20 Ekim 2017 Cuma
Mustafa Kalabalık

Mustafa Kalabalık

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Taklitçi değer arayışı mı? Yoksa değersizleştirme mi?

Mustafa Kalabalık

16 Mayıs 2017 tarihli yazısı

Bir süre önce Soner Yalçın’ın “Ver coşkuyu!” isimli yazısını okuduğumda, daha önce benzer şekilde rahatsızlığımı ifade ettiğim bir başka “değersizleştirme” konusu aklıma gelmişti.

 

Özü kaybettirilen mi diyelim, hafifleştirilen mi diyelim, değersizleştirme mi diyelim bilemedim!

 

Yalçın, “mehter” üzerine yapılan bu değersizleştirmenin altında, bilinçli ve sistemli bir çalışmanın olduğunu düşündüğünü söylüyordu.

 

Ben o kadar da değil diyorum ama karar da veremiyorum açıkçası…

 

Kimileri, bilinçsizlik, vizyonsuzluk ve değersizlikle başlayan, değer üretememe sorunlarından kaynaklanan bir yanlışlık içinde olduğuna dair düşüncem daha ağır basıyor. Özellikle daha yakından tanıdığımı düşündüğüm isimler, makamlarda…

 

Değişik değerlerimize karşı benzer taklitçi(!) çalışmalar, söylemlerin en somut birini dikkatinize çekmek istiyorum mesela.

 

Mevlana ve “Şeb-i Arus Törenleri

 

Şeb-i Arus adının bile “Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri “ şekline döndürüldüğünü de hatırlayalım öncelikle!

 

Son birkaç yıldır özünden de geniş bir katılımla organize ve icra edilmesini görmeye alıştığımız(!) bu törenlerin olması gereken yer, Konya.

 

Mevlana Konya ile Konya Mevlana ile tanınır, bilinir.

 

Ama başta İstanbul ve Kocaeli olmak üzere, değişik şehirlerde de benzer törenler organize edilmektedir ve elbette de edilmelidir.

 

Ancak alternatifmiş duygusu olmadan ve olması gereken törenleri değersizleştirmeye çalışırcasına ve gölgede bırakır nitelikte yapılmadan…

 

Nasıl ki “Topkapı Sarayı” sadece İstanbul’daysa,

 

Sultanahmet Camii, Süleymaniye Camii İstanbul’daysa,

 

Eyüp Sultan İstanbul’daysa,

 

Selimiye Camii’de Edirne’de.

 

Nasıl ki Bursa’nın Yeşil Camii,

 

Erzurum’un Ulu Camii,

 

Van Gölü Van’da,

 

Beyşehir Gölü Beyşehir’deyse,

 

Mevlana’da Konya’da…

 

Gerçi Kâbe’yi Üsküdar meydanına getirenleri de gördü bu ülke…

 

Üsküdar Belediyesi tarafından kurulan Kâbe maketi tartışmalara neden olmuştu ve Diyanet İşleri Başkanlığı da ''Kâbe maketi etrafında tavaf büyük vebal'' diyerek tepki göstermişti..!

 

Üretemeyenlerin taklitçiliği, yıllara dayalı değerleri değersizleştirme pahasına yapılıyor.

 

Bilerek ya da bilmeyerek yapılan bu.

 

Daha önce kaç kez değindim bilmiyorum! Değirmendere’de neredeyse kırk yıldır yapılan yüzme yarışlarının, sıfırlanarak(!) sanki son yıllarda başlatılmışçasına lanse edilmesi ve devamı gibi…

 

Yanlış hatırlamıyorsam bu yıl Karamürsel’de 36.’sı yapılacak olan “yağlı güreşleri” yerine, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından muhtemel ki 9.’sunun hazırlıkları planlanan “Sekapark Altın Kemer Yağlı Güreşleri”ni de bu çabalar olarak değerlendirmemek mümkün değil kanımca.

 

Neden böyle bir şey gerek duyarlar anlamak mümkün değil!

 

Büyükşehir on iki ilçeye hakim yetkilerle, görev ve sorumlulukları olan, başarılarına destek, eksikliklerinin tamamlayıcısı, yanlışların(!) düzenleyicisi olması gerekirken, neden yer değişimleriyle değerleri değersizleştirmeye gayret eder ki!

 

Tarihi Karamürsel Yağlı Pehlivan Güreşlerini büyütmek, değerine değer katmak varken, adını plaja verip de etkinliklerin etkisini sekaparka nakletme gayretleri neden?

 

Yapılan güzellikler ve değerleştirilenler ortada. Örneğin bu yıl 9.’su düzenlenen “Kocaeli Kitap Fuarı”. Tüm yurtta artık bilinen, ulusal medya dahi takip edilen fuarımızın “Çalışınca Oluyor” sloganıyla özdeşleştiğini de görüyoruz. Teşekkürler…

 

Sosyal ve kültürel alanlardaki bu değersizleştirme (ki bazılarına göre illaki de öyle değil!), sporda da biliyorsunuz yıllardır sürdürülüyor.

 

Bitirilmeye çalışılan bir Kocaelispor gerçeği varken, yok “Körfez Futbol Kulübü”, yok “Kocaeli Birlik Spor” gibi girişimcilik ve spor yatırımcılığıyla(!), zaman,  emek ve ekonomik kayıplara neden tenezzül edilir!

 

Gönül ferman dinler mi? Gönüllere giren sevdalardan kolayına vazgeçilir mi? Sizlerin buna gücü yeter mi?

 

Zorla güzellik olmaz! Üst akılların güzelliği toplumsal fayda güzelliği değil sanırım!

 

Kişisel veya başka menfaat faydaları olmalı ki, bazı hususlarda inatla ve ısrarla devam ediliyor…

  

Soruyorum bu yenilik(!) ve değişim(!) akıllarını veren üst akıllara; taklitçi değer arayışında mısınız? Değersizleştirme çalışmalarında mı? Ya da değer bulamama, yaratamama derdiniz mi var?

 

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ