18 Ekim 2017 Çarşamba
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Mesele eğitim değil, bilimsellik

Ozan Özgenç

18 Eylül 2017 tarihli yazısı

Önceki gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir televizyon programında yaptığı, “Eskiden TEOG mu vardı?” açıklamasının ardından, dört yıldır uygulanan sınav sisteminden vazgeçiliyor.

O dakikadan itibaren ülkede bir TEOG gündemi oluştu ki, hemen herkes Cumhurbaşkanıyla bu konuda aynı fikirde.

Aslına bakarsanız sistemin kaldırılması çok doğru bir tercih.

Daha on, on iki yaşlarındaki çocukların hayata bir sınav üzerinden hazırlanması, cocukların psikolojilerinin henüz o yaşlarda öğrenme ve gelişme yerine, kazanma üzerine odaklanması zaten yeterince travmatik bir modeldi.

Bunun kaldırılmak istenmesinde sorun yok.

Ancak, son 15-20 yılda, adeta deneme tahtasına dönen  eğitim sistemimizin sorunu sadeece TEOG mu?

Aslında meselenin salt eğitim sistemi olduğunu düşünürsek ya da bu meseleye sadece eğitim sistemi üzerindeki çarpık modellemeler üzerinden bakarsak da yanılırız.

Çünkü mesele bana göre biraz daha derin.

Ben, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne dışarıdan giren bir teğmen olarak kıt’aya ilk atandığımda, içine girdiğim dünya doğal olarak çok farklı gelmişti.

Kıt’a olarak adlandırılan birliklerdeki hayatı anlatabilmek için, tek bir kelime hiç bir zaman yetmez.

Ayrı bir ortamı, disiplini, prensipleri ve koşulları olan yerler.

Ama birlik komutanım aradan bir süre geçtikten sonra bana, “Ozan, dışarıdan bu sisteme giren biri olarak, kıtayla ilgili düşüncelerin neler?” diye sorduğunda şu cevabı vermiştim:

“Ben bu kadar önem verilen ama bilimsellikten bu kadar uzak işleyen bir yapı görmedim.”

Tabi ki bu öznel, tamamen benim fikirlerimi yansıtan ve bazı örneklerle de temllendirebileceğim bir bakış açısıydı ama burada konumuz 2000’lerin başındaki kıtaların durumu değil.

Hoş, birlik komutanı da bu yaklaşımımı onaylamıştı ama aradan geçen bir kaç yıl sonra bu bilimsellikten uzaklık bana da, artık o kadar batmamaya başlamıştı.

80 milyon nüfuslu bir ülkenin eğitim, ekonomi, sağlık, güvenlik başta olmak üzere, türlü çeşitli önem arzeden alanlardaki metodolojisine şöyle bir baktığımızda, ne görüyoruz?

Buna verilecek cevap, yaşanan sorunların, bir türlü çözülemeyen problemlerin, aşılamayan vasatlığın, bu alanlar üzerinden kıyasıya yaşanan siyasi çatışmaların da anahtarı olacak.

Ben ülkemizin temel sorunun, o gün kıt’ayla ilgili bana sorulan soruya verdiğim cevaptan çok farklı olmadığını düşünüyorum.

TEOG özeline dönersek şayet; burada bir meselenin varlığı kesin.

Ancak, TEOG bu ülkeye getirilirken hangi bilimsel çalışmalar, sosyolojik çözümlemeler, uzman görüşleri ya da gelecek planlamaları ışığında getirildi de, şimdi hangi bilimsel veriler, sosyolojik, psikolojik analizler üzerine değiştirilmek isteniyor?

Getiririm denildiğinde gelen, götürürüm denildiğinde giden, böyle olsun denildiğinde olan, olmasın denildiğinde olmayan bir sistemin bilimselliği ne kadar olabilir?

Tabi ki bu ülkede her şey bu şekilde işliyor demek, hiç bir şeyin bilimsel bir altyapısı yok demek haksızlık olur.

Ama meseleyi daha çok değerler üzerinde alıp, bilimselliği bir kenara koyduğunuz zaman, karşılaştığımız olağan üstü manzara apaçık ortada değil mi?

Mesela şimdi TEOG kalkacak ya, yerine neyin ve hangi araştırılıp ortaya konulmuş bilimsel bir projenin getirileceğini bilen kimse var mı?

Mesele eğitim değil, bilimsellik derken, ne demek istediğimi bilmem anlatabiliyor muyum?

-----------------------------------------------------------------------------------------

NE GELDİYSE İZANSIZLIKTAN GELDİ

Geçen hafta gündem içinde değinmeye fırsat bulamadığım bir konu var.

Bir belediye çalışanının sosyal medya üzerinde yayınladığı, “Ne geldiyse yaverlerden geldi”  sözüyle paylaştığı ve sonunda işinden olduğu süreç aslında şunu gösterdi:

Yaranma arzusu, ortamdan faydalanma isteği ya da gaflet hali, adına ne derseniz deyin.

İnsanların değerlerine dil uzatmadan önce, iki kere düşüneceksin.

Sonra başına gelenlerden ötürü, kimseyi suçlamayacaksın.

Çünkü, bu memleketin başına ne geldiyse yaverlerden değil;

Ne geldiyse, izansızlıktan geldi.

Sözün özü:Haddini bileceksin.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi Aytaş Şömine ACARLAR TURİZM YENİ