18 Ekim 2017 Çarşamba
Mevlüt Soysal

Mevlüt Soysal

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

15 Temmuz’dan ne anladık ve neler yaptık?

Mevlüt Soysal

18 Temmuz 2017 tarihli yazısı

Asıl olan zamanı yaşarken fark etmektir.

Yani, tepede uçaklar uçar ve televizyon kanalları halkın üzerine açılan silahları gösterirken “Neler oluyor?” yanıtını doğru verebilmektir önemli olan…

Ve o yanıtın gereğini yapabilmek…

***

Askerliğimi yaparken aldığım “Darbeli Kalemler” adlı bir kitap, 60, 71 ve 80 darbelerinin hemen ardından etkisi büyük köşe yazarlarının yazdıkları yazıları içeriyordu. Hemen hepsinde gaye ortaktı:

“Ey asker… En doğrusunu yaptınız.”

“Ey asker… Geç bile kaldınız.”

Tamamı Türk halkına askere kucak açmayı öneriyordu.

Bu yazıları kaleme alanlar şimdi dünlerinden utanıyor.

Dünden utanmamak için, olanı ve biteni yaşarken fark etmek, bu farkındalıkla beraber tepki vermek gerekmektedir.

Çünkü yaşanan zaman, yaşanacak zamanın temelidir. Bizler de anı yaşarken yarın çıkacağımız katların temelini kazıyoruz.

***

Evet, dün… 60, 71 ya da 80’de nasıl emperyalizmin iplerini kollarından atmak isteyen ya da emperyalizmin taleplerine ayak direyen Türkiye’de darbeler olmuşsa, 15 Temmuz’da da gerçekleştirilmek isteyen buydu.

FETÖ bir taşerondu.

Kanlı bir yapı vardı tepede…

ABD, destekçi ülkeleri ve istihbarat örgütleri… Bunlar istedikleri gibi sömürüyorlardı dünyayı… Petrolse petrol, gazsa gaz… Yetmedi sömürdükleri ülkelerin insan gücünden faydalanıyorlardı. Para mı azaldı, stoklarındaki silahları gönderiyor ve hesaplarına milyar dolarlar yatıyordu.

İşte 15 Temmuz, emperyalizmin Türkiye’ye “Ayağını denk al” demesiydi. “İstemediğimiz yatırımları yapma, savunma sanayinde üretime geçme, büyük havalimanları gibi bizlerin kazancını azaltacak işlere imza atma, sınırlarında Kürt devletinin kurulmasını engelleyici pozisyon alma, Birleşmiş Milletler’in toplantılarında ezilen halkların haklarını savunma…”

15 Temmuz buydu işte…

60’tan, 71’den, 80’den biraz farklı… Bugünün darbecileri işgalciydi aynı zamanda… Dünün darbecileri düşenin yerine yenisini koyarken, bugünün darbecilerinin hedefi iç savaş ve parçalanmaydı.

Diyeceğim:

Dünün darbecileri daha onurluydu.

***

Zamanı yaşarken fark etmek gerekti ve 15 Temmuz’da bunları görmüştüm. 16 Temmuz’da bunları anlatmıştım. 17 Temmuz’da bunlardan bahsetmiştim.

Devleti yönetenler yaşananları zamanında fark etmişti. Milyonlar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı ile sokaklara çıkmıştı, ordudaki vatansever komutanlar, “Bu darbe girişimi emir komuta zinciri içinde değildir,” demişti, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık darbe bildirisi ile ilgili “korsan” ifadesi kullanmıştı, muhalefet liderleri darbeye karşı olduklarını söylemiş, meclisteki tüm siyasi partiler darbe karşıtı bildiri yayınlamıştı, 60’ta, 71’de, 80’de susan medya darbecilere meydan okumuştu.

Yani, koca bir ülke “geç olmadan” darbeyi bastırmıştı.

***

Peki sonra...

İşgal girişimi ile karşı karşıya kalmış Türkiye’de jeolopitik, sosyolojik, ekonomik ve siyasal durumumuz değişmediğine göre yeni girişimlerin yaşanabileceğini, bu müdahalelere karşı tepeden tırnağa birlik ve beraberlik içinde olmamız gerektiği konusunda herkes hem fikirken, düşünülenler hayata ne oranda geçmişti?

Yenikapı ruhu devam ettirilmiş miydi?  

Ordu FETÖ’den arındırılabilmiş miydi?

Bağımsız ve tarafsız bir yargı hayata geçebilmiş miydi?

Kutuplaşma minimize indirilmiş miydi?

Gerekli olan bunlarken, bunların sağlanması için ne kadar çaba harcanmıştı?

Ne yazık ki hayır…

Türkiye, 15 Temmuz’da zamanı yaşarken fark etmiş ve tüm milli güçleriyle darbeyi bastırmışken; Yenikapı’da sağcısı, solcusu, ülkücüsü omuz omuza vermişken, ardından gelen günlerde hedefte uzaklaşılmıştı.

Bir anayasa referandumu ile toplum kutuplaştırılmıştı.

Adli uygulamalarda at izi ile it izi karıştırılmış, yargıya güven azalmıştı.

Siyasetin dili 15 Temmuz’dan öncesine dönmüştü.

Taraflar iç savaşa meydan verecek söylemlerden çekinmemeye başlamıştı.

***

Kısaca… Türkiye 15 Temmuz’da emperyalizme “dur” derken, 15 Temmuz’dan bugüne geçen bir yıllık sürede yeniden emperyalizmin faaliyetlerini sürdüreceği, kırılgan bir ülke hale gelmişti bu topraklar…

Toplumsal olarak yarılmış;

Devlet kurumlarına güveni azalmış bir halk…

Peki, geç mi?

Geç değil…

Türkiye yeniden 15 Temmuz’daki birlik ve beraberliğine dönebilir. Türkiye yeniden Yenikapı’daki gibi omuz omuza verebilir.

Geç değil.

15 Temmuz’u atlatmış bir ülke için bunlar hiç güç değil. 

(Bu yazı, Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi’nin 15 Temmuz’un yıldönümüne özel çıkardığı dergide yer almıştır.)

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi Aytaş Şömine ACARLAR TURİZM YENİ