17 Haziran 2019 Pazartesi
Mustafa Kalabalık

Mustafa Kalabalık

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Nikomedia ve İnlibağ Tüneli

Mustafa Kalabalık

23 Ekim 2017 tarihli yazısı

Bizim yaşımızdaki ve daha büyüklerimizin çoğunluğu, çocukluğumuzun çok daha renkli, güzel ve çocukça geçtiğini söyler durur..

 

Sokak oyunları, saklambaç, çelik çomak, yakar top, kibrit, çivi, tahtadan el yapımı kayak, plastik arabalara tel direksiyon yapıp arabacılık, bağ ve bahçeleri her gün ziyaret (!) vs vs ile günlerimizi geçirirdik çoğumuz..

 

Aslında her devrin vazgeçilmez oyunları, eğlenceleri farklı. Şimdiki çocuklar play station, bilgisayar oyunları ile çok daha haşır neşir. Bu durumdan rahatsız olanlar da var, memnuniyet duyanlarda tabi.

 

İşin aslı, şimdiki çocuklar çağa daha uygun, daha teknolojik, fark etmeden araştırmacı, inceleyici, değerlendirici, karşılaştırıcı oluyorlar aslında..

 

Sizin bilmediklerinizi onlardan öğrenebilirsiniz. Sizin cesaret bile edemediğiniz birçok şeyi çocukların gerçekleştirdiklerini görebilirsiniz..

 

Mesela benim çocukluğumda, dört ya da beş arkadaş, Değirmendere’deki “inlibağ” diye telaffuz edilen yerde oyunlar oynarken, yerin altına inen karanlık bir tünelin varlığını keşfetmiştik kendimizce.

 

Çocukluk bu ya, acaba içerisinde ne var? Bu tünel niye var? Kim kazdı burasını? gibi soruların cevaplarını içeri girmeye karar vererek almak istedik. Planladık, o zaman ihtiyaç gördüğümüz malzemeleri hazırlayıp tünelin girişinde buluşmak üzere sözleştik.

 

Sözleştiğimiz gibi de malzemelerimizi hazırlayarak, tünelin girişi olan bugünkü Değirmendere Kemal Kayacan Sitelerinin yanında buluştuk. Kimi kibrit getirdi, kimi mum. Kimi de su ve bisküvit ve kumanya. Eeee uzun ve bilinmez bir yolculuğa çıkıyoruz önlem almak lazım!

 

Her neyse, merakımızı gidermek için tünelin girişinde kim önden gideceğini belirlemek için “portakalı saydım, baş ucuma koydum…” dedik.

 

İlkokul üçüncü ya da dördüncü sınıftaki öğrenciler olarak boyumuz kadar yükseklikteki tünel girişinden girip, yanlış hatırlamıyorsam 15-20 metre düz ve eğimli bir yolun sonunda merdivenlerle inilen, kıvrım kıvrım karanlık yoldan yaklaşık 150 metre ilerledik. Benim tahminim indiğimiz merdivenler ve eğime göre deniz seviyesine kadar ancak inebildik…

 

İlerledik ama havasızlıktan ellimizdeki mumlar sönünce, minicik çocuk yüreğimizi kaplayan korkudan, geldiğimiz gibi geri kaçışarak tünelden çıktık. Bir daha da denemeye cesaret edemedik tabi…

 

Sonra büyüklerimizle burasını paylaştığımızda, eskiden orada define aramak için onların da girdiğini, tünelin bir ucunun “İznik”e, diğer ucunun “Hereke”ye uzandığına dair bilgileri olduğunu öğrendik…

 

Gelelim bugüne.. Bu yaşıma geldim bu konuyla ilgili ne bir çalışmanın yapıldığını duydum, ne de böyle bir tünelin varlığının dillendirildiğine şahit oldum. Kısa zaman önce Değirmendere’nin yerlisi olan bazı büyüklerimize konuyu açtığımda, bu tünelin gerçektende var olduğuna emin oldum.

 

Peki şimdi nerde bu tünel derseniz! Tünel girişleri yerleşim yerlerinin altında kaldı maalesef. O zamanlar tarihi kalıntı bilinci ne kadar vardı, yoktu bilemiyorum ancak nihayetinde tünel girişleri kapatılmış.

 

Gerçi şimdi de ne kadar bilinçliyiz! O da tartışılır…

 

Acaba bu konu, ilgili kurum kuruluşların ilgisi, incelemesi ve araştırmalarıyla yeniden gündeme gelir mi bilmiyorum!

 

Bildiğim ve tahmin ettiğim şey, eğer gerçekten bu tünele ulaşılabilir ve “İznik” ve “Hereke” istikametine giden uzunca bir yer altı tarih koridoruysa, hem Kocaeli, hem de Değirmendere ve Gölcük için muhteşem bir tarihi kültür hazinesi ortaya çıkar diye düşünüyorum.

 

Zaman..!

 

Bakalım o tünelin ucunda ışık görünecek mi? Görünmeyecek mi?

 

(3 Temmuz 2014)

 

 

  

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ford Medicalpark BasiskeleSanayi
Etçi Beyler konak_dr Davetiyem