24 Ekim 2017 Salı
Yücel Alpay Demir

Yücel Alpay Demir

kocaeli@kopiservis.com.tr

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Suskunluğun Yükü ….

Yücel Alpay Demir

29 Aralık 2016 tarihli yazısı

            Dün akşam , Selçuklu düşünce kulübümüzün düzenlediği , yine çok faydalandığım “Gelişmeler Karşısında Türk Aydını” konulu bir sohbetin dinleyicisi oldum.

            Bu güne kadar tanıdığım , tanıdıkça saygımın arttığı , konuştuklarını dinledikçe yazdıklarını okudukça fikren ve zirken beslendiğim benim gözümde Mütefekkir diyebileceğim birkaç erdemli kişiden biri olan, Süleyman Pekin hocama hususen teşekkür ederim.

            Proğramda konuşmacı olan avukat Özcan Pehlivanoğlu’nun anlattıkları ve verdiği örnekler bilgilerim arasındaki bazı kopuklukları birleştirmeme fayda sağladı.

            Sunumunun pekiştirilmesi için hazırlanan slaytta bulunan bir kitabın ismi çok etkiledi beni , kitabın adı “Suskunluğun Yükü”

            Daha önce, duymadığım ağır bir sözdü , Suskun atın çiftesinin pek olduğunu öğretmişlerdi okulda ama “Suskunluğun Yükü” ‘nü öğretmemişlerdi !

            Dinimiz ilim dini , bilim dinidir , bilimin temeli şüphe ve sorgulamaktır , bunlarda bir oluşuma , bir fikre ve bir kişiye kayıtsız ve şartsız bağlanmamakla mümkün olur , sorgulamakla olur “Türk Aydını” milleti adına her yanlışı sorgulamalı haktan ve hakikattan yana olmalı , güçlüye yaranma onu savunma telaşında olmamalı dedi konuşmacı !

            Sorgulayabilmek özgür insanlara mahsus bir özelliktir dedi , sonra anlattığı çoğu şeyi hatırlamıyorum bile , sohbet bitene kadar “suskunluğun ağır yükünü” düşündüm.

            Bağımlı insanlar sorgulayamazdı elbette , endişeleri olur , kaybedeceklerini düşünür , ödeyeceği bedelleri düşünür, dışlanacağını yalnız kalacağını , mahrum edileceğin, düşünür , susarlar dedim içimden !

            Hani önemli bir düşünür demiş ya “cehalet mutluluktur” diye , öğrendikçe endişeleri artar insanın , Yüce Allah’ın insana yüklediği sorumluluk ve vazifeleri öğrendikçe , öğretme , anlatma , uyarma ihtiyacı duyar aydın insan , belki bir şeyleri düzeltebilirim diye susmaz , susamaz , bilipte susmak kolay olmasa gerek diye düşündüm.

            Belki bir şeyleri değiştiremeyebilir ama sırf tarihe not düşmek için susmaz , sırf Allah rızası için susmaz , sırf tarafı belli olsun diye susmaz , sırf yanlışa ortak olmamak vebal sahibi olmamak için susmaz !

            Suskunluğun yükü ‘ nü taşıyamayacağı için susmaz.

            Sonra utandım kendimden , düzenim bozulmasın diye ticaretim siyasi kariyerim geleceğim zarar görmesin diye gördüğüm ve ses çıkaramadığım her yanlıştan , sustuğum her an’dan ayrı ayrı utandım.

            Millitemizin ihtiyaç duyduğu Birlik ve Beraberlik tesis edilirse payıma düşen arpa azalır diye çaba harcamadığım , kendime hak gördüğümü benden olmayana hak görmediğim için utandım.

            Allah adaleti emrediyor diye ömrü boyunca haksızlıkla mücadele eden bedel ödeyen bunu şeref sayan imanlı insanlardan olamadığım için utandım , konuşamadığım , yazamadığım , haksız olanların hatalarını yüzlerine vuramadığım , yanlışlarında dönmeleri için mücadele etmediğim , haktan hakikattan yana olamadığım için utandım.

            Mevki makam budalası olduğum için utandım , küçücük aklımla geleceğimi düşünmüştüm oysa !

            Oysa benimde geleceğim de herkes gibi bir avuç topraktı , geleceğimi dünyalıklarda aradığım için utandım.

            Üzerimde hakkı olan insanları unuttuğum , etrafıma toplanan benden razı bir avuç riyakarı mutlu etmeye çalışarak tükettiğim hayatımdan , iyiye kullanamadığım yetkilerimden utandım.

            Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır sözünü unuttuğum için utandım , zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur sözünü unuttuğum için utandım. Mutluluğu yükseldiğim makamlarda , yaptığım binalarda , yıktığım gönüllerde aradığım için utandım , yaradılanı yaradandan ötürü sevemediğim için utandım , onsekiz bin alemin sahibinin yarattığı alemleri , etrafımdaki küçük bir alemden ibaret sandığım için utandım.

            Sizler benim gibi “suskunluğun ağır yükü” ‘ altında ezilip utananlardan olmayın , Milletçe yaşadığımız bu zor günlerden , kalabalıklar arasında gözükmeye çalışan benide görün banada bir şeyler verin diyenlerin değil “susanlardan olmayacağız , yılmayacağız , yıkılmayacağız , başaracağız , varlığımız Türk varlığına armağan olsun” diye yeminler eden , maneviyat sahibi Türk Milliyetçisi gençler sayesinde kurtulacağımıza olan inancımı sizlerle bir daha paylaşmak istiyorum.

Allah onları var etsin , muzaffer etsin.

Selam ve dua ile ….

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ