23 Ekim 2017 Pazartesi
Mevlüt Soysal

Mevlüt Soysal

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Kılıçdaroğlu’nun yaptığı yanlış

Mevlüt Soysal

11 Nisan 2017 tarihli yazısı

15 Temmuz İşgal Girişimi’nin argüman olarak kullanması gereken parti aslında CHP iken Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu “kontrollü darbe” diyerek kendisi için iyiye giden referandum sürecini bir anda “evet”e döndürüyor.

Sebep çok açık ki şu:

Kılıçdaroğlu, Atatürk’ü ve Atatürk’ün ilkeleri ile kurulan CHP’yi iyi tanımıyor.

Çünkü;

Bir: 15 Temmuz var oluş gerekçeleri Atatürk’ün “bağımsızlık” ilkesi olan bir örgütün darbe girişimiydi.

Amaç Türkiye’nin işgal edilmesi, işgal edilen Türkiye’yi emperyalist güçlerin sömürmesi idi…

İki: 15 Temmuz’un arkasındaki çete “Laik Türkiye” ile mücadele ederek güç kazanmıştı. 15 Temmuz’un önsözü olan Balyoz ve Ergenekon’da tutuklanan askerlerin ortak özellikleri Atatürkçü olmaları idi. Yerlerine gelenlerin ise Atatürk düşmanı…

Üç: Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk halkına gösterdiği yolda akıl ve bilim vardı. Akıl ve bilim toplumu feodalite kalıntılarından kurtarır ve her bireyi “özgür” yapardı. “Türkiye şeyhler, şıhlar, dervişler ülkesi olamaz” diyen Atatürk’e göre en hakiki medeniyet cumhuriyetti. FETÖ çetesi ise akılları ipotek edilmiş sürüleri bireylikten çıkarmıştı. İşgal girişimi o sürünün bir eylemiydi.

Dört: Fetullahçı Terör Örgütü ile son otuz yılda en güçlü mücadele etmiş siyasi parti CHP’ydi. F Tipi Yapılanma sözünü dillere pelesenk etmiş, bu örgütle alakalı mecliste soru ve araştırma önergeleri vermiş, bu ürkenin başına büyük dertler açacağını ifade etmiş siyasi parti CHP’ydi. Yani 15 Temmuz’da bir anlamda CHP’nin dedikleri çıkmıştı.

Beş: Bu kanlı örgüt CHP’yi dizayn etmek ve sömürgeci güçlerin kuklası olabilecek bir ana muhalefet partisi oluşturabilmek için CHP’ye operasyon yapmıştı. Yani CHP, bir FETÖ mağduruydu.

 

***

 

Maddeler çoğaltılabilir.

Diyeceğim:

15 Temmuz İşgal Girişimi ile ilgili hiç durmadan konuşacak olan parti aslında CHP’ydi. Çünkü 15 Temmuz’da amaç, CHP’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün tam bağımsız Türkiye’siydi.

Gerçekler gün gibi ortada iken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hem işgal girişimini yeteri kadar idrak edemeyerek, hem de “kontrollü darbe” gibi ifadeler kullanarak iktidarın eline önemli kozlar vermektedir.

Peki, hangi iktidarın eline?

Çok değil üç yıl öncesine kadar ülkeyi bu örgütle beraber yöneten iktidarın eline…

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bu çete ile birlikte kumpas kuran iktidarın eline…

Akademisyenler, aydınları, gazetecileri bu örgütle birlikte içeri atan iktidarın eline…

İstemeyerek de olsa Türkiye’yi 15 Temmuz’a hazırlayan bu iktidarın eline…

 

***

 

Bir parantezle Kılıçdaroğlu’na CHP’yi anlatayım:

CHP, yolu akıl ve bilim olan, cemaat benzeri her türlü örgüte ilkesel olarak karşı çıkan, feodal ve ilerici olmayan yapılarla mücadeleyi öncelik sayan, ülkesinin tam bağımsızlığından yana olan bireylerden kurulu bir siyasi partidir.

Kılıçdaroğlu da bu siyasi partinin lideridir.

Eğer “CHP’nin ne olduğu” konusunda bilgi eksikliği varsa, CHP delegeleri bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti için bağımsız bir CHP yaratılması gerektiğinin bilincinde olup ona göre karar vermelidir.

 

***

 

Evet, 15 Temmuz CHP’nin ilkelerine karşı yapılmış bir darbe girişimidir.

Ülkenin bağımsızlığı ile, ülkenin laik yapısı ile mücadele eden bir örgütün eylemlerinden birisidir.

Bu örgütle mücadele etmek iktidardan çok CHP’nin görevidir.

Ki CHP’yi anlatmak;

Zaten 15 Temmuz’la mücadeledir.

CHP’yi anlatmak;

Zaten cemaat ve benzeri çetelerle mücadeledir.

(Not: Bazı okuyucular, “Kılıçdaroğlu ‘kontrollü darbe’ ifadesiyle bu darbe girişiminden hükümetin haberinin olduğunu ifade ediyor” diyecektir. Haklıdır. Fakat yeteri kadar belge ortaya koyulmadan kullanılan bu ifade, iktidarı eleştirme hedefi taşısa da, FETÖ’nün işine yarıyor. Ki “kontrollü darbe” ifadesini en çok FETÖ temsilcileri kullanıyor. Bu sayede emperyalizmin taşeronu olan bu örgüt dünya nezlinde güç kazanıyor.)

 

 

..................

 

 

Hadi, şimdi eleştirin

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürlüğü üzerinden yeni anayasa paketini savunmaya geçmesi üzerine Erdoğan’ın karşısında süklüm püklüm oturan gazeteciler hemen “Efendim” diyor. “İsterseniz videoyu koyalım.”

Video izleniyor.

Videoda Savaş Ay, dönemin hükümetini yerden yere vuruyor.

Video bitince gazeteciler sırıtıyor. “Kılıçdaroğlu’na nasıl gol attık” der gibi gevşiyorlar.

Bense utanıyorum.

Çünkü yandaş gazeteciler Cumhurbaşkanına pas vermek istersen aslında Türkiye’nin 20 yıl önce demokratik bir ülke olduğunu ortaya koyuyor.

İçimden diyorum ki:

Hadi, şimdi eleştirsenize Savaş Ay’ın diliyle merkez medyada hükümeti…

 

 

..................

 

 

Destici’nin komik cümlesi

 

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, CHP’nin “Rejim değişiyor” eleştirisine, iktidarın dahi aklına gelmeyecek bir kurnazlıkla karşılık vermiş. Cümle şöyle:

“Eğer rejim değişiyor derken 28 Şubat’ı kast ediyorlarsa evet o rejim değişecek.”

Sorayım:

28 Şubat’ın tek gerçek mağduru olan Saadet Partisi bundan habersiz mi?

Bence öncelikle, 7 Haziran seçimlerinde ittifak yaptıkları Saadet Partisi’ne gidip kursun bu cümleyi…

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ