11 Aralık 2017 Pazartesi
Mevlüt Soysal

Mevlüt Soysal

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Edebiyat

Mevlüt Soysal

19 Ağustos 2017 tarihli yazısı

Gazetenin kapısından içeri ilk ayak bastığımda sordular...

“Ne yaparsın?”

“Yazarım.”

“Ne?”

“Kültür, sanat, edebiyat…”

Böyle başlayan bir hikâyenin devamında sormakta haklılar elbet…

“Şimdi neden yazmıyorsun?”

Hatta eleştiriyorlar…

“Kısır, sonuçsuz, sonsuz, tek düze siyasi debelenmeler nereye kadar?”

Haklılar ve haklılar…

Edebiyatsız zamanlar yazın kısırlığının yanına bir şey daha ekliyor:

“Durağanlık…”

Çünkü politik anlatımlar için güzel kelimelere ve güzel cümlelere ihtiyaç pek azken, söz konusu edebiyat olunca insan “güzel şeyler” bulabilmek için uzun bir yola çıkıyor. O yolda okuyor, o yolda öğreniyor, o yolda kendini geliştiriyor.

Söz konusu edebiyat olunca gelişmek bir mecburiyet oluyor insan için…

***

Küçük İskender…

Edebiyatın görev olduğu zamanlarda kelimeler bir türlü kâğıda dökülmeyince Küçük İskender okurdum örneğin…

Beynimi açardı, elindeki kürdanla beynimin kıvrımları arasına sıkışmış pislikleri temizlerdi, gözlerimi kısar ve düşünürdüm.

Hani, kavgadan korkan bir çocuğu sırtından iten ağabeyi “Korkma, dövüş” der ve korkak çocuk da yumruklarını sallamaya başlar ya… Küçük İskender de böyleydi. Beni kavgaya itip, kendisi bir kenarda sigara içerdi.

Sonra yazardım.

Kavga eder gibi ve hiç korkmadan…

Güzel kelimeler için güzel cümleler kuran insanlara ihtiyaç vardı bazen…

Sizi kavgaya sokacak birileri…

***

Küçük İskender ilk aklına gelen tabii ki… Daha bir sürü var… Dünyanın her yerinde güzel cümleler kuran insanlar var…

Hatta hiç tanımadıklarım…

İlk defa duyduklarım…

İnternetin arama motoruna “şairler” yazdıktan sonra adının baş harfi “A” olan şairden başlayıp şiirlerini okuduklarım…

“Yaşamdan korkmuyoruz

bu, ölümden de korkmuyoruz demektir.

Biziz umudu Angola'nın

Ve bizim savaşımız sana mutluluğu getirecektir!”

Bir gün yarım yamalak bu şiiri okumuştum bir ortamda… Tabi şaşkın herkes…   

“Yazarı kim?”

“Agostinho Neto.”

“Hiç duymadık…”

Zaten ben de duymamıştım. Güzel cümlelerin peşine düştüğüm bir zamanda okumuştum ve aklımda kalmıştı.

***

Şiir mi?

Aslında çok sevmem…

Birçoğu yapmacık, zorlama, anlaşılması zor ve çok iddialı gelir bana… Ezbere bildiğim hiç şiir yoktur.

Ama bazı kelimeler…

Ama bazı cümleler…

Evet, öykülerde ya da romanlarda olduğu gibi şiirde de fotoğrafın bütününü görme gibi bir gayret taşımayıp, daha küçük alanlara takılırım.

Mesela sadece bir cümle…

O yeter de artar bana…

(Charles Bukowski’nin şiirlerini ise ayırırım. O akıcılık yüzümü sayfalara yapıştırır.)

***

Neyse…

Gazeteciliğe edebiyatla başlayıp son zamanlarda sadece politikayla sürdürmemi sorgulayan okuyucular var elbet…

“Neden artık öyle yazmıyorsun?”

Açığı…

“Neden artık kötü yazıyorsun?”

Yanıt…

“Edebiyattan koptum.”

“Şairlerden ve yazarlardan koptum.”

***

Tabii ki şaka…

Edebiyatın daha çok içindeyim.

Son birkaç yıldır dünden daha çok okuyup dünden çok yazıyorum ama sütunların yeri artık daha az gazete…

Artık hedefim daha derli toplu çalışmalar…

Hedefim romanlar ve öykü kitapları…

Özgürce, otosansürsüz ve dayatılan ahlak normlarını hiçe sayan…

En azından bir süreliğine böyle…  

Hem şu da var:

“Yeni Türkiye”de gazete sütunlarında edebiyat talep eden kim kaldı ki?  

Bakınız, yine politikaya girdim. 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr