15 Aralık 2017 Cuma
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Kafe ve bar esnafı perişan oldu

Ozan Özgenç

20 Şubat 2017 tarihli yazısı

Kafe ve eğlence mekânları esnafının ticareti bitme noktasına geldi.

Hayır bu kez tramvay çalışmaları nedeniyle dükkânını açamayan, kapatmak zorunda kalan tramvay yolu güzergahı esnafından bahsetmeyeceğim.

Bu kez, buna ek olarak son bir kaç gündür canlı şahidi olduğum, özellikle kafe ve barlar gibi eğlence mekanları esnafının maruz kaldığı “dumansız hava sahası” zulmü konum.

Kimse sigara sağlığa yararlıdır demiyor.

Hiç kimse, kapalı mekânlarda sigara içilsin de demiyor.

Hatta sigara içen biri olarak bizzat ben bazı yetkililerle bir konuşmamızda, sigara ve nargilenin yasak olmasına rağmen bugün pek çok kapalı mekanda içilebilir oluşunu ve nefes bile alamadığımızı şikayet etmiş ve bu işin denetimlerinin doğru düzgün yapılmadığını ifade etmiş biriyim.

Ama son bir kaç gündür gördüğüm tablo vahim.

***

Vur dedikçe öldürüyorlar sanki.

Hem cuma, hem de cumartesi akşamı İzmit’te bazı eğlence mekânlarına uğradığımda, hepsinde bir telaş, bir teyakkuz hali vardı.

Kaymakamlık ve polis yetkililerinin ortaklaşa yaptıkları “duman operasyonları” esnafı oldukça tedirgin etmiş.

Mekanlara gelen vatandaş da, tabi ki durumdan muzdarip.

Oldukça yüklü bir para vererek nargile ruhsatı alan bir mekanda, bir kişi sigara içerken yetkililer tarafından görülünce, mekana bin TL ceza kesilmiş.

Yine gençlerin uğrak noktalarından biri olan ve kafeler sokağı olarak bilinen Tahsin Marmara Sokak’ta, bırakın kafelerin içini, önünde bile sigara içilmesine müsade edilmediğinden yakınıyor esnaf.

Barlar sokağı esnafının durumu daha da vahim.

Çoğu, binaların ara katlarında hizmet veren ve sigara için mekanlarının bir bölümünü ayırarak açık bırakan, hatta pencere takmayarak çözüm arayan esnaf perişan.

Çünkü bu grubun müşterisi, büyük çoğunlukla sigara tüketiyor.

Kentin uğrak noktalarından, körfezin kıyısındaki bir başka nargile mekânı da, sigara ve nargile içilebilmesi için camekân ve  branda ile yaptığı bir bölme için daha geçtiğimiz hafta 120 bin TL harcamış.

“Bu para elimizde patladı şimdi.” diyor.

***

Esnaf son bir kaç gündür yapılan bu taarruzdan dolayı perişan.

Geçtiğimiz cumartesi gecesi gittiğim bir nargile mekânında, yine uygulama olduğu bilgisi gelince, camlı bölmesinde oturduğumuz mekânın tüm pencereleri, tepesindeki brandaları açıldı.

İçerisi bir anda buz kesince, ağzına kadar dolu olan kafe, 15 dakikada boşaldı.

5 bin lira ceza ödeyecek diye, verilen görüntü nedeniyle kaçan müşteriler sebebiyle, belki de esnaf 15 bin liralık zarar etti.

Hemen her yerde aynı görüntü vardı.

Bugün ekonomiyi canlandırmak, istihdamı arttırmak için bir yandan yeni projeler üretilirken, diğer yandan anlamsızca ve doğru düzgün bir mantığa oturtulmadan yapılan baskınlar, sokaktaki ticareti baltalıyor.

Hem istihdamı arttırmak için, her işletme bir kişi daha çalıştırsın diye, ticaret ve esnaf odalarını teşvik edip, hem de böylesine anlamsızca baskınlar yaparak istihdamı arttırmak nasıl başarılacak ?

Aksine, 20 kişi çalıştıran esnafın, bu cezalar ve kaçan müşterilerin ardından yapacağı ilk iş ne olabilir acaba ?

***

Bu şekilde yapılan denetimlerle, esnafın para kazanıp, daha fazla istihdam yaratması mümkün değil.

Bu işin bir orta yolunun bulunması, mantıklı ölçütlerin kullanıldığı yeni kararların uygulanması şart.

Önümüzdeki Nisan ayıyla birlikte, tütün mamüllerinin tüketildiği alanların yüzde 80’lik kısmının açık olması gerekiyormuş.

Yağmur aylarında yaşanacak sıkıntıları bir düşündüğümüzde, bu kararların hangi mantıkla alındığını gerçekten anlayamıyor insan.

Yoksa bazılarının dediği gibi, devlet ekonomiye destek için bir gelir kalemi olarak mı görüyor bu cezaları ?

Tabi ki hepimiz daha temiz, daha sağlıklı, daha ferah yerlerde oturmak, vakit geçirmek isteriz.

Ancak bunun yolu, konulan anlamsız maddelerle esnafı da müşteriyi de zor duruma düşürmekten geçmiyor.

Tütün tüketimi bu şekilde azalmıyor, azalmaz da.

Tütün de, alkol de içecek olan bu kez nargilesini evine, iş yerine alıyor ve orada tüketiyor.

Olan, bu işin ticaretini yapan, bunun için istihdam yaratan esnafa oluyor.

***

Diğer yandan, tam da referandum sürecine girilmişken yapılan bu denetimlerle devlet, sanki özellikle “hayır” için çalışıyor.

Esnaf da, müşteriler de burnundan soluyor.

Bunu kim akıl ettiyse, açık söyleyeyim, hayırı destekleyen CHP ve diğer partiler bile, bu kadar iyi bir çalışma yapamazdı.

Büyük kısmında tahıl ve tütün üretilen, komşuları Suriye, Kuzey Irak ve Ermenistan olan topraklarda yaşadığımız gerçeği unutlamasın.

Sanki Finlandıyaymışız gibi yaparak, İskandinav ülkesi olamayız biz.

En azından, bir “Türk tipi ticaret sistemi” oluşturmamız şart.

Çünkü esnafı Türk, kuralları Avrupa tipi anlayışla, bu iş yürümeyecek gibi gözüküyor...

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Yeşil Doğa Evleri Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr