24 Ekim 2017 Salı
Galip Ataman

Galip Ataman

galipataman41@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Bayram "Mahcup, mahsun, mağdur, mağrur" olmadı

Galip Ataman

28 Ağustos 2017 tarihli yazısı

Büyükşehir Belediyesi genel sekreterlik koltuğu; önemli olduğu kadar yetkili, sorumlu, prestijli makam.

Bir başka deyişle; Genel sekreter, Başkan İbrahim Karaosmanoğlu’dan sonra Büyükşehir Belediyesi’nde ikinci adam.

O koltukta İlhan Bayram’dan önce sırasıyla Münir Karaloğlu, Ersin Yazıcı, Tahir Büyükakın oturmuştu.

Hukuk fakültesi mezunu Sayın Karaloğlu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın danışmanı iken Büyükşehir Belediyesi kurucu ve ilk genel sekreteri oldu, 2004-2009 yıllarında görev yaptı. Van ve Bursa Valiliğinin ardından Antalya Valisi oldu.

Münir Karaloğlu’dan boşalan koltuğa oturan siyasal bilgiler fakültesini bitiren Ersin Yazıcı 2009-2014 yıllarında genel sekreterlik yaptı. Genel sekreter yardımcılığı da yapan Yazıcı önce Rize ardından Balıkesir Valiliğine atandı.

2014 yılında Yazıcı’nın Rize Valiliğine atanmasının ardından genel sekreterlik yapan siyasal bilgiler fakültesi mezunu Büyükakın 2005-2014 yıllarında genel sekreter yardımcısı olarak çalıştı.

Son kararname ile Bilecik Valisi olan Büyükakın’dan boşalan genel sekreterlik koltuğuna, 28 Haziran’da inşaat mühendisi İSU Genel Müdürü İlhan Bayram oturdu.

Genel sekreterlerden Sayın Karaloğlu, görev yaptığı yıllarda Kocaeli kamuoyu ile bütünleşti, özdeşleşti, çok sevildi.

Kocaeli’den ayrılalı 8 yıl olmasına, Van, Bursa, Antalya’da başarılı bir Vali olarak görev yapmasına rağmen iktidar muhalefet, partili partisiz kime sorsanız alacağınız cevap, “Münir Bey gibi bir yönetici bir daha gelmez” olur.

Ama her 3 genel sekreterin de “Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır” atasözünde olduğu gibi Münir bey de, Ersin Bey de, Tahir Bey de Kocaeli’nin geleceği, Başkan Karaosmanoğlu’nun projelerini hayata geçirmek için özveri ile çalıştılar.

Muhalefetin doğrudan eleştirilerini sineye çekerek İbrahim Başkanın seçim beyannamesinde açıkladığı vaatleri gerçekleştirmek için 7/24 gayret gösterdiler.

Karaloğlu, Yazıcı, Büyükakın’a görev yaptıkları sürelerde gösterdikleri olağanüstü çaba ve çalışmalarından ötürü teşekkür ediyorum.

 

bayram galip

GENEL SEKRETER, BAYRAM

Bugün Kocaeli Büyükşehir Belediyesi genel sekreterlik koltuğunda ilk kez bir inşaat mühendisi oturuyor, İlhan Bayram.

Sohbetinden keyif aldığım, projelerini ve hizmet anlayışını takdir ettiğim Bayram’ın genel sekreter olmasını 2014 yılında çok istemiştim ama son anda direkten dönmüştü.

O koltuğu fazlasıyla hak eden Bayram, gecikmeli de olsa genel sekreterlik koltuğuna 28 Haziran’da oturdu.

Sahada dolaşmayı seven, yapılanları yerinde gözlemleyen, gerekiyorsa müdahale eden, başarıya odaklanan yeni genel sekreter Bayram’ı Kocaeli’ye geldiği tarihten buyana takdir ederek izliyorum.

2004 öncesi yöneticileri yargılanan, cezaevlerinde yatan İSU’yu borç batağından çıkaran, performansına yetişilemeyen, projeleri örnek alınan, çalışmaları takdir edilen Sayın Bayram’ın meziyetlerini, başarılarını anlatacak değilim.

İSU genel müdürü olarak katrilyonluk projelere attığı imzalar ile ilgili bugüne kadar hakkında idari ve adli soruşturma açılmamış olması İlhan Bayram’ı anlatıyor.

Dürüstlüğü ilke edinen, sorumluluğunu bilen, performansına yetişilemeyen

İlhan Bayram, genç mühendisler başta olmak üzere üreten herkesle çalışan, üretmeyenlerle yollarını ayıran farklı bir teknokrat.

Son 8 yılı İSU Genel Müdürlüğünde olmak üzere 33 yıldır sahada hizmet veren, Kocaeli’ye ve Büyükşehir Belediyesi projelerine yabancı olmayan, ürettiği projeler ile Kocaeli’nin hizmet çıtasını yükselten İlhan Bayram’ın en çarpıcı özelliği, “Örnek alan değil, örnek gösterilen” olması.

Bunca iş yoğunluğu arasında kalıcı ve övgüye değer projeler üreten İlhan Bayram’ın çok bilinmeyen olmazsa olmazlarından biri, “kitap kurdu” olmasıdır.

Başka? 33 yıllık meslek yaşamında; ürettiği, hayata geçirdiği projelerden hiç “mahcup” olmadı. Kendisine güvenen amirlerini hiç mahcup etmedi.

Görev yaparken hiç “mahsun” olmadı, yaptığı işlerden pişmanlık duymadı.

Hep dürüst davrandı, devletin verdiğiyle yetindi, hiç “mağdur” olmadı, çalışma arkadaşlarını bilerek mağdur etmedi.

Yeraltı ve yer üstü projelerle Kocaeli’nin on yıllar sonrasını kurtaran projelere, aldığı ödüllere, oturduğu koltuklara rağmen hiç “mağrur” olmadı,

İSU genel müdürlüğünden Büyükşehir Belediyesi genel sekterlik koltuğuna oturan İlhan Bayram’ın önünde; “Kongre ve Kültür Merkezi”, çok tartışılan ve konuşulan “Evsel Katı Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisi”, önümüzdeki günlerde start verilecek 15 kilometre uzunluğundaki “Gebze Metro” ve “İzmit Metro”, Doğu Kışlaya yapılacak “Kapalı Pazar”, perşembe pazarı alanına düşünülen “Kent Meydanı”, bir süre önce hizmete giren “Tramvay Güzergahı” sefer sayılarının arttırılması, ulaşımda entegrasyonu sağlayacak “Toplu Taşıma Terminalleri”, kadınlara, gençlere, engellilere yönelik “Sosyal” projeleri var.

Balıkesir Valisi Ersiz Yazıcı ve Bilecik Valisi Tahir Büyükakın’ın affına sığınarak bir tespitimi paylaşmak istiyorum.

Büyükşehir Belediyesi kurucu ve ilk genel sekreteri Münir Karaloğlu’nun koltuğuna oturan Ersin Yazıcı ve Tahir Büyükakın için katılmadığım “Münir beyden sonra genel sekreterlik koltuğu doldurulamadı” yakıştırması hep yapıldı.

Ama 2 aydır görev yapan İlhan Bayram ile ilgili siyasilerden, vatandaşlardan, Büyükşehir Belediye çalışanlarından benzer yakıştırmalar duymadım.

Aksine İlhan Bayram’ın koltuğu fazlasıyla doldurduğunu söyleyenlerin övgülerini, takdirlerini işittim.

Sayın genel sekreter İlhan Bayram’ı bir kez daha kutluyor, başarılar diliyorum.

Yolun açık olsun. Allah utandırmasın.

 

*****************

 

 

CHP’NİN ADALET YÜRÜYÜŞÜ VE

KILIÇDAROĞLU’NUN “ATLETİ”

Nüfus artışının, büyük şehirlere göçün, gelişen teknolojinin, internetin “örf adetlerimizi, geleneklerimizi, kültürümüzü” bayramlarda unutturduğunu biliyordum.

Ama siyasetçilerin dilini, üslubunu ve rekabet yöntemini bu kadar çok değiştireceğine hiç ihtimal vermemiştim.

Verilen “Birlik, Beraberlik, Kardeşlik, Barış” mesajlarının aksineduyduklarım, tanık olduklarım hayrete düşürmenin ötesinde gelecek adına endişe veriyor.

Saygıyı, sevgiyi, vefayı, sadakati, samimiyeti, dayanışmayı, yardımlaşmayı, gülmeyi unuttuk.

Her yerde kavga, şiddet, taciz, mobbing, terör ve korku var.

Herkes kaygılı, tepkili, öfkeli, sorumsuz, mutsuz.

Medya başta olmak üzere demokrasimizin ve özgürlüklerimizin güvencesi Anayasal kurumlar güven yitiriyor.

Siyasetçi-bürokrat, asker-sivil, kadın-erkek, yaşlı-genç herkesin ağzında “Bize ne oluyor? Nereye gidiyoruz?” sorusu var.

FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün 15 Temmuz’da kalkıştığı darbe girişiminin toplumda ve kamu kurumlarında yarattığı “travma” giderek artıyor.

Siyasiler ana konuların ve sorunların tartışılmasını bir kenara bırakmış, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bilerek ve izni ile basına servis edilen “atletini” konuşuyor.

Allah’tan, Sayın Kılıçdaroğlu, atleti bütünleyen alta giyilen iç çamaşır beyaz “don” ile poz vermemiş !

Kılıçdaroğlu’nun bilerek ya da bilmeyerek yarattığı “atlet” gündemi ve polemiği; adalet yürüyüşünü, YAŞ kararlarını, FETÖ’yü, PKK’yı, DEAŞ’ı, terörü, TEOG ve LYS sonuçlarını, ekonomiyi, turizmi, trafik kazalarını, memur ve emekli zammını, işsizliği solladı ve gündemin ilk sırasına oturdu.

Televizyonlarda yorumcuların tartışmalarına, gazetelerde köşe yazarlarının makalelerine, siyasilerin açıklamalarına bakılırsa sonlanacak gibi görünmüyor.

Cumhurbaşkanı, Başbakan, AK Partililer, muhalif gazeteciler, yorumcular, hatta sade vatandaş sayın Kılıçdaroğlu’nun atlet ile yemek yemesini eleştiriyor.

CHP ve genel başkanın gündemi değiştirme çabaları sonuç vermiyor.

Bir Allah’ın kulu çıkıp da resmi çeken foto muhabirine “Arkadaş şu atlet olayını anlat. Gerçeği öğrenelim ve tartışmalara noktayı koyalım” demiyor.

Belli ki Hürriyet Gazetesi foto muhabiri Selahattin Sönmez, Kılıçdaroğlu ve CHP “atletli” fotoğrafın konuşulmasından, tartışılmasından rahatsız değiller.

Aksine, sofrasına atlet ile oturan vatandaşlara “Ben de sizin sizden biriyim” mesajı vermekten memnunlar.

Belli ki, AK Parti’nin “Halkın hizmetkarıyız. Halkın yeri başımızın üstüdür” sloganının iş yaptığını gören CHP, genel başkanlarının yemek sofrasında atletli resminin prim yaptığını, oy getireceğini düşünüyorlar.

 

KILIÇDAROĞLU’NA YAKIŞMADI

Türkiye’nin içeride ve dışarıda onlarca sorunu varken CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun “yemek sofrasında atletli” fotoğrafının çekilmesini, Atatürk ile karşılaştırılmasını, yayınlanmasını, tartışılmasını doğru bulmuyorum.

Adana’nın 40 derece sıcağında tarlada, bahçede atlet ile yemek yiyen seçmene “selam” göndermek için “klimalı karavan içinde” atlet ile yemek yeme mizansen ve senaryosunun seçilmesini CHP genel başkanına yakıştıramadım.

Bizim demokrasi kültürümüzde, geleneklerimizde, örf ve adetlerimizde iktidar alternatifi ana muhalefet partisi liderinin nerede ve hangi ortamda olursa olsun sofrada atlet ile fotoğraf çektirme, gazetelere servis yaptırma alışkanlığı yoktur.

Sayın Kılıçdaroğlu evinde, yazlığında sofraya atlet, hatta “don” ile oturabilir, fotoğraf da çektirebilir.

Bu onun özelidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan dahil kimseyi ilgilendirmez.

Ama gazetelere yansımayan 200 çok özel fotoğrafın Selahattin Sönmez’in “Adaleti Yolda Arayanlar” kitabında yayınlanmasının anlamı olmalı!

KİTAP

Foto muhabirinin anlattıklarına, Kılıçdaroğlu’nun kitabın önsözüne yazdıklarına bakılırsa; atletli fotoğrafın bir anlık gazeteci refleksi ile değil de önceden bilinçli ve planlı çekildiğini anlatıyor.

Geliniz, Doğan kitap yayınları olan, 35 TL’ye satılan albümü hazırlayan Selahattin Sönmez’in yazdıklarını okuyalım, “Kemal Kılıçdaroğlu’nun yürüyüşte özel anlarını görüntülemek için çok CHP Lideri’ne bu isteğimi ekibinden bir isim aracılığıyla ilettim. Kendisi de sadece kitapta kullanmam koşuluyla yardım edebileceği yanıtını verdi. Bu fırsatı İstanbul sınırında yakaladım. Özel fotoğraf çekimi için, 7 Temmuz günü saat 12.30 sıralarında karavana davet edildim. İçeri girdiğimde Kılıçdaroğlu kızı Zeynep ile öğle yemeği yiyordu. Üzerinde atleti vardı. Masada yemek olarak bulgur ve pirinç pilavı, taze fasulye, patlıcan, yoğurt ve salata gözüme çarptı. Kılıçdaroğlu yemek masasından kalktı. Önce beyaz gömleğini, sonra da oturup spor ayakkabılarını giydi. Hemen birkaç kare fotoğraf çektim.”

Neymiş? Sayın Kılıçdaroğlu foto muhabirinin karavanda atletli fotoğraf çekilmesine bilerek ve isteyerek izin verdikten sonra gömleğini giymiş.

kılışdar gömlek

Atletli fotoğrafın da yer aldığı kitabın önsözüne, “…Güvenpark’tan Maltepe’ye, 25 gün süren yürüyüşümüzü kayda geçiren fotoğraflardan oluşan bu albüm toplumun üzerine örtülen korku örtüsünün yırtılışının görsel anlatılarından biri olacaktır…” yazmış.

Hani, karavanda fotoğraf çekimine sadece kitapta kullanılmak üzere izin verilmişti, gazetelere servis yapılmayacaktı?

GAZETE KUPÜRÜ

Sonuç; Sayın Kılıçdaroğlu’nun atletli fotoğrafının CHP’ye oy getirmeyecek ama foto muhabiri Selahattin Sönmez’in para ve ödül kazanacağı kesin.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ