18 Aralık 2017 Pazartesi

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Şortlu Oğlan Tekmesi

04 Ekim 2016 tarihli yazısı

15 Temmuz gecesinde neler olup bittiğini hafızalarımızdan çıkaracak değiliz. Şehit Ömer Halisdemir’i, Halil Kantarcı’yı, Kazanlı Gazi Mustafa Zorova’yı, Şerife Boz’u ve ismini saymakla bitiremeyeceğimiz nice şehit ve gazileri Türk milleti olarak kıyamete dek minnet ve şükranla anacağız.

 

Tanklara karşı direnenlerin kahramanlıklarını unutmayacağımız gibi tanklara alkış tutan, asker postalından medet umup üniformaya selam duranları da hafızamızdan çıkarmayacağız.

O gece kimin ne ile meşgul olduğunu, hangi tarafın kesesinde yer tutmakla paçayı kurtaracağının hesabını yapanları hafızamızda hep diri tutacağız.

 

Terazinin ağır basan tarafında yer almak için dakika kollayıp denge gözeten bukalemunları, darbeden üç gün sonra demokrasi konusunda duyar kasan şarlatanların eyyamcılıklarını hep yüzlerine çalacağız.

Unutmayacak, unutturmayacağız…

 

O gece ve sonrasında yaşana her olayı, her tavrı, gerekirse her türlü mimik ve jestleri bu memleketin şanlı geleceği için kayıtlara geçirecek ve bin yıllık bir arşiv gibi nesilden nesile aktaracağız.

 

Darbe gecesi yaşananları kendi çapımda kayıt altına almaya çalıştım. Çocuklarıma tarihi bir bilinç kalsın diye 15 Temmuz’la ilgili önüme düşen ne kadar video ve ses kaydı varsa arşivleyip bir kenara kaldırdım.

O gece şahit olduğum ve asla unutamayacağım hıyanetlerden bir de İzmir’de sala okuyan cami görevlilerine yapılan çirkin saldırıydı.  Hatırlarsak o meşum gecede, İzmir’in Torbalı ilçesinde bir hadise cereyan etmişti. Darbeye karşı halkı meydanlara çağırmak maksadıyla sala okuyan cami görevlileri darbe sevici bir gurubun saldırısına uğramıştı. O iğrenç anlar ise hem güvenlik kameralarına hem de birkaç vatandaşın kamera kayıtlarına yansımıştı.

 

Kadınlı erkekli bir grup adeta ecnebi bir öfkenin hıncıyla sala okuyan cami görevlilerinin üzerine yürüyor ve tartaklamaya başlıyorlardı. Adeta işgalci bir Yunan havasıyla mekân basarak müezzin ve imama tekme tokat saldırıyorlardı. Hıncını alamamanın öfkesiyle bir de cam çerçeve indiriyorlardı. 

Darbe başarısız olunca postal sevici bu gurubu tutukladılar. Daha sonra sosyal medyaya düşen bir haber, bu grubun içinde “demokrasi vazifesini” hakkıyla eda eden CHP Urla Belediye meclis üyesi Lütfi Özbey'in oğlu Hasan Özbey’le beraber birkaç kişi serbest bırakıldığını yazıyordu.

 

Oysa daha birkaç hafta önce “şortlu kız” olarak namlanan bir hanımefendiye tekme attı diye meczubun birini dokuz yıl hapis istemiyle yargı önüne çıkarmıştılar. Hatta bu şortlu kız meselesi üzerinden toplumsal bir algı operasyonu yapılmaya kalkılmış ve el altından bütün Müslümanlar terör ve şiddetin çemberine alınmak istemişti. Mahkeme zanlıyı tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakınca, karara tepkiler çığ gibi büyüdü. Kemalist gazeteciliğin desteğiyle sosyal medya operasyonu başarıya ulaşmış ve salıverilen zanlı dokuz yıl hapis istemiyle yeniden tutuklanmıştı.

 

Talihin cilvesine bakın ki birkaç hafta sonra şortlu kız’ın benzeri bir olayla tarih yeniden tekerrür ediyor.

 

Bu sefer de şortlu oğlanların attığı tekmenin yargıdaki karşılığı tartışılıyor. İşe bakın ki tekme atan, tekme atmakla kalmayıp mekân basan, tehdit eden, vazife başındaki memuru darp ederek dini bir mekânın zarara uğramasına neden olan ve bunların tamamını da darbe şakşakçılığı nedeni ile yapan kişi şortluydu ve o şortlu oğlan bütün bu yaptıklarına rağmen serbest bırakıldı.

 

Sonuçta bir insanım, merak edip soru sormak gibi ipe sapa gelmez alışkanlıklarla mücehhez olduğumdan sormadan duramıyorum?

 

Şortlu kız üzerinden bütün bir Müslüman camiayı töhmet altında bırakan ultra duyarlı çevre aynı duyarlıkla CHP’li bir meclis üyesinin oğlu üzerinden de bütün Kemalistleri töhmet altında bırakacak mı diye merak ediyorum?

 

Şortlu kıza olan desteklerini vurgulamak maksadıyla şort giyip protesto çığlıkları atan “adalet savaşçıları” şortlu oğlanların tekmelerine maruz kalan müezzinin cübbe ve sarığını alıp meydanlara çıkacak mı diye kendi kendime teselli arıyorum?

 

Şortlu kız olayında kamuoyu üzerinde baskı yaparak mahkeme kararını geri çektirenlerin direnci şortlu oğlanların karşısında da gereken hassasiyeti gösterecek mi diye tedirgin bekleyişlere gark oluyorum?

 

Demokrasi, özgürlük, insan hakları konusunda şoför mahallinde oturarak kendilerinden başkasına yer vermeyen havariler şortlu oğlanların tekmeleri için de aynı havariliğe kalkışacak mı? Yoksa oturup sınıflar arası ayrıcalıklı hukuk tartışması mı yapacaklar diye proleter bir heyecana kapılıyorum?

 

Sanmıyorum…

 

Şortlu kız meselesi üzerinden duyar kasanların bu olaya da duyar kasacaklarını sanacak kadar akıl sağlığımı kaybetmedim henüz.  Böyle bir beklentinin abesle iştigal olduğunu da pekâlâ biliyorum. Ama merak etmek kadar çekirdek çitleyip eğlenmek gibi bir hakkım da olduğunu düşünüyorum! Ona da azıcık müsaade edilsin lütfen!

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Yeşil Doğa Evleri Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr