18 Ekim 2017 Çarşamba
Mevlüt Soysal

Mevlüt Soysal

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

“Güzel Yaşadım”

Mevlüt Soysal

22 Kasım 2016 tarihli yazısı

Yakın tarih merakım, benden yaşça büyüklerin dahi “Mevlüt, 71 muhtırasının ardından Adalet Partisi’nin aldığı oy yüzde kaçtı?”, “Anayasa yüzde kaçla geçmişti?” sorularıyla karşı karşıya kalmama sebebiyet vermişti. 

80 darbesini yaşamışlara “Yanlış biliyorsun! O olay öyle değildi” deyip tartışma açtığım, tartışmaları alevlendirdiğim dönemler de olmuştu.

Belki de mühendislik eğitimi almam “neden?” sorusunu hayatın her alanında sormama sebep olmuş, politikayı değerlendirirken de her olgu üzerinde bir “sebep-sonuç” ilişkisi kurmaya yönlendirmişti beni.

Tanju Cılızoğlu!

Arşiv oluşturmanın pahalı, zamanın dar olduğu bu dönemde Cılızoğlu ile birkaç saatlik sohbet, düne ve politikaya dair çokça şey kadardı insana…

Bir de hedefi “edebiyatçı / romancı” olmak isteyen ben ve ben gibilere politika ve tarihten ziyade bir şeyler daha sunardı:

Edebiyat…

Cılızoğlu’nun röportaj ve makalelerinde edebi bir tat olurdu; misal bir Ali Topuz röportajına gidişini anlatırken kullandığı “Yazın sonbaharla gönül eğlendirdiği bir hava” minvalinde ya da benzeri bir cümleyi kimi sohbetlerimde Cılızoğlu’nun adını da anarak kullanmıştım.

“Güzel Yaşadım!”

“Yedi yüz kilometre yol yapıp Gümüşlük’te denize girsek” dediğiniz anda bir arkadaşınızın “Gümüşük’teki sahilden daha güzeli beş kilometre ilerimizde” diye karşılık vermesi gibi bu…

Kısacık yoldan hedefinize ulaşıyorsunuz.

Topu topu 254 sayfada Mustafa Kemal Atatürk’e dokunuyorsunuz; İsmet İnönü’nün naifliğini hissediyor; Bülent Ecevit’in bildiğiniz yönlerini zamanın şahidinin doğruları ile pekiştiriyorsunuz. Süleyman Demirel’e daha bir sıcak yaklaşıyorsunuz.

Ve en önemlisi:

Gazeteciliğin “bir haberle bakanları istifa ettirecek” önemde bir meslek olduğunu bir kez daha fark ediyorsunuz.

Ve bu yolculuğu güzel cümlelerle yapıyorsunuz.

Evet, edebi bir tat…

 

***

 

“Romantizm” ve “gerçekçilik”…

Kendi hayatımın harcını karıp kendimi inşa ederken bu iki olgu arasındaki çizgiyi en doğru yere koymanın mücadelesini veririm.

Kendi kahramanlarıma romantizmle bağlanırken onların hatalarına gözlerimi kapatırım. Gerçekçiliğim arttığında nobranlaşır; köşeli ve kalın çerçeveli açım sanki beni özümden uzaklaştırır.

Tanju Cılızoğlu mu?

Bahsettiğim çizgiyi en doğru yere koymuş isimlerden biri…

Düne romantizmle bakar ve öyle anlatırken, sevdiklerine de, düşmanlarına da “gerçekçi” yorumluyor.

“Güzel Yaşadım”daki bu gerçekçilik insanı içine alan cinsten…

Belki de bu gerçeklik için insanın biraz zamana ihtiyacı var.

Sertleşmeden gerçekçi olmak pek kolay değil.

 

***

 

“İnsan kendini yalnızca insanda tanır” demişti Goethe…

Kuşkusuz ki öyle…

Ve fakat şunu da ifade etmek gerek:

“İnsan dünü de insanda tanır.”

En kısa yoldan ulaşır düne ve kimi anı anlatıcıları “Benim anılarımdan yola çıkıp bugünü yorumla ve yarını çiz” demek yerine bunun bir adım ilerisine gider. Anısını anlatırken okuyucuyu yormadan bugünü de yorumlar.

“Güzel Yaşadım”da diğer anı kitaplarından farklı olarak bugün de var.

Tarihçi Kitapevi’nden çıkan “Güzel Yaşadım”ı, politikayı, tarihi, gazeteciliği ve edebiyatı… Bir de “yaşamı” seven herkese tavsiye ederim.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi Aytaş Şömine ACARLAR TURİZM YENİ