13 Aralık 2017 Çarşamba
Galip Ataman

Galip Ataman

galipataman41@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Ekmek zammı valiyi bekliyor

Galip Ataman

03 Şubat 2017 tarihli yazısı

 

Suya sessiz sedasız yüzde 8.53 zam yapıldı. TÜFE artış oranındaki zam 1 Ocak’tan buyana uygulanıyor.

Özel halk otobüs sahiplerinin 6 ayda ikinci zam istekleri gündeme bile alınmadı. Nisan ayında yapılacak Anayasa Referandum sonrası belki.

Sırada fırıncılar var.  Başta fırıncılar olmak üzere herkes Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in “Ekmeğe kesinlikle zam yok” açıklamasının ardından ekmeğe zam yapılıp yapılmayacağını konuşuyor.

Fırıncılar un, akaryakıt, asgari ücret dahil tüm girdilerde artış olurken, ekmeğe zammın kaçınılmaz olduğunu savunuyor.

36 aydır 250 gram ekmeği zam almadan,1.00 TL’den sattıklarını söylüyorlar.

250 gram ekmek maliyetinin 1.00 TL olduğunu, bakkala 80 kuruşa verdiklerini, 25 kuruşluk zam yapılmaz ise fırıncıların çoğunun kepenk kapatacağını iddia ediyorlar.

İstanbul, Ankara, Bursa, Zonguldak, Yalova, Elazığ, Ordu, Giresun, Bartın, Tunceli gibi 250 gram ekmeğin 1.25 TL’den satıldığını belirterek bugünlerde Vali Hasan Basri Güzeloğlu’nun kapısını çalmaya hazırlanıyorlar.

Neden Vali Güzeloğlu’nun kapısı da Esnaf Odalar Birliği kapısı değil?

Geçen sene fırıncılara 26 ay sonra verilen 25 kuruşluk zam, Vali Hasan Basri Güzeloğlu’nun itirazı üzerine mahkeme kararı ile iptal edilmişti.

 

ekmek

 

Fırıncılar Odası’nın aldığı, Esnaf Odalar Birliğinin onayladığı 250 gram ekmeğin 1.25 TL’den satışı yargı kararı ile durdurularak 250 gram ekmek 1.00 TL’den satılmaya başlamıştı.

Bu sefer aynı hataya düşmemek, alacakları zam kararının tekrar yargıya taşınmaması için önce Vali Güzeloğlu’nun kapısını çalmak istiyorlar.

Fırıncıların mağduriyetini gösteren hazırladıkları girdiler ile ilgili dosyayı bugünlerde Vali Güğeloğlu’nu ziyaret ederek verecekler.

Belli ki geçen sene ağızları yanmış.  Bu sene Vali Güzeloğlu ile karşı karşıya gelmek istemiyorlar.

 

VALİ NE DİYECEK

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in “Ekmeğe kesinlikle zam yok” açıklamasının ardından herkes Vali Güzeloğlu’nun ne diyeceğini merak ediyor.

36 aydır zam almayan fırıncıların 250 gram ekmeği 1.00 TL yerine 1.25 TL’den satmalarına “evet” der mi?

Yoksa Bakan Çelik’in  “Ekmeğe kesinlikle zam yok” açıklamasına uyarak “hayır” mı der?

Ya da Büyükşehir Belediyesi’nin askıya aldığı ulaşım zammı gibi “Referandum sonrası bakarız mı” der?

Çok bilinmeyenli ama olumlu ya da olumsuz acilen cevaplanması gereken soru.

Sayın Vali’nin nasıl bir karar alacağını bilmiyorum, ama fırıncılar adına olumlu düşündüğünü tahmin ediyorum.

 

vali-guzeloglu

 

Birincisi; Geçen sene fırıncılar, zam kararının mahkemece iptal edilmesinin ardından ısrar etmeyerek 250 gram ekmeği 1.00 TL’den satarak vali Güzeloğlu ile karşı karşıya gelmediler.

İkincisi; Bu sene zam kararı almadan, Esnaf Odalar Birliğine onaylatmadan nezaketen de olsa önce Vali Güzeloğlu’nun kapısını çalacaklar.

Üçüncüsü; geçen sene sütten ağızları yandı, bu sene yoğurdu üfleyerek yiyorlar.

Dördüncüsü; Referandum sonrasına kadar bekleyecek ekonomik güçleri, taksitleri ödeyecek paraları, en önemlisi sabırları kalmadı.

Beşincisi; 1.00 TL’den satılan 250 gram ekmeğe 25 kuruşluk zam ile 1.25 TL’den satıldığı illerde de referandum yapılacak olması.

Sayın vali, büyük olasılıkla fırıncıları dinleyecek, zam dosyasını inceleyecek, milletvekilleri, il başkanı ve büyükşehir belediye başkanı işle görüşecek.

Bakan Fikri Işık’ın görüşünü alarak kararını açıklayacak.

Haydi hayırlısı diyelim!

 

NCITY DE BEĞENDİK DE

CHP’DEN KALMA KAMBUR

 

Nisan ayında yapılması planlanan Anayasa değişiklik referandumu öncesi ortalık toz duman.

Siyasilerin açıklamaları, kadrolu yorumcuların havanda su döven tartışmaları gerginliği tırmandırıyor.

Seçmenin bugünden “evet” ve “hayır” kamplarına bölünmesi 15 Temmuz’da yakalanan birlik, beraberlik ve barışa zarar veriyor.

Eli kalem tutanların gazeteci, ağzı laf yapanların yorumcu olduğu günümüzde en büyük erozyon medyada yaşanıyor.

Gazetecilik meslek etik ilkelerden habersiz, masuniyet karinesini bilmeyen “türedi” köşe yazarları medyanın güven kaybını körüklüyor.

Siyasette hayallerini gerçekleştirmeyen, bir dönem baro başkanlığı yapan ama gazetecilikte “masuniyet karinesi” kuralını yok sayan, masa başında yaptığı yorumlarla halkı yanlış bilgilendiren avukat Fahri Örengül gibi.

Fahri Örengül’ün bir gazetede kaptığı köşede “Büyükşehir’de Rezalet” başlıklı yazısını okuyunca şaşırmadım dersem yalan olur.

Bir siyasetçi olarak, bir avukat olarak, bir vatandaş olarak Büyükşehir Belediyesi dahil yanlış yapanı eleştirmek elbette Fahri Örengül’ün en doğal hakkıdır. İtirazım da olamaz.

Ancak siyasi kimlik ve mahkemede müvekkilini savunan üslup ile kaleme alınan yazı, demokratik toplumun vazgeçilmez özelliği olan eleştiri sınırlarını aşmış kamuoyunu yanlış bilgilendiren kasıtlı, ön yargılı yazı olmuş.

CHP belediye meclis üyeliği yapan, avukatlık deneyimi olan Fahri Örengül gibi saygın bir kişi herkesin rahatça ulaşabildiği Sayıştay raporunu kamuoyu ile paylaşırken keşke biraz araştırsaydı!

 

örengül

 

Kurumun zarara uğratıldığını iddia edip “Bu hesabı kim soracak, kimden soracak? Bu kent sahipsiz mi beyler?” derken “Ncity, Outlet Center ve Beğendik AVM” kamburlarının CHP döneminden kaldığını da sorgulasaydı!

Fahri Örengül, Sefa Sirmen ve Kadri Veziroğlu’nun avukatı olarak benim karşımda ceza ve hukuk davalarını kaybetse de iyi bir avukat olabilir.

Siyasette il ve belediye başkanlığı, milletvekilliği gibi hayallerini gerçekleştirememiş olsa da Eşme’de İSU’nun yaptığı çalışma sırasında halkı tahrik etmenin bedelini bir sonraki seçimde ödemiş olabilir.

Eli kalem tutabilir, ağzı laf yapabilir ama gazetecilik avukatlığa da siyasetçiliğe de benzemez.

Tavsiyem; hangi işi yaparsa yapsın biraz araştırsın, yargıda devam eden bir konu hakkında karar çıkmış gibi davranarak kamuoyunu gerçek dışı bilgilerle yanıltmasın.

Yaptığı işi CHP üyesi olarak siyasetçi kimliği ile bağdaşır ama asıl mesleği avukatlık, “çakma gazeteciliği” ile hiç örtüşmez.

 

CHP SORGULANMALIYDI

Gelelim asıl konumuz, Fahri Örengül’ün Sayıştay Raporundan yola çıkarak “Büyükşehir’de Rezalet” başlıklı yazısında rakamlarla kafa karıştıran “Ncity, Outlet Center ve Beğendik AVM” kiralarına.

Öncelikle “Ncity, Outlet Center ve Beğendik AVM” CHP döneminin Başkan İbrahim Karaosmanoğlu’na bıraktığı kötü miras olduğunu herkesin bilmesi lazım.

Fahri Örengül yazmamış ama ben söyleyeyim; Ncity, 1990’lı yıllarda fuar müdürlüğünce düzenlenen, Sefa Sirmen tarafından onaylanan “çakma ruhsat” ile yapılan bir yapı.

TBMM Başkanvekili CHP’li Akif Hamzaçebi’nin Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü yaptığı yıllarda Kocaeli Valiliği’nden, Ncity’nin hazine arazisi üstüne belediye tarafından kaçak yapıldığını belirterek yıkılmasını istediği inşaat.

2012 yılında çıkan yangında yaklaşık bin kişinin mağdur olmaması için Valilik ve Belediyenin risk alarak sahiplendiği iş yeri.

Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’nun hazineye ait arsa üzerine CHP döneminde yapılan kaçak Ncity AVM ve belediye hizmet binasının bulunduğu bölgeyi “Kentsel Dönüşüm” ilan ettirerek yasal statü kazandırarak hazineden 16 milyon TL karşılığı satın alarak Büyükşehir Belediyesi’ne kazandırdı alan.

Bu bölgeyi CHP üyesi ve avukat Fahri Örengül her gün gittiği Kocaeli Adliyesindeki 4. Sulh Ceza mahkemesi kalemine uğrayıp 2016/1579 nolu Ncity AVM dükkanları ile ilgili kira artış dosyasını incelemiş olsaydı Büyükşehir Belediyesi’nin kurumun haklarını koruduğunu öğrenirdi.

Örnek verdiği Outlet Center ve Beğendik AVM kiraları ile ilgili küçük bir araştırma yapmış olsaydı 1997 yılında CHP döneminde 50 Bin Dolar gibi düşük bir rakam belirlendiği için artışların sembolik olduğu, 2011 yılında 150 Bin Dolara çıkarıldığı bilgisine ulaşırdı.

Sayıştay raporunun kesinleşmesini, Ncity kiraları ile ilgili itirazları inceleyen Sulh Ceza Mahkemesi kararını beklemeden Büyükşehir Belediyesi’nin kurumu zarara uğrattığını iddia etmesini “gazeteci!” Fahri Örengül’e hiç yakıştıramadım.

CHP döneminin kaçak uygulamalarına yasal statü kazandırmak ve Büyükşehir Belediyesi’nin uğradığı keyfi zararları telafi etmek için Karaosmanoğlu’nun çaba ve çalışmaları avukat ve siyasetçi Fahri Örengül’ün görmezden gelmesini yadırgadım.

Herkes işini, avukat avukatlığını, siyasetçi siyasetçiliğini, gazeteci gazeteciliğini yapsın.

Hangi işi yapıyorsa biraz özen göstersin, araştırsın, yasaları ve meslek ilkelerini okuyarak kişi ve kurumları eleştirsin.

 

YÖK’TE KOCAELİLİ

KADINLARIN FARKI

 

Geçtiğimiz günlerde Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın ortaklaşa düzenlediği çok önemli bir toplantı yapıldı.

 

seaser

 

Referandum öncesi gündemin çok yoğun olduğu bugünlerde medyada fazla yer almayan toplantıya üniversitelerin kadın araştırma merkezleri müdürleri, akademisyenler, lisans öğrencileri olmak üzere 81 ilden toplam 182 katılımcı katıldı.

YÖK’te yapılan, akademide kadın liderliği ve kadın haklarına önemin vurgulandığı, mültecilerin eğitim sorunlarının konuşulduğu “Kadın Araştırma Merkezleri” toplantısına Kocaelili 2 kadın konuşmacı damgasını vurdu.

 

gülser

 

İlki, Kocaeli Üniversitesi Rektörlüğü’nden ayrıldıktan sonra YÖK Başkan Danışmanlığı görevinin yanı sıra “Akademide Kadın Çalışmaları Birimi” Başkanı olan Prof. Dr. Sezer Şener Komsuoğlu.

İkincisi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi genel Sekreter yardımcısı iken Ankara’ya giden ve halen Aile ve SosyalPolitikalar Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürü Gülser Ustaoğlu.

 

toplu

 

Sezer hoca, 81 ilden giden toplam 182 kadın katılımcıya Türkiye’de ve dünyada kadının akademik konumu ve çalışmaları ile ilgili sayısal bilgileri anlattı.

Gülser hanım ise Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının son 10 yılda çıkarılan yasalar ile yapılan çalışmaları anlattı. Kadına şiddet, cinsel taciz, sığınma evleri, mülteciler ile ilgili bilgiler verdi. Bakanlık bünyesinde yetiştirilen eğitimciler ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde ve Diyanet İşleri başkanlığında binlerce kişiye eğitim verdiklerini söyledi.

 

 

 

2 MİLYONA 169 BİN KALDI

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye’nin nüfusu 79 milyon 814 bin 871, Kocaeli’nin bir milyon 830 bin 772 olarak açıkladı.   

Kocaeli’de 2 milyona 169 bin 278 kalırken İzmit ve Karamürsel hariç yarısından fazlasının kadın olduğu belirtildi.

Önceki yıllarda Doğu ve Güneydoğu’dan göç alan Dilovası’nın yerini son nüfus sayımında bölgenin cazibe merkezi, Kocaeli’nin 7 yıldızlı ilçesi Başiskele aldı.

Dilovası’nda binde 17.9 artışa karşılık Başiskele’de binde 54.0 oldu.

 

ggg

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr