11 Aralık 2017 Pazartesi
Hayrullah Demiray

Hayrullah Demiray

hayrullah@bizimyaka.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Sözünün eri olmak....

Hayrullah Demiray

19 Haziran 2012 tarihli yazısı

Sevgili okurlarım gazetecilik gerçekten de yapılması zor mesleklerin başında yer alıyor. Daha önce radyo ve televizyon deneyimlerimden biliyorum. Ama gerçekten bu daha başka bir şeymiş diğerinde kayıt vardır ama bizler etik olsun diye bazı konuşmaları kayıt altına almayız.

Hele hele beni bugüne kadar tanıyanlar bilir. Kafamın kopacağını bilsem dobra dobra konuşurum ve sohbet ortamında konuşulanları asla yazmam ve çizmem muhatabına sorma dan da asla o haberi kullanmam geçtiğimiz günlerde de aynen öyle oldu.

Bir gün öncesinde Hikmet Karaaslan ziyaret için randevu istemiş bizlerde buyursun gelsin dedik günlerden Cumartesi idi Hikmet Karaaslan ve yanında eski Yuvacık Belediye Meclis üyelerinden Ayhan Gülay Bey ile geldi.

Kendilerini ve benim yanımda da gazetemizin haber Koordinatörü Tahsin Talay vardı. Yani konuştuklarımız şahitli ispatlı ha öncelikle şunu da söylemek isterim bu konuştuklarımızı ben kayda almadım ama bunların hepsi Yüce Allah’ın melekleri kaydetti. Yazdıklarımızın içerisinde çarpıtılmış bir şey varsa Sayın Karaslan hakkını helal etmesin.

Söylediği sözlerde ne çarpıtma söz konusu ne de yalan yanlış cümleler var. Eğer ki söylediği sözlerin 10’da 1’ini yazdıysam ve bunu da inkar ediyorsa kendisinden mahşerde davacı olacağım. Yaklaşık bir buçuk saat sohbet ettik. Çok ağır sözlerle Başiskele Belediye Başkanı ve yöneticilerini eleştirdi.

Ve bu sözleri bırakın yazmayı konuşmak dahi istemedim. Yazıda da haberde de kullanmadım ardından konuşmanın ortasında kendisine sordum başkan bunları kapalımı açık mı söylüyorsunuz? Aynen yaza bilirsiniz dedi. Ondan sonra işi röportaja döktük ve kendileri resimde verdi.

Bunun yanında kaçta gelip kaçta gittiğinin kurumdaki güvenlik kamerasında da mevcut. İşte sevgili okurlarım ben kendilerine yakıştıramadım bu şekilde çark etmeyi haberden iki gün sonra beni arayıp o sözleri ben heyecanla söyledim diyende kendisidir. Ne olursa olsun bu şekilde yapmamalıydı ama yinede ben kendilerini bu hareketten dolayı kınıyorum. Farklı hesaplar peşinde hiç olmadım bugün de olmam yarın da.

Düşünün ne kadar gülünç bir durum biliyor musunuz? Bir siyasetçi düşünün bu gazete bir buçuk yıldır çıkıyor ve gazeteye hayırlı olsun ziyareti yaptım diyor ve söylediklerini söylemediğini beyan ediyor. Gece uykuları kaçıyormuş bu konudan dolayı üzüldüğünü beyan ediyor bence en çok üzülecek bir şey varsa oda söylediği sözü sonra dönüp söylemedim demek insanı üzmeli çünkü bayram değil seyran değil neden acaba bu gazeteye bir buçuk yıl sonra ziyarete geldin diye sorarlar ve geldiğinde ilk konuştuğu ve verdiği mesajda bu günlerde yayın hayatına başlayan yerel bir gazetenin reklamını yapmak oldu.

Oradan buraya geldiğini beyan etmesi sanki ha bakın işte bu gazeteye ziyarete gittim size de uğradım der gibi. Yaklaşık 1,5 saat sohbet olmaz başkan hem de tanımadığın bir insanla ve sana bizzat sordum bunlar ağır ithamlar ki söylediğin birçok şey de bende saklı onları da günü geldiğinde arkandan değil yüzüne karşı haykırırım beni bilen bilir.

Çünkü siyasetçi olmak başka bir şey ama söyledikleri sözün arkasında durmak başka bir şey olsa gerek nedendir bilemem ama bazen bu tarz vakalar oluyor. Ben insanların arkasından değil de yüzüne konuşmayı çok severim ondan dolayı buradan bunları yazmayacağım sadece gün ola harman ola bir yerde karşılaşırsak herkesin içinde söylediklerini orada söyleyeceğim ve muhataplarıyla beraber altı ilçe mevzuunu da bizzat kendileri söyledi. Bende saydığımda kendiside kafa sallayarak doğruladı.

Ha sayın Karaaslan bizzat kendi ağzıyla şuanda ki belediyelerin bazılarında tarafsız bir müfettiş inceleme yapsa bunları ASARLAR cümlesi ile de bence hem mülki müfettişleri hem de kendi belediye başkanlarını da zan altında bırakmıştır. Sonrada iki gün sonra arayıp ya Hayrullah Bey ben onları heyecanla söyledim demesi doğrusu bana çok garip geldi. Herkes söylediği sözün arkasında durmalı ve sözlerini asla çarpıtmadık ve söylediklerini yazalım mı diye de kendisine sorduk ve tabi yazın ben bunları her yerde söylüyorum ben bu yapının içerisinde yer almam.

Bizimle konuşurken oldukça heyecanlı olan ve hararetli bir konuşma yapan ve bizzat ben bunları her yerde söylüyorum diyende kendileri değildi sanki.

Herkes bilir ki bir buçuk yıldır bu gazetede ve dışarıda sohbet ortamında konuştuklarımı asla muhatabına sormadan yazmam çünkü toplumda Gazetecilikten önce insanlık gelir. Dün gazeteci değildim ticaret yapıyordum bugünde Gazetecilikle beraber ticarette yapıyorum çünkü bizler hayatlarımızı birilerinin sırtından kazanmıyoruz. Ya da bir yerlerden Maaşımız falan da yok ve olmamasından da gocunmuyoruz. 

İşte bundan sonra bu konuda bir şey de yazmayı düşünmüyorum. Ama bence büyük talihsizlik siyasi kaygılar taşıyarak bu tür oyunlara gerek yok diye düşünüyorum. Sevgili okurlarım ve Kamuoyu kararın en güzelini verecektir zaten.

Saygılarımla..

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr