21 Eylül 2018 Cuma
Global
Yüksel Yılmaz

Yüksel Yılmaz

sijoyukselyilmaz@windowslive.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Arakan’da zulüm buhar oluyor (1)

Yüksel Yılmaz

14 Ekim 2017 tarihli yazısı

Sri Lanka’ya gittiğimde Budistlerin yoğun yaşadıkları ama Müslüman ve Hıristiyanların da hayli rastlanabildiği Kendy’de dikkatimi çeken bir şey vardı. Budistler, Hinduistler, Hıristiyanlar veya diğerleri Müslümanlar kadar düzenli değillerdi. Müslümanlar düzenli yaşamlarının yanı sıra samimi, dürüst, temiz, yardımsever, mutluydular. Diğer din mensuplarının imrenmelerine belki bazılarının kıskanmalarına neden olacak kadar kendi yüreklerinde bir iç-barışa sahiplerdi. Bölge insanlarına dışarıdan biri olarak baktığımda gözlemim odur ki Müslümanlar “aile” kurmakta daha başarılıydılar. Diğerleri adeta sahipsiz ve başıboş görünüyorlardı. Belki de bu tutarsız maneviyat ve soğuk maddiyat bunalımından çıkmak isteyen basiret ve cesaretliler Müslüman oluyordu.

 

Myanmar’daki Müslüman azınlık Rohingyalar ile Myanmar Ordusu arasında Arakan eyaletinde 1947’den bu yana problem var. Bizimkiler derler ki: Mayıs 2012’de 3 kişilik Budist Rahip grubu 26 yaşındaki Myanmarlı bir kadına tecavüz etmişler. Sonra onu öldürüp cesedini bölgedeki bir Müslüman köyünün yakınlarına bırakıp kaçmışlar. Neden bunu yapmışlar? Bu şehvet ve katillikle açıklanamazdı. Fakat buna rağmen yetkili Budist Rahipleri ve Burma Hükümet yetkilileri kadına yapılanlardan Müslümanları sorumlu tutup konuyla hiç alakası olmayan 3 Müslüman genci hedef göstererek tutuklamışlar. Tutuklanan gençlerden biri dövülerek öldürülmüş; diğer ikisi Myanmar mahkemelerince ölüm cezasına çarptırılmış. İlerleyen süreçte birçok radikal rahip, Rohingyalılara karşı anti-propaganda başlatmışlar. Zaten cuntacıların elinde olan mevcut Hükümet de bu gösterileri desteklemiş. 

 

Çok geçmeden 3 Haziran 2012’de Arakan’ın güneyindeki Toungup şehir merkezinde, hacıları taşıyan otobüs, dönüş yolunda terörist Budist rahiplerce durdurulmuş. Önce şoför ve muavini dövmüşler. Daha sonra da otobüsün içindeki Müslüman hacıları döverek otobüsten dışarı çıkmışlar. Sayıları 300’ü bulan Budistler, Müslüman hacıları yolun ortasında öldürünceye kadar döverlerken hiçbir yetkili müdahale etmemiş. Hatta bu olay bittikten sonra bile... Bunlarla birlikte otobüste görevli olan bir karı-koca çifti de döverek öldürmüşler. Diğer 5 Müslüman hacı ise bu katliamdan kaçarak kurtulmayı başarmışlar. Öldürülen hacılar Thandwe’deki Thetsa Mescidi’ndeki bir dini toplantıdan dönüyorlarmış. Rahiplerin yola attıkları cesetlerin üzerlerine tuvaletlerini yapmışlar, içtikleri şarapları dökmüşler...

 

Cihad Dergisinin Yankısı’nın (Echo of Jihad Magazine) haberine göre Hükümetin desteği ve iç güvenlik tehdidi gerekçesiyle güvenlik güçlerinin emniyeti altındaki rahiplerce Razak, Lalu ve Syed Ahmet gibi Müslümanların birçok köyünü basarak yakıp yıkmışlar. Müslümanların ticarethaneleri ve 150.000.000 Kyatlık ticari malları da yakılmış. Sawmawna Köyü’ndeki bir cami ateşe verilmiş. 200 Rohingyalı evsiz kalmış. 9 Haziran’da 100’ün üzerinde Rohingyalı Müslüman hayatını kaybetmiş, 500’ün üzerinde Müslüman ise evsiz kalmış. Bangladeş’e sığınmışlar ama karaya çıkmak isteyen Müslümanların kayıkları tekrar zorla denize itilmiş. Zira Bangladeş Hükümeti de cuntacıdır. Arakanlı Müslümanların ülkelerine girmelerine izin vermemişler. Arakanlılara ev verenler derhal tutuklanmışlar ve eve alınanlar ise sınır dışı edilmişler. Nihayet Arakan’da tutuklanan bir Müslümanın akıbetinden herhangi bir akrabasının haber alması mümkün olamamış. Sadece 8- 19 Haziran arası bile 60 Müslüman kadın Hükümet güvenlik güçleri, polisler ve Budist rahiplerce tecavüze uğramış. Köylere giren güvenlik yetkilileri köyün erkeklerini bir meydanda toplayarak oyalarken diğer bir grup köye girerek çok sayıda kadına tecavüz etmiş.

 

BBC haberine göre 5 Eylül’de 35 bin kişinin Bangladeş’e sığındığı, 25 Ağustos’tan beri üç haftada 123 bin kişi Arakan’daki şiddet olayları yüzünden bölgeden ayrılmış. Fakat Myanmar’da insan hakları için mücadele ederken 15 yıl hapis yatan ve “en ünlü siyasi mahkûm” olarak anılan Nobel Barış Ödüllü Aung San Suu Kyi’nin, Myanmar ordusu tarafından Arakan Müslümanlarına karşı yapılan zulmü yalanladı. Aung, evlerini terk etmek zorunda kalan 101 Rohingya kadınının Myanmar ordusunun tecavüz ve cinsel tacizine uğradıklarına ilişkin Birleşmiş Milletler’in şubatta yayınladığı raporu yalanlayarak aksine kadınları suçladı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ise bölgede yaşanan durumun tüm bölgenin istikrarını etkileyeceğini ve bölgede etnik temizlik riskinin bulunduğunu söyleyerek sözüm ona ilgilenmiş oldu. Göçmen Müslümanlar CNN’e, Myanmar ordusuyla hareket eden sivil Budistlerin hasır kulübelerini yaktıklarını ve zulmettiklerini söylemeleri elbette kınamanın yetmeyeceğini göstermektedir.

 

Fakat gelin gelelim Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek bütün bunlara inanarak duygulanıp 29 Ağustos’ta paylaştığı dört fotoğraflı bir tweet’le Arakan’da yaşanan trajediye dikkat çekmek isteyince ve ardından fotoğrafların Arakan’da yaşananlarla hiçbir ilgisi bulunmayınca yapılan zulümler de buhar olmuştu. Arakan’dan olduğu iddiasıyla paylaşılan yanlış görüntüler listesinin yayınlanmasından iki gün sonra Mehmet Şimşek önce bir düzeltme yaptı, daha sonra da paylaşımını kaldırdı. Böylece olan gerçek mağdur ve mazlumlara oldu… Çok geçmeden 6 Eylül’de Myanmar’ın Dışişleri Bakanı ve hükümet başdanışmanı Aung San Suu Kyi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yaptığı telefon görüşmesinde yanlış fotoğraflara dikkat çekip, topluluklar arası sorunlar yaratan dezenformasyonun teröristlerin işine yaradığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan da “Medyada, özellikle de sosyal medyada dolaşan görüntülerin, resimlerin, haberlerin pek çoğunun da Arakan’la ilgisi yoktur, bunu da bilmemizde fayda var. Bu resimlerin bir kısmı, bizdeki Gezi olayları ve bölücü örgütün çukur eylemleri dâhil dünyadaki pek çok hadisede kullanılmıştır” dediği halde Şimşek yine de, “Çok yazık! Ülkesindeki katliamlara ve etnik temizliğe sessiz kalan Nobel ödüllü lider düzelttiğim twite sığınıyor” demişti.

 

BBC Birmanca Servisi’nden Tin Htar Swe de haklı olarak, Myanmar’ın çatışmaların yaşandığı bölgelerden görüntü alınmasına izin verilmediğini belirterek, Birleşmiş Milletler ve diğer insan hakları örgütlerine, bölgede ne yaşandığının tespit edilmesi için izin verilse, yanlış bilginin söz konusu bile olmayacağını söyledi.

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ford Yeşil Düş Vadisi Medicalpark Beykar Davetiyem
Ekcan YEDİ İKLİM ibrahimoğlu bbs inşaat BasiskeleSanayi konak_dr