13 Aralık 2017 Çarşamba
Çetin Gürol

Çetin Gürol

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Vefa mı?

Çetin Gürol

21 Temmuz 2017 tarihli yazısı

İnsanların fıtratında hata yapmak var. 

Kim ben hata yapmıyorum derse yalan söyler. 

Başta bunu belirteyim ki, hatasız kul olmaz benim için bir parçadan ibaret değil.

8 Kasım 2014’te gerçekleştirilen Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti olağan genel kurulunda benim ile birlikte ekibim aday olmuştuk. 

Cihan Baylan kardeşimde bir liste çıkarmıştı. 

Bildiğiniz üzere bendeniz Halit Yılmaz başkanlığındaki yönetimde de başkan vekili olarak görev yapmıştım. 

O dönem gerçekten cemiyetimizin kurumsallaşması adına önemli hizmetlere imza attık. 

Kongre konuşmamı da dün gibi hatırlıyorum. 

"Geçen dönem yaptığımız çalışmalar ortada. Bunları size anlatmama gerek yok. Bu nedenle de zamanınızı almayayım. Birde Türkiye Gazeteciler Sendikasında arkadaşlarımız Kocaeli de üye yapmak istiyorlar. Sizlerden bu konuda destek olmanızı talep ediyorlar" diyerek  kongre konuşmama son vermiştim. 

Bu dönem yaptıklarımızın unutulduğunu düşünerek birkaç hatırlatma yapmak istiyorum. 

Yönetim kurulumda yer alan Levent Altun, Hakan Süer, Mevlüt Soysal, Recep Şeyhoğlu, Sercan Özden, Erol Kaçmaz, Emre Tuncay, İbrahim Gürsel, Ayşegül Kalaycı, Bahar Kaymakçı Erdoğan, Nebiye Azak ve Şive Bağdiken kardeşime teşekkür ediyorum. 

Bu yolda ilerlerken yönetim kurulundaki arkadaşları da çok kırdığım günler oldu. Kimseye kafa tasçı mantığı ile yaklaşmadım. Benim görüşümden değil deyip hizmet almasını engellemedim. 

Arkadaşların evi yandı. Ocak aldım. Evimden tabak, çatal, kaşık verdim. 

Her arayanın telefonunu açtım. İmkanlarım ölçüsünde yardımcı olmaya çalıştım. 

İşimi, evimi ihmal ettim. 

Yeri geldi müzede tuvalet temizledim. Yeri geldi gazetecilik dışındaki kurumların temsilcileriyle oturup kalktım. 

Benim için her şey denebilir ama asla ve asla koltuk sevdalısı diyemezsin kardeşim. 

Ben 1996 yılından bu yana mesleğini icra etmeye çalışan, cemiyet başkanı olmadan önce meslekte yaklaşık kesintilerle birlikte 16-17 yıllık muhabirdim. Spor, siyaset, polis (istihbarat şefliği döneminde) muhabirliği yaptığımdan tanınıyordum. 

Birincisi bu konu hem fikir olalım. 

Koltuktan güç almadım aksine koltuğa güç verdim ki, küçümsediğin hizmetleri yaptık. 

Tabii ki yapmaya da devam edeceğiz. Gölcük ve çevresinde dolandırmadığı adam kalmayan bir zavallının sosyal medyada yazdıklarından dolayı gardımız düşmez. 

Yine Körfez de nasıl habercilik yaptığı belli olmayan, kendisini cezaevinde ziyaret etmek için birçok zorluğa göğüs gerdiğim zavallının yazdıkları da beni etkilemez. 

İlanlardan danışmanlık yaptıkları kurumdan komisyon alan ve eleştirildiğim yazıları sosyal medya da beğenen gazeteci büyüğümün de aklı sıra göndermelerine de kulak asmam. 

Çok sevdiğim kardeşlerimin subliminal mesajlarına kafayı takarım, üzülürüm. 

Çünkü sevdiklerim için yaptıklarımı onlar çok iyi bilirler. 

Bunu en iyi sen bilirsin kardeşim. 

Ne zaman aradın da mesleğimizle ile ilgili veya şahsi konuda ulaşamadın. 

Bizim hayalimiz hep cemiyet ve üyeleri için oldu. 

Hani konut ve yer alımını yazarken iki satırda geçmişsin ya, Sayın Bakan Fikri Işık başta olmak üzere Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu, şimdi Gümüşhane Valisi Okay Memiş, TOKİ Başkanımız Ergün Turan ve bakanımızın danışmanı Fatih Alp kardeşlerimi adeta sık boğaz ettim. Yeri geldi kapılarında nöbet tuttum. Herkes gibi ben de bir daire alacağım. Ben de aidatını ve peşinatını ödeyeceğim. Yani öyle düşündüğün gibi koltuktan güç alarak, kendime ranta çevirmedim. 

Bu süreçte en az 10 bin km yol gittim. 

Sadece 1000 TL'lik ilan için acaba bir kişiye kaç sefer gittiğimden haberin var mı? 

Benim işim olsa vurup kapıyı çekip giderken, mevzu bahis cemiyet olunca bütün duygularımı içime gömdüğünden haberin var mı? 

Çünkü kazanmak ve başarılı olmak için bazen kendini bir kenara koymalısın. 

Göreve geldiğimiz günden itibaren her yıl cemiyetimize bir yer almayı düstur edindik. 

Sonuçta ben bir dönem daha aday olacağım ve bizden sonra sizler bu cemiyette yöneticilik yaparken, daha rahat hareket edeceksiniz. 

Bizim gibi geçmiş yıllardan bırakılmış borçlar, tam takır kasa ile iş yapmanın ne kadar zor olduğunu bildiğimizden şimdi küçük gördüğün yatırımları yapıyoruz. 

Bizim dönemimizde 65 bin TL'ye aldığımız ofisin değeri şimdi 100 bin TL. 

25 bin TL'ye aldığımız 2 dönüm arazinin şimdiki fiyatı ise 45 bin TL. 

6 bin TL'ye Bodrum'dan aldığımız devre mülk ise 10 bin TL oldu. 

Yine Başiskele Belediyesi Başkanı Hüseyin Ayaz ile uzun yıllara dayanan dostluğumuzdan 32 bin TL'lik aracımızda yine cemiyetin adına kayıt ettirdik. 

Yoksa borç bırakan bazı büyüklerimiz gibi sadece kınama yayınlayarak günü de geçirebilir, başkanlığımızı da çalıştığımız kurumlara menfaat sağlama cihetine de gidebilirdik. 

Merhum Aybey Kahramanlı'nın ve daha ismini sayamayacağım birçok ismin cenazesinde bu kınamalıları yapanları göremedim. Bu kentin gazeteciliğinde büyük emekleri olan

Aytol Telser'in cenazesinde de yoktular.  Arkadaşlarımızın eşleri bizim kardeşimiz dedik. Elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalıştık. 

Allah'a şükür şehir dışında değilsem tüm düğünlere, cenazelere ve hasta ziyaretlerine gitmeye çalışıyoruz. Biz ölüye de diriye de sahip çıktık.

İhmal ettiğimiz Gebze, Darıca, Dilovası ve Çayırova ilçelerimize de sayısız ziyaretler yaptık ve yapmaya devam ediyoruz.  

Kapatılan gazetelerin önlerine neden gitmediğim diye eleştirirlerken, ben ve yönetim kurulundaki arkadaşlarımız demokrasi nöbetlerinde Bakanımız Fikri Işık, milletvekillerimiz, il başkanlarımız, il müdürlerimiz ve belediye başkanlarımız ile birlikte görüşmeler yapıp, genelge yayınlatarak bu mağduriyetin giderilmesini sağladık. Bu çalışma Türkiye ye örnek oldu. (636 sayılı SGK genelgesi)

Bunu da en iyi senin bilmen gerekir kardeşim. 

Yine Şive Bağdiken ve Yunus Emre Günaydın kardeşlerimizin projelendirdiği bizlerinde destek olduğu İletişim Fakültesinde Yüksek Lisans projesi de Türkiye'ye örnek oldu. 

Bunu da en iyi sen bilirsin kardeşim. 

Otobüs kartları işine hiç girmiyorum. Bu sayede kime nasıl katkı sağladığımız ortada. 

Bu konu da 'maaşıma ek zam yapılmış gibi oldu. Allah razı olsun Başkanım' diyenlerin duaları yeter. Yönetim kurulu olarak Sarı Basın Kartımız olmasına rağmen ücretsiz kart çıkartmadığımızı da ayrıca belirtmek isterim. 

Hastaneler ile ilgili yaptığımız anlaşmaları da en iyi sen bilirsin.  

Devlet Katılım Payı olan 15 TL ödeyerek muayene olabilen başka bir meslek grubu var mı? 

Acaba Sarı Basın Kartlarını üyelerine kolaylık olsun diye İstanbul'a gidip teslim alıp teslim eden başka bir cemiyet var mı?

Yemek herkes evinde yiyor. Ancak sponsor eşliğinde midemizi doldurmak amacımız değil. 

Amacımız tüm ilçelerdeki arkadaşlarımız ile bir araya gelmek. 

Tanışmak, tanıştırmak. Varsa eksikliklerimiz bunları gidermek. 

Haklısın tüm cemiyetlerin kendine ait tapulu mülkleri, tatile gönderecekleri yazlıkları da var. 

Onun için her Türkiye Gazeteciler Federasyonu toplantılarında projelerimiz nedeniyle ayakta alkışlanıyoruz. 

Senin beni eleştirdiğin saatlerde ben 40 derece sıcaklıktaki Adana'da Türkiye'deki tüm cemiyet başkanlarına İletişim Fakültelerinde zorunlu staj getirilmesi için kürsüde konuşma yapıyordum. 

Senin de yaptığın Yüksek Lisans Projesinin daha da geliştirilerek ileri götürülmesi için ne gibi çalışmalar yapılması gerektiğini konuşuyordum. 

Yine bir zat cemiyeti ve beni eleştirmiş. İlk önce yıllarca çift bordrolu çalıştırdığın ve resmen emek hırsızlığı yaparak çaldığın insanlardan helallik al. Sonra mahkemelerde süründürdüğün elemanlarının durumlarını düşün. 

Yine işyeri açarken her türlü desteği verdiğim kardeşim de canımı acıttığını düşünüyorsan, evet acıttın.

Bir sözümde bir muhtar ve siyasetçilere. Muhtar sen muhtarlığına bak. Mahallene hizmet götürmek için vazifen olmayan işlere karışma.  Devletin verdiği maaşın hakkını ver. 

Yine siyasetçi abilerim sizin de işiniz düştüğünde özel işlerinizi rakip siyasi parti temsilcilerine nasıl hallettirdiğinizi de biliyorum. 

Benim telefonum 24 saat açık. Meslektaşlarıma tavsiyem eleştirilerini önce bana veya yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımıza iletin. Eğer sorun çözülmez ise yazın çizin. Yazarak ne beni nede yönetimdeki arkadaşları küçültmüyorsunuz. Mesleğimizi küçültüyorsunuz. Hiçbir doktorun, avukatın veya mühendisin odasını sosyal medyadan eleştirdiğini görmedim.

Hata veya eksiklik mutlaka vardır. Önemli olan sorunun çözümünde bir parça olabilmek. 

Hiç kimse yazdıklarından dolayı fikirlerine katılmasam da bu tip uygulamalara maruz kalmamalı. 

Hiç tasvip etmediğim ve konuşmadığım kişiler olsa da aynı düşüncede olduğumu belirtmek istiyorum. 

En doğru kararı yargı verecektir. 

320 üyenin içinde mutlaka aykırı düşünceler olacak. 

Ama şunu da çok iyi bilin üyelerimizin çoğunluğu da sizin gibi düşünmüyor. 

Keşke bu konuşan bazı kardeşlerim hiç bir menfaati olmadığı halde cemiyet için koşuşturan Galip hoca gibi olsa. 

Keşke yine yönetimde olmadığı halde mesai harcayan İsa Turhan, Ulaş Tekin, Seda Ceran, Cennet Caylan, Samet Türkyılmaz, Bigman Çakman, Muharrem Şenol, Pınar Gül, Nuri Akçaharman ve ismini sayamayacağım kardeşlerim gibi olsalar. 

Vefa çok önemlidir. 

Bir kez daha elinizi başınızın arasına sokun ve düşünün Çetin abiniz ve ekibi sizlere ne yapmadı. 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr