16 Aralık 2017 Cumartesi
Mevlüt Soysal

Mevlüt Soysal

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Cumhurbaşkanı ve üç eleştiri

Mevlüt Soysal

22 Ağustos 2017 tarihli yazısı

BİR:

“Yıkmak…”

Bir duvarı düşünün; paramparça olmuş…

Bir binayı aklınıza getirin; un ufak…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İstanbul’u sağlam tutarsak Türkiye’de de dünyada da bizi yıkacak güç yok” dedi.

Ellerim çenemde düşünüyorum;

Sandığa giderek bir demokratik tercihte bulunan bir seçmen, eğer oyunu AK Parti’ye vermiyorsa, emperyalizmle işbirliği yapıp AK Parti’yi yıkmak mı istiyor?

Almanya ile…

Hollanda ile…

Amerika ile…

Yani, Erdoğan, Türkiye’nin yarısını, dünya ile birlik olup kendisini yıkmak isteyen “tehlikeli bir güç” olarak mı görüyor?

Erdoğan bilmeli;

Demokratik sistemlerde “yıkmak” ifadesi yoktur;

Yapılan, sadece tercihtir.

Ve tercihte bulunanların hepsi, Erdoğan’ın liderliğindeki bir ülkenin ferdidir.

***

İKİ:

16 Nisan’da yapılan referandumda parlamenter sistemden yana oyumu kullanmış biri olarak, öngördüklerimin bire bir çıkmasının hüznünü yaşamaktayım.

Türkiye…

Sınırlarında bir Kürt devleti kurulmak üzere…

Her gün şehit cenazeleri kaldırıyoruz…

Emperyalizmin kanlı taşeronu FETÖ hala bitirmiş değil…

Türkiye ekonomisi son yılların en kötü dönemlerinden birini yaşıyor…

Durum bu iken, Partili Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan, her gün bir parti toplantısına katılarak yerel seçimlerin öneminden bahsediyor; “Yerel seçimlerde başarı sağlayamazsak Türkiye’yi kaybederiz” diyor; “Oyumuz şu kadar olmazsa bizi bitirirler” diyor…

Gördüğümüz şu:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncelikli gündemi AK Parti…

Hem de yerel seçimlere bir buçuk yıl varken…

Hem de öncelikli olarak çözülmesi gereken sorunlar varken…

Bu durum bize şu gerçeği sunuyor:

Sonbahardan itibaren Türkiye’deki tek gündem seçim olacak.

Kısır tartışmalar ve siyasi atışmalar Türkiye’nin asıl gündeminin önüne geçecek.

***

ÜÇ:

16 Nisan Referandumu öncesinde neredeyse her ilçede “evet” toplantılarına katıldım.

Bu toplantılara katılan belediye başkanları, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni anlatırken, “Sistem belediye başkanlığına benziyor. Bizler nasıl parti rozetiyle hareket etmiyorsak, seçilecek cumhurbaşkanı da aynı şekilde davranarak Türkiye’nin yüzde 100’üne hitap edecek” dedi.

Referandumun üzerinden 4 ay geçti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin yüzde 100’ünü kucakladığını ifade edecek bir kişi var mıdır?

Bana göre yok…

***

Son olarak;

Bizler AK Parti’yi, CHP’yi, MHP’yi ya da diğer partileri destekleyen Türk vatandaşlarıyız.

İnanıyorum ki her Türk vatandaşı da, Cumhurbaşkanlığı koltuğunda kim oturursa otursun, “İşte benim Cumhurbaşkanım” demek ister.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yerel seçim gündeminden uzaklaşmasını, başta terör olmak üzere ana sorunlara eğilmesini ve Türk milletinin tamamını kucaklamasını arzu ediyorum.

 

……………….

 

Yeni siyasi hareketlere öneriler

 

Düşmanlık-karşıtlık üzerinden oluşturulan siyasal aidiyetler insanı körleştirmekte, bilgilenmesinin önüne geçmekte…

Kendinize karşıt olduğunuzun motivasyonuyla bir mahalle yaratıyorsunuz ve “doğru”, o mahalledeki çoğunluğun dillendirdiği oluyor.

Türkiye’de sağ ve sol düşüncenin kısır ve düne ait oluşunun sebebi de “düşmanlık” ve “mahallecilik”…

Bir taraf sağ’ın baskıcılığı üzerinden kendine yön çiziyor, bir taraf da sol’un kültürel-dinsel değerleri küçümsemesi üzerinden yol buluyor.

İki tarafın kimlikçi ve karşıtlıkçı var oluşu, Türkiye’de siyaseti asıl merkezinden, ekonomiden uzaklaştırıyor.

Sol, ekonomik modelini ortaya koyup asıl kitlesinden destek alamazken, sağ da liberallerin yanına tam olarak çekemiyor.

Bana göre politikacılar, karşıtlık üzerine kendilerini konumlandırmak yerine karşı olduklarının da olumlu yanlarını alıp, ortaya bir iddia koymalıdır.

Erbakan’ın millici sanayi hamlesinden sol bir şeyler öğrenmelidir, Ecevit’in uygulamalı milliyetçiliğinden de sağ…

Türkeş’in dış politikadaki gerçekçi tavrı sol’a çok şey katar, İnönü’nün de hayata geçirdikleri sağ’a…

Türkiye’de yeni şekillenecek siyasal hareket ya da hareketlerin, karşıtlık ve düşmanlık yerine orjinin iki yanından da faydalanması gerekir.

 

……………….

 

Süleyman Pekin ve “İmanifesto”

 

“Kocaeli’nin en değerli 10 ismini say?” diye sorsalar, bu isimlerden biri Süleyman Pekin olur.

Pekin bir tarihçi, Pekin bir araştırmacı, Pekin bir sivil toplum örgütü temsilcisi, Pekin bir sendikacı… Ve de Pekin, bir şair…

Ülkenin şiiri ve sanatı unuttuğu bir dönemde Pekin, şiir yazmayı ve bu şiirlerini kitapta toplamaya devam ediyor.

“İmanifesto”, Pekin’in son kitabı…

Alt yapısını felsefe ve sosyolojinin oluşturduğu; aşktan vatana, ülkeden savaşlara kadar birçok konunun değerlendirildiği “İmanifesto”da, birbirinden güzel fotoğraflar da yer alıyor.

Herkese tavsiye ederim.

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Yeşil Doğa Evleri Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr