18 Ekim 2017 Çarşamba
Mustafa Kalabalık

Mustafa Kalabalık

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Araftaki sözler.., “Milis cik düşünceler”..

Mustafa Kalabalık

03 Temmuz 2017 tarihli yazısı

Araf; “bazı din ve inançların ahiret kavramlarında yer alan, cennet ile cehennem arasında bulunan bir yer. Kötüler ve iyilerin sınıfına sokulamayan, inançlı günahkarların veya günah ve sevapları eşit olanların gideceği geçici arınma yeri, nihai ahiret mekanları arasında olduğuna inanılan yer” olarak tanımlanmaktadır.

 

Gerçi bu yere bilerek pek gidilmiyor sanırım.

 

Şartlar bazen bizleri o yere, yani “araf bölgesine” bırakıyor…

 

Geçmişte yaşamak durumunda kaldığımız olaylar karşısında, düşündüğümüz, onayladığımız ya da reddettiğimiz fikirlerimizin, bir zaman sonra, işte bu arafta kaldığını hissediyor olabiliyoruz.

 

Arafta geçen düşünme zamanı, göremediklerimiz, duyamadıklarımız, farkına varamadıklarımız, bir süre sonra kendini gösteriyor ve “neler oluyor?” sorusunu da beraberinde getiriyor…

 

Mutlak doğru ya da mutlak yanlış diye bir kavramın günlük hayatta, özellikle de siyaset sahnesinde olmadığını  da görüyoruz.

 

Zamana, şartlara, koşullara, beraber yürünen yoldaşlara, itiraz edenlerin farkındalıklarına göre de değişebilen “mutlak” kavramlar olabiliyor.

 

Tabi ki bu kavramlar da yenileri tarafından fark ettirilene, başka “mutlak” kavramlar öne sürülene  kadar..!

 

Geçmişte adaletsizliklerden şikayet edenlerin, şimdi başka adaletsizliklere yol açmış olduklarını görmek, daha doğrusu “araftan izlemek”, önümüzdeki kararlarımızda da keskinleşmenin ne kadar boş ve anlamsız olabileceğini bizlere gösteriyor aslında.

 

Derin örgütlenmelerin, gizli gündemlerin, sinsi güçlerin ne kadar faydalı(!) veya zararlı(!) olduklarını görmemişiz gibi, başka başka derinliklerin, gizliliklerin, sinsiliklerin, hatta aleni yapılan girişimlerin de toplumu yeniden “araf bölgesine” yönlendirdiğini görüyoruz…

 

Örneğin; sivil silahlanmanın gerekliliğine(!) dair yapılan resmi söylemlere, ifadelere, emniyet güçleri ve ordusu güçlü bir ülkede neden gerek duyulur ki?

 

Emniyet ve TSK gibi meşru güçler yetersiz mi görülüyor?

 

Görülüyorsa, kim veya kimler tarafından? Neye göre yetersiz görülüyor?

 

Milli Savunma Bakanı sayın Işık ve İç İşleri Bakanı sayın Soylu, bu gibi “milis cik düşünceler“ hakkında acaba ne düşünüyor?    

 

Maalesef ki, toplumların idaresinden sorumlu olmak iddiasında olan kişi ve kurumların yetersizlikleri, seçilmelerinden başlayan liyakatsizlik ve gizlilik, sinsilik, lobicilik ve derinlikler, şeffaf olmayan ve geçmişteki muktedir güçler tarafından hesap edilemeyen bu “arafta bölgeler”, toplumların geleceğini daha da tehlikeye doğru sürüklemektedir…

 

Sevgiyle kalın.. Hoşgörüyle kalın.. Adaletle kalın…

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi Aytaş Şömine ACARLAR TURİZM YENİ