22 Ekim 2017 Pazar
Yücel Alpay Demir

Yücel Alpay Demir

kocaeli@kopiservis.com.tr

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Alevi Müftü ….

Yücel Alpay Demir

09 Şubat 2017 tarihli yazısı

         Geçenlerde sosyal medya hesabımdan İçişleri Bakanlığına Terörle Mücadele alanında uzman, Ülkücü görüşlere sahip birinin getirilmesinin ne kadar isabetli bir karar olacağını, terörle mücadelede çok daha kalıcı ve etkin işler yapılabileceğini temenni olarak yazmıştım.

         Bu “keşke”min üzerinden tahminen 1 hafta geçtikten sonra, Sayın Başbakanımız yeni dönemde “Milliyetçi Hareket Partili vekiller, Bakan olabilir” açıklamasında bulunmuştu.

         Allah biliyor ya şahsım adına bu yaklaşımdan oldukça memnun oldum.

         Gazetelerde bu sayının 5 bakanlık olabileceği yazıyordu. Hemen aklıma “hangi bakanlıkların Ülkücülere verilmesi çok yerinde olur?” diye düşünmeye başladım. Bence İçişleri, Dışişleri, Milli Eğitim, Sağlık ve Adalet Bakanlıklarında böyle bir değişiklik mükemmel olurdu.

         Tabii bunlar devletimizi idare edenlerin vereceği kararlar ama cidden Ülkücü kadroların en iyi olduğu ve bence Ak parti iktidarında en çok aksayan bakanlıklar yukarıda saydıklarımdır, diyebilirim. Şahsım adına bu ihtimalin konuşulması dahi ülkemin birlik beraberliği adına, aksayan kurumlara elbirliği ile çeki düzen verilmesi “inşallah olur” dediğim bir husustur.

         Tabi insanoğlu hayal etmeye başladı mı, “keşke”lerin ardı arkası kesilmez. Olmuşken “bir de şu Diyanet İşleri Başkanlığımıza el atılsa ne güzel olur” diye düşündüm.

         Yaşantılarını “Akli İbadet, Kalbi İbadet” üzerine kurmuş olan Alevi ve Caferi inancına sahip ilahiyatçılar Diyanet İşlerimizin başına getirilse diye geçti içimden.

         Belki alakası yok ama yine de söyleyeyim. Sünni inanç ve Hanefi itikadına sahip bir ailede yetişmeme rağmen, aklım kesip de sorgulamaya başladıktan sonra, tasavvufu, dört kapıyı, kırk makamı öğrendikten sonra Alevi ve Caferi itikadına ve bu minvalde ibadet edenlere yakınlık ve hayranlık duymaya başladım.

         Bu yaşıma kadar ahlaki değerler, dürüstlük, kul hakkı, hoşgörü, güvenilirlik ve siyasal çıkarcılık konularında Alevi ve Caferilerden kendi adıma hiçbir nahoş hadiseye rastlamadım.

         Kendi mezhebimden olanları da diğer mezheplerden olanları da iyi derecede gözlemleyebilmiş biri olduğumu düşünüyorum.

         Alevi ve Caferiler gerçekten kendi imkânlarıyla, ibadethanelerini ayakta tutan , kendi aralarındaki siyasi görüş farklılıklarını yaşantılarına ve yönettikleri kurumlara yansıtmamaya özen gösteren, kul hakkı ve şirk konularında çok dikkatli, adaletli, merhametli, hoşgörülü, itikad ve iman sahibi insanlar.

“Sünniler veya başka inanç grupları öyle değil mi?” demeyin. Muhakkak öyledirler ama benim naçizane arzum ve onları anlatma çalışma çabam bu inançtan olan insanların da devletimizin dini kurumlarında sorumluluk gerektiren üst görevlerde hizmet edebilmesinin yolu açılsın diyedir.

         Öyle, birkaç kurumda kendi inançlarını temsilen falan değil, il ve ilçe müftülüklerine ve mümkünse Diyanet İşleri Başkanlığına bir defa bile olsa, bu itikada sahip insanlarımızdan ehil kişilerin atanması, hem 15 Temmuz ruhuna uygun olacak, hem de coğrafyamızda çıkarılmaya çalışılan dış mihraklı mezhep kavgalarına verilebilecek en güçlü cevap olacaktır diye düşünüyorum.

         93 yıldır hizmet veren Diyanet İşlerimize biraz da Alevi ve Caferi vatandaşlarımız hizmet etse bence birçok açıdan ülkemizin faydasına olur diye düşünüyorum.  Hemen her şey birden olmayabilir, en azından ilk etapta Alevi ve Caferi vatandaşlarımızın yoğunlukla yaşadığı ilçe ve illerin müftülükleri seçilip bir deneme süreci yapılabilir.

         Şayet herkes benim gibi bu değişiklik ve olumlu gelişmelerden memnuniyet duyarsa bu ilçe ve illerin sayısı arttırılabilir.  Öngörülerime dayanarak Alevi ve Caferi inanç önderlerinin bu görevleri maaş bile almadan memnuniyetle kabul edeceklerini, gösterişten uzak sade yaşantılarıyla tanıdığımız bu âlimlerin beklide Diyanet İşleri Başkanlığımızın harcamalarını da büyük ölçüde azaltacaklarını düşünüyorum.

         Tüm bu “keşke”lerimi, başta devlet idarecilerimizin, sonra da tüm inanç ve mezhep mensuplarının hoşgörülerine sığınarak yazdığımı ifade ediyorum.

Aklım da, Fikrim de, Varlığım da Türk Varlığına armağan olsun.

Selam ve dua ile ….

 

 

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ