24 Ekim 2017 Salı
Yüksel Yılmaz

Yüksel Yılmaz

sijoyukselyilmaz@windowslive.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

JKD’nin nesi sporlaştı?

Yüksel Yılmaz

01 Eylül 2017 tarihli yazısı

Başlangıçta bir dövüş olan ve sonra dövüş sanatına dönüşen karate’nin daha sonra sporlaşmasını “Karate nasıl sporlaştı?” başlıklı makalemizde açıkladık. O makalemizden anlaşılmış olmalı ki karate tutulmasını "yumuşamasına"; yayılmasını ise "teşkilatlanmasına" ve "kurallara bağlı olarak sporlaşmasına" borçludur. Aksi takdirde tozlu raflara terk edilmiş bir kitap gibi unutulacaktı. Nitekim çok sayıda stil ya da ekol bunu gerçekleştirmediği için yok olup gitmiştir. Bugün bazısının sadece isimleri kalmış, bazısı hakkında çok az şey bilinmiş ve bazısının isimleri bile kalamamıştır.

 

Diğer yandan ayakta kalıp güçlenen hatta dünyanın dört bir yanına yayılan ekollere bakıldığında görülecektir ki başarısının ardında kabul edilmek için “yumuşatılma” ve yayılmak için “teşkilatlanma” süreci yaşamıştır. Jigaro Kano’nun Gichin Funakoshi’ye olan müsabakalaşma tavsiyesi olmasaydı karate bugün daha silik izler taşıyacaktı. Kurallı karate’ye hemen “tamam” demeyen Funakoshi’nin “temel mücadele ruhuna zarar verilmemesi” şartını ileri sürmesi karate’nin karakteristik özelliklerinin silinmemesi ve çok başka bir şeye dönüşmemesi içindi. Öyleyse bu tespitlerden yola çıkarak karate’nin evrenselleşme başarısındaki gayretleri örnek alınabilir.

 

Klasik sistemlerin karşısında “non classical” olarak heybetle ve dimdik duran Jeet Kune Do (JKD), onlar gibi olmadığı hatta bazı özellikleriyle onların tam aksi olduğu halde bunu nasıl gerçekleştirecektir? Her şeyden evvel şu bilinmelidir ki modern karate’yle kıyaslandığında Çin’den geldiği döneme yaklaştıkça klasik karate’nin JKD’yle daha fazla ortak noktasının bulunduğu bilinmelidir. Yani karate sporlaşmadan önce Okinawa adasında salt dövüş halinde iken JKD’yi şimdiyle kıyaslarsak elbette daha çok andırıyordu. Kurallarla kendine bile benzemesi gitgide azalacağından Funakoshi işte tam burada endişe etti. Öyleyse nasıl bir adım JKD’yi özünden koparmadan sportif yapıyla bir araya getirebilir? Sokak açısından “combat realism” özelliği taşıyan JKD buna müsait midir? Sporlaşmadan sporla barışık hale getirilebilir mi? Hani Bruce Lee hep uygulamada çelişmeyen ama teoride çelişen terimleri kullanır ya: Stilsiz stil, çevresi olmayan çember, dövüşmeden dövüşme gibi. Hareketlerde bile paradoks söz konusudur. Kısacası ‘spor değil ama aynı zamanda spor’ nasıl olabilir?

 

Bu sorunu aşabilmek için “ikişer iki metod” geliştirdik. Nedir ikişer iki metod? Bu metod “ilk ikişer” ve “ikici ikişer”den oluşan ikişer iki sebeptir. İlk ikişer sebebi “Alagöz Modeli” başlıklı makalemizde açıklamıştık:

 

Sebep: 1. JKD’nin müsabakalaşması söz konusudur.

Sebep: 2. Müsabakanın JKD’leşmesi söz konusudur.

 

Bu kazanım JKD’nin tümünü ve özellikle felsefesini içermemektedir. Bu yüzden bunun daha iyi anlaşılması ikinci ikişerin izahına muhtaçtır. İlk ikişer “JKD’nin özgünlüğü mümkün mertebe korunarak nasıl sporlaşabilir?” sorusunu cevaplamaktadır. İkinci ikişer ise bu makalede açıklamayı hedeflediğimiz “Sporlaştığı halde ona hala JKD denebilir mi?” sorusunun cevabını vermektedir. Her iki sorunun da cevabı verilirken JKD’nin ayakta kalması amaçlanmıştır. Sporlaştığı halde ona hala JKD denebilmesi şu iki sebebe bağlıdır:

 

Sebep: 1. Çünkü JKD’nin felsefesi sporlaşmıyor.

Sebep: 2. Çünkü JKD’nin sparringi sporlaşıyor.

 

Bruce Lee’nin konsepti “Jeet Kune Do”dur ve orijinal öğrencileri kendi JKD konseptlerine “Non Classical Gung Fu”, “Wu Wei Gung Fu”, “Wing Chun Do”, “Jun Fan Jeet Kune Do” gibi başka isimler vermişlerdir. Biz de başka isim verdik ve “JKD Kulelkavido” dedik. Böylece Bruce Lee’nin orijinal felsefesi olduğu gibidir. Biz JKD’yi bir felsefe olarak konuştuğumuzda Bruce Lee’nin dövüş konseptini yani dövüşe nasıl baktığını izah ediyoruz. Yani onun kuralsız ve yasaksız ama ilkeli felsefesine müdahale etmiyoruz. Bu izahattan sonra tam burada şunu soruyoruz? Bruce Lee sparring yapmamış mıdır? Elbette yaptı. İşte onun sparring’ini sporlaştırıyoruz. Ama altını çiziyorum: “Onun sparring’ini…” Yani ekipmanlarıyla kontrollü bir müsabaka yapan Bruce Lee’nin yaptığını biz de yapabiliriz. Ona “JKD Kulelkavido” diyerek özgünlük katıyoruz. Belki onun yaptığını sadece organize haline getirdiğimizden yeni bir isim koymamızın doğruluğu bile tartışılabilir. Çünkü o sparring’ini isimlendirmediği halde aynısını yaptığımız şeye yeni bir isim vermiş oluyoruz. Kısacası JKD’nin felsefesini sporlaştırmadan sparring’ini sporlaştırıyoruz. İşin içinde olmayanlar “Kulekavido”nun net olarak nerede ayrıldığını göremezler.

 

Funakashi yorumladığı karate’ye “shotokan” dediği halde bugün hala organizasyonlara doğrudan doğruya “karate” denilerek modern karate klasik adıyla anılmaktadır. Fakat biz Bruce Lee’nin hatırasına saygıyla “JKD Kulelkavido” diyoruz. Karate’nin klasik hali değil modern hali büyüyüp yayılmış ve nihayet olimpik olmuştur. Biz JKD’yi klasik ve modern ayrımına tabi tutmadan sparring boyutunu yarışma haline getirdiğimizi deklare ediyoruz. Dünya çapındaki JKD müsabakalarına başka branşların sporcuları da katıldıklarından JKD havasından uzaklaşılmaması için müsabakalarda JKD felsefesinde önemsenen ilkeleri görmek istiyoruz. Tipik bir kick boxing ya da wu shu maçına dönüşmesini istemiyoruz. Kendi karakteristik özelliklerini taşımasını istiyoruz. Bu yüzden Sayın Abdulvahid Alagöz’ün oluşturduğu müsabaka talimatına dâhil ettiklerimiz hep JKD’nin karakteristik ilkeleri oldu. Organizasyonlarda müsabaka molasında ille bir demonstrasyon katmamızın nedeni de zaten hep bu ilkeleri hatırlatıp canlı tutmak içindir. JKD sparring’inin sporlaşması felsefesini daha çok yayıp canlı tutacaktır. Bu JKD’nin tutunup yayılmasında bir devrim olacaktır. Dünyada JKD çalışan pek çok dövüşçü niçin diğer yarışma sporlarına yönelmektedir? Çünkü yarışma dinamizm demektir. Bu durum hep bizim gördüğümüz bu ihtiyaçtan dolayıdır ve bu akım JKD’yi bir hobi olmaktan kurtaracaktır. Sparring JKD’nin kesinlikle bir alternatifi değil, sadece başak bir boyutudur.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ