli yazısı

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, hafta sonu gazetecilerin ve kameraların karşısına geçti.

Bir milyon 200 bin öğrenci ve velisinin merakla beklediği TEOG yerine gelecek sistemi açıkladı.

24 Kasım 2015 tarihinden buyana milli eğitim bakanlığı koltuğunda oturan İsmet Yılmaz’ı dinlerken 64, 65 ve 66. Hükümetlerin programlarını hatırladım.

Sayın bakanın konuşmasının ardından TBMM’de okunan 64 (30 Kasım 2015),65 (25 Mayıs 2016) ve 66. (19 Temmuz 2017) Hükümet programlarının eğitim ile ilgili bölümlerini okudum.

3 hükümet programında da,“Ortaöğretimde okullar arasında kalite farklılıklarını asgari seviyeye indirecek tedbirler alacağız. Okullar arasındaki farklılıkların azaltılmasıyla eş zamanlı olarak, ortaöğretimde öğrencilerin İKAMETLERİNE EN YAKIN OKULLARDAN BİRİNDE öğrenim görmesinin alt yapısını oluşturacağız” yazdığını gördüm.

Sizin anlayacağınız, milli eğitim bakanlığı bürokratları hükümet programında yazan “Mahalli Yerleştirme Sistemini” Sayın Cumhurbaşkanının 15 Eylül’de yaptığı “TEOG olayını istemiyorum ve bunu da artık yanlış buluyorum. TEOG’un kaldırılması lazım” açıklaması sonrası hatırladı.

19 Eylül’de verdiği, “En iyi okul aslında evladımızın evine en yakın okuldur” mesajı sonrası hazırlıksız yakalandı.

okul-taşıtı

64, 65 ve 66 Hükümet programlarını okumak ve gereğini yapmak yerine öğretmenleri itibarsızlaştıracak“Başarı ve Performansını” öğrencilerinin vereceği notla değerlendirme çalışmasıyla meşgul olan bakan Yılmaz ve üst düzey bürokratlar panikledi.

Cumhurbaşkanının “TEOG kaldırılsın”açıklamasını bakanlardan 180 günlük çalışma programı hazırlamalarını istediği 29 Mayıs’tan hemen sonra yapması da tesadüf olmasa gerek.

Öyle anlaşılıyor ki bakanlardan 2019 öncesi yol haritası olacak bir çalışma isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan durduk yerde, “En iyi okul aslında evladımızın evine en yakın okuldur” dememiş.

2 yıl yatan, hiçbir çalışma yapmayan milli eğitim bakanı ve bürokratları Sayın Cumhurbaşkanının açıklamasından 51 gün sonra kameraların karşısına geçerek “TEOG yerine gelecek, Mahalli Yerleştirme Sistemini getirdik. Öğrencimiz adresine en yakın okula yerleştirilecek” dedi.

Belli ki sayın bakan yeni sistemi açıklamış olmak, Sayın Cumhurbaşkanından “fırça” yememek için açıklama yaptı.

“Yaşarken göreceğiz” diyerek ayrıntılarını ve neler getireceğini kendisin de bilmediğini itiraf etti.

“Ortada bir metal yorgunluğu var. Bunu aşmamız lazım. Onun için de çok daha dinamik ekiplerle inşallah 2019'a hazırlanmamız gerekiyor”diyen Sayın Cumhurbaşkanı belediye ve il başkanlarını adres gösterirken milli eğitim bakanlığı üst düzey bürokratları gözünden kaçmış.

Baksanıza, 64, 65, 66 Hükümet programlarında, “Öğrencilerin ikametlerine en yakın okullardan birinde öğrenim görmesinin alt yapısı hazırlanacaktır” yazmasına rağmen milli eğitim bakanı ve bürokratları 2 yılda en ufak bir çalışma yapmamış.

Bakan Yılmaz ve üst düzey bürokratları için “metal yorgunu” derken haksız mıyım?

MEB

MANTIK OLARAK DOĞRU

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “En iyi okul aslında evladımızın evine en yakın okuldur” açıklaması doğru olup yıllardır tekrarlamaktan dilimde tüy bitti dediğim “En iyi okul eve en yakın okuldur” cümlesi ile bire bir örtüşüyor.

2017-2018 Eğitim Öğretim yılı öncesi 15 Eylül Cuma günü yazdığım yazının başlığı da “En iyi okul eve en yakın okuldur” idi.

Sayın Cumhurbaşkanının işaret ettiği, milli eğitim bakanının açıkladığı,“Öğrencimiz adresine en yakın okula yerleştirilecek” cümlesi mantıken doğru ama bugün için uygulaması imkansız.

Bakanlıktaki işlerin nasıl yürüdüğünü ve üst düzey bürokratlar için neden “metal yorgunu” dediğime somut bir örnek vermek istiyorum.

Bakanlık yetkilileri,  “TEOG yerine getirilen Mahalli Yerleştirme Sistemi” hazırlarken görüşlerini almadığı il milli eğitim müdürlerini Perşembe günü Ankara’ya çağırmış.

Büyük olasılıkla sistem hakkında açıklamalarda bulunacaklar, il milli eğitim müdürlerinden velilerden ve öğrencilerden gelecek tepkileri göğüslemeleri konusunda taktik verecekler.

Pazar gününden buyana öğrenciler, velileri, öğretmenler, okul müdürleri, milletvekilleri ile konuşuyorum.

AK Parti milletvekili ve TBMM Milli Eğitim Komisyon üyesi M. Akif Yılmaz dışında, “TEOG yerine getirilen Mahalli Yerleştirme Sisteminden memnunuz” diyen bir Allah’ın kuluna rastlamadım.

Birincisi; Sayıları 600 civarında olan fen, sosyal bilimler ve pilot liseleri “nitelikli” 10 bin civarındaki liseyi “niteliksiz” ayırımı yapmak hatanın da ötesinde burada görevli müdür ve öğretmenlere haksızlık.

İkincisi; Liselerde okuyan 1 milyon 200 bin öğrenciden 100 binini “çalışkan”, bir milyon 100 binini “tembel” olarak sınıflandırmak öğrencileri ve velilerini küçümsemek.

Üçüncüsü; İlkokul ve ortaokullarda yıllardır çözümlenemeyen ve önlenemeyen alınan “Adrese dayalı göç” 2018 yılından itibaren liselerde de yaşanacaktır. Dördüncüsü; İsim yapmış, mezunları üniversite sınavlarında başarılı olmuş liselerde okumak isteyen öğrenciler, bu okullara yakın tanıdıklarının yanında misafir kalıyormuş gibi göstererek ikametlerinden kilometrelerce uzaktaki okullara servisle gidecek.

Beşincisi; İlkokul ve ortaokullardan sonra lise velileri de oturmadıkları adreslerde oturuyormuş gibi göstererek alacakları “sahte ikametgah” ile “hülle” yapacaklar.

Altıncısı; Ortaöğretimde okullar arasında kalite farklılıklar daha da artacak.

Yedincisi; Sayıları 600 olarak açıklanan nitelikli okul sınavına girip yüksek not almasına rağmen kayıt yaptıramayan öğrenciler özel okullara gitmek zorunda kalacak.

Sekizincisi; Okul konseptine uygun olmayan apartman katlarında, iş merkezlerinde eğitim yapan “temel liseler” öğrencilerin yeni adresi olacak.

Dokuzuncusu; Ortaokul öğrencileri “nitelikli lise”, lise öğrencileri “üniversite” sınavlarında başarılı olabilmek için özel ders alma ihtiyacı hissedeceklerinden merdiven altı dershaneler yeniden hortlayacak.

Onuncusu; Liselerde üstün yetenekli öğrenciler için oluşturulacak özel sınıflarda özel öğretmenler görevlendirilirken diğer öğrenciler kaderleriyle baş başa bırakılacak.

15-EYLÜL

NELER YAPILABİLİR

Ortaokuldan liselere geçiş sistemini yıllardır tartışıyoruz ama ortaöğretimde okullar arasında kalite farklılıklarını en aza indirecek tedbirler alınmadığı için

kalıcı çözüm bulamadık.

1999’da LGS (Liselere Giriş Sınavı), 2003’te OKS (Ortaöğretim Kurumları Seçme ve Yerleştirme Sınavı), 2008’de SBS (Seviye Belirleme Sınavı), 2013’te TEOG (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş) gibi farklı farklı yöntemler uyguladık.

2018’de öğrencileri adresine en yakın okula yerleştirecek “Mahalli Yerleştirme Sistemi”ni deneyeceğiz.

Kocaeli’nde her yıl yaklaşık 26 bin ortaokul mezunu 166 liseye girmek için sınava girerken 2018 yılından itibaren sadece Kocaeli, Muammer Dereli, Şehit Özcan Kan, Gölcük, Körfez, Gebze, Çayırova 15 Temmuz Şehitleri Fen, Ali Fuat Başgil ve Gebze Sosyal Bilimler ile Mehmet Akif Ersoy ve Necip Fazıl Kısakürek İmam Hatip Pilot liselerine girmek için yarışacaklar.

Hazırlıksız yakalanan ve alt yapısı oluşturulmadan açıklanana yeni sistemin uzun vadede başarılı olabilmesi için öncelikli önlemler alınması gerekiyor.

Bir; Öğrencilerin “sahte” adres ve yakınlarının yanında “misafir” gösterilerek alınan ikametlerle adreslerinden çok uzaklardaki okullara gitmeleri zorlaştırılmalı. Takip sonucu tespit edilenler hakkında caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı.

İki; Okullara öğretmen atamalarındaki ayırımlara son verilmeli, özel sınıflar oluşturulmasından vazgeçilmeli.

Üç; Sınavla alınacak okul sayısını fen, sosyal bilimler ve pilot liseler ile sınırlı tutmak yerine okul sayısını arttırmak.

Dört; 6, 7 ve 8. Sınıf müfredatından çıkacak sorularla yarıştırılacak öğrencilerin başarısını 60 dakikalık bir sınav sonundaki puanın yanında ortaokul başarı puanı da dikkate alınmalı.

Beş; İllerde mutlaka “Ölçme, Değerlendirme ve Yerleştirme” birimleri oluşturulmalı.

Altı; Ortaokuldan sonra öğrencilerin meslek liselerini tercih etmeleri içinOrganize Sanayi Bölgelerinde meslek lisesi kurulmasına yönelik başlatılan uygulama yaygınlaştırılarak insan gücünü yetiştiren, özgürlükçü, üretken ve rekabetçi bir eğitim sistemi oluşturulmalı.

Yedi; Bir süre önce açıklanan müfredat programı, sisteme uygun yeniden geliştirilmeli. 

 

********************

SANAYİCİLERDEN, OSB İÇİNDE

OKUL YAPMASINI İSTEYELİM

 

Kocaeli’nde 23 bin öğretmenin görev yaptığı, 370 bin öğrencinin öğrenim gördüğü 92’si anaokulu, 324’ü ilkokul, 311’i ortaokul, 211’i ortaöğretim kurumu olmak üzere toplam 938 okul var.

Derslik başına düşen öğrenci sayısı 24, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 17.

Okul, derslik, öğretmen ve öğrenci sayılarına baktığımızda Kocaeli’nde eğitimin fiziki anlamda son 15 yılda nereden nereye geldiğini gösteriyor.

Okul, derslik ve öğretmen sayısı artışında, Başbakan Yardımcısı Fikri Işık’ın il başkanlığı döneminden başlayan takipçiliği etkili oldu.

Hayırsever iş adamları ve sanayicilerin “Eğitime Yüzde 100 Destek Kampanyası” kapsamında yaptıkları okul ve derslikler önceki Valiler Erdal Ata ve Ercan Topaca döneminde tavan yaptı.

Ne kadar okul ve derslik yapıldığını hatırlamıyorum ama Cumhuriyetin 80 yılında yaptırılan okul sayısından fazlasının 2002-2014 yılları arasında yaptırıldığını, okullaşmada Türkiye birincisi olduğunu biliyorum.

Hayırsever iş adamları ve sanayicilerinin kapılarının çalınmadığı son dönemlerde okul yaptırmak için para bulma görevini il milli eğitim müdürü Fehmi Rasim Çelik üstlendi.

Son 3 yılda Fikri Işık’ın öncülüğünde, Rasim hocanın takipçiliğinde milli eğitim bakanlığından aktarılan 550 milyon liralık ödenek ile yaklaşık 3 bin dersliğin bulunduğu 150 okul yaptırıldı.

Son bir yıl içinde inşaatına başlanan 81 eğitim kurumunda bin 600 dersliğin büyük bölümü açıldı, çok azı önümüzdeki günlerde açılacak.

AAAAA

AKSOY’DAN OKUL ATAĞI

Sanayicilerin ve hayırsever işadamları ile imzalanan okul protokollarına verilen ara Vali Hüseyin Aksoy ile yeniden gündeme geldi.

Sayın Vali, Başbakan Binali Yıldırım’ın “2019’a kadar tüm okullarda tekli öğretime geçilecek” talimatının ardından katıldığı her toplantıda okul ve derslik yapımına dikkat çekiyor.

Milli eğitim müdürü Fehmi Rasim Çelik’in verdiği brifingte öncelik okul ve derslik yapımı idi.

24 Temmuz’da Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi’ne yaptığı açıklamada,“2019’da tüm okullar tekli eğitime geçecek” demişti.

Ekim ayında KSO’da yapılan toplantıda sanayici ve iş adamlarında seslenirken, Kocaeli sosyal projelerde de öne çıkan bir kent. Özellikle eğitimle ilgili birçok hayırseverimiz milli eğitime katkıda bulundu. Bu hayırseverlere çok teşekkür ediyorum. 2019 sonrası tekli öğretime geçme kararı alındı. Kocaeli genelinde 836 dersliğe ihtiyaç var. Okul yaptırmak isteyen iş adamlarımıza bu çağrımızı yapmak istiyoruz. Böyle bir kampanyamız var. İş adamlarımıza bunu hatırlatmak istiyorum” çağrısında bulunmuştu.

Aradan geçen yaklaşık bir ayda birçok sanayici ve organize sanayi bölgesi yöneticisi ile konuştum. Okul yapmak konusunda pek istekli olmadıklarını gördüm.

Vali Aksoy ile okul protokolü imzalamak isteyenlerin sayısı ise bir elin 5 parmağı kadar.

Kim bilir, sanayiciler belki de Vali Aksoy’un kendilerini ziyaret etmelerini, sorunlarını dinlemelerini ve sonra okul protokolü imzalamalarını istiyorlardır.

Geçmişte okul yapma konusunda yarışan Nuh Çimento, Dereli ailesi, Pakmaya, Koruma Tarım gibi hayırsever kişi ve kurumlar kapıları çalındığında dün olduğu gibi bugünde hayır demeyeceklerdir.

Ama her zaman olduğu gibi Türkiye’nin vergi, ihracat ve ithalat şampiyonu TÜPRAŞ yine “hayır” diyecektir.

Sanayiciler okul yapmak konusunda isteksiz davransa da, Kibar Holding Hyundai imzaladığı okul protokolunu unutsa da, Körfez’de tematik lise yapma protokolu imzalayan Med Marina işi ağırdan alsa da Vali Hüseyin Aksoy’un gayretleri ile 2019’da Kocaeli’nin tüm okullarda tekli öğretime geçileceğine inanıyorum.

2017 milli eğitim bakanlığı bütçesinden 477 milyon TL gönderen Ankara’nın yarım inşaatların tamamlanması için önümüzdeki günlerde 200 milyon TL daha aktarması gerekiyor.

2018 bütçesinden de temel eğitim ve ortaöğretim için toplam 350 milyon gönderdiğinde sanayicilerin kapısını çalmaya, okul yapmalarını istemeye gerek bile kalmayacak.

Sayın Vali Aksoy ve milli eğitim müdürü Çelik tüm enerjilerini sanayicilerin organize sanayi bölgelerinde lise yapmak konusunda harcarlarsa daha doğru iş yapmış olacaklarını düşünüyorum. 

 

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ