23 Ekim 2017 Pazartesi
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Biz hiç uyumuyoruz ki rüya görelim

Ozan Özgenç

04 Ekim 2017 tarihli yazısı

Bir kaç yıl önce Beyazıt Öztürk’ün ünlü programı Beyaz Show’a, boğazdan görüntülü, canlı bağlantı yapmıştı.

Sinek kaydı traşı, jilet gibi takımı içinde arkasından göğe yükselen ışıl ışıl gökdelenlerin ve eşsiz tarihi İstanbul silüetinin önünde gülümsüyordu.

Beyaz sordu: “İstanbul ile ilgili en büyük rüyanız nedir?”

O da beklemediği bir soruya yakalanmış gibi anlık bir duraksamanın ardından cevabı yapıştırdı:

“Biz hiç uyumuyoruz ki rüya görelim!”

Cevabı veren isim, geçtiğimiz hafta başkanlıktan istifa eden Kadir Topbaş’tan başkası değildi.

Kadir Topbaş’ın istifasının ardından, Beyaz’ın programında söylediği bu sözleri hatırladım.

Türkiye’nin en güzel, rantı en büyük şehrinin belediye başkanlığını yapan...

Tarihin en önemli şehirlerinden birine, Türkiye tarihinin en önemli siyasetçilerinden biri tarafından başkan yapılan.

Türkiye’nin en çok izlenen programlarından birine ansızın görüntülü bağlanıp, afilli sözlerle havasını basan Kadir Topbaş.

O zamanlar hiç uyumadığı için rüya görmediğini söyleyen Topbaş, meğer rüyadaymış.

Saatin alarmı çaldı, çaldı ama öyle derin rüyadaymış ki tam duyamadı.

Öyle kendi kendine de değil.

Sarsılarak, silkelenerek, yataktan düştü.

Belki de “uyumuyoruz” derken gördüğü rüyanın en tatlı yerinde, kaldırdılar adamcağızı.

Zor oldu kalkması.

Şimdi farklı şehirlerin belediye başkanları için de alarm vaktine yaklaşan saatin tik takları yükseliyor diyorlar.

Ankara, Bursa gibi kentlerin isimleri geçiyor.

Peşi sıra farklı il ve ilçeler de olabilir.

Şu anda belediye başkanı olmak çok zor olmalı.

Uyusan yataktan düşebilir, uykusuz kalsan sanrılar görebilirsin.

Gerçekten bu dönemde belediye başkanı olmak zor mu acaba?

Belki bazıları için öyle ama herkes için değil.

Dürüst, namuslu, vatanını, milletini seven, adaletle çalışan, adam kayırmayan, himmet toplatmayan, müteahhitleri “kesmeyen”, şirket ortaklığı yapmayan, arazi alıp satmayan, fukaraya tepeden bakmayanlara hiç zor değildir.

Rantın yüksek, FETÖ’nün güçlü, himmetin bol olduğu bu kentin ilçelerinde, rüyaya yatmayanlar için zorluk olacağını, “vicdana gelip” istifa etmelerine bir sebep olacağını sanmam.

O yüzden, özellikle Kocaeli’deki benim de inandığım bazı belediye başkanlarının uykularının kaçmasına hiç gerek yok.

Örneğin bu tip durumlarda insanlar “diğerleri bozulur” diye, politik davranır isim vermekten kaçınır.

Halbuki biz politika yapmıyoruz.

Mesela Nevzat Doğan; çalışması, anlaşması zor diye söylenen, tarzı eleştirilebilecek bir isimdir ama benim bu kentte hakkında belediyeye zarar verdiğine yönelik tek şikayet, şaibe duymadığım bir başkandır.

Evet farklı konularda şikayetlere tanık oldum. Hatta şahsen eleştirdiğim işleri de var.

Ama İzmit ve belediyenin hakları konusunda hiç bir yanlışa şahit olmadım.

Bunu söyleyince de bize dalkavuk diyenler olacaktır.

Olsun. İthamlar, insanlara hakkını teslim etmemekten daha kötü değildir.

Tabi ‘diğer başkanlar böyle değil’ demek değil bu.

Hatta hiç tanımadığım başkanlar da var.

Ama diğer bazılarıyla ilgili doğru, yanlış insanlar konuşuyor demek.

Zaten, söylediğim gibi.

Yarası olmayanın gocunacağı bir durum da olmaz.

Öyle, “Biz hiç uyumuyoruz ki..” demekle de olmaz bu işler.

Çünkü, gerçekten uyumayanlar da var.

Mesela biz de hiç uyumuyoruz.

Zaten bu memlekette bir türlü uyuyamayan o kadar çok insan var ki...

Ve gördükleri de hiç rüya falan değil.

----------------------------------------------------------------------------------------------

 HİMMET VEREN Mİ, TOPLAYAN MI?

15 Temmuz’da 250 kişinin ölümüne sebep olan hain darbe teşebbüsünün mimarları olan FETÖ’nün temel finansal yapısıydı himmet.

Örgütlendikleri her yerde, mahallede, bürokraside, siyasette, ticarette himmet adı altında sözde öğrencilere yardım için topladıkları paralarla, bu terör örgütünü güçlendirdikçe güçlendirdiler.

Geçenlerde, SEKA Hastanesi  Otelcilik Müdürlüğünden sözleşmesi uzatılmayarak ayrılan, yakından tanıyıp dürüstlüğüne kefil olabileceğim kişilerden biri olan Samet Topal’ın bir paylaşımı dikkatimi çekti.

Topal diyor ki; “Ben FETÖ için sağlıkçılardan kurban bağışı toplayan adamların şu an RABİA işareti yaparak kendilerini aklayacaklarını pek sanmıyorum (!)

Şimdi Bağışçı kandırılır anlarım da, toplayıcı kandırılmaz arkadaşlar bunu böyle biliniz.”

Yani himmet verene bakalım tamam da, himmet toplayanlara doğru neden bakmıyoruz diyor.

Bana kalırsa doğru ama biraz eksik bir yargı.

Çünkü himmet toplayan müdürleri, amirleri, şefleri de görevden aldılar.

Ama onlar bunu toplarken göz yumanları ya da ona toplaması için talimat verenleri kimse sormuyor.

Yani sadece toplayan değil, toplatana da bakmak lazım.

Eklemek istedim.

 

 

 

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ