15 Aralık 2017 Cuma
Mevlüt Soysal

Mevlüt Soysal

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

En azından Nihat Gürer için

Mevlüt Soysal

23 Mart 2017 tarihli yazısı

80 darbesi ile ilgili bir yazı dizisi hazırlamaya yeltendiğimde yaşı 50’yi aşmış kimi görsem, “O dönemin aktif isimleri kimlerdi, birkaç isim alabilir miyim?” diye soruyordum.

Solcuların verdiği isimler başka başka olurken, sağcıların neredeyse tamamının listesinde olan bir kişi vardı:

Nihat Gürer…

“Bizim amcaoğluna avukat bulmuş… Sayesinde 3 ayda hapisten çıkmış amcaoğlu…”

“Bizim çocuklara saklanmak için Kocaeli’de yer ayarlamış.”

“Beni hapishanede ilk ziyaret eden oydu.”

“İl binasını basacaklardı, izin vermedi.”

Hikâyeler, hikâyeler, hikâyeler…

***

Çok kişinin anısı bir kişi de birleşiyordu. Herkese iyiliği dokunmuş bir kişi vardı.

Bu yüzden röportaj yapılması gereken ilk isim, hiç tartışmasız belliydi.

Telefonunu buldum, aradım, çay içtiği kahvehaneye davet etti. Yanında elbette ki yakın dostu Arslan Koyuncu…

“80 darbesi ile ilgili bir yazı dizisi hazırlıyorum. O dönem aktif isimlerle röportajlar yapacağım. Ülkücüler sizi önerdi.”

“Ama uzun yıllar hapis yatanlar var, sıkıntı çekenler var, önce keşke onlarla yapsaydın.”

“Onlarla da yaparız.”

***

Ben sordum, o anlattı.

O dönemin Kocaeli’si… Kurtarılmış bölgeler… Kavgalar-gürültüler… Anılar…

Kurduğu her cümlede zarif ve mütevazı bir yaklaşımla kendini ayrı tutmaya çalıştı Nihat Gürer…

Onun hakkında anlatılanları anlattığımda mahcup bir şekilde gülümsedi.

Yıl 2006’ydı;
Türkiye karpuz gibi ortadan ikiye ayrışmıştı;

MHP parlamentoda değildi.   

“O dönem ülkücüler de solcular da vatanını seviyordu fakat ülke üzerinde bir oyun oynandı ve toplum ayrıştırıldı. Türkiye 80 pratiğini iyi görmeli ve yeni ayrıştırmalara müsaade etmemeli” dedi.

***

10 yıl sonra, kardeşi Meral Akşener MHP Genel Başkan Adayı olduğunda uğradım yanına… Günlük siyasi konulara girmek istemiyordu.

Aşmıştı bunları…

Bir gün sonra şunları kaleme aldım:

Bir adamı “bilge” yapacak “bilgi”, “sağduyu”, “idrak”, “görgü” vesaire... Her şey var Nihat Gürer’de...

Şimdi sanki inzivaya çekilmiş ve okuyarak, kendini dinleyerek, yaptıklarını ve yapamadıklarını gözden geçirerek, o içsel yolculuğunu sürdürüyor.

Siyaset mi? Hedef mi? İhtiras mı?

İnsan 60’larında yaşadığı olgunluğu keşke daha önce yaşasa ve hayata bakışı daha olgun, daha sağduyulu, sevgi ve empatiyi daha çok barındıran bir noktaya gelse...

Gürer’in kendi inançsal silsilesindeki kader ve varlık anlayışı, onun bugünkü kaotik ortamda hedef ve ihtiras tanımlarını değiştiriyor. İnsanların “İlla iktidar ben olacağım” savaşları içerisinde Gürer, öncelikli olarak sevgiyi tutuyor.

Misal, kardeşi Meral Akşener’in genel başkan adaylığını soruyorum.

“Nasip olan gerçekleşir. Fakat insanın öncelikle koyduğu hedef için çalışması gerekir. Eğer hayırlısıyla yarabbi ona genel başkanlığı nasip etsin. Ben zaten namazlarımda, ‘Yarabbi, eğer vatanımıza, milletimize, hayırlısıyla nasip eyle’ diyorum. Niye? Bizler vatan kaybetmiş ailelerin evlatlarıyız. Bu kızan da öyle. Dedelerimiz babalarımız büyük acılar çekti. Vatansız kaldı. Bundandır vatanın değerini biliriz. Vatanın bizden önemli olduğunu biliriz. Dedelerimiz her şeylerini bırakıp geldi ve bir yurda sahip oldu. Bizler bunları dinleyerek büyüdük. Bu yüzden vatandır öncelikli olan...”

***

Evet, Meral Akşener’in ağabeyi Nihat Gürer…

Evet, Aydınlar Ocağı’nın kurucusu Nihat Gürer…

Oturduğumuz yerden Akşener ve Aydınlar Ocağı’nı yerden yere vururken… En azından aklımıza Nihat Gürer gelse…

Her şeyi geçtim, bari sırf onun için bu denli acımasız olmasak…

Sırf onun için insaflı davransak…

Her şeyi geçtim…

Üzücü…

Çok üzücü…

 

gürer  


 

İktidarın şehveti

 

“Ne değişti?” diye soranlara aynı yanıtı veriyorum hep:

“İktidar...”

 “Gücü elinde bulundurma şehvetinden uzaklaşıyorum artık...”

Her şeyin başı o şehvet çünkü...

Okulda sıra arkadaşımıza o yüzden çelme attık; maçta en hızlı koşanı bu nedenle omuzladık; o kız için ezbere 126 şiir bildiğimizi söyledik; iş görüşmesinde en iyi olduğumuzun anlaşılabilmesi için sesimizi kalınlaştırdık; işyerinde en zeki olanın arkasından onun aslında hiç de zeki olmadığını söyledik.

İktidar yalan bulaştırır yaşama...

Ve yalandan daha kötüsü nedir bilir misiniz?

Yalanların oluşturduğu dünyayı gerçek zannetmek...

İktidarın şehveti nedeniyle kendinizden yaratılan o başka adamın kendiniz olduğunu zannetmek...

***

Küçük, çok küçük ve iki kişilik bir arabanız var.

Boş bir park alanı bulup park ediyorsunuz.

Arkanızdan gelen bir adam şöyle diyor:

- Arabanızın sağında ve solunda 5’er metre boşluk var. Ya sol tarafa park edin, ya da sağ tarafa...

- Olamaz, diyorsunuz. Görmüyor musunuz, koca aracı zor sığdırdım. Hani, nerede boşluk var?

Bakıyorsunuz...

Düşünüyorsunuz...

Arabanız iki kişilik ve siz onu 6 kişilik bir cip zannediyorsunuz.

Malum, gerçeklerin önüne perde çeker iktidar şehveti...

***

“Ne değişti?” diye soranlara aynı yanıtı veriyorum hep:

“İktidar...” 

Ve sonra bir soru daha yöneltiyorlar:

“Nasıl?”

Yanıtlıyorum:

“Kendi özümle yaptığım o sansürsüz, o gerçekçi, o yalın, o sert, o acımasız mütalaa sonucu...”

“Öz”, “benlik”tir, “ana öğe”dir.

***

Hırs ve şehvet zamanla “üvey” özellikler katar insana ve o üvey yan, insanı özden daha fazla yansıtır hale gelir.

Ve siz özü bulmak için bir jeologun önce alüvyonlu tabakayı, daha sonra gang eserleri geçip o değerli minerale ulaşmak için sarf ettiği gayret gibi bir mücadele sergilersiniz.

Zordur...

Çünkü üzerinizden attığınız her alüvyon zamanla “sizden” olmuştur.

Değersiz her mineral bir parçanızdır. 

Yani, kendinize ulaşmak için kendinizden parçalar koparmak bir elzemlik hali almıştır.

Ben mi?

Bunu yaptım işte...

İktidar şehvetinden kurtulup kendime doğru uzun, çok uzun bir yolculuğa çıktım.

Dünyanın ve benliğimin güzelliğiyle o zaman buluştum.

İktidar denilen o yakıcı yoldan herkesin uzaklaşıp kendilerini bulmalarını dilerim.

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Yeşil Doğa Evleri Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr