23 Ekim 2017 Pazartesi
Yüksel Yılmaz

Yüksel Yılmaz

sijoyukselyilmaz@windowslive.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

I love you Sri Lanka (1)

Yüksel Yılmaz

08 Temmuz 2017 tarihli yazısı

Neden bu başlığı kullandım? Elbette birinci nedeni Sri Lanka’yı sevdiğim için. İkinci nedeni gazetemizde kullanılan her manşet ve fotoğrafımızın Sri Lankalılarca takip edildiğini bildiğimden onlara bu mesajın ulaşması için.

 

Bu benim ilk uçak ve yurt dışı tecrübem… Uçağın yerden ilk kesilişini unutmayacağım. Büyük yolcu uçağı idi ve buradan Türk Hava Yolları’nı takdirimi de paylaşmak isterim… Giderken gündüz pencereler kapalıydı; çünkü zar zor baktım sadece ışın vardı ve hiçbir şey görünemiyordu. Öyle hızlıydık ki gece olduğunda şehirleri patır patır geride bırakıyordu. İkindi saatlerinde aşağıya baktım sanki yerden gökyüzüne bakıyormuşum gibiydi; bulutların çok üzerinden bulutları görüyordum. Fakat gece gökyüzüne baktığımda sanki yerden bakıyormuşum gibi hala aynı uzaklıkta görünüyorlardı… Bulutları yararak gittiğimiz anlar da benim için ilginçti…

 

 Sri Lanka’ya varmadan evvel Maldiv adalarını gördük ve Male’ye indik. Maldivler bir ekvator ülkesi. Kırk beş dakika orada konakladıktan sonra Kolombo’ya (Colombo) geldik. Hindistan, Çin, Tayland, Kamboçya, Vietnam, Malezya, Hong Kong’ a artık Türkiye’den daha yakındık. Afrika ve Okyanusya’ya bile. Sonlandırdığımız istikamette koca bir Hint Okyanusu var.

 

Sri Lanka, 19.yy’da İngiliz sömürge yönetimine girdi. İngilizler, çay plantasyonlarında çalıştırmak üzere Hindistan’dan Tamilleri getirerek Seylan’a yerleştirdiler. 1947’de İngiliz sömürgesinden kurtulan Hindistan, Tamillerin yaşadığı güney bölgesini Tamil Nadu adıyla 28. eyaleti yapıp kendi Tamillerinin ayrılık taleplerinin önüne geçti. Sri Lanka’da ise 1956’da Singala dilinin ülkenin tek resmî dili ilan edilmesi, Hinduizm’le İslam’ın dışlanıp Budizm’in resmî din haline getirilme çabaları ve sömürge dönemindeki kayrılmalarının intikamını almak isteyen Singalalar ayrımcılık sergilediler… Sri Lanka resmî adıyla Sri Lanka Demokratik Sosyalist Cumhuriyeti Güney Asya’da, Hindistan’ın 31 km. güneyinde Hint Okyanusu’nda gözyaşı şeklinde büyük bir ada ülkesidir. 1972’den önceki adı Seylan idi. Sri Lanka tekstil, çay, baharat, pirinç, kauçuk, kokonat, değerli ve yarı değerli taşlarıyla ünlü bir ülkedir. Burada mavi safiri bile ucuza alabilirsiniz. Ekonomisi daha çok tarımdır. Tercihen Seylan çayı içtim; doğrusu bizim Rize’nin çayını andırdı. Dünyada çay üretiminde başı çeken Çin, Hindistan, Kenya’dan sonra Sri Lanka geliyor; sonra da Türkiye. Sri Lanka’da bilmediğim etli gıdalardan uzak durdum; bildiğim helal sertifikalının ise tadı hoşuma gitmedi. Kandy’de “Turkish Kebab” yazısını görünce tercih ettim ama bizimkilere göre oldukça amatördü. Sri Lanka’nın medya faaliyetlerinin merkezi başkent Kolombo olup burası tartışmasız Güney Asya’nın en güzel kentlerindendir. Birçok milletlerarası hava seferleri Kolombo üzerinden yapılır. Biz de uçakla önce oraya indik.

 

Sri Lanka 18. yüzyıl sonlarında Hollanda, sonrasında Portekiz ve en son olarak 1976’larda İngiliz sömürgesi olduğundan insanları İngilizceyi biliyorlar. Bağımsızlığı 1948’de kazanmışlar.

 

Budizm’in doğduğu ve dünyaya yayıldığı yer olarak düşünülen ülkenin büyük çoğunluğu Budist olsa bile Hindu, Hıristiyan ve Müslümanlara da sıkça rastlıyorsunuz. Müslümanlar daha ziyade Kolombo’da ve merkezlerdeler. Adada Budizmin etkisi daha yoğun hissediliyor. Yol boyunca Buda heykellerine ve Budist kıyafetlilere rastladık. Hatta çok uzun dondurma kuyruklarına bile. Bir dondurma için sabırla kuyruğun en arkasında saatlerce bekleyebiliyorlar. Kolombo’dan Kandy’e aslında 100 küsur kilometrelik bir mesafe var; fakat yol şartlarından dolayı üç saatte ulaşıyorsunuz. Trafik çok yoğun ve yollar yılankavi; trafik ışıkları bile yok ama olsun; büyük bir sabır var. Ülkede yollar çift yön değil ve trafik soldan akıyor; bu yüzden araba kiralayamadık; direksiyon sağda. Fakat ucuza şoför ve rehber kiralayabilirdik. Ben buranın şoförlerini görünce bizim sürücülerin çoğunun psikolojik hasta olduklarını düşündüm. Çünkü orada normali gördüm. Ayrıca güler yüzlüler. Hatta sanıldığı kadar fazla tabuları ve yasakları yok, ailelere kolaylıkla misafir olunabilir.

 

Ülkenin okuma yazma oranı %81 ve para birimi rupi. Yanınızda rupi bulundurmanız gerekiyor; çünkü Müslüman esnaf dolar kabul etmiyor. Doğrusu bunu çok takdir ettim. Adadaki çok sayıda yardıma muhtaç çocuklar ve yaşlılar var; onlara tasadduk edebilirsiniz. Halk genel olarak fakir olsa da kıyafetleri renkli. Kolombo dışında halk genelde kendi yaptıkları tek katlı, oymalı ahşap pencere ve kapılı bahçelerde renkli ve sempatik evlerde yaşıyorlar. Evler dışarıdan güzel görünse de içleri o kadar zengin ve özenli değil. Evlerin dışı ve bahçeleri özenli. Çoğu evin kapısında oranın ulaşım aracı olan ‘tuk tuk’lar var.

 

Tropik iklime sahip olan ada sıcak ve nemli olsa bile sürekli bir rüzgâr hissedildiğinden rahatsızlık vermiyor. Fakat biz günün çoğunu spor salonunda geçirdiğimiz için çok terledik. Ortalama sıcaklık tüm yıl 27-31 derecedir. Nisan-haziran aylarında güneybatıda muson yağmurları var; haziran ayında muson’dan biz de biraz nasiplendik… Ülkenin neredeyse her yeri tropik ormanlarla çevrili. Kandy gibi yüksek bir şehre çıkınca çok ince kıyafet uygun gelmeyebilir. Ben mesela gömlekle bu serinliği biraz hissettim. Fil, iguana, leopar, ayı, maymun, geyik, yaban domuzu, antilop, timsah, piton, kobra, engerek ve çeşitli kuşların bulunduğu ormanlık bölgelere pek yaklaşmadık. Zaten buna vaktimiz de olmadı. Fakat yol kenarlarında maymunlara rastladım. Ülke herhangi bir aşı olmayı gerektirmiyor; öyle çok fazla sinek ve haşarata rastlamıyorsunuz.

 

Yemekleri genel olarak baharatlı ve acı ama kesinlikle lezzetli. Biz ahşap bir lokantaya misafir olduk. Sri Lanka’daki Jeet Kune Do temsilcimiz Kevın çay ve adını hatırlamadığım yemekler ikram etti. Kendisi bir Hıristiyandı. Biz sadece çayı, undan yapılmış pide gibi ama kuru olan bir yiyeceği ve bizim burada ‘acıka’ dediğimiz gıdaya benzer son derece acı bir besini yemeyi tercih ettik. Vanlı öğrencim Ferhing bile “Ben böyle bir acı tatmadım” dedi.  Federasyonda yardımcım Mahmut Bey bile Erzurumlu olduğu halde aşırı acı buldu. Hele hemşerisi Abduvahid Hoca tadına baktığına bin pişman oldu. Ben acıya Doğulu dostlarım sayesinde alıştığım halde onlardan daha fazla acının tadına baktım ve baktıkça başlangıçtaki etkisini kaybetti.

 

Kandy’ye giderken yol üzerinde UNESCO’nun dünya mirası saydığı M.Ö. 1. yüzyıldan kalma kralların sığınma yeri olarak kullanılan Dambulla Mağara Tapınağı var. Ayrıca Sri Muthumari Amman Hint Tapınağı da ilginç görünüyordu. Baharat bahçeleri ve gövdesinden meyve veren kakao ağaçlarını da ilginç. Kandy’de Mahaweli Nehri kenarında manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

 

İlk öğrendiğim Sri Lanka’ca sözcük “istudi” idi yani “teşekkürler.” Oranın halkına sıklıkla bu sözcüğü kullandım. Benden duyduklarında hemen hayretle tebessüm ediyorlardı.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ