21 Ekim 2017 Cumartesi
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

LÖSEV yürüyüşüne neden izin verilmez?

Ozan Özgenç

26 Mayıs 2017 tarihli yazısı

Dün, binlerce çocuğu ücretsiz tedavi eden Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV) adına İstanbul ve İzmit’ten gelen misafirlerim vardı.

LÖSEV İstanbul Şube’den Burcu Demir ve Kocaeli’de gönüllü komite üyesi olarak çalışan Nermin Uludağ, yaptıkları çalışmaları anlatmak için ziyarete geldiler.

Kocaeli’de bir şube yok ama Nermin Hanım gibi gönüllülerin çalıştığı bir komite var.

Onlar İstanbul LÖSEV’le doğrudan bağlantılı olarak gönüllülük esasına göre çalışıyorlar.

Kocaeli’de gönüllü komite üyesi olan Nermin Hanım, iki üç haftada bir ilimizdeki hastanelerde yeni bir tanıyla karşılaştıklarını söylüyor.

Zaten bu gönüllü üyeler sürekli hastaneleri dolaşarak, kayıtlı lösemi hastalarına ulaşıp yardım etmeye çalışıyorlar.

Kocaeli ve Marmara Bölgesi’ndeki hasta sayısını sordum.

Burcu Hanım, bölgede 3137, Kocaeli’de kayıtlı 305 lösemi hastası olduğunu söyledi.

En çok da bu hastalığı sadece çocuğun değil, çocukla beraber ailenin de büyük bir stres olarak yaşadığını vurguluyorlar.

Lösemili çocuk değil, lösemili aile olarak tanımlıyorlar durumu.

***

Dün de lösemiye karşı farkındalık yaratmak ve ramazan ayında bağışları hatırlatmak için bir kortej ve basın açıklaması planlamışlar.

Pek çok şehirde planladıkları gibi, İzmit yürüyüş yolunda planladıkları kortej için, Kocaeli’de izin alamamışlar.

Özellikle sordum: “Yürüyüş için izin alamadığınız başka şehir var mı?” dedim.

Olmadığını söylediler.

Sadece İzmit’te izin çıkmamış.

Söylediklerine göre, güvenlik gerekçesiyle izin çıkmamış.

Kırklareli, Edirne, Ankara gibi şehirlerde hiç problem yaşamadıklarını söylüyorlar.

Eğer bilmediğimiz başka bir durum yoksa, güvenliğin oralarda sağlanırken, İzmit’te sağlanamaması bana biraz garip geldi.

Toplum yararına çalışan bir sivil toplum kuruluşu olan LÖSEV’in yürüyüşüne neden izin verilmediğini gerçekten merak ettim.

Bu konudan muzdarip farklı STK’larda olmuştu.

Acaba diğer illere göre bu konu Kocaeli’de, biraz fazla mı abartılıyor, karar veremedim.

Bu arada, LÖSEV’in en büyük gelir kaynağının bağışlar olduğunu, buradan hatırlatmakta fayda görüyorum.

Ramazan ayına girdiğimiz şu günlerde, fitre ve zekatlarınızı hasta çocukların iyileşmesi için LÖSEV’e bağış olarak da yapabilirsiniz.

Bağış yapmak ya da LÖSEV’le bağlantıya geçmek için, internet üzerinden LÖSEV’e ait iletişim numaralarını bulabilirsiniz.  

Unutmayalım ki, hepimizin çocuğu potansiyel bir lösemi hastası olabilir.

Duyarsız kalmayalım.

KARGO ALMAK İÇİN TC NUMARAMI VERMEM

Bir gazetede çalışınca aşağı yukarı her gün davettir, gazetedir, dergidir, odur, budur bir sürü kargo giriş çıkışına tanık olursunuz.

Burada da durum böyle.

Ancak, bir süredir dikkatimi çeken ve hatta beni işkillendiren bir detay var.

Kargo teslimatı yapan çalışanlar isim ve imza alırken, artık TC Kimlik Numarası da istemeye başladılar.

Eğer kargoyu teslim alan kişi, kimlik numarasını vermezse, kargoyu teslim etmeyin talimatı almış çalışanlar.

Açıkçası bu uygulama beni şu sebeplerle son derece rahatsız ediyor.

Bir: Kişisel bilgi olan kimlik numaralarının bilgi güvenliğinden, kargo şirketinin yasal sorumluluğu var mıdır?

İki: Kargoyu getiren çalışanın, kimlik numaralarını başkalarıyla paylaşmadığını nereden bileceğiz?

Üç: Bu uygulama, kargo şirketinin üstlenmesi gereken kargo güvenliğini, vatandaşın üzerine yıkmak değil midir?

Bu uygulamanın yasal bir dayanağı var mı diye, üşenmedim baktım.

Karayolu Taşıma Yönetmeliğine göre, kargo firması gönderenin ve alıcının kimlik bilgilerini almak ve kaydetmekle yükümlü. Ama kimlik numarasıyla ilgili net bir ifade yok.

Buna karşılık 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanuna yönelik çıkarılan bir yönetmeliğe göre, kargo şirketleri de kimlik tespiti yapmak zorunda olan yükümlüler arasına alınmış.

Bu yönetmeliğe göre de, kargo göndericisi ve alıcısının TC kimlik numarasının alınması, zorunlu tutulmuş.

Yani, birbirine kargo gönderen her vatandaş, kara para aklayan potansiyel bir suçlu olarak görülmüş.

İşte kargo teslim alırken, bizlerden istenen TC kimlik numarasının asıl sebebi, buymuş.

Yani devlet, kendine karşı işlenebilecek suçların peşine düşmek için, kişilere karşı işlenebilecek uçsuz bucaksız suçların oluşmasını ikinci plana atmış.

Bu durumda hem kişisel bilgilerin başkalarıyla paylaşılma riski ortaya çıkarken, hem de vergi kaçıran potansiyel bir suçlu durumuna düşüyoruz.

Peki, insanların hiç beklenmedik anda, beklenmedik olaylara, suçlamalara maruz kaldığı ve kendini anlatabilmenin yıllar aldığı bu günlerde, kimlik numaralarını bu kadar kolay teşhir etmesini beklemek normal midir?

Devletimiz dahil, kimse kusura bakmasın.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ