14 Aralık 2017 Perşembe
Mevlüt Soysal

Mevlüt Soysal

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Güçsüz bir Türkiye isteyen var mıdır?

Mevlüt Soysal

30 Mart 2017 tarihli yazısı

Hiç, “Nasıl bir Türkiye istiyorsunuz?” sorusunun karşılığı olarak “Güçsüz bir Türkiye istiyorum” yanıtını veren birini gördünüz mü?

Evinden işine giderken bombaların patladığı bir ülke…

Sokaktaki çatışmalar nedeniyle çocukların okula gidemediği bir ülke…

Her gün gencecik askerlerini şehit veren bir ülke…

Böyle bir Türkiye isteyen var mıdır hiç?

***

Başka…

Fakirleşen bir ülke;

Sokakların en açan insanlarla dolduğu bir ülke…

Çocukların yatağa aç girdiği;

Annelerin babaların evlerine ekmek götüremediği bir ülke…

Böyle bir Türkiye isteyen var mıdır hiç?

***

Başka…

İşgal edilmiş bir ülke…

Tıpkı Büyük Taarruz öncesi olduğu gibi İngiliz ve Yunan askerlerinin kol gezdiği bir ülke…

Amerikan mandası için Amerikan kuvvetlerinin devlet büyükleri ile masaya oturduğu bir ülke…

Kadınların düşman askerlerinin tecavüzüne uğradığı bir ülke…

Böyle bir Türkiye isteyen var mıdır hiç?

***

Başka…

Paramparça olmuş bir ülke…

Yıllarca birlikte yaşadığımız dostlarımızın “Gidiyoruz” dediği ve gittiği bir ülke…

Evlenenlerin ayrıldığı;

Komşuların düşman olduğu;

Arkadaşların birbirini vurduğu bir ülke… 

Böyle bir Türkiye isteyen var mıdır hiç?

***

Peki, o zaman, mikrofonu eline alan bir AK Partilinin, “Güçlü Türkiye isteyenler ‘evet’ diyecek” ifadesinin anlamı nedir?

“Hayır” diyenler güçsüz bir Türkiye mi istiyor?

“Hayır” diyenler bombalar altında can vermek mi istiyor?

“Hayır” diyenler bölünmüş bir ülkede mi yaşamak istiyor?

“Hayır” diyenler fakirleşmek mi istiyor?

“Hayır” diyenler ülkelerinin işgal edilmesini mi istiyor?”

Hayır…

Hayır…

Hayır…

***

“Evet” diyen de “Hayır” diyen de güçlü, sapasağlam, refah içinde, geleceği aydınlık, barışın hüküm sürdüğü bir ülkede yaşamak istiyor.

Sadece yöntemleri farklı…

Birisi, “Parlamenter sistem ile bu gerçekleşir”, diğeri, “Başkanlık sistemi bu sağlanır” diyor.

Hepsi bu…

Lütfen, bölmeyin.

Lütfen, “Güçlü Türkiye” vurgusu yapıp “Güçsüz bir Türkiye”nin oluşmasını sağlayacak girişimlerden kaçın.

  

………………….

 

Cumhurbaşkanı

ve “hayır” standı

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “hayır” standına girmesinin ardından bazı gazeteler, “Hayır standına girip Kılıçdaroğlu’na ‘yalancı’ dedi” şeklinde haberi verdi.

Oysaki öncesine bakmak lazım…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan CHP’lilerin daveti üzerine standa giriyor ve kendisine uzatılan suyu içiyor.

Daha sonra başlayan sohbette ise CHP’liler sözü önce Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne, ardından da Aleviliğe getiriyor.

Cumhurbaşkanı bir şeyler söylemek istiyor;

Lafı bölünüyor.

Tam konuyu değiştirecek;

Oradan başka birisi başka bir eleştiri getiriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da kendisine yöneltilen eleştiriler karşısında uzun süre sükûnetini koruyor. Daha sonra ise ortam iyice geriliyor ve “Senin genel başkanın yalancı” diyor.

Bana göre Cumhurbaşkanını stantlarında ağırlayanların yaklaşımları daha pozitif olmalı.

Bu basit bir misafirperverlik durumu…

Hem davet edeceksiniz, hem de yerden yere vuracaksınız.

 

 

………………………..

 

 

Kontrollü darbe

 

Darbe mi?

Bu sözcük o kadar hafif ki…

15 Temmuz’da Türkiye Cumhuriyeti işgal edilmek istendi.

Amaç, iç çatışmaların çıkması ve daha sonra sömürge devletlerin olaya el koyması… Ardından da emperyalizmin Türkiye için hem ekonomik hem de sosyal çözüm argümanlarını koyması…

Ve şu da bir gerçek:

Türkiye Cumhuriyeti’nin jeopolitik durumu, sınırları, ekonomisi, sosyolojisi değişmediğine göre işgal çalışmaları devam edecek.

Durum bu denli vahimken, “Bu kontrollü bir darbeydi” demek, olayın boyutunu görmemek demektir.

Umarım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu ifadeyi bir daha kullanmaz.

 

 

…………………….

 

Kılıçdaroğlu’nun başarısı

 

Çevremdeki herkesten ortak bir ifade duyuyorum:

“Kemal Kılıçdaroğlu’nun süreci bu kadar iyi yöneteceğini tahmin etmezdim.”

Evet, ben de etmiyordum.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım referandum süreci boyunca “Kılıçdaroğlu” denekten başka bir şey yapmazken, Kılıçdaroğlu tartışma ortamına girmiyor ve maddeleri anlatıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım süreci AK Parti ve aradan geçen 15 yıl üzerinden değerlendirirken Kılıçdaroğlu, “evet” çıkması durumunda gelecekte nasıl bir Türkiye’de yaşayacağımızı anlatıyor.

Anladığım mesaj:

“Parti yok, Türkiye var.”

Gördüğüm tablo:

“Biz ve onlar yok, hepimiz var.”

Sonuç ne olursa olsun, bu süreçte Kılıçdaroğlu başarılı olmuştur.

 

kılıçdaroğlu

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Yeşil Doğa Evleri Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr