12 Aralık 2017 Salı
Çetin Gürol

Çetin Gürol

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Gerçek dostları gördük

Çetin Gürol

13 Mart 2017 tarihli yazısı

Geçen hafta üzücü bir olay yaşadık. Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Hayrullah Demiray, 7 yıl önce İstanbul'da bir şirket ortaklığı sırasında yaşadığı ekonomik anlaşmazlık ve tamamen iyi niyetinin kurbanı olmuş. Avukatımız Tuğba Avsever de dosyayı ciddi manada vergi uzmanları ile incelediğinde, bizim Hayrullah Demiray'ın gerçekten trajikomik bir Türk filmi hikayesine dönen bir durumu olduğu görülüyor.  

Ancak bizlerin anlayışında adaletin kestiği parmak acımaz. 

"Her şerde bir hayır vardır" düsturuyla düşünürüz. 

Ancakkkk...

Bu süreçte dostlarımızı da gördük. 

Onun hakkını nasıl ödeyeceğiz inanın bilmiyorum. 

Kocaeli Barosu Başkanım Sertif Gökçe bizi hiç ama hiç yanlız bırakmadı. 

İlk saatlerden itibaren sevgili Ruhi Karaalp, Ümit Karaalp kardeşler bizzat arayarak maddi manevi yanımızda olduklarını belirttiler. 

Yine Başiskele Belediye Başkanımız Hüseyin Ayaz sürekli süreç ile ilgili bizden bilgi aldı. 

Böylesi dönemler çok zordur. Sevdiğiniz içeride siz dışarıda çaresiz kalırsınız. 

Geçtiğimiz hafta Cuma günü gece sevgili Hayrullah Demiray Ankara'dan gelirken Uzunçiftlik'te yol denetiminde yakalanıp Cumartesi günü de mahkemeye çıkıp tutuklanıyor. Yani birilerinin söylediği gibi ne evi basılıyor nede fellik fellik atanan bir adam değildi. Cuma günü kararı çıkıyor daha eline tebligat gelmeden elektronik sisteme giriş yapıldığı için de yakalaması yapılıyor. Zaten Hayrullah Demiray da öyle kaçacak adam değildir. 

Çok iyi niyetli ve bugüne kadar ben dahil tüm arkadaşlarımızın maaşlarını aksatmadan ödeyen bir işveren. 

Düşünün ki Açık Cezaevinden beni arayarak arkadaşlara avans dağıtmamı söyleyecek kadar da adamdır. 

Birileri çok elini ovuşturdu. 

Cumartesi günü karar açıklandıktan sonra 13 arkadaşımız da dimdik durdular. 

Gazeteye tatil olmasına rağmen geldiler. Ne yapabileceklerini sordular. 

Hepsi ile gurur duyuyorum. Tabi dosyanın İstanbul'da olması süreci hafta uzattı. Şükürler olsun ki, Hayrullah aramızda. 

Allah'a şükürler olsun ki, Galip Ataman gibi koca yürekli başımızda bir büyüğümüz var. Kimi zaman hocamız, kimi zaman abimiz, kimi zaman babamız, kimi zaman bize doğruları göstermek için kızan büyüğümüzdür. Cezaevi önü ve adliye sürecinde gazetemizden sevgili Ozan Özgenç, Mevlüt Soysal ve Azmi Bibin ile çok koşuşturduk. 

Bir de hakkını yediğim avukatımız Tuğba Avsever'den özür diliyorum. İnanın insanın eli kolu bağlı olduğunda haksızlık yapabiliyor. Ancak dava sürecindeki profesyonelliğini ortaya koyması ve her şeyin bittiği yerde onun bitmedi diyerek kararlılıkla hareket etmesinin takdire şayan olduğunu ifade etmeliyim. Tabi İstanbul'dan müvekkilinin sürecini takip için gelip gitmesi de gönlümüzde taht kurmasına neden oldu. Şimdi diyebilirsiniz tabii ki avukatı gelecek. Bizim sürecimiz artık bürokratik işlemlerin olduğu bizlerin dışarıdan takip edebilecek bir durumun olmadığı bir noktadaydı. UYAP sistemi anlayacağınız. Saatlerce cezaevi önünde bizimle beklemesi, merakımızı gidermek için Hayrullah kardeşimizi ziyaret etmesi, İstanbul'daki işlerini telefon ile başka avukat arkadaşlarına takip ettirmesi bizlerin o gelmeden önce ona karşı düşüncelerimde ne kadar yanlış düşündüğümü gösterdi.

Kendi yüzüne de sonra haksızlık yaptığımı söyledim. 

Tabi birde Semrel Aşçı kardeşim. 

Benim bir tane kız kardeşim var. Bu süreçten sonra ikinci bir kardeşim daha oldu. Artık bana veya sevdiklerime birşey olsa biliyorum ki, Semrel koşuşturuyor. 

Ona da minnettarım. 

Gelelim bizim kurumumuz kapanması için sözlerinden ve ellerinden geleni yapanlara. 

Bu gemi fırtına da okyanusta bir battı bir çıktı.

Su aldı. 

Zaman zaman dalgalardan midemiz bulandı. 

Ama umudumuzu hiç kaybetmedik. Bizim içimizdeki inanç hiç kaybolmadı. 

Fırtına dindi ve şimdi güneşli bir hava da okyanus kağıt gibi oldu. Adeta bizi rüzgar cazibesi ile ulaşmak istediğimiz limana götürüyor. 

Bir de mide bulanıklığını biz dalgalardan kaynaklandığını düşünüyorduk. Meğersem beynimiz bizim için konuşan yanımızda gibi görünüp ellerini oluşturanlar içinmiş bu bulanma. 

Ama merak etmesinler, onları istifra ederek bünyemizden ve zihnimizden çıkardık. 

Yolumuza bakacağız. Kimse hakkında kötü düşünmeden Allah'a havale edeceğiz. Çünkü gazetemiz bizim çocuğumuz. Daha evlenmemiş ancak gazetelerini çocukları gibi gören Pınar Gül, Gülşah Yücel ve Muharrem Şenol kardeşime de çok teşekkür ediyorum. Emanete sahip çıktıkları için. Bu kurum kapanabilirdi. 13 kişi işsiz kalabilirdi. Acaba ellerini ovuşturanların ellerine ne geçecekti. Yarın öbür gün bu gazete de olmayabilirim. Yine aynı düşüncelerim olacağı kesin. 

İnsanların mutsuzluklarından, mutluluk duyanlarında insanlıklarından şüphe ediyorum. 

Bu arada bu süreçte yanımızda olan ancak görevleri gereği yazamadığım arkadaşlarım sizleri unutmadım. Yakın zamanda birlikte olacağız. 

Aramıza tekrar hoş geldin Hayrullah kardeşim.

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr