17 Aralık 2017 Pazar
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Semih Barış’ın durumu Hisarcıklıoğlu’na da gitmiş

Ozan Özgenç

07 Ekim 2016 tarihli yazısı

Kocaeli Ticaret Odası(KOTO) da gerçekten inanılmaz şeyler yaşanıyor.

Geçen yıl bu zamanlar, eski Genel Sekreter Oktay Baltalı’nın istifasının ardından başlayan dağılma süreci bir türlü durmak bilmiyor.

Şimdi de yeni başkan Semih Barış’ın KOTO yönetim kurulu üyeliği tartışılır hale geldi.

Hem de konu adli makamlara kadar ulaştı.

Önceki gün durumu incelemek üzere görevlendirilen bir hakim, KOTO’ya giderek başkan Barış’ın durumunu araştırdı.

Hatırlayacağınız gibi, şu anki başkan Semih Barış, mart ayında basın önünde yaptığı açıklamayla yönetimden istifa etmiş ve iki gün sonra “kandırıldım” diyerek geri dönmüştü.

İşte o geri dönüşün, yasal olmadığı ve Semih Barış’ın başkanlığının da geçersiz olduğu iddia ediliyor.

Peki kim iddia ediyor?

 

***

 

Başkan Semih Barış’ın son seçilen yönetiminde yer alan, Fuat Berna ve bazı başka isimlerin iddiası bu.

Yani KOTO Başkanını bizzat kendi yönetim kurulu üyesi şikayet ediyor.

İddialara göre Semih Barış o dönem istifa dilekçesini bizzat kendisi işleme koyduruyor.

İstifası da mühürlenip, onaylanarak deftere kayıt ediliyor.

Ancak, daha sonra birden bire istifadan vazgeçen Barış KOTO’ya geri dönüyor.

Yönetim de, Barış’ın istifasının işleme alınmadığını söyleyerek konuyu kapatıyor.

İşte meselede burada başlıyor.

Diyorlar ki: “Semih Barış’ın istifası onaylanıp deftere kaydedildi. Yani artık yönetim kurulu üyesi değil. Dolayısıyla başkanlık yapamaz.”

Bir kaç kişiyle konuyu görüştüm.

Genel izlenimim; Semih Barış’ın gerçekten istifasının kabul edilip, onaylandığı yönünde.

Ancak belgesini görmedim ve kesin bir şey diyemiyorum.

 

***

 

Eğer durum gerçekten bu şekilde yaşandıysa;

BİR: KOTO Başkanı Semih Barış seçilerek girdiği KOTO yönetiminden istifa ettiği için, ancak yine seçilerek geri dönebilir. Ama iddialara göre böyle yapılmadığı ortada.

İKİ:  Başkan seçildiği yönetim kurulu toplantısında, istifalar sonrası bir kişi eksik kalan yönetimdeki sandalye önce doldurulmalı, sonra görevlendirmeler yapılmalıydı. Ama buna da uyulmadı.

ÜÇ: Eğer istifası onaylanıp, kayıt altına alınmışsa, başkan olarak seçildiği ve kendisinin de katıldığı 6 kişilik oylama da geçersiz olur. Çünkü, kendisinin üyeliği düşmüş sayılacağından, 11 kişilik yönetimin yarısından bir fazlasının karar alabileceği KOTO’da, o karar 5 kişiyle verilmiş sayılır.

Yani o toplantıdan itibaren alınmış tüm kararlar  hükümsüz durumuna düşer.

Yani Semih Barış’ın durumu, aslında görünenden çok daha fazla şeyi etkiler.

Kendi başkanlığını geçersiz saymaktan tutun, yeni seçilen meclis üyelerinin seçimesi kararını, alınan her türlü harcama kararını, hatta kendisini şikayet eden seçilen son yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi kararını bile kadük bırakır.

Bu durumda Semih Barış, bilirkişinin vereceği karara göre eğer haksız bulunursa, kendisini şikayet eden yönetim kurulu üyesi Fuat Berna’nın katıdığı seçimin yapılması kararı bile hükümsüz olur.

Yani bugün Barış’ı şikayet eden yönetim kurulu üyesi bile, bu durumda yönetim kurulu üyesi sayılmayabilir!

Haydi gelin çıkın işin içinden.

 

***

 

Aldığım bir başka duyuma göre Barış, geçtiğimiz günlerde cenaze için Kocaeli’ye gelen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na da konuyu aksettiriyor.

Bana gelen duyumdaki iddialara göre, Hisarcıklıoğlu benzer bir durumun bir önceki TOBB Başkanı Fuat Miras’ta da yaşandığını ve bir sorun teşkil etmediğini söylemiş.

Tabi konu Hisarcıklıoğlu’na hangi boyutlarda aksettirilmiş, orasını tam olarak bilmiyorum.

Ancak iddialardan benim anladığım, Rıfat Bey konuyu fazla önemsememiş.

Yani şu an bilirkişi raporunu bekleyen ve işin içinden çıkılmaz bir hale doğru giden bu olaya, TOBB cephesinden fazla bir önem verilmiyor.

Belki de konuyu üzerlerine almak istemiyorlar.

Sonuç olarak, Kocaeli’nin en çok üyeye sahip ve bir zamanlar en saygın kurumlarından biri olan KOTO, bugün tam bir keşmekeşin içinde.

Her günü ayrı bir olay, ayrı bir senaryo.

Tam bir dizi senaryosuna dönen KOTO’da son söz henüz söylenmedi.

Zaten, benim bildiğim Türkiye’de bu olayın arkasından hiç bir şey çıkmaz.

Yani kimse, senaryonun sonunda sürpriz beklemesin.

Sonuçta KOTO’da “Barış” olur ama huzur hiç olmaz.

Bakalım, bilirkişi raporu ne getirecek?

 

FETÖ’ye karşı gerçek mücadeleyi Körfez’de gördüm

Önceki akşam Körfez Belediyesi’nin düzenlediği çok önemli bir program için Körfez’deydim.

Haberi ilk aldığımda daha detaylı bilgi almak için program günü Körfez Belediyesi’nin internet sitesini tıkladım.

Ama ne bir haber, ne de bir görsel bulamayınca doğrusu şaşırdım.

Böylesine önemli konukların katılacağı bir programa, bazılarının gerekli ilgiyi göstermediğini düşündüm.

Sonra, sora sora sosyal medya hesabından paylaşılan bilgileri okuyarak, detaylara ulaştım.

Akşam, Tütünçiftlik Kültür Merkezi’nin yolunu tuttum.

Programda Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında darbecilere karşı direnerek tankın önüne yatan Metin Doğan, baş haini alnından vurarak şehit olan Ömer Halisdemir’in ağabeyi Savaş Halisdemir ve kamyonuyla mahalleliyi meydanlara taşıyan Şerife Boz o gece yaşananları anlattılar.

Program sırasında duygulanmamak gerçekten mümkün değildi.

Tankın önüne plansızca, bir başkaldırı olarak yattığını düşündüğüm Metin Doğan’ın, meğer düşünerek ve planlayarak bu eylemi yaptığını dinledim.

“Gidecek başka yerimiz yoktu ve insanların o an içinde bulundukları şoktan çıkmaları gerekiyordu. Ben de tankların önüne yatarak, ölmeyi bekledim.”  diyordu Metin Doğan.

Kocasının kamyonuyla mahalledeki komşularını, yoldan topladığı insanları meydanlara taşıyan Şerife Boz’un yaşadıklarını anlatırkenki heyecanı, hala o geceyi yaşıyormuş gibiydi.

“Vatan benim için bir ana, bir baba, bir namus gibidir.” diyordu kürsüde sesi titrerken.

Ve darbecilere karşı başkaldırının sembolü, şehidimiz Ömer Halisdemir’in ağabeyi Savaş Halisdemir’in, “konuşmama” alçakgönüllülüğü muhteşemdi.

Belki programın, belki de ağabeyinin hatırasının önüne geçmek istemedi ama en çok alkışı ismi anons edildiğinde o aldı.

Programın sonunda Dursun Ali Erzincanlı’nın sesinden, Ömer Halisdemir’in kendini anlattığı 30 kurşun videosu, yüreklere dokundu.

En çok Şehit Ömer Halisdemir’in ağabeyine sarılmak istedim.

Duygulandım, gururlandım.

Gerçekten böyle bir programı organize ettiği için Başkan İsmail Baran’ı yürekten kutlamak lazım.

Bu arada, FETÖ ile gerçekten mücadele edenleri görünce, ne yalan söyleyeyim, özellikle siyaset ve bürokrasideki “mücadele” için biraz hayıflandım.

Acaba bıraksalar da, bu mücadelenin devamını da mı millet getirse...?

 

fsd   

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Yeşil Doğa Evleri Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr