17 Ekim 2017 Salı
Galip Ataman

Galip Ataman

galipataman41@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

CHP'ye bölücüler ile aynı safta olmak yakışmıyor

Galip Ataman

17 Şubat 2017 tarihli yazısı

 

İzmit Belediye Başkanı Dr. Nevzat Doğan, dün gazetemizi ziyaret ederek referandum dahil çeşitli açıklamalarda bulundu.

16 Nisan’da yapılacak referandumda İzmit ve Kocaeli’de sorun yaşanmayacağını söyledi.

Seçmenlerin rehavete kapılmaması için yapılan anket sonuçlarını açıklamadı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin en çok CHP’nin yararına olacağını belirtirken, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemine en çok CHP karşı çıkıyor. Oysaki, bu sistem en çok CHP’nin işine yarayacak” dedi.

 

nevzat doğan

 

Başkan Doğan, CHP’nin hayır oyu kullanmasına anlam veremediğini anlatırken şöyle konuştu, “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin birliğine, bütünlüğüne karşı çıkan, bölünmesi için her türlü yola başvuran PKK, DEAŞ, FETÖ Silahlı Terör Örgütlerinin Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemine karşı olmalarını, hayır oyu kullanmalarını anlıyorum, yadırgamıyorum. Evet demiş olsalardı şaşırırdım. Ama CHP’nin Türkiye Cumhuriyeti Devletinin üniter yapısına karşı çıkan, birlik, beraberlik ve barış ortamının bozulması için terör ve darbe dahil her yolu deneyen bu bölücü örgütler ile aynı safta anılmalarını anlayamıyorum. CHP’nin bölücü silahlı örgütler ile birlikte olduğunu kabul etmem mümkün değil ama onlar gibi hayır oyu kullanacak olmalarını yadırgıyorum. Ben CHP’li, ülkücü ve milliyetçi kardeşlerimin bölücü terör örgütleri gibi hayır oyu kullanacaklarına inanmıyorum, ihtimal de vermiyorum.”

 

 

 SAYIŞTAYDAN YARGISIZ İNFAZ!

Referandum kararının alınması ile birlikte ortalık toz duman.

Bir zamanlar “sağcı-solcu, komünist-milliyetçi” diye bölünen Türkiye, 16 Nisan öncesi “evetçi-hayırcı” gruplara ayrıldı.

Belden aşağı vurmalar, desteksiz atışlar, toplumu kutuplaştıran tehlikeli söylemler ne ararsan var.

Liderlerin söylemlerine, partililerin açıklamalarına, ortalıkta dolaşan belgelere, raporlara bakılırsa Türkiye’nin 18 maddeden oluşan Anayasa değişikliğini oylamaya değil savaşa hazırlandığını sanacak.

Gerçek olup olmadığı, sonuçlanıp sonuçlanmadığı araştırılmadan iddialar, raporlar havada uçuşuyor.

Sayıştay’ın sitesinde açıkladığı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve şirketleri ile ilgili rapor gibi.

Okuduğunu anlamayan, “kes-kopyala-yapıştır” yöntemi ile masa başında gazetecilik yapanlar masuniyet karinesi, meslek ilkelerini bir kenara bırakmış çarşaf çarşaf “rapor” yayınlıyor.

Avukat olduklarını unutan siyasiler, Sayıştay raporunun birkaç cümlesini cımbızla çekerek TBMM’ye soru önergesi veriyor.

Sayıştay raporunun Kent-Konut ile ilgili bölümünde haklı olan yanlar yok mu? Geçmişte benim de eleştirdiğim, yazdığım, kamuoyu ile paylaştığım etik olmayan birçok madde var.

Benim itirazım; raporun içeriğinden çok Sayıştay’ın Kent Konut gibi şirketler ile ilgili “yerindelik denetimi” yapmasına ve şirketin ticari bilgilerini sitesinde yayınlamasına.

Gazetecilerin kamu zararı oluşmadığı, zimmet olmadığı yazan, sorgulama ve yargılama yapılmayan bilgilere sazan gibi atlayarak “Skandal. Sayıştay, AKP’li Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin yolsuzluklarını bir bir ortaya döktü” gibi başlıklar ile kamuoyunun yanıltılmasına.

CHP Milletvekilinin; Gerçekleri öğrenme imkanı var iken Ramazan ayında verilen iftar faturalarının ramazan ayına denk gelmediğini ileri sürerek TBMM başkanlığına İçişleri bakanının cevaplaması isteği ile verdiği soru önergesine.

Ve kamuoyuna yaptığı, “Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yetkilileri insanların dini değerlerini istismar ediyor” açıklamasına.

Sevgili okurlar, gazeteci yanlış yapan, kamuyu zarara uğratanları kişi ve kurumları incitecek şekilde eleştirecek, doğru bilgileri, kesinleşmiş yargı kararlarını kamuoyu ile paylaşacaktır.

Milletvekili denetim görevini yaparken TBMM başkanlığına soru önergesi verecektir.

Ama ister gazeteci, ister milletvekili, kim olursa olsun işini düzgün yapacak, doğruluğu kanıtlanmayan, sonuçlanmamış bilgileri kamuoyu ile paylaşırken dikkatli olacak.

Her bilgiye sazan gibi atlamayacak, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayacak, bilgi kirliliği ile kamuoyunu yanıltmayacak.

 

SAYIŞTAY RAPORUNA TEPKİ

Büyükşehir Belediyesi Kent Konut AŞ’nin konut satışlarında uygulanan yöntem çok eleştirildi.

Belediye kendi müfettişlerine denetim yaptırdı. Etik olmayan satışlar sonrası tespit edilen zararlar konut sahiplerine ödettirildi.

Yasal olmayan satışlar ile konut sahibi olanların konutlarına el kondu.

Müfettişlerin incelediği yaklaşık 9 bin konut satışı ile ilgili dosya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.

Ama bugüne kadar Büyükşehir Belediyesi yetkililerinden “Satışlar yasal ama etik değil” açıklaması dışınca detaylı bilgi verilmedi.

Dün, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Tahir Büyükakın ortalıkta dolaşan Sayıştay Raporu ile ilgili meclis üyelerine bilgi verdi.

Sayın genel sekterin meclisteki sunumunu izleyemedim. Ama yazımı yazmadan önce konuştum.

Kes-kopyala-yapıştır yöntemi ile masa başında haber yapmayan, araştıran, sorgulayan, dersine çalışan gazeteci olarak Sayıştay Raporunu ve dünkü sunumun ana başlıklarını genel sekreter ile konuştum.

Tahir hoca, kamu zararı bulunmadığı, zimmet suçu işlenmediği yazan Sayıştay Raporunun bazı çevrelerce kasıtlı olarak ve çarpıtılarak kamuoyu ile paylaşılmasından rahatsız.

 

kent-konut-logo

 

Büyükşehir Belediyesi Kent Konut AŞ ticari sırlarının rapora yazılmasına tepkili.

Ramazan ayında verilen iftar yemeği faturası üzerinden siyaset yapılmasına öfkeli.

Hani Tahir hoca haksız da değil. Önümüzdeki günlerde Sayıştay’ın Kent Konut ile ilgili raporunu siteye koyanlar, ticari bilgileri yazan, kamuoyu ile paylaşanlar ile ilgili yasal işlem başlatılırsa hiç şaşmam.

Büyükşehir Belediyesi ve Kent Konut yetkililerinin İstanbul Hukuk Fakültelerinde görevli İşletme, Ticaret ve Hukuk profesörlerinden oluşan 3 kişilik bir komisyona Sayıştay raporu ile ilgili çalışma yaptırdıklarını biliyorum.

Bugünlerde sonuçlanacağını tahmin ettiğim rapor açıklandığında, Büyükşehir Belediyesi ve Kent Konut ile ilgili hazırlanan ve sitede yayınlanan raporda Sayıştay deneticilerinin yaptıkları yanlışları birlikte okuyacağız.

Araştırmadan, sorgulamadan Sayıştay raporunu kes-kopyala-yapıştır yöntemi ile haber yapanlar yargıya hesap vermek zorunda kalınca pişman olurlar.

İşletme, Ticaret ve Hukuk profesörlerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi raporunu görmedim ama Tahir hocadan edindiğim bazı bilgileri paylaşmak istiyorum;

Birincisi; Sayıştay, şirketler ile ilgili Yerindelik denetimi yapamaz, rapor hazırlayamaz.

İkincisi; Sayıştay’ın yaptığı denetimler sonrası şirketler ile ilgili ticari bilgiler ve sırlar deşifre edilemez, yayınlanamaz.

Üçüncüsü; Sayıştay harcamaları denetler, hukukilik denetimi yapamaz.

Dördüncüsü; Sayıştay raporunda yazan iftar yemeği ramazan ayında verildi. Organizasyonu yapan Antikkapı faturayı sonraki aylarda gönderdiğinden ödeme Ramazan ayı sonrası yapıldı. İddia edildiği gibi, iftar yemeği organizasyonun ramazan ayında yapılmadığı iddiası doğru değildir.

Beşincisi; Kent Konut uygulamalarında kamu zararı oluşmamıştır, zimmet suçu işlenmemiştir. Varsa zimmet kişiden geri alınacaktır.

Altıncısı;  Harcamalar ve uygulamalar ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulması söz konusu değildir.

Yedincisi; Kent Konut deneticilerinin denetim görevi yapmadan ücret aldıkları iddiası gerçek dışıdır.

 


ANKET SAVAŞLARI

ERKEN BAŞLADI

 

Anayasa değişikliğini oylamak için 16 Nisan’da sandığa gideceğiz.

AK Parti ve MHP “evet”, CHP ve muhalefetin tamamı “hayır”için oy isteyecek.

Ama siyasi parti liderinin üslubu çok sert, kutuplara ayrılan toplum gergin.

Televizyon ekranlarında konuşan, gazete köşelerinde yazan siyasi parti amigoları algı operasyonu yapıyor.

Kampanya öncesi açıklanan anket sonuçları kafa karıştırıyor.

Hürriyet Gazetesi yazarları Ahmet Hakan ve Abdülkadir Selvi gibi.

Ahmet Hakan’ın köşesinde paylaştığı Konsessüs’ün referandum anket sonucuna göre “evet”yüzde 52, “hayır”yüzde 48 çıkıyor.

5 gün sonra Yeni Şafak Gazetesi’nden transfer AK Parti’ye yakın bir isim Abdülkadir Selvi, yazısında “evet” oyların oranının yüzde 54.4 olduğunu yazıyor.

“hayır” diyenlerin PKK, DEAŞ, FETÖ’cü gösterilmesi, akademisyenlerin ihracı, Varlık Fonu tartışması, Meral Akşener’in Çanakkale’de konuşturulmamasının olumsuz hava esmesine neden olduğuna, “evet” rüzgarının tersine döndüğüne dikkat çekiyor.

Doğruluk payı var mı? AK Parti ve CHP’nin seçmeni etkilemesine bağlı.

Referandumda gençlerin ve kadınların oylarının etkili olacağını bilen AK Parti Yaşlılardan, eskilerden medet uman CHP ise 16 Nisan akşamı gençleri ve kadınları unutmanın, dışlamanın bedelini ödeyecek gibi görünüyor.

Bu arada AK Parti, yaptırdığı anket sonuçlarını “evet” verecek seçmenin rehavete kapılmaması, kararsızları ürkütmemek için açıklamıyor.

Anket savaşlarının erken başladığı bugünlerde geliniz manipülasyonlar ve oluşturacakları algı ile yüzde 20’yi bulan kararsızların oyunu etkileyecek anket şirketlerinin partilere olan yakınlıklarına göz atalım;

ANAR, Anyd-Ar, Denge, GENAR, Konsensus, Pollmark, Metropoll AK Parti’ye yakın araştırma şirketleri.

KONDA, KAMAR, Gezici, Estima araştırma şirketleri sahipleri CHP’ye yakın isimler.

A&G sahibi Adil Gür, sosyal demokrat ve Doğan grubuna yakın bir isim olarak tanınıyor.

SONAR Araştırmanın sahibi Hasan Bayrakçı, 1999 seçimlerinde MHP’den  milletvekili adayı olmuştu.

 

ANA AKIM VE HAVUZ MEDYASI

Konu anketlerden açılmışken çok konuşulan, tartışılan seçim ve referandum öncesi manüplasyonlar ile algı oluşturan medyadan da söz etmek istiyorum.

Dikkat ediyorum, CHP başta olmak üzere hükümet karşıtı partiler haberlerinin gazete ve televizyonlarda yeterince yer almadığından yakınıyorlar.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve iktidara sahip çıkan medyanın yanlı davrandığından, muhalefet partilerine yer vermediklerinden şikayet ediyorlar.

Geliniz günlük ve popüler gazetelerin tirajlarına göz atalım. Haberleri ve yorumları ile muhalefeti destekleyen Hürriyet, Posta, Sözcü, Cumhuriyet, hatta Haber Türk Gazetelerinin tirajları iktidar partisini destekleyen gazetelerden daha fazla, daha çok satarak daha çok okura ulaşıyorlar reklam pastasından en fazla payı alıyorlar.

Televizyon kanalları reytinglerine baktığımızda; Sabahları İsmail Küçükkaya, akşamları Fatih Portakal’ın Fox TV’de sunduğu programlar tüm zamanların en fazla reyting yapan programları.

CNN Türk’te Ahmet Hakan ve Şirin Payzın’ın, Haber Türk’te Didem Arslan Yılmaz’ın sunduğu tartışma programları reyting şampiyonu.

Gazetelerde tiraj, televizyonlarda reytingde zirvede olanlar CHP’ye destek veriyor, referandumda renklerinin “hayır” olacağını açıklamakta sakınca görmüyorlar.

 


ŞEHİT CENAZESİNİ UNUTTULAR

AMA MAÇI UNUTMADILAR!

 

Bugünkü konumuz medya olduğuna göre devam edelim.

Türk Silahlı Kuvvetler tarafından yürütülen ve Suriye’nin El Bab bölgesinde süren operasyonlarda şehit düşen Darıcalı Piyade Uzman Çavuş Murat Tevlim, önceki gün öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazı ardından Darıca Şehitliğinde toprağa verildi.

 

küpür

 

Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi’nin manşetten verdiği Şehit Piyade Uzman Çavuş Murat Tevlim’in cenaze haberini diğer gazeteler kullandı.

Ama aynı saatlerde oynanan Kocaelispor-Manavgat maçını manşetten veren Özgür Kocaeli Gazetesi” şehit haberini bırakınız manşetten vermeyi tek keklime etmedi.

 

şehit

 

Bir gazeteci ve okur olarak üzüldüğümü belirtmek istiyor, takdiri okurlara bırakıyorum.

 

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi Aytaş Şömine ACARLAR TURİZM YENİ