18 Ekim 2017 Çarşamba
Yüksel Yılmaz

Yüksel Yılmaz

sijoyukselyilmaz@windowslive.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Ümmetin halinin tahlili, teşhisi, tedavisi

Yüksel Yılmaz

30 Eylül 2017 tarihli yazısı

Şayet önyargılıysak kesinlikle bakış açılarımızı artıramayız ve ortak usullerimiz olamaz. Önyargı gerçeğe giden yolu daha en baştan kapatıyor. Çünkü bizi kör ve sağır ediyor. Öyleyse kendimize bir fırsat verebilmemiz için “önyargısız olunmalı.” Böylece ferasetimiz ve basiretimiz kapanmaz. Bu hepimizin gözünü açar ve tefrika olmaz.

 

Yine bir o kadar büyük olan diğer problemimiz kendimize paradigma kazandırmayışımız. Herkesin kendine göre haklı olması bizi sadece ayırmıyor, ayrıca ayırdığımız yerde sabit kalmamıza da neden oluyor. Çünkü kendimize at gözlüğü taktırıyoruz. Öyleyse problemlerden diğerinin kalkması için “bakış açılarımız artmalı.” Böylece aynı gerçeği tespit ederiz. Bu tartışmayı ortadan kaldırır ve tefrika olmaz.

 

Bizim en büyük problemimiz anlamamak değil, anlamanın kıstaslarını işletmemek. Amacımız ve dilimiz aynı olduğu halde nasıl olur da aynı sonuca ulaşamıyor ve ayrılığa düşüyoruz? Çünkü anlamanın usullerinde ayrılıyoruz. Öyleyse problemlerden birinin kalkması için “usullerimiz ortak olmalı.” Böylece aynı gerçeğin peşine düşeriz. Bu zaman kaybını ortadan kaldırır ve tefrika olmaz.

 

Bütün bu önyargı, tek bakışlılık ve usulsüzlükler yüzünden başımızdaki en büyük bela olan şu üç problem çözümsüz kalıyor:

 

1-Şirk problemi

2-Hurafe problemi

3-Tefrika problemi.

 

Bilgi ve inancımız bize miras kalıyor. Eğer bu bilgi ve inancımız batıl ise önyargı bunu anlamamızı asla mümkün kılmayacaktır. Eğer inancımızda şirk varsa bunu fark etmek bizim için imkânsız olacaktır. Tek bakış açılı olmaktan dolayı kendimizi en doğru sanmaya ölene kadar devam ederiz. Usulümüz olmayacağı için de şirkimizden şüphe edemeyiz. Oysaki şirk başımıza gelebilecek ene büyük felakettir. İpimizin çekilmesi demektir. Şirk, Allah’ın affedip şefaat etmesini bile imkânsız kılar. Asla affı yok. Evveliyatla böyle bir problemimiz olmamalıdır. Kur’an dışı ölçüleriniz varsa şirk adeta elini kolunu sallaya sallaya girecektir. Fakat Kur’an şirki tanıtarak şirkten emin kılar. Eğer şirk varsa bu bireyin bitişidir.

 

Ne kadar düzgün bir dininiz olursa olsun eğer başkaları bu dini öğrenmeden önce etrafında karşılaşacağı her hurafe yüzünden merak bile edilmeyecek ve kesinlikle itici olacaktır. Hurafeler dinle ilgili görünen ama dinle alakasız şeylerdir. Allah’ın tertemiz dinine atılan beşer çamurlarıdır ve çoğu şirkle yakından yahut doğrudan doğruya ilgilidir. Dinin vitrini gibi durur. Her ülkenin geleneksel özellikleri dine hurafe yoluyla sokulunca hurafe hayat bulur. Kur’an dışı ölçüleriniz varsa hurafe işte bu kapılardan girecektir. Fakat Kur’an tek ölçü olunca hurafeye izin çıkmaz. Eğer hurafe kaldırılmıyorsa bu dinin bitişidir.

 

Müslümanlar dünya coğrafyasında yayılmış olup birçok ülkede mevcud iseler de ümmet şuurunda olmayıp kesinlikle İslamı temsil etmiyorlar ve mutlu bile değiller. Mezheblere, tarikatlara, cem(aat)lere ayrılmış ve paramparça olmuş durumdalar. Değil dünya çapında güç oluşturacak bir birlik kurmak ticari hayatta sağlıklı bir ortaklık bile kuramamaktalar. Oysaki Müslümanlar üzerinde çok büyük zulümler gerçekleşmekte olup bundan kurtulmanın yolu küresel ve güçlü bir İslam Birliği oluşturmaktır. Bireysel olarak şirke girmemek nasıl çok önemliyse sosyal olarak bölünmemek de çok önemlidir. Kur’an dışı ölçüleriniz varsa bölünmek için nedenleriniz de var demektir. Fakat Kur’an’ın tek ölçü olması bizi birliğe çıkarır. Eğer tefrika engellenmiyorsa bu ümmetin bitişidir.

 

Kur’an’ı doğru anlamak için önyargısız, çok bakış açılı ve usullü olmak gerekiyor. Böylece erdemin zıddı olan cahillikten ve cühela gözükmekten, barışın zıddı olan terörden ve anarşist gözükmekten kurtuluruz. Zira İslam erdem ve barış dinidir. Modern ilimlerle ilgilenmek de bizi aydınlatarak cahillikten ve nezaketi artırarak şiddetten uzak tutacaktır. Öyleyse şu iki nurdan yararlanmalıyız: “Kur’an” ve “modern bilim.” İslam dünya kamuoyunda cahil kara çarşaflıların ve barbar teröristlerin dini olarak tanıtılmaktadır. Ümmetin içinde gerçekten cahil ve terörist olanların varlığı dine zarar vermektedir. Öyleyse bu iki hastalıktan yakamızı kurtarmalıyız: “Cehalet” ve “terör.” Birlik oluşumuzun önündeki en önemli iki engel şunlardır: “Irkçılık” ve “çıkarcılık”. Etnik milliyetçilik olan ırkçılık başka milletlerin bizden uzaklaşmasına neden olmakta ve bu da parçalanmak anlamına gelmektedir. Gerek kişisel ve gerekse partisel anlamdaki çıkarcılık da parçalanmaya hizmet etmektedir; çünkü kişi ya da kurum kendi çıkarını düşünmekten “birlik olmayı” dert bile edinmemektedir. Yani cebini dolduran gönlünü boşaltmaktadır.

 

Bu tezimizle önyargılı, tek bakış açılı ve usulsüz düşünmeyi tahlil ederken şirk, hurafe ve tefrikayı teşhis etmiş oluyoruz ve kurtuluş için tek ölçü alınması gerekenin Kur’an ve tek ölçü alıcının iyi işletilmiş akıl olduğunu tedavi yolu olarak görüyoruz.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi Aytaş Şömine ACARLAR TURİZM YENİ