14 Aralık 2017 Perşembe
Mustafa Kalabalık

Mustafa Kalabalık

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Yanlış yerlerde eşeleniyoruz…!

Mustafa Kalabalık

17 Eylül 2017 tarihli yazısı

‘Dünyaya gelen bütün canlıların iki temel amacı vardır. Bu amaçların ilki “hayatta kalmak”, ikincisi ise “büyümek ve gelişmektir”. Buna göre, uygun koşullar sağlandığında her canlı varlığını sürdürür ve büyüyüp gelişir.

 

Ne var ki, yaşamı boyunca büyüme ve gelişmesinin önünde bireyin aşması gereken sayısız toplumsal ve bireysel engeller de söz konusu olur. Bu engeller karşısında, bireyin sahip olduğu potansiyeli gerçekleştirmekten kaçınmasının bedeli ise “varoluşsal suçluluk”tur.’

 

“Potansiyellerinizi kilit altında tutarsanız, “özünüzde” size verilmiş bir şeye karşı suçlu (borçlu) olursunuz.” Medard Boss

 

* * *

 

Yaklaşık on yıldır köşe yazılarım, makalelerim ile bazen düşüncelerimi, fikir ve önerilerimi, bazen de eleştirilerimi kelimelere dökmeye çalışıyorum.

 

Potansiyelim hakkında bir şey söyleyemem ama kilidi hep açık tutmaya çabalıyorum..

 

Bir Çin ata sözüne uygun davranmak demeyelim ama “Büyük kafalar fikirleri, orta kafalar olayları, küçük kafalar kişileri tartışır" sözüne uygun hareket etmeye de gayret ediyorum.

 

Kişi ve kurumlardan ziyade gerçekleşen veya gerçekleşmeyen olayları, eylemleri, sözleriyle birlikte, fikirlerin ortaya sürülmesine elimden geldiğince katkı sunmaya çalışıyorum.

 

Bazen şahısların doğrudan doğruya hedef gösterilerek yazı konusu edilmesi gerekir gibi görünse bile, buradaki “gereklilik” kime göre, hangi ölçülerde olmalı sorusunu düşünerek, varsa şikayeti olan yargı vasıtasıyla gereğini yapması gerektiğine inandığım için de, şahıslar üzerinden özellikle kötüleme, aşağılama, değersizleştirme ve suçlama suretiyle “zan altında bırakmaya neden olabilecek” konuları ele almayı doğru bulmuyorum.

 

Bunu yapanları kınamak, yanlış yaptıklarını söylemek değildir amacım. Haddim de değil..!

 

Ama adeta belli kesimlerse ortak bir karar almışçasına tek bir kişi üzerine yapılan haklı ya da haksız eleştirilerin dozajının da kaçırıldığını düşünüyorum.

 

‘Eğer kendimizi tüm varlığımıza döndürmeyi ve sahici olmayı beceremeyip, boyun eğen bir kimliksizliğe sığınıp “varlığımızı unutursak” varlığımızı kaçırıyor ve kaçırdığımız ölçüde başarısızlık yaşıyoruz demektir.’

 

Memlekette öylesine arsızca ve kolaylıkla “hain” ve “terörist” ilan ediliyorken, ötekileştirmeler sürüyor ve özellikle toplum adına yapılan onlarca, yüzlerce yanlışlar varken, geleceğimizin temellerinin altı eşelenirken sesini çıkarmayan birçok isim, “cekti”, “caktı”, “miş”, muş”dan öteye gitmeyen yazı ve çizilerle birilerini infaz etmeye kalkıyorsa, başka yerlerde daha başka ve daha büyük yanlışlıklar olduğu için kamuoyundan bunları kaçırma gayretleri var sanki diye düşünüyorum…

 

Toplumun gerçek gündemleriyle ilgilenip, faydalı olabilecek eleştiriler, araştırmacı gazetecilik yapılacağı yerde, işin kolayına kaçıp, hem de meslektaş(!) “yerel bir ortak düşman” yaratmak da neyin nesi ola ki..!

 

Kimsenin avukatı değilim, olamam da. Ama toplumun gündeminin oyalanması olarak gördüğüm ve böyle düşündüğüm için ben de şahsi düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim sadece.

 

“Şantajcı”, “tetikçi” suçlamalarını ulu orta yerde yapıp da, her seferinde alakalı alakasız konulara eklemeler yaparak bir kişinin kamuoyunun önüne atılmasını, pek de anlamlı bulmuyorum, doğru da bulmuyorum...

 

Mademki böyle bir şantaj olayı oldu, tetikçilik yapıldı, mademki mağdur olan muhatapları var, o halde bunların ortaya sürülmesi gerekmez mi?

 

Kime şantaj yapılmış? Neyle ilgili şantaj yapılmış? Bu şantajlar karşılığında kim ne kadar, ne ödemiş? Belgeleri var mı? Kim bu şantaj ve tetikçiliğe maruz kalmış kişiler?

 

Kime kim için tetikçi olunmuş? Şikayetçi olan olmuş mu?

 

Hangi dava açılmış bu suçlarıyla ilgili? Davaların sonuçları ne olmuş?

 

Gazeteci dostlarımın affına sığınıyorum ama ben şahsen merak ediyorum ve bunları öğrenmek istiyorum. Daha önce yayınlandıysa da ben kaçırdım sanırım..

 

Benim araştırmacılık alanıma girmediği için bilemedim, öğrenemedim…

 

Ülkemizin gittiği yöne bakarsak, Kocaeli’nin geldiği ve götürülmekte olduğu yönü düşünürsek, bence yanlış yerlerde eşeleniyoruz…!

 

Kıssadan hisse; “Başkasından duyduğun hiçbir şeye! Gözünle gördüğünün yarısına inan.”

 

 

     

  

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr